in , ,

“Bugünün penceresinden geleceği şekillendiren sistemler üretiyoruz”

PVC pencere ve kapı sistemleri alanında Türkiye’nin öncü şirketlerinden Ege Profil, 1981 yılından bu yana sektörde edindiği deneyim ve global ölçekli yatırımlarla dikkat çekiyor. 2001’den bu yana Belçika merkezli Deceuninck Grubu’nun bünyesinde yer alan şirket, bugün grubun dünya çapında en büyük üç PVC pencere ve kapı üreticisinden biri olmasına katkı sağlayan stratejik aktör konumunda. Şirketin büyüme vizyonu, ihracat hedefleri ve sürdürülebilirlik odaklı üretim stratejilerine değinen Ege Profil CEO’su Alp Günvaran, hem yurt içinde hem uluslararası pazarlarda güçlü bir büyüme çizgisi izleyen Ege Profil’in sürdürülebilirlikten inovasyona kadar birçok alanda sektörün dönüşümüne öncülük ettiğini vurguluyor.

BUGÜNÜN-PENCERESİNDEN-GELECEĞİ-ŞEKİLLENDİREN-SİSTEMLER-ÜRETİYORUZ”

ALP GÜNVARAN
EGE PROFİL TİC. ve SAN. A.Ş CEO

Öncelikle bize Ege Profil ve grup şirketlerinden, sektördeki yerlerinden söz eder misiniz?
Ege Profil, bugün sadece Türkiye’nin değil, dünyanın önde gelen yapı sistemleri üreticilerinden biri olan Deceuninck Grubu’nun stratejik bir parçası. Deceuninck, 1937’de Belçika’da kurulmuş, yıllar içinde 35 ülkedeki iştirakleri ve 91’den fazla ülkede sunduğu çözümlerle küresel ölçekte büyük etki alanı yaratmış büyük bir grup. Dünya genelinde 4 bin 500’ü aşkın çalışanıyla sürdürülebilirliği, inovasyonu ve tasarımı odağına alan bir yapıda çalışıyor. Aynı zamanda ciddi bir ekosistemin merkezinde yer alıyor. Biz de bu güçlü yapının Türkiye’deki temsilcisi olarak, İzmir merkezli üretim gücümüzle hem yerel pazarda hem de uluslararası sahada sektörün nabzını tutuyoruz. Aslında hikâyemiz 1981 yılında başladı.1993’te Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayarak halka açılan ilk ve tek yapı profil firması olduk. 2000 yılında ise önemli bir kırılma noktası yaşandı: Mazhar Zorlu Grubu, Ege Profil’in yüzde 47’lik hissesini Belçika merkezli Deceuninck Grubu’na devretti. Yıllar içinde bu stratejik iş birliği derinleşti ve bugün Deceuninck’in Ege Profil’deki payı yüzde 86,86 seviyesine ulaştı.

Hisselerimiz, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye devam ediyor. Ege Profil, 2004 yılında Sabancı Grubu’ndan Winsa markasını, 2014 yılında ise Enka Grubu’na ait Pimaş A.Ş.’yi satın alarak sektörün öncü markalarından Pimapen’i bünyesine kattı. Egepen Deceuninck, Winsa, Pimapen, Maestro, DWT, IQ Alüminyum ve IQ Camoda gibi, her biri kendi alanında yüksek bilinirliğe sahip, yenilikçi ve ilham veren markalarla faaliyet gösteriyoruz.

Daha sonra büyüme süreci başladı. Burada nasıl bir strateji izlediniz?
İzmir Menemen’de bulunan, Avrupa’nın en büyük PVC üretim kapasitesine sahip fabrikamız ve Kocaeli Kartepe’deki tesisimizle, toplam 150 bin metrekare alana yayılan üretim altyapımızla yılda 150 bin ton üretim kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu güçlü yapı, bizi Avrupa’nın en büyük üretim hacmine sahip şirketler grubundan biri haline getiriyor. Geleceğe dönük stratejimizde finansal istikrar, inovasyon, çeviklik ve sürdürülebilirlik her zaman temel eksenlerimiz olmaya devam edecek. Bugün olduğu gibi yarın da sektörün yalnızca bir oyuncusu değil, yön vereni olmayı hedefliyoruz.

