in , , ,

E-posta geri döndü!

Elli yıl içinde e-posta her zamankinden daha elzem oldu ve kişiselleştirilmiş yapay zekanın kilidini açan anahtar haline geldi.

eposta-geri-döndü

YAZI: MARK WILSON

SLACK’İN KURUCUSU BİR KERESİNDE E-POSTADAN “internetin hamamböceği” olarak bahsetmişti. O, gelen kutumuzun varlığını bu kadar uzun sürdürebilmesinden yakınan ilk kişi değildi. Metin mesajlarından sosyal medyaya ve ofis mesajlaşma platformlarına kadar her tür iletişim teknolojisi, bizi başkalarına daha hızlı ve daha çeşitli şekillerde bağlayarak e-postaları ortadan kaldırma vaadinde bulunmaktaydı.

Ancak bugün, bulunuşundan beri 50 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, eski dost e-posta her zamankinden daha popüler. 1 milyarı aşkın kişi, günde üç saatini e-posta yazarak geçiriyor. Bu süre e-posta uygulaması Superhuman’a göre toplama vurduğumuzda yılda kitlesel olarak üç trilyon saatten fazlası ediyor. Bunda bir yavaşlama emaresi de görülmüyor. Dünyanın en popüler e-posta platformundaki 2,5 milyarı aşkın kullanıcının deneyimini denetleyen Gmail Ürün Müdürü Blake Barnes, “Daha çok kişi Gmail’i her ay bir öncekinden de fazla kullanıyor” diyor.

Bazılarına göre, e-posta ucu bucağı olmayan bir suç makinesi: Yahoo’ya göre, ortalama bir kişi, her gün düzinelerce mesaj alıyor ama beşten azıyla ilgili herhangi bir eylemde bulunuyor. Aldığımız e-postaların aralığını ise aklımız hayalimiz almaz: Kişisel notlar. Bültenler. Amazon paket güncellemeleri. Akşam yemeği rezervasyonları. Jira biletleri. LinkedIn davetleri. Kendimize gönderdiğimiz parolalar. Bir zamanlar silinmiş olan ikinci bir kuzenden çıkarak yayılan tuhaf komple teori zinciri mektupları.

E-posta dijital hayatlarımız için bir çerçöp çekmecesi olmuş durumda. Samimi ve otomatikleştirilmiş mesajlar sepeti olan gelen kutularımız çoğu insanın işleyemeyeceği kadar çok bilgi içeriyor. Şifreli e-posta platformu Proton Mail’in Ürün Şefi Anant Vijay, “Son 100 e-postanız parmak izinizden daha benzersizdir” diyor ve ekliyor: “Bir şey yapmak için başka bir uygulama kullanıyor olsanız bile, e-postanızda bir iz kalır.”

İşte burada da bir fırsat yatıyor. E-posta hayatımızdan gitmeyi reddetmek bir yana yeni ve veriye aç dünyamızda giderek çok daha önemli hale geliyor. Ayrıca yeni kurulan şirketler ve hâlihazırda faaliyette olan teknoloji şirketleri benzer şekilde bunu denetlemek için yarış halinde.

Son yıllarda, aralarında yükselen üretkenlik devi Notion’a ait Notion Mail ve organizasyon odaklı Shortwave’in de bulunduğu ve her biri gelen kutunuzu düzenlemeye yönelik farklı, kullanışlı kullanıcı deneyimleri seti sunan birçok e-posta uygulaması kullanıma sunuldu. Aynı zamanda, Yahoo ve Google gibi devler de hakimiyetlerini sürdürmek için yarış halinde. Ancak e-postanın değerinin yazım yardımcısı devi Grammarly’nin geçen yaz açıklanmayan bir meblağ ile yeni e-posta girişimi Superhuman’ı satın alması kadar belirgin olduğu başka bir yer yok. (Superhuman’ın en son değeri Pitchbook’a göre 2021 yılında 825 milyon dolardı.) Grammarly, geçtiğimiz ekim ayında, markasını Superhuman olarak yeniledi.

