in , ,

Yapay zeka yatırımında kritik ayrım: Aracı amaç sanma tuzağı

Cbot CEO’su Mete Aktaş sorularınızı yanıtlıyor.

Yapay-zeka-yatırımında-kritik-ayrım--Aracı-amaç-sanma-tuzağı

Fotoğraf: Pixabay

METE AKTAŞ

Geçen sayıda bu satırlarda yapay zeka dönüşümünün etik tarafını konuşmuştuk. Bu ay biraz daha “işin mutfağına”, yani strateji kısmına dönmek istiyorum. Yönetim kurullarının gündeminde uzun zamandır dolaşan ve çoğu zaman fark edilmeyen bir yanılgı var: “Aracı amaç sanma tuzağı.”

İş dünyasında şu an ciddi bir “teknoloji iştahı” var. Bir yandan da geri kalma korkusu… Bu ikisi birleşince şirketler neredeyse nefes almadan yapay zeka yatırımlarına yöneliyor. Maslow’un meşhur sözünü bilirsiniz: “Elindeki tek araç çekiçse herşeyi çivi sanırsın.” Bu cümle bugünlerde daha da anlamlı geliyor bana.

Gerçekten de bugün elimizde muazzam bir “dijital çekiç” var. Problem şu: Her problemi çivi sanmaya başladık. Yani teknoloji, çoğu yerde iş hedefinin önüne geçiyor. Asıl amaç gözden kaçınca da yapılan yatırım bir süre sonra anlamını kaybediyor.

KAOSU OTOMATİZE ETMEK

Bu tuzağın en net örneği süreçlerin ele alınışında çıkıyor karşımıza. Şirketler hâlâ verimsiz, hantallaşmış, müşteri gözüyle bakınca anlamsız görünen süreçlere dokunmadan üzerine yapay zeka eklediğinde “dijital dönüşüm yaptığını” sanıyor.

Biz yıllardır yaptığımız projelerde önemli bir şey öğrendik:
Kötü tasarlanmış bir süreci yapay zeka ile hızlandırırsanız, verimsizliği ölçeklersiniz.
Eskiden günde 10 hatalı işlem yapan bir yapı, yapay zeka eklendiğinde bir bakmışsınız 800–900 tane hata üretmeye başlamış. Bu başarı değil, sadece daha hızlı ve daha pahalı bir başarısızlık. (Rakamı örnek olarak veriyorum, ama benzerini çok gördüm.)

Gerçek dönüşüm sistem devreye alınmadan  önce başlıyor. Yani “Bu işi yapay zeka ile nasıl yaparız?” sorusundan önce, “Biz bu işi neden böyle yapıyoruz?” sorusu gelmeli. Maalesef çoğu şirket burayı atlıyor.

VERİMLİLİĞİ YENİDEN DÜŞÜNMEK

“Verimlilik” uzun zamandır dar bir anlamın içine sıkıştırılıyor. Çoğu yerde hâlâ sadece maliyet optimizasyonu olarak ele alınıyor. Oysa verimlilik, rakamlardan çok daha büyük bir hikâyenin parçası.

Yapay zekânın rolünü de burada doğru okumak gerekiyor. Bu teknolojiyi yalnızca tasarruf sağlayan ya da insanın yerine geçen bir mekanizma olarak görmek, aslında en büyük fırsatı kaçırmak demek. Yeni dönemde gerçek verimlilik; işin ağırlığını oluşturan operasyonel yükleri teknolojiye devredip, insanların yaratıcı, analitik ve ilişki kuran tarafını güçlendirmekten geçiyor.

Çünkü tekrarlı ve öngörülebilir işleri makineler bizden daha hızlı çözüyor; ancak bağlamı anlamlandırmak, doğru soruları sormak ve işin “neden”ini kavramak hâlâ insana ait. Bu denge kurulduğunda yapay zekâ işinizi tehdit eden bir güç olmuyor; tersine, kapasitenizi büyüten bir ortak haline geliyor.

Ve ilginçtir, doğru yerleştiğinde değer üretimi zorla değil, doğal bir akışla ortaya çıkıyor. Teknoloji işin yükünü alıyor, insan işin yönünü belirliyor. Yeni verimlilik aslında tam da bu uyumu yakalamak.

KALDIRAÇ VE DAYANAK NOKTASI

Yapay zeka yatırımlarında başarıyı belirleyen şey teknik kapasite değil, felsefi netliktir. Arşimet’in ünlü sözünü bilirsiniz: “Bana yeterince uzun bir kaldıraç ve sağlam bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım.”

Bugün yapay zeka iş dünyasının elindeki en uzun kaldıraç. Ama kaldıraç uzun olsa da sağlam bir dayanak noktanız yoksa pek bir işe yaramaz. Strateji yoksa, süreç tasarımı eksikse, o kaldıraç sizi ileri taşımak yerine dengenizi bozar.

Gerçek farkı yaratacak liderler; yapay zekayı satın alanlar değil, onu iş hedefleriyle ilişkilendirip süreçlerini sadeleştiren, çalışanlarını güçlendiren liderler olacaktır.

Kendimize sormamız gereken soru ise hâlâ çok basit:
Yapay zekayı bir vitrin süsü olarak mı görüyoruz, yoksa iş yapış biçimimizi gerçekten dönüştürecek bir kaldıraç olarak mı?

Sorularınızı iletmek için: [email protected]

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TeamSec-Kurucusu-ve-CEO'su-Esad-Erkam-Köroğlu-(1)

“Sermaye piyasalarında dönüşüme öncülük ediyoruz”

Artiwise-Kurucu-Ortağı-ve-CEO’su-Tanel-Temel

“Duyguyu veriye katarak sektörde fark yaratıyoruz”