in , , ,

Yapay zeka destekli geleceği görme stratejisi

Sundar Pichai yönetimindeki Google, Gemini ile yapay zekada yeniden hız kazanarak AI-first vizyonunu gerçeğe dönüştürüyor.

Yapay-zeka-destekli-geleceği-görme-stratejisi

SUNDAR PICHAI
GOOGLE VE ANA ŞİRKETİ ALPHABET’İN CEO’SU

YAZI: HARRY MCCRACKEN
FOTOĞRAF: BENEDICT EVANS

GOOGLE CEO’SU OLARAK 2015’TE göreve geldikten kısa bir süre sonra, dünyanın “AI-first” (yapay zeka öncelikli) bir döneme girdiğini ilan etmişti. İlk hissedar mektubunda ifade ettiği gibi, şirketin geleceğini de büyük ölçüde şu inanca dayandırdı: Bu teknoloji, “gün boyunca size yardımcı olan akıllı bir asistan” hâline gelecek.
Ancak bu öngörü, 30 Kasım 2022’de OpenAI’ın sahneye çıkarak üretken yapay zekanın çağ değiştirici gücünü gerçekten gösteren ilk ürünü sunmasını engelleyemedi. Üstelik bu büyük atılımın temelini oluşturan teknoloji, aslında Google’ın kendi araştırma laboratuvarlarında geliştirilmişti.

Pichai, ChatGPT’ye ilk tepkisini hatırlıyor: “Vay canına, bu teknoloji beklediğimizden daha erken ve hızlı yayılacak.” Hissettiği şey, onun sözleriyle, “rahatsız edici derecede heyecan vericiydi.” Yapay zeka öngörülenden erken hiper hıza giriyorsa, Google’ın hızla harekete geçmesi gerektiğini biliyordu.

Pichai bu anısını, Manhattan’daki Pier 57’de bulunan Google’ın geniş ofisindeki bir toplantı odasında anlatıyor. Burası eskiden buharlı gemi yük terminali olarak kullanılan bir yapı. Ocak ayının başında yaptığımız sohbet sırasında, her zamanki gibi sakin ve sarsılmaz görünen tavrını koruyor. Tıpkı üç yıldan biraz daha uzun bir süre önce ChatGPT’nin ortaya çıkışını karşıladığında sergilediği tutum gibi. “Gerekli tüm yapı taşlarının zaten elimizde olduğunu düşünüyordum,” diyor. “Bu yüzden içten tepkim şuydu: ‘Elimizdeki kaynaklarla bu âna nasıl karşılık verebiliriz?’ Ben tamamen yapmam gereken işe odaklanmıştım.”

Bu yapı taşlarını bir araya getirmek, şirketin en yeni yapay zeka model serisi Gemini 3’e uzanan, yıllara yayılan bir sürecin sonucuydu. Seri, kasım ayında tanıtılan Gemini 3 Pro ile sahneye çıktı. Model, yapay zeka yeteneklerini ölçmek için kullanılan karşılaştırmalarda OpenAI ve Anthropic’ten gelen rakiplerini geride bıraktı. Üstelik bazı alanlarda oldukça belirgin farklarla…

Daha hızlı ve hesaplama açısından daha verimli bir versiyon olan Gemini 3 Flash ise bir sonraki ay tanıtıldı. Her iki model de şimdiden Google Search ve diğer Google ürünlerini güçlendiriyor ve yapay zeka dünyasını yakından takip edenleri etkiliyor. Hatta OpenAI CEO’su Sam Altman da Google’ın yükselen ivmesini kabul etti. Gemini 3 Pro’nun yayımlanmasının ardından çalışanlarına gönderdiği bir iç yazışmada, “Bir süre dışarıdaki atmosferin bizim için zor olacağını tahmin ediyorum” dedi.