En nihayetinde, bu şirketler e-postanın iletişimin geleceği olacağına o kadar inanmıyorlar ama onun veri hazinesinin yarının kişiselleştirilmiş yapay zeka sistemlerini oluşturmak için gereken tüm bilgileri içerdiğini düşünüyorlar. E-postaya sahip olmakla, tüm hayatınızı ele geçirmeyi planlıyorlar.

ÇOĞU E-POSTA PLATFORMUNUN ARKASINDAKİ VAAT mantıklı olmadır. Ortalama biri belli herhangi bir anda 400 okunmamış e-postayla karşı karşıya kalır. Herhangi bir e-postanın konusu ve ilk birkaç satırının genel olduğu düşünüldüğünde de insanların bir bakışta içeriği anlaması zor olabilir. Yüz milyonlarca kullanıcısıyla dünyanın en büyük üçüncü e-posta platformu olan Yahoo Mail Genel Müdürü Kyle Miller, “Bu çok büyük baskı kaynağı” diyor ve ekliyor: “Bazı kullanıcılar [gelen kutusunun sıfır olmasını] bir hedef olarak görmüyor ve bunda bir sorun yok. Bizim yapmaya çalıştığımız ise onlara bu yığından kurtulmaları ve böylece önemli olan postaları gözden kaçırmamalarına yardımcı olmak.”

Yahoo, gereksiz postalarla başa çıkma konusunda yardımcı olmak için yakın zaman önce kullanıcılara mesajlarını derecelendirmeleri için zafer kupaları veren günlük bir ‘Gelen Kutusu Görevi’yle (Inbox Challenge) bu işi oyunlaştırmaya başladı. Diğer e-posta platformları, otomatik derecelendirme işlevine hız veriyor. Bu yılın başlarında güvenlik odaklı e-posta uygulamasını yeniden piyasaya sunan on bir yıllık Proton, sadece bültenlerinizi tek bir yığın halinde derlemekle kalmıyor, aynı zamanda her biri için ortalama açma oranınızı göstererek abonelikten çıkma zamanınızın gelip gelmediğine karar vermenizi sağlıyor.

Nisan ayında kullanıma giren Notion Mail, e-postanızı aklınıza gelebilecek her içerik kriterine göre sınıflandırmanıza olanak vererek kendini diğerlerinden ayırıyor. Örneğin, Notion’dan, gelen iş başvurularını “İş Adayları” olarak işaretlemesini veya ev tadilatı e-postalarını “Evde Geliştirmeler” olarak sınıflandırmasını isteyebilirsiniz. Superhuman, alıcılara göre uyarlanmış ve sizin kendi sesiniz ve tonunuzda yanıt taslakları hazırlayan bir otomatik-yanıt hizmetinin yanı sıra benzer özellikler sunuyor. Tek yapmanız gereken Gönder’e basmak.

Modern yapay zeka bu gelişmiş özellikleri mümkün kılıyor. Superhuman kurucusu Rahul Vohra, 11 yıl önce fon toplarken, bir yatırımcı ona yatırım sunumunda dile getirdiği sihirli etkileşimleri nasıl gerçekleştirmeyi planladığını sormuştu. O zaman Vohra, “Açık söylemek gerekirse, bilmiyorum,” demişti. Gerçi o da pek çokları gibi teknolojilerin eninde sonunda bulunacağına güvenmekteydi. Bugün Superhuman, büyük ölçüde otomatik sınıflandırma ve otomatik yazma araçlarının birleşimi sayesinde, kullanıcılarının kaydolduktan sonra saatte yüzde 72 daha fazla e-postaya yanıt verdiğini söylüyor.

