in , ,

Her şeyin geleceği!

Fast Company Türkiye’nin 2 haziranda düzenlediği yeni nesil etkinliği “Future of Everything”de (Her Şeyin Geleceği) dünyada ve Türkiye’de farklı sektörlere öncülük eden liderler ile önemli kanaat önderleri buluştu. Sektörlerindeki değişimi, geleceğe dair beklenti ve hedeflerini paylaştı. İşte bu buluşmadan öne çıkanlar…

herseyin-gercegi

“E-dönüşüm çağı Lojistik 4.0’ı yarattı”

  • Salgın döneminde lojistik sektörü, ciddi bir sınav verdi. Riskler ve belirsizlikler çok yüksekti. Sektör, süreçleri yenileyerek ve yeni iş modelleri ortaya koyarak hızla adapte oldu.
  • İstatistiklere bakıldığında, 7 yılda değişmesi gereken tüketici alışkanlıkları 7 haftada değişti. Bu süreçte, ajandamızın birinci sırasında e-ticaret yer aldı. E-ticaret ciddi bir artış gösterdiği için biz de büyüme stratejimizin başına onu koyduk.
  • E-ticaretin gelişmesiyle süreçlerin dijital takibi ön plana çıktı. Lojistik firmaları ve tedarik zincirleri, müşteri deneyimini yaşatan firmalar haline geldi.
  • E dönüşüm çağı, her sektörü olduğu gibi bizi de etkiledi ve Lojistik 4.0’ı ortaya çıkardı. Bu da kendini e-dönüşüm ile gösterdi. Türkiye’de, değişen talebin kalıcı hale geleceğini düşünüyoruz. E-ticaretteki artışın, aynı hızla olmasa da, hızlı bir şekilde artarak yeni normal haline geleceğini gördüğümüz için, lojistik firmalarının artık günümüzün teknoloji firmaları olma konusunda önemli bir misyonu olduğunu düşünüyoruz.

“Teknolojiyi sürdürülebilirlik ile birleştirecek çalışmalar yaptık. Filomuzu 3-4 yıl içinde elektrikli araçlarla donatmayı hedefliyoruz.”
ARZU AKYOL EKİZ – Ekol Logistics Ülke Müdürü

 

HAKAN TİMUR – Sabancı Holding İK ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı

“Geleceğin insan kaynağını şimdiden planlıyoruz”

Pandemi döneminde bir yandan krizi yönetirken diğer yandan geleceği planlamaktan da vazgeçmedik. İşin geleceğe uyumunu sadece uzaktan çalışma değil, işlerimizin ve iş yapış biçimlerimizin, çalışma ortamlarımızın ve işgücümüzün geleceğine dair tüm unsurları kapsayan kapsamlı bir yaklaşım ile ele alıyoruz. Hedefimiz üç yılın sonunda her bir Sabancı Topluluğu şirketinin kendi sektöründe ulusal ve uluslararası alanda en iyi örneklerden biri haline gelmesi. Bunun için aksiyonlar alıyoruz.

Pandemi sonrası, hibrit modeller kalıcı olarak hayatımızda olacak. Otomasyon ve makinelerin devreye girmesiyle önümüzdeki 5-6 yıl içinde 85 milyon işin ortadan kalkacağı öngörülüyor. 97 milyon yeni iş yaratılması bekleniyor. Gelecekte ihtiyaç duyulacak insan kaynağını şimdiden planlamak, nasıl temin edileceğini bulmak insan kaynakları fonksiyonunda bu değişimin liderliği içerisindeki en önemli rollerinden biri olacak.