Gemini 3’ün güçlü başlangıcı, Alphabet’in (Google’ın ana şirketi) hisse fiyatında da yansıyan bir yıllık istikrarlı yapay zeka ilerlemesini taçlandırdı. Yapay zeka rallisi boyunca beklentilerin altında performans gösterdikten ve Nisan 2025’te dip yaptıktan sonra şirketin hisse fiyatı iki kattan fazla arttı. Ocak 2026’da, Google ile Apple’ın gelecekteki Siri sürümlerini ve diğer Apple yapay zeka özelliklerini Gemini üzerinde çalıştırmak için anlaşma yaptığını duyurmasıyla birlikte Alphabet ilk kez 4 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaştı. Google’ın bugün birdenbire yapay zekanın en büyük kazananlarından biri olarak görülmesi, şirketin bu alandaki çabalarını bir zamanlar gölgeleyen şüpheler düşünüldüğünde oldukça dikkat çekici. Pek çok gözlemci, 28 yıllık şirketin geçmiş başarılarının -özellikle de pazara hâkim arama motorunu gelir modeline dönüştürmedeki başarısının- Google’ın kendisini bu yeni teknoloji etrafında yeniden hayal etmesinin önünde bir engel olacağını düşünüyordu.

“Google, belki de tam anlamıyla yok olacağı bir dönüşüme yalnızca bir-iki yıl uzaklıkta,” diye tweet atmıştı eski Google çalışanı ve Gmail’in mucidi Paul Buchheit, ChatGPT’nin ortaya çıkmasından bir gün sonra. “Yapay zeka, Arama Motoru Sonuç Sayfası’nı (Search Engine Result Page) ortadan kaldıracak; oysa Google parasının büyük kısmını tam da buradan kazanıyor. Yapay zekaya yetişseler bile bunu tam anlamıyla devreye alamazlar; çünkü bu, işlerinin en değerli kısmını yok etmek anlamına gelir.”

Sonraki birkaç yıl Google’ın sonunu getirmese de, şirketin geleceğine ilişkin şüpheleri de tamamen ortadan kaldırmadı. Gemini uygulamasından sorumlu başkan yardımcısı Josh Woodward, şirket dışında şu soruların sıkça dile getirildiğini söylüyor: “Yeni şeyler yapabilecek miyiz? Yetişebilecek miyiz? Yeniden ivme yakalayabilecek miyiz?”

O dönemde yapay zeka yarışında en güçlü görünen teknoloji devi Microsoft’tu. Bunun en önemli nedeni, 2019’dan itibaren milyarlarca dolar yatırım yaparak OpenAI ile kurduğu stratejik ortaklıktı.

Bazı ölçütlere göre Google hâlâ rakiplerini yakalamaya çalışıyor. Pazar araştırmaları yapan Sensor Tower’a göre, Gemini uygulamasının aylık indirme sayısı 2025 boyunca yüzde 480 arttı. Ancak 376 milyon aylık aktif kullanıcı, ChatGPT’nin 945 milyonluk kullanıcı sayısının oldukça gerisinde kalıyor. (Google ise kendi metodolojisine göre -Gemini uygulaması ile web arayüzünü birlikte hesaplayarak- Gemini’ın aylık 750 milyon kullanıcıya ulaştığını söylüyor.)

Bir başka araştırma şirketi olan Similarweb’e göre ise Gemini, yapay zeka sohbet botu sitelerine gelen trafiğin yüzde 22’sini oluşturuyor. Bu oran yıllık bazda yüzde 670’ten fazla artmış olsa da, hâlâ ChatGPT’nin yüzde 63’lük payının ancak yaklaşık üçte biri seviyesinde.

Ancak Gemini’ın giderek olgunlaşmasıyla birlikte, Google’ın nihayet şirketin en belirleyici güçlü yanlarından bazılarını tam anlamıyla kullanabileceğine dair işaretler görülüyor. Şirketin hem iş hem de günlük yaşam için sunduğu sayısız ürün, Google tarafından tasarlanan Tensor Processing Unit (TPU) çipleriyle donatılmış veri merkezlerinde çalışıyor. Bu da Gemini için çok sayıda temas noktası yaratıyor. Hatta Alphabet’in Waymo robotaksileri bile öndeki bir aracın alev alması gibi zorlu senaryolarda ne yapılması gerektiğine karar vermek için Gemini’dan yararlanıyor. Pichai, “Aynı temel teknoloji, dışarıdan bakıldığında birbirinden çok farklı görünen pek çok iş alanında ivme yaratıyor,” diyor.