Sizin bulunduğunuz sektörden ve sizin büyüme performansınızdan söz eder misiniz?
2023’te yaşadığımız deprem sektöre doğrudan etki etti. Her ne kadar afet bölgesinde yeniden yapılanma faaliyetleri belirli bir talep doğurmuş olsa da konut kredilerindeki sınırlamalar bu süreci yavaşlattı. Elimizdeki verilere göre, 2024 yılında Türkiye genelinde PVC profil sektörü yaklaşık yüzde 15’lik bir daralma yaşarken, biz bu trendin tersine giderek yüzde 3 büyüme kaydettik. 2024 yılı itibarıyla finansal stratejilerimize sadık kalarak, nakit akışımızı optimize ettik ve bu sayede yatırımlarımıza da kesintisiz kaynak yaratabildik. Üstelik parçası olduğumuz Deceuninck Grubu’nun Türkiye’deki en başarılı yıllarından birini yaşadığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Ege Profil olarak 2024’te 885,1 milyon TL net kâra ulaştık. Türkiye pazarında tarihimizin en iyi performanslarından birini sergilerken, global pazarda da güçlü bir varlık ortaya koyduk. İzmir Menemen ve Kocaeli Kartepe’deki fabrikalarımıza toplam 10,1 milyon Euro tutarında yatırım yaparak yalnızca kapasitemizi değil, üretim teknolojimizi de bir üst seviyeye taşıdık. Bununla birlikte, İzmir Menemen’de hayata geçirdiğimiz alüminyum boyama tesisi yatırımı ve Avrupa’nın merkez conta üretimini Türkiye’ye taşıma hamlemizle, üretim kabiliyetimizi daha da genişlettik. Bugün yıllık 15 milyon metrelik conta üretim kapasitemizle, yalnızca Türkiye’nin değil; Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Avustralya dahil olmak üzere beş kıtadaki yaklaşık 80 ülkenin ihtiyacına çözüm sunan bir üretim üssü haline geldik. Tüm bu sonuçlar, sadece finansal verilerden ibaret değil; doğru zamanda alınan kararların, güçlü organizasyon yapımızın ve elbette ki iş ortaklarımızla kurduğumuz sürdürülebilir bağların somut bir göstergesi. Sahip olduğumuz 800’e yakın üretici bayimiz ve 2 binin üzerinde satış noktamızla geniş bir dağıtım ağına sahibiz. Bu yapı sayesinde, iç pazardaki gücümüzü korurken ihracatta da satış tonajımızı artırdık ve pazardaki payımızı büyüttük.

Teknoloji üretimde önemi rol oynuyor. Teknolojiyle birlikte değişen ürünlerden, yenilikler ve inşaata yaptığı etkiden söz eder misiniz?
Teknoloji, üretimde çok önemli bir rol oynuyor. Özellikle ürünlerimiz doğrudan dış ortam koşullarıyla temas ettiği için, bölgesel iklim farklılıkları ve global çevresel değişimler ürün performansını doğrudan etkiliyor. Örneğin, UV radyasyon seviyesi coğrafyadan coğrafyaya değişiyor. Latin Amerika ve Orta doğu gibi yüksek UV alan bölgelerde, profil dayanımını artıran özel katkılarla geliştirdiğimiz formüller kullanıyoruz. Böylece ürünlerimiz, zorlu iklim koşullarında dahi uzun ömürlü performans sunabiliyor. Bu noktada, global bir grubun parçası olarak teknolojiyi yalnızca bir üretim aracı değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin ve rekabetçiliğin temel dinamiği olarak görüyoruz. Bizim için teknoloji, sadece makine parkurunun modernleşmesi değil; aynı zamanda ürünlerimizin yaşam döngüsünü uzatan, enerji verimliliğini artıran ve mimari beklentilere uyum sağlayan bir dönüşüm aracı. İşte bu yaklaşımla, ileri teknolojileri üretimden yönetime tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. 2024 yılında SAP sistemine geçerek dijital altyapımızı güçlendirdik. Aynı şekilde CRM projelerimizle müşteri deneyimini geliştiriyoruz. Kısacası, biz değişimi yalnızca takip etmekle kalmıyor, ona yön vermeyi hedefliyoruz.

İçinde bulunduğumuz dönemde sürdürülebilirlik, enerji verimliliği önemli. Sizin bu konuda önemli ürünleriniz olduğunu biliyoruz. Bu konuda neler yapıyorsunuz? ‘Building sustainable home’ sloganı ne ifade ediyor?
Bugünün iş dünyasında sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, temel bir sorumluluk. Biz de Ege Profil olarak yalnızca çevreye değil, topluma ve geleceğe karşı da sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bu anlayışla, Winsa markamızla Türkiye’nin ilk pasif ev pencere profillerinden biri olan Revotech serimizi, Egepen Deceuninck markamızda Legend serimizi ve Pimapen markamızda ise Nirvana serimizi geliştirdik. Ciddi ısı yalıtımı sağlayan bu sistem, yapıların enerji performansını artırıyor, enerji tüketimini azaltıyor ve kullanıcı maliyetlerini düşürerek karbon emisyonlarını en aza indiriyor. Sürdürülebilirlik anlayışımızı sadece ürün bazlı değil üretim süreçlerimizin tamamına taşıyoruz. Enerji yatırımlarımız da bu vizyonun somut bir yansıması. 2017 yılında Kartepe fabrikamızda, 2019’da ise İzmir fabrikamızda iki trijenerasyon tesisi kurduk. Bu yatırımlar hem enerji verimliliğimizi artırdı hem de karbon ayak izimizi önemli ölçüde azalttı. Yenilenebilir enerji alanında da erken adım atan firmalardan biriyiz. Fabrikalarımızda devreye aldığımız güneş enerji santralleri, yılda yaklaşık 750 bin kWh elektrik üretebiliyor. Bugün itibarıyla güneş panellerinden elde ettiğimiz elektriğin toplam enerji tüketimimiz içindeki payı yüzde 10 ila 15 bandına ulaşmış durumda. Doğal kaynak tüketimini azaltmaya yönelik bir diğer önemli adımımız ise geri dönüşüm tesisimiz. Burada, kendi üretici bayilerimizden toplanan proses atıkları özel yöntemlerle ayrıştırılarak yeniden üretime kazandırılıyor. Tüm bu çalışmalarımızı, bağlı bulunduğumuz global çatı markamız Deceuninck’in sürdürülebilirlik stratejisiyle uyumlu şekilde yürütüyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı’na imza atarak karbon ayak izimizi azaltma hedefimizi resmileştirdik. 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonlarımızı yüzde 60, Kapsam 3 emisyonlarımızı ise yüzde 48 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Nihai hedefimiz, 2050 yılında net sıfır emisyon seviyesine ulaşmak. Makro bir veri paylaşmam gerekirse geri dönüşüm odaklı üretim yaklaşımımızla bugüne kadar 19 bin 800 ton PVC profili geri dönüştürdük; bu sayede 37 bin ton karbondioksit salımını engelleyerek çevreye ve ekonomiye katkı sunduk. Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, bu yaklaşımımız Deceuninck Grubu’nun global vizyonunun da bir parçası. Grubumuzun dünyada benimsediği ‘Building Sustainable Home’ yani ‘Sürdürülebilir Evler Üretiyoruz’ sloganı, çevreye duyarlı, enerji verimli ve uzun ömürlü yaşam alanları inşa etme vizyonumuzu yansıtıyor.

AR-GE ÜSSÜMÜZ

  • Ar-Ge ve inovasyona yaptığımız yatırımlar, yalnızca ürün geliştirmeyle sınırlı değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirme hedefi taşıyor. Türkiye’de Ege Profil çatısı altında faaliyet gösteren Ar-Ge ve İnovasyon laboratuvarlarımızda, enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve estetik çözümler üretmek üzere sürekli çalışıyoruz. Aynı zamanda, grubumuzun global Ar-Ge süreçleri de Türkiye’den yönetiliyor; bu da ülkemizi sadece üretim değil, aynı zamanda yenilik ve teknoloji geliştirme üssü konumuna taşıyor. Geliştirdiğimiz yüksek performanslı profiller, ses ve ısı yalıtım değerlerinde sektördeki standartların üzerine çıkmamızı sağlıyor. Ege Profil olarak vizyonumuz, yalnızca pencere ve kapı sistemleri üretmekten ibaret değil; sektör paydaşlarımızla birlikte düşünmek, projeye özel çözümler üretmek ve sistemi bir bütün olarak ele almak üzerine kurulu. İnovasyon odaklı yaklaşımımızla sadece bugünün değil, geleceğin yapılarını da birlikte inşa etmeyi hedefliyoruz.

BİZİ FARKLI YAPAN FAKTÖRLER

  • 4 FAKTÖR Piyasada bizi farklı kılan en önemli unsurlar; güçlü marka portföyümüz, yüksek ürün kalitemiz, alanında uzman çalışanlarımız ve Türkiye’nin dört bir yanına yayılan yaygın bayi ağımız.
  • ÜRETİM Egepen, Winsa, Pimapen gibi sektör lideri markalarımızla her segmente hitap ediyor; İzmir ve Kartepe’deki modern tesislerimizde, Avrupa’nın en büyük üretim kapasitelerinden biriyle üretim yapıyoruz.
  • GÜÇLÜ OYUNCU Türkiye’nin dört bir yanındaki 800’e yakın üretici bayimiz ve 2.000’i aşkın satış noktamızla geniş bir coğrafyaya ulaşıyoruz. Bu güçlü yapı, bizi sadece üretici değil, sektöre yön veren bir oyuncu haline getiriyor.

ADVERTORIAL

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sunar Mısır’dan Stratejik Atılım

Akçansa’dan-Kapsayıcı-Sürdürülebilirlik-Adımı

Akçansa’dan kapsayıcı sürdürülebilirlik adımı