“İnsan kaynakları planlaması modelimizde, ileri veri analitiği uygulamalarımız ile değişim ihtiyaçlarını öngörebiliyoruz.”
HAKAN TİMUR – Sabancı Holding İK ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı

 

Dr. BİLGEN DÖLEK – Amgen Türkiye ve Gensenta Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Direktörü

“Nano teknoloji dönemi başlıyor”

Biyoteknoloji, hayatımıza 40 yıl önce girdi. Kanser ve kardiyovasküler hastalıklarda ürün geliştirmeye devam ediliyor. Biyoteknolojik ilaçlar önümüzdeki 5 yılda neredeyse iki katına çıkacak. Dolayısıyla daha fazla etkinlik, daha az yan etki, yaşam kalitesinde iyileşme ve artış, temelde hedef aldığımız ana noktalar. Bu alan genel olarak, ciddi hastalıklarla mücadelede kullanılacak bir teknoloji. Gelecekte nano teknolojinin sağlık alanındaki yeri artacak. Örneğin, çok küçük boyutlarda üretilen nano robotlar sayesinde, enfeksiyonu oluşmadan fark edip engelleyebileceksiniz. Gelecekte dünyaya, pozitif katkı sağlayacak bir diğer gelişme, genetik harita. Artık herhangi bir hastalık, “oluşmadan” önce teşhis edilebilecek. Şu anda, insan vücuduna entegre olabilecek kadar küçülen çiplerin ilaçlara entegre edilmesi üzerine çalışıyoruz. Hastayı takip ederek maksimum etkinliği almasını, sağlık profesyonellerinin devreye gireceği bir ortam oluşmasını amaçlıyoruz.

“Katma değeri yüksek ürünler geliştirmek için katma değeri yüksek teknolojiler üretmek gerekiyor.”
Dr. BİLGEN DÖLEK – Amgen Türkiye ve Gensenta Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler Direktörü

 

SEDAT YILDIRIM – İstegelsin Kurucu ve CEO

“5 yılda en büyük olmayı hedefliyoruz”

Türkiye süpermarket sektörü olarak hâlâ yolun başındayız. Süpermarket sektörünün elektronik ticaret kanalından aldığı satış payı sadece yüzde 1 düzeyinde… Çin, Japonya, Güney Kore gibi ülkelerde bu pay yüzde 20’nin üzerinde. Amerika ve İngiltere’de yüzde 20’leri buldu.

Dijitalleşme dediğimiz şey tek yönlü, geri dönüşü olmuyor. Yeni nesil alışverişçiler geliyor ve bu tüketiciler, zaten cep telefonlarının var olduğu bir dünyaya doğdular. Cep telefonundan satılmayan bir hizmet ya da malın onlar için hiçbir anlamı yok. Dolayısıyla bu alanın çok çabuk şekilde dijitalleşeceği konusunda hiçbir şüphemiz yok.

Müşteriye doğru servisi vermek, tercih ettiği marka olmak çok önemli. Bizim 5 yıl içerisinde Türkiye’nin en büyük süpermarketi olmak gibi net bir hedefimiz var.

“Daha dijital yaşayan kitleler, dijitale kolay adapte oluyor. Ancak 70-80 yaşlarında, markete gidince yorulan büyüklerimiz ile cep telefonu uygulaması üzerinden tanışmak çok heyecan verici.”
SEDAT YILDIRIM – İstegelsin Kurucu ve CEO

 

İNAN EKİCİ – Otokoç Otomotiv Genel Müdürü

“Yeni kuşağın yüzde 50’si araç sahibi olmak istemiyor”

Teknolojik altyapı geliştikçe, bağlantılı araçlar çoğalıyor. Akıllı şehirlerin gelişmesiyle, artık teknoloji unsurlarıyla bağlantılı araçlar dönemi geliyor. Bunun için adımlar atılıyor ve kullanıcı deneyimi, burada da ön planda olacak. Otomotiv şirketlerinin verdiği hizmetler de değişecek. Örneğin, aracınızı kiralayıp anahtarsız kullanabileceksiniz. Bu ekosistem hayatınızı kolaylaştıran bir yapıya dönüşecek.