OpenAI da 2025 yılında oldukça hareketliydi; ancak bu faaliyetlerin önemli bir kısmı, bir bakıma Google’a daha çok benzemeye çalışmakla ilgiliydi. Örneğin şirket Atlas adlı bir web tarayıcısı yayımladı ve kendi özel yapay zeka işlemcilerini üretmeye başladı. Ayrıca Google’ın 295 milyar dolarlık reklam işine rakip olmanın ilk adımlarını atıyor ve Jony Ive’ın donanım girişimi Io’yu 6,5 milyar dolara satın alarak tüketici elektroniği alanına da giriyor. Google ise hâlihazırda Pixel, Home ve Nest cihazlarını sunuyor. (Google donanım satışlarını ayrı açıklamıyor; bunları “abonelikler, platformlar ve cihazlar” başlığı altında topluyor. Bu kalemin geliri 2025’te toplam 48 milyar dolar olarak gerçekleşti.)

Her iki şirketin de kendini kanıtlaması gereken çok şey var. Ancak bir zamanlar yapay zekanın Clayton Christensen’in “The Innovator’s Dilemma” teorisinin ders kitabı niteliğinde bir örneği olabileceğini düşünen gözlemciler bile ilk tepkilerini yeniden gözden geçirmiş durumda. Gmail’in yaratıcısı Paul Buchheit artık farklı düşünüyor: “Google kesinlikle uyandı,” diyor ve şirketin bugün teknoloji dünyasında en iyi konumlanmış şirket olabileceğine inandığını belirtiyor. Bir anda, Sundar Pichai’nin “her yerde faydalı yapay zeka” vizyonu artık bir fikirden çok gerçeğe dönüşmeye başlamış gibi görünüyor.

Pichai, Google’ın ChatGPT’ye karşı koyma kapasitesi konusunda iyimser olsa da onun ortaya çıkışını bir acil durum olarak ele aldı. OpenAI’ın sohbet botu ortaya çıktıktan yalnızca üç hafta sonra, The New York Times gazetesi Google’ın şirket içinde “Code Red” ilan ettiğini yazdı. Gazeteye göre, çalışanlardan diğer projeleri bir kenara bırakmaları ve hızla yeni yapay zeka ürünleri geliştirmeye odaklanmaları istendi. Zaten Şubat 2023’ün başında şirket, ChatGPT’ye oldukça benzeyen Bard adlı bir botu duyurdu.

Aslında Google Bard zaten geliştirilmekteydi; ancak daha önce yayına hazır görülmemişti. Pichai’nin ifadesiyle “cesur ama sorumlu” olmayı hedefleyen Google, üretken yapay zekanın yanlış bilgi üretme eğiliminden yani halüsinasyondan rahatsızlık duyuyordu. Fakat dünyanın ChatGPT’ye hızla ilgi duymasını izleyen şirket, tereddütlerini bir kenara bırakıp ilerlemeye karar verdi.

İlk hâliyle Bard, sanki aceleyle piyasaya sürülmüş gibiydi. Pek çok kişi tarafından OpenAI’ın hızla yükselen başarısına zayıf bir yanıt olarak görüldü. İlk yılının ardından marka değeri o kadar sınırlı kaldı ki Google bu botu Gemini adıyla yeniden piyasaya sürdü; böylece sohbet botunun ismi, onu güçlendiren büyük dil modeliyle aynı oldu.

Bard zor bir başlangıç yaşarken bile Google perde arkasında önemli adımlar atıyordu. Kurucular Larry Page ve Sergey Brin, uzun süredir günlük operasyonlardan uzak kalmış olsalar da şirketin yapay zeka ilerlemesini hızlandırma çabalarına güçlü destek verdi. Özellikle Brin aktif biçimde geri döndü; işe alım kararlarından kod incelemelerine kadar birçok sürece katıldı. Kurucuların işe dönmesinden egosu rahatsız olmamış görünen Pichai bunu şöyle anlatıyor: “Şirketin kurucusunun mühendislerle birlikte oturup modelin detayları üzerinde ter döktüğünü görmekten daha motive edici bir şey hayal edemem.”

