in , ,

“Liderliğimizi pekiştirip, globale açılacağız”

Wefood, 10 yıl önce Onur Kuş tarafından kuruldu. Sektördeki potansiyeli görüp tek kişi olarak yola çıkmıştı. Aradan geçen