Gelecekteki şirketler, başarılarını bu şekilde sağlayabilecek.Yeni neslin yaklaşık yüzde 50’si araç sahipliğini istemiyor. Kiralamada esnek ve paylaşımlı modeller devreye giriyor. Araç satışında üyelik modeliyle esnek sahiplik yaratılabilir mi? Bu tekliflerin müşteriler tarafından görüleceğini söyleyebilirim. Akıllı şehirlerin ise maliyetleri var. Bunun için yatırımlar gerekiyor. Anlaşılacağı üzere, uzun bir yola ihtiyaç var.

“Geleceği bugünden okuyanlar başarılı olacak. Teknolojik gelişmelerle birlikte gelecek, daha hızlı geliyor. Bizim de hızlanmamız gerek.”
İNAN EKİCİ – Otokoç Otomotiv Genel Müdürü

 

RENE GRIEMENS – VOLOCOPTER CFO

“Uçan araçlarla ilk taşıma 2023’te”

Bazı şehirlerde rahatlık kavramının veya mobiliteyi üçüncü boyuta taşıma gerekliliğinin öne çıktığını düşünürsek, elektrikli uçan araçlarla şehir içi ulaşım pazarı çok hızlı büyüyecek.

Özellikle yeni gelişen ve hızla büyüyen ülkeler ile New York gibi büyük şehirlerde hem trafik hem toplu taşıma sıkıntısı var. Ulaşımda teknoloji kullanımıyla büyük değer yaratıp dünyanın daha iyi bir yer olmasını sağlayabilirsiniz. Kirliliği azaltır, ulaşımı kolaylaştırır, dünyayı daha yaşanılır bir yer haline getirmeye katkıda bulunabilirsiniz. Örneğin beşinci kuşak araçlarımız hem lojistik hem yolcu taşıma amaçlı kullanılacak. Bir aracımız Singapur şehir merkezinde ulaşım sağlayacak. Lojistik drone’umuz şehirlerarası taşımacılık yapan insansız bir hava aracı. Bu yılın sonunda ticari amaçlı lojistik uçuşlarımız başlayacak. 2023’ün sonunda yolcu taşıma hizmetlerimizi Singapur ve Paris’te başlatacağız.

“Mobilitede çığır açılıyor. Yepyeni bir çağ başlıyor. 2024 Paris Olimpiyatları’nda hizmetlerimizi insanlara açacağız. Dünyada ilk defa, yolculara uçan taksi hizmeti vereceğiz. Daha sonra bu hizmeti paralel olarak 30 şehirde daha devreye sokacağız.”
RENE GRIEMENS – VOLOCOPTER CFO

 

RAHUL SONNAD – TESLOOP KURUCU VE CEO

“Otonom araç alanında çok hızlı değişim olacak”

Gelecekte en büyük değişim, otonomide olacak. Otonom sistemler daha iyi kullanılacak, çünkü daha gelişmiş hale gelecek. Otobanlarda kullanımı mükemmelleştikçe, şehir içindeki mobilitede de çok daha önemli hale gelecekler. Araba kullanmak çok daha basit olacak, artık otonom araçları siz kullanmak zorunda kalmayacaksınız. İsterseniz uyuyun, isterseniz film izleyin…

Aynı zamanda aracın maliyetini düşürüp daha ucuz hale getiren, çeşitli sistemlere erişimi kolaylaştıran, her şeyi kontrol etmeye imkan tanıyan yazılımlar artacak. Çünkü, özellikle şirket filoları için önemli siber çözümler gelecek ve artacak. Seyahat daha ucuz olacak ama daha fazla araç olacağı için trafik de artacak, tüneller bunu çözecek.“Bu ne zaman olacak?” derseniz, farklı düşünceler var. Elon Musk birkaç yıl içinde bunların yaşanacağını öngörüyor ama 20 yılı bulabileceğini düşünenler de var. Bence otonom araç, çok hızlı göreceğimiz bir gelişme olacak.