Hız ihtiyacı, Google’ın yapay zeka araştırma yapısını da yeniden değerlendirmesine yol açtı. Daha doğrusu şirketin yapısını; çünkü şirketin bu alanda iki ayrı organizasyonu vardı ve her biri ayrı yönetiliyordu. Bunlardan biri olan Google Brain, Google’ın büyük ve radikal fikirler için kurduğu “moonshot” kuluçka merkezi Google X içinde doğmuştu. Google Brain’den sekiz bilim insanı, 2017’de yayımlanan çığır açıcı “Attention Is All You Need” makalesinin ortak yazarlarıydı. Bu çalışma, bugün tüm üretken yapay zekanın temelini oluşturan ‘transformer’ mimarisini ortaya koymuştu.

Google’ın diğer yapay zeka araştırma kolu ise 2014’te satın alınan Londra merkezli DeepMind’dı. Yapay genel zekaya (AGI) yani tüm alanlarda en az insan bilişsel yetenekleri kadar güçlü olabilecek yapay zekaya ulaşmayı hedefleyen DeepMind, Google bünyesinde büyük başarılar elde etti.

Bu atılımlardan biri AlphaFold’un geliştirilmesiydi. Protein araştırmalarında kullanılan ve ilaç keşfini dramatik biçimde hızlandırma potansiyeline sahip bu teknoloji sayesinde DeepMind’ın kurucu ortağı ve CEO’su Demis Hassabis ile direktör John Jumper 2024 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.

Bu kadar geniş bir yapı ve sorumlulukların çakışması Google için alışılmadık değildi. Pichai, “İki ekibin olması harikaydı, ancak o an daha fazla odaklanma gerektiriyordu,” diyor. Nisan 2023’te iki laboratuvar birleşerek Google DeepMind adını aldı. Birleşik yapının başına Hassabis geçti; Google Brain’in kurucu ortaklarından Jeff Dean ise baş bilim insanı oldu.

Bu birleşme, Google’ın saf araştırmadan ürün geliştirmeye daha agresif biçimde yönelmesi gerektiğini kabul ettiğini gösteriyordu. Google DeepMind baş teknoloji sorumlusu Koray Kavukcuoğlu şöyle diyor: “Hâlâ araştırma yapıyoruz, ama bu gerçek dünyayı etkileyen bir araştırma. Bu zihniyetle ve Google genelinde güçlü bir iş birliğiyle yapılması gerekiyor.” (Haziran 2025’te Kavukcuoğlu bu entegrasyonu daha da ileri götürerek ek bir rol üstlendi: Google’ın tamamı için baş AI mimarı oldu ve doğrudan Pichai’ye rapor vermeye başladı.)

Google Brain ve DeepMind birleşmesinden kısa süre sonra Google, yıllık geliştirici konferansı I/O’yu düzenledi. Bu etkinlik, OpenAI’ın topladığı ilginin bir kısmını geri kazanmak için büyük bir fırsattı.

Duyurular arasında şunlar vardı: Google, kullanıcıların geliştirilmekte olan yapay zeka özelliklerini denemesi için Google Labs adlı isteğe bağlı programını yeniden başlatıyordu; ancak kullanıcıların bunların henüz geliştirme aşamasında olduğunu kabul etmeleri gerekiyordu.

Google Labs’in ilk taslak projelerinden biri, Google Arama’ya getirilen bir güncellemeydi: Search Generative Experience (SGE). Sonuç sayfaları hâlâ dış web sitelerine giden tanıdık mavi bağlantıları içeriyordu. Ancak bazı durumlarda bu bağlantıların önünde AI tarafından oluşturulmuş özetler yer alıyordu.

Google, SGE’yi tamamen devreye almadan önce bir yıl boyunca üzerinde çalışıp geliştirdi. Ancak özellik ‘AI ‘Overviews (AI Özetleri) adıyla yeniden adlandırıldıktan sonra 2024 baharında arama sonuçlarında yaygın şekilde görünmeye başladı. Ancak yanlış nedenlerle haber oldu. Eski bir Reddit gönderisindeki absürt mizahı tanıyamadığını gösteren bir aksilikte, ‘peynirin pizzaya yapışmasına yardımcı olmak için tutkal kullanılmasını’ önerdi. AI Overview bir diğer aksilikte ise günde bir taş yemeyi tavsiye etti.

Aramadan sorumlu başkan yardımcısı Liz Reid’e göre bu hatalar sayıca azdı ve bazen Google’ın insanların yapay zeka ile ne kadar şakacı şekilde oynayacağını küçümsemesinden kaynaklanıyordu. Reid kuru bir espriyle şöyle diyor: “AI Overviews’tan önce kimse bize gelip ‘Kaç tane taş yemeliyim?’ diye sormuyordu.” Şirket AI Overviews’un hatalarını giderdikçe, kullanıcıların özelliği değerli bulduğunu gösteren araştırmalarla cesaretlendi. Reid, “Gerçekten bu konuşmayı sürdürebilmeyi istiyorlardı,” diyor. Ve özet görünmediğinde, “kızıyorlardı.”

Bu durum, Google Arama’nın üretken yapay zeka konusundaki ikinci büyük hamlesine yol açtı: AI Mode adlı bir sekme. Mart 2025’te Google Labs deneyi olarak tanıtılan bu özellik, kullanıcıların daha ayrıntılı yanıtlar sunan ve takip sorularına izin veren bir sohbet botu deneyimine geçmesini sağlıyor. Reid bunu, arama motorunun uzun süredir var olan görseller, haberler ve alışveriş sekmelerine benzetiyor. Klasik, genel amaçlı aramanın yerine geçecek bir şey değil ama isteğe bağlı bir tamamlayıcı gibi…

Hiç kimse Google Arama’nın AI açısından nihai hâline ulaştığını düşünmüyor. Teknoloji sektöründeki herkes gibi Google da giderek daha fazla, karmaşık işleri minimum gözetimle yerine getiren “ajanlara” başvuracağımızdan emin. Şimdiden Gemini Agent adlı bir Google Labs deneyi, araç kiralama araştırması yapma ve rezervasyon gibi görevlerde yardımcı olabiliyor; ancak Woodward, ajan tabanlı AI’ın “bazen tutup bazen tutmayan” ve “yavaş” olabildiğini kabul ediyor.

Şimdilik Google Arama, yakalanması zor bir denge kuruyor: Yeterince AI, ama fazla değil. Reid, “Varsayılanı AI Mode’a çevirecektik diye bir şey yoktu,” diyor. “Sırf AI olsun diye AI’ın faydalı olduğunu düşünmüyorum. Google Search var çünkü 2 milyar insan onu kullanmayı seviyor. Bu güvene ihanet etmek istemezsiniz. O vaadi yerine getirmeye devam etmek istersiniz.”

Geçen ağustosta, Google DeepMind ürün yöneticisi Naina Raisinghani, son teknoloji yeni bir üretken AI görüntü modelini yaygın kullanılan bir AI kıyaslama platformu olan LMArena’ya yükledi. Modelin adını belirtmesi gereken alanı doldururken fazla düşünmedi -saat gece 2.30’du- ve kendi lakaplarından ikisini birleştirdi. Böylece yeni modelin adı Nano Banana oldu.

Bu tuhaf isim dikkat çekiciydi, ama modelin yetenekleri de öyleydi. Saniyeler içinde akla gelen hemen her fotoğraf düzenleme numarasını yapabiliyordu. Örneğin bir portredeki kişinin kapüşonlu sweatshirt’ünü payetli bir smokin ceketle değiştirmek gibi. Google modeli hızla Gemini uygulamasına entegre etti ve kısa sürede büyük ilgi gördü.

Woodward, “Neredeyse insanların eline bir süper güç verdik,” diyor. “Ve insanların ne kadar hızlı şekilde ‘Bunu gördün mü? Bak ne yarattım. Bak ne yaptım’ dediğini görebiliyordunuz.”

Haber yayıldıkça Gemini indirmeleri Apple ve Google uygulama mağazalarında hızla arttı ve kısa süreliğine ChatGPT’yi bile geçti.

Bu büyük tanıtım başarısı, OpenAI’ın kullanıcılarına paylaşılabilir içerik üretme imkânı vererek dikkat çekme becerisini hatırlatıyordu. Örneğin ChatGPT’nin fotoğraflara Studio Ghibli tarzı anime görünümü veren bir filtre eklediği zaman olduğu gibi. Bağımsız yatırımcı ve yazar (ve eski bir Googler) M.G. Siegler şöyle diyor: “Google tarihsel olarak bunda o kadar iyi değildi. Bence bunun bir kısmı, bu tür viral anları yaratma konusunda kültürel bir çekingenlikten kaynaklanıyor. Ama Nano Banana ile bunu gerçekten geliştirdiler.”

(Bu arada OpenAI’ın 2025’teki en büyük lansmanı -merakla beklenen GPT-5- genel olarak hayal kırıklığı olarak değerlendirildi; ancak yakın zamanda yayımlanan GPT-5.3 Codex büyük övgüler alıyor.)

Google, Kasım ayında Gemini 3 Pro’yu duyurduğunda hâlâ büyük bir ilgi dalgası üzerinde ilerliyordu. Şirket, modeli test amacıyla küçük bir kullanıcı grubuna temkinli biçimde sunmak yerine geniş çapta kullanıma açtı.
Yeni model hemen Gemini uygulamasını ve ücretli aboneler için Google Arama’nın AI Mode’unu çalıştırmaya başladı. Google ayrıca modeli Google Cloud üzerinden geliştiricilere bir hizmet olarak sundu ve Claude Code ile Cursor gibi popüler ürünlere rakip olan Antigravity adlı yeni bir kodlama platformuna entegre etti. Haftalar içinde iki ek sürüm daha yayımlandı: matematik ve bilim soruları için optimize edilmiş üst düzey Gemini 3 Deep Think ve daha hafif bir sürüm olan Gemini 3 Flash.

Gemini 3’ün bu büyük etkisi sadece Google’ın modelin kalitesine olan güvenini göstermiyor. Aynı zamanda milyarlarca insana AI sunmak için gerekli bulut altyapısını yıllar içinde kurmuş olmasının bir sonucu. Google DeepMind birleşmesi sayesinde şirket yeni modelleri iç ekiplerin kullanımına sunma konusunda da daha hızlı hâle geldi. Pichai, “Onu aynı anda birçok ürünümüzde hayata geçirebildik ve bu lansmanı çok daha iyi hâle getirdi,” diyor.

Her şeyden çok, Gemini 3 bir temel; hem gelecekteki modeller hem de Google’ın henüz düşünmediği faydalı özellikler için. Yapılacak iş hâlâ çok. Örneğin Microsoft gibi Google da yapay zekayı kelime işlem ve elektronik tablolar gibi üretkenlik araçlarında vazgeçilmez hâle getirebilmiş değil. Creative Strategies analisti Max Weinbach şöyle diyor: “Gemini için özel olarak geliştirdikleri birçok şey harika, ama Gemini mevcut uygulamaların içine konulduğunda çoğu zaman pek işe yaramıyor.”

Pichai bile kullanıcıların yapay zekanın değerini kanıtlamadan önce temkinli davrandığını kabul ediyor. “Teknolojiyi insanlara sırf zamanı geldi diye zorla dayatmak ve her yere koymaya çalışmak, bence tepkinin ortaya çıktığı nokta,” diyor.

Bununla birlikte Google, mevcut uygulamalarını Gemini’ın avantajına kullanmaktan çekinmiyor. Örneğin şirketin arama motoru işi Ağustos 2024’te ABD antitröst yasaları kapsamında tekel ilan edildikten sonra, ABD Bölge Mahkemesi yargıcının dağıtım taktiklerine getirdiği yeni kısıtlamaların Gemini uygulamasını Google’ın Maps ve YouTube gibi temel hizmetleriyle birlikte paketlemesini engellememesi gerektiğini savundu. Tek büyük uygulaması ChatGPT olan OpenAI ise benzer bir stratejiyi izleyemezdi.

ÜRETKEN YAPAY ZEKA HAKKINDA İKİ TEMEL GERÇEK birbiriyle çelişiyor. Teknolojiyi devasa veri merkezlerinde çalıştırmak pahalı. Şubat ayında Alphabet, 2026’da sermaye harcamaları için 185 milyar dolar harcayabileceğini söyleyerek analistleri şaşırttı; bu, 2025 toplamının iki katından fazla. Buna karşın yapay zeka sohbet botlarını kullanan insanların ezici çoğunluğu ne ödeme yapıyor ne de reklam görüyor. Her şeyden çok, bu durum OpenAI’ın 2025’te tahminen 9 milyar dolarlık zarar etmesini açıklıyor. Şirketin ocak ayında ChatGPT’de hedefli reklamları test etmeye başladığını duyurmasının nedeni de bu. Paylaşılan bir örnekte, bir kullanıcı sohbet botundan Meksika yemek tarifleri istiyor ve küçük bir kutucuk içinde acı sos için bir tanıtım görüyor.

Organik üretken yapay zeka yanıtlarıyla ücretli mesajların iç içe geçmesi hâlâ yeni bir yaklaşım. Kötü uygulanırsa, yapay zeka tabanlı hizmetlerin kullanıcıların çıkarına çalıştığına dair güveni zedeleyebilir. Bu noktayı Google’dan Hassabis, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda Axios’a verdiği röportajda dile getirdi. OpenAI’ın ChatGPT’de reklamlarla ilerlemeye karar vermesine şaşırdığını söyledi ve Google’ın Gemini’da bunu takip etmek için acil bir planı olmadığını belirtti. Dünyanın en büyük reklam satıcısı olan Google’ın en azından şimdilik bunu karşılayabilecek bir rekabet avantajı var.

Bu, Google’ın yeni AI ürünlerini reklamlardan tamamen uzak tuttuğu anlamına gelmiyor. 2025’te Google Search, AI Overviews ve AI Mode özelliklerinde reklamları test etmeye başladı. Bu özelliklerin içine özel reklam satmak yerine, algoritma dev reklam envanterinden ilgili reklamları seçip gösteriyor. Google ayrıca Target, Walmart, Etsy ve diğerleriyle çalışarak hem AI Mode’a hem de Gemini uygulamasına ticaret bağlantıları entegre etmeye hazırlanıyor.

Yapay zekanın zaman içinde Google’ın arama gelirlerini nasıl etkileyeceği ise belirsiz. İlk üçüncü taraf verileri, AI Overviews ile ilişkilendirilen reklamlar için yüksek tıklama oranları gösteriyor. Ancak aynı veriler, kullanıcıların klasik mavi bağlantılar arasında yer alan reklamlara daha az etkileşim gösterdiğini de bildiriyor; çünkü bir AI Overview işini yaptıysa kullanıcılar bu bağlantıları tamamen görmezden gelebilir.
Gelecek hakkında konuşurken Sundar Pichai, bir zamanlar Larry Page ve Sergey Brin’i henüz ortada bir iş modeli yokken çığır açan arama motorlarını hayata geçirmeye götüren türden bir özgüven sergiliyor. “Her zaman şuna inandım: Eğer kullanıcıların sorunlarını gerçekten anlamlı biçimde çözerseniz, bunun ticari bir değeri mutlaka olur,” diyor. “Üstelik insanların aradıkları şeylerin büyük bir kısmı zaten doğası gereği ticari. Bu yüzden uzun vadede işlerin yoluna gireceğini düşünüyorum.”

Google reklam satarken ve ücretli kullanıcılar kazanırken, şirket en yeni modellerine ve özelliklerine giderek daha geniş erişim sunan üç AI planı sunuyor; aylık fiyatları 8 dolardan 250 dolara kadar değişiyor. Aynı zamanda AI hesaplama kaynaklarının karmaşık ekonomisini de yönetiyor. Bu alanda da Google’ın OpenAI’a karşı yeterince takdir edilmeyen bir avantajı var; OpenAI, Pichai Google CEO’su olduktan dört ay sonra kurulmuştu.

AI kodlama platformu Warp’ın CEO’su ve eski Google baş mühendisi Zach Lloyd şöyle diyor: “Birçok alanda avantajları var. Kendi çiplerini üretiyorlar ve bu gerçekten önemli. Bu modelleri sunmak için gerekli tüm bulut altyapısına sahipler. Sermaye harcamalarını finanse etmek ve modelleri eğitmek için son derece kârlı bir işleri var.”

Google’ın AI hesaplama kapasitesine yaptığı yatırım çok fazla dikkat çekmedi; en azından OpenAI’ın SoftBank ve Oracle ile birlikte 500 milyar dolara kadar yatırım yapmayı planladığı gösterişli Stargate projesiyle kıyaslandığında. Ancak Google Teksas’ta üç dev yeni AI ve bulut veri merkezi kampüsü inşa etmek için 40 milyar dolar harcıyor. Arkansas, Iowa, Missouri, Oklahoma, South Carolina ve Virginia’ya da on milyarlarca dolar yatırım yapıyor. ABD dışında ise Hindistan, Almanya, Belçika ve Tayland’da altyapı kuruyor.

Wall Street, teknoloji sektörünün yapay zeka harcamaları konusunda endişelenmeye başlarsa, Google bile geri adım atmak zorunda kalabilir. Yatırımcı/yazar ve eski Googler olan Siegler “Piyasa ‘Üzgünüz ama şu an değil, bunu birkaç yıl sonra tekrar konuşalım’ diyebilir,” diyor.

Şu anda bir yapay zeka balonu içinde olup olmadığımız sorulduğunda Pichai, soruyu ciddiye aldığını gösterir şekilde kısa bir süre duraklıyor. Sonunda yanıt geliyor: “Yetersiz yatırım dönemleri ve ardından aşırı yatırım dönemleri yaşayacağız. Bunu tahmin etmek her zaman zor. Ama on yıllık bir perspektiften bakarsam, hayır, AI balonunda olduğumuzu düşünmüyorum.”

Her teknoloji CEO’su 10 yıl sonrasını düşündüğünü iddia eder. Birçoğu ise birkaç yıl içinde yeni büyük iddialar ortaya atar ve eskilerini gerçeğe dönüştürmeden bırakır. Ancak Pichai teknolojinin nereye gittiğine on yıllık bir perspektiften baktığını söylediğinde bu sadece bir klişe değil. 2016’daki hissedar mektubunda yazdığı o evrensel asistan mı? Google onu yaratmanın eşiğinde.

GEMINI YÜKSELİYOR

Google olmanın güzel tarafı, yapay zekayı kullanabileceğiniz fırsatların neredeyse sınırsız olması. İşte Gemini modelini devreye soktuğu alanlardan sadece bazıları:

  • Google Search
    Hakim konumdaki arama motoru, AI Overviews ve AI Mode gibi Gemini destekli özelliklerle, artık bağlantı listelerinin çok ötesine geçiyor.

 

  • Gmail
    Google’ın e-posta hizmeti, ocak ayında zaman açısından kritik mesajları öne çıkaran bir araç da dahil olmak üzere bir dizi yeni AI aracını kullanıma sunmaya başladı.

 

  • Google Meet
    Google’ın video konferans platformunu kullananlar, “Ask Gemini” özelliğiyle devam eden toplantılara hızlıca yetişebilir ve yapılacaklar maddelerinin özetini alabilir.

 

  • Google Home
    Google’ın akıllı cihaz serisine yeni AI özellikleri ekleniyor; örneğin Nest güvenlik kameraları gördüklerini günlük metin özetleri halinde sunabiliyor.

 

  • Nano Banana
    Bu AI görüntü modeli, baş döndürücü fotoğraf düzenleme yetenekleri sayesinde 2025 yazında viral oldu; ikinci versiyonu şubat ayında geldi.

 

  • Android
    Bir zamanlar Siri’nin ezeli rakibi olan Google Assistant’ın yerini artık mobil işletim sisteminin AI yardımcısı olarak Gemini aldı.

 

  • YouTube
    Gemini içerik üreticilerine videoları düzenleme, müzik ekleme ve oyunlar oluşturma konusunda yardımcı oluyor. Yakında kullanıcılar kendilerinin AI kopyalarını da oluşturabilecek.

 

  • Waymo
    Alphabet’in robotaksileri, öndeki bir aracın alev alması durumunda ne yapılacağı gibi nadir ve karmaşık sürüş senaryolarında Gemini’dan yararlanıyor.

 

  • Antigravity
    Kasım ayında tanıtılan Gemini 3 ile birlikte duyurulan bu yeni AI destekli kodlama platformu, Cursor ve Claude Code gibi ürünlere rakip.

 

  • Google Cloud
    Google’ın kurumsal birimi Gemini’ı bir hizmet olarak sunuyor ve bu sayede daha büyük rakipleri AWS ve Microsoft Azure karşısındaki konumunu güçlendiriyor.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En-Yenilikçi-50-İK-Lideri-

En Yenilikçi 50 İK Lideri

indirimde-kritik-orana-doğru

İndirimde kritik orana doğru!