Google’ın mesajları kategorilere ayırıp ertelemenize olanak sağlayan kısa ömürlü Gelen Kutusu uygulamasını kapattığı yerden devam ettirmek için 2022’de e-posta istemcisi Shortwave’i piyasaya süren Andrew Lee, “[E-posta] her zaman tüm bu verilere sahipti, ancak geniş dil modellerine kadar, bilgisayarın o bilgilere erişmesinin imkânı yoktu” diyor ve ekliyor: “[e-postalarınız arasında] gezinebilir ve bunları okuyabilirsiniz, ama bu devasa bir miktar. Sistemimizde 10 milyon e-postası olan kişiler var. Şimdiyse bilgisayar gidip 10 milyon e-postayı okuyabiliyor!” E-posta uygulamaları, kullanıcılara daha hızlı kararlar verme imkânı veren veri ve yüzey içgörüleri çıkarmak için LLM’leri kullanacak şekilde sadece sınıflandırmanın ötesine geçiyor. Yahoo Mail örneğinde ise e-postalarda artık konu satırının hemen altında eylem düğmelerinin olması anlamına geliyor. Bu eylemler, bir güvenlik kodunu kopyalamak veya bir doğum günü partisine yanıt vermek ya da bir faturayı ödemek olabilir, “yani e-postayı açmak zorunda bile değilsiniz” diyor Miller.

Superhuman ve Shortwave, bu sırada, postanızı doğrudan sorgulayarak posta yağmurunu yönetmenize olanak veriyor. Yapay zekaya doğrudan sorular sorabilirsiniz (“Q1 faaliyet dışı bölgesi nerede?” veya “Denver uçuşum kaçta?”) ve bu servisler, tıpkı Perplexity’nin internet çapında bilgi kovalaması gibi yanıtlar için e-postanızı analiz edecek. Daha yüksek bir güvenlik seviyesi sunmak üzere e-postayı şifreleyen Proton Mail nadir bir istisna: Şirket bulut tabanlı LLM’leri doğal bir güvenlik riski olarak görüyor. Ancak ürün ekip lideri Anant Vijay, birkaç yıl içinde yüksek kaliteli yapay zeka modellerinin telefonunuzda veya bilgisayarınızda çalışabileceğini ve bunlara e-postalarınızı güvenle analiz etme imkanı vereceğini inanıyor.

Bununla birlikte, giderek daha fazla sayıda e-posta kullanıcısı yeni etkinliklerin kilidinin açılması adına en kıymetli verilerini teslim etmeye istekli görünüyor. Örneğin, yeni bir Shortwave hesabı kurmak için, öncelikle gelen kutunuzu şirketin sunucularında analiz edilmek üzere kopyalamanız gerekir. 50 veya daha fazla kişilik ekipler için girişim planları olan Shortwave, müstakbel müşterilerine güvenlik riskini açıklıyor.

Lee, “Yatırım firmalarındaki ve Fortune 500 şirketlerindeki insanlardan telefonlar alıyorum. Yüzlerindeki kaygıyı görüyorum. Sonra bana “Boşver, ama bunu istiyorum!” falan diyorlar” diyor ve ekliyor: “Bu şirketlerde güvenlik konusunda büyük bir baskı var, ama bir [kurumsal] yapay zeka stratejisi bulma baskısı çok daha fazla.”

BU E-POSTA HİZMETLERİNDEN BAZILARI ücretsiz kullanılabilirken, hepsi en iyi özelliklerini bir abonelik ücreti (bir Superhuman iş hesabı için ayda 40 dolara kadar) ödemeye istekli insanlara ayırıyor. Ama o başlangıç paraları oyunun sonu değil. Modern e-posta uygulamaları sizi içine çekmek için kendilerini huninin tepesinde konumlandırıyor ve yazışmalarınızı yönetmenin ötesine geçen aracılı hizmetler sunuyor.