“Önümüzdeki yıldan itibaren insanlar Ay’a, 5 yıldan itibaren Mars’a seyahat amacı ile gidebilecekler. Bu, yeni ve heyecan verici bir dönemin başlangıcı.”
RAHUL SONNAD – TESLOOP KURUCU VE CEO

 

“Sosyal ses uygulamaları geliyor”

Ses teknolojileri, 2000’lerin başında “hizmet olarak yazılımda” popüler olmaya başladı. Satış ekipleri tarafından sık kullanılmaya başlandı. Ancak, günümüzde kullanıcılar sadece ses almak istemiyor, içerik de sağlamak istiyorlar. Siz tüketici olarak şirketin size söylediklerini edilgen şekilde dinlemek yerine, bir şeyler söylemek istiyorsunuz. Artık sosyal ses uygulamaları ortaya çıkıyor. İnsanlar robotu sadece dinlemiyor, düşünce ve duygularını da paylaşabiliyorlar. Pandemide bu alanda patlama oldu. Ses, metinden çok farklı ve çeşitli düzeylerde iletişim kurmanızı sağlar. Yazıyla kuramadığınız kadar yakın bağlantılar kurabilirsiniz. Amazon, ses ile yardım konusunda herkesin gözünü açarken Clubhouse hit oldu ve herkesin, bu sosyal boyutu aşmasını sağladı. Şirketler de bu trende yanıt olarak kendi platformlarını yaratıyor, yeni özellikler çıkarıyor. Bu gelişmeler de gösteriyor ki, sosyal medya platformlarında insanlar sadece metin yazıp video paylaşmakla kalmayacak, toplantılar düzenleyip karşılıklı konuşacaklar.
AHMED BOUZID – WITTLINGO CEO

 

MICHAEL TAMBLYN – RAKUTEN KOBO BAŞKAN VE CEO

“Yapay zeka yazarın yerini alabilir mi?”

Dinamizm yaratan bazı inovasyonlar var. Birincisi, kişiselleştirme. Kendinize uygun olanı, en hızlı şekilde bulabilmek ve sadece size uygun olan perakende ihtiyacınıza kolay erişim. Kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet isterken aynı zamanda her bilgimizin ulu orta yayılmasını istemiyoruz. Mahremiyet önemli. Bu alandaki teknolojik inovasyonlara odaklanıyoruz. Çok daha ileride göreceğimiz bir başka konu ise, makine öğrenmesi ve yapay zeka ile hikaye anlatımı. Yapay zeka bize hikayeler anlatmaya başlayacak. Bir kitabı açtınız ve yapay zeka size, sadece sizin keyif aldığınız, sevdiğiniz, hoşlandığınız karakterlerle dolu bir hikaye anlatıyor. Bu mümkün olacak bence ve ben bunu dört gözle bekliyorum.

Diğer yandan, yapay zeka teknolojisi, tahmin yapmada çok başarılı ama hatırlamada çok başarısız. İki cümle önce söylediğinizi hatırlamıyorsanız hikaye yazamazsanız. Yapay zekanın bir hikaye, örüntü yaratması zor olacak. Yazarların yerleri şimdilik sağlam görünüyor.
MICHAEL TAMBLYN – RAKUTEN KOBO BAŞKAN VE CEO

 

STEVEN KOTLER – Yönetim Danışmanı ve Yazar

“Amaç, şirketler için dönüşümsel güce sahip”

Araştırmalar gösteriyor ki, amaç önemli ve şirketler için dönüşümsel bir gücü var. Dünyanın en büyük şirketleri amaca yönelik dönüşümü gerçekleştirebilenler. Ancak bu amacın herkes için anlamlı hale gelmesi önemli. Yarın, bugünden daha iyi olacak. Elimizde, son derece zor olan açlık, kıtlık, su kıtlığı gibi sorunlara karşı teknolojik çözümler, aslında halihazırda mevcut. Bir anda olmayacak tabii ki ancak aslında, çözülemeyecek gibi görünen bu sorunları çözmemizi sağlayacak teknolojik düzeydeyiz. Bu süreçte birlikte hareket etmemiz gerek. Kendi performanslarını en üst düzeyde ortaya koyabilen, akışta olan ve bu alanda birlikte çalışmaya odaklanmış kişiler bu sorunları çözebilir. Ancak bu, bolluk dediğimiz kavramla ilgili. Teknoloji, tek başına tüm sorunları çözemez.
STEVEN KOTLER – Yönetim Danışmanı ve Yazar

 

PAUL RICE – FAIR TRADE USA KURUCU VE CEO

“Amaç odaklı şirketler öne çıkacak”

Günümüzde şirketlerin geleceğinin kuralları yeniden yazılıyor, sürdürülebilirlik ve kârlılık bir araya geliyor. Amaç odaklı şirketler, hem hissedarlar için kâr elde edip hem de tüm paydaşlar ve dünya için iyi şeyler yapıyor. Chobani gibi değer odaklı hareket eden ve amaç odaklı iş yapmaya inanan şirketler, Fair Trade gibi organizasyonların büyümesine de yardımcı oluyor.

Bence en önemlisi, tüketicinin seçimi olacak. Gelecek bize, tüketicilere, yani seçimlerimize bağlı. Tüketiciler olarak, markete her gidişimizde sürdürülebilir, çevreyi koruyan ve hayatların iyileştirilmesine katkıda bulunan ürünleri seçme gücüne sahibiz.
Tüketicileri, her birimizin sahip olduğu bu güce dair eğitmeye epey zaman harcadık.

Tüketiciler de her geçen gün daha sürdürülebilir ve sorumlu ürünleri tercih ediyor, tüketici verileri de bunu gösteriyor. Özellikle yeni kuşağın tercihlerinde bu eğilim çok yüksek. Geleceğin, sadece Fair Trade için değil, aynı zamanda markette gördüğümüz, farklı sürdürülebilir ürünler için de önemli bir büyüme getireceğine dair inancım tam.

“Tüketiciler, sürdürülebilir ürünlere ilgi duyuyor. Özellikle yeni kuşağın tercihlerinde bu eğilim çok yüksek.”
PAUL RICE – FAIR TRADE USA KURUCU VE CEO

 

ALPER GÖKGÖZ – ING Türkiye Genel Müdürü

“Ekosistemi en iyi kullananlar geleceğin en başarılı şirketleri olacak”

  • DEĞİŞİMİN İKİ YÖNÜ Günümüzde gözlemlediğimiz değişimin, öncekilerden farklı birkaç yönü var. İlk olarak, baş döndürücü şekilde hızlı olması öngörülerde bulunmayı zorlaştırıyor. Bu nedenle de çevik olup bu dönüşüme ayak uydurabilmek şirketler için oldukça önemli. İkincisi, bu dönüşüm çok boyutlu ve neredeyse her sektörü etkiliyor. Aynı zamanda bu dönüşüm, çoklu etkileşimlerle devam ediyor, şirketler artık kendi sektörlerindeki şirketlerle yarışmıyor. Dolayısıyla müşteriler deneyim açısından bankaları da farklı teknoloji şirketiyle karşılaştırıyor.
  • ADAPTE OLABİLMEK Dijitalleşmenin en az ürün ve hizmetler ya da altyapı yatırımları kadar kritik bir diğer bileşeni de insan kaynağı. Teknolojiye yatırım yaptığımız kadar en az insan kaynağına da yatırım yapmamız gerekir. Biz de Türkiye’nin dijital lider kurumu olma hedefimize doğru hızla yol alırken bu hedefle yatırımlarımızı yapıyor, dijitalleşmeyi bütüncül olarak uçtan uça ele alıyoruz.
  • MODÜLARİZASYON DÖNEMİ Bu hızlı dönüşüm ile beraber makine ve insanlar arasındaki etkileşim oldukça farklı bir noktaya geldi. Teknolojileri müşteri lehine kullanıp onlar adına değer yaratmak, bu dönemde şirketler için belirleyici olacak. Daha önceden bir şirket için bütün servisler entegre bir biçimdeydi. Ancak, bugün geldiğimiz noktada bu servisler bir paket haline geliyor ve ayrışıyorlar. Buna modülarizasyon da deniyor. O işleri daha iyi yapan şirketler ortaya çıkıyor. Bir sonraki adımda ise başarılı şirketler, doğru bileşenleri bir araya getirip bir ekosistem halinde değer sunabilen şirketler olacak. Dünyada bu ekosistemi en iyi şekilde kullanabilen şirketlere, farklı yerlerde farklı değerler yaratan en iyi platformlara müşteriler tarafından değer veriliyor olacak.

“Yeni dünyaya adaptasyon, sadece doğru teknolojiye yatırım yapmakla değil, insan kaynağına da yatırım yapmakla mümkün.”
ALPER GÖKGÖZ – ING Türkiye Genel Müdürü

 

“Türkiye’deki elektrikli araç sayısı 10 yıl içinde 1.5 milyona çıkacak”

Enerji sektörü, sürdürülebilirlik ile değişiyor. Ekonomik sürdürülebilirlik ve yenilenebilir enerji önem kazanıyor. Pandemiyle birlikte de iş modelleri, gelir getirecek işlere doğru ivme aldı. Ülkeler kendilerine sürdürülebilirlik hedefleri koyuyor, kurumlar bunlara uyuyor. Tüketici davranışları değişiyor, artık tüketiciler aldığı verimin yanında hangi ürün ve kaynakların kullandığına da dikkat ediyor.Önemli başka bir faktör olan yenilenebilir enerji, yeni ekosistemin merkezinde. Etrafında yer alan elektrikli araçlar ise, enerji şirketlerinin yakalamak istediği bir trend.

Türkiye’de şu anda yollarda yaklaşık 5 bin elektrikli araç var. En kötümser senaryoda bile bu sayının, 10 yıl içinde 1,5 milyonlara çıkması bekleniyor. Biz de bu trendleri yakalamak için çalışıyoruz. Üç yıl önce Zorlu Enerji Solutions ile elektrikli araç şarj istasyonu altyapısını kurduk ve kısa sürede önemli bir pazar payı elde ettik.

“Gelecekte müşteriyi merkeze almak, platformu bir servis olarak sunmak; hayat tarzındaki değişime, insanların hayatlarına dokunacak şekilde çözümler sunmak çok daha önemli olacak.”
İNANÇ SALMAN – Zorlu Enerji Ticaret Genel Müdürü

 

ALANA KAREN – Google Search Direktörü ve Yazar

“Değişim cihazlarla başladı, uygulamalarla gelişiyor”

Günümüzde öne çıkan, gözlemlediğim önemli trendlerden ilki, makine öğrenmesi ve yapay zeka. Bu alan giderek büyüyor ve bizler, bu teknolojilerin farklı kullanım alanlarını anlamaya çalışıyoruz. Bunu yaparken, kullanımlarının dezavantajlarına da bakmamız gerek. Nitekim teknolojinin sadece büyümesi değil etik olması da önemli. Son birkaç yılda ortaya çıkan başka bir gelişme ise şu ki; teknoloji genelde cihazlarla, eğlenceli uygulamalarla yayılmaya başladı. Ama pandemi gibi gelişmelerden dolayı artık, gerçek dünya uygulamalarına ilgi artıyor. Çevrede olanları nasıl değiştirebilirsiniz? Sağlığı, eğitimi nasıl iyileştirir, ilerletir, dünyayı nasıl daha iyi hale getirirsiniz? Ben, dünyayı daha güzel bir hale getirmeye katkı sağlayan uygulamaları çok beğeniyorum. Son zamanlarda bunlar, tüketicinin daha çok faydalanmasını mümkün kılacak şekilde gelişmedi. Yeni uygulamalar, gerçek dünya ihtiyaçlarını teknolojinin eline bırakacak şekilde gelişecek.

“Teknoloji, dünyanın her yerinde kadınların fark göstermesini sağlıyor.”
ALANA KAREN – Google Search Direktörü ve Yazar

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sofia neumann/Unsplash]

Daha iyi kararlar vermek için beyninizi kandırın!

aile-sirketlerine-yeni-yol-haritasi

Aile şirketlerine yeni yol haritası