Yahoo’nun ilk salvosu, gelen kutunuzu takviminize daha doğrudan bağlamak olacak. Şirket e-postanızdan bilgileri alabilecek ve size bir liste halinde geri sunabilecek (ve konuları takviminizde önerilen tarihlere iğneleyebilecek) bir ürün üzerinde çalışıyor. Yahoo bunu yapay zeka ajanının en sonunda bu ‘yapılacaklar listesi’nin büyük kısmını sizin adınıza halledeceği şekilde daha da geliştirmeyi planlıyor.

Google da benzer düşünceler içinde. Google Başkan Yardımcısı Barnes, “Gelecekte, takviminizin sizi derinden anladığı bir dünya hayal edebilirsiniz” diyor ve ekliyor: Ailenizle akşam yemeğini ne zaman yediğinizi biliyor. Yeni bir müstakbel müşteriyle görüşmek için en iyi zamanı, en dinç olduğunuz anı biliyor.”

Superhuman’dan Vohra, bir yapay zeka ajanının e-postalarda cc’ye eklendiği ve onun bir toplantı planlamak gibi işleri devralmasına olanak sağlanan bir gelecek hayal ediyor. “İki yapay zeka temsilcimiz, hiçbirimizin gerçekte birbirimizin takvimine erişimi olmasa bile, bizim adımıza zaman bulup toplantı ayarlayabilir” diye konuşuyor.

Esasen, yapay zeka e-postayı hızla gelen kutusundan dışarı çıkartıyor. Shortwave yakın zaman önce kullanıcılara e-postalarını ve takvimlerini API’ler aracılığıyla 3000’i aşkın servise bağlayan arka plan ajanları programlama imkânı veren Tasklet adlı bir yan platformu kullanıma soktu. Ağır e-posta kullanıcıları için, bu ajanlar çok fazla şey vaat ediyor. Emlak acenteleri müstakbel bir müşteri için günlük yeni ev arayışını programlamak için sade bir kullanabilir. Bu sırada, ürün geliştiriciler, yapay zeka ajanlarını, farklı uygulamalardan güncellemeleri izlemek ve bunları hata raporları ve yamaları izleyen bir panele bağlamak için kullanabilir.

Gmail tarafındaysa Barnes, Google Arama’da gördüğümüz AI Overviews’un gücünden yararlanmanın yanı sıra, Google Arama’nın sonuçları kişiselleştirmek için e-postanızın bilgilerini elde edeceğini söylüyor: “Peki ya Gemini, Gmail’in sahip olduğu tüm bağlamla bir tatil planlamanıza yardımcı olsa? O deneyimi bir hayal edin. Ne tür yerlere gitmek istediğinizi biliyoruz. Genellikle harcadığınız bütçeyi biliyoruz. Kaç kişiyle birlikte seyahat ettiğinizi biliyoruz.” En nihayetinde, bu durum bir alışveriş asistanından daha fazlasına evrilebilir. Barnes, “Bu sizin kendi personel müdürünüze sahip olmanız gibi bir şey” diye konuşuyor.

Yapay zekanın yönettiği bir dünyada, çoğu teknoloji stratejisi uzmanı artık ayrı ayrı uygulamalar, hatta Slack veya Teams gibi platformlar arasında mekik dokuyarak kendi hayatlarımızı yönetemeyeceğimize inanıyor. Çoğu zaman hayatınızın en yakın ve eksiksiz bir portresine sahip bir yapay zeka sizin adınıza kararlar almaya yardımcı olurken, tüm bu bilgiler ve iletişim, büyük ölçüde gözden uzak gerçekleşecek.

Bu durum Superhuman gibi yepyeni bir girişim için olduğu kadar Google gibi bir büyük veri oyuncusu için de heyecan verici. Zira ilk meydan okuma, e-posta çöplüğü çekmecesini toparlayabilecek yetkinliğe sahip olmakta yatıyor. Vohra, “Biz esasen bu konuda gerçekten harika hissediyoruz” diyor ve ekliyor: “Öncelikle, bizim çok büyük bir avantajımız var.”

İLLÜSTRASYON LINN FRITZ

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Halüsinasyon-avcısı

Bir halüsinasyon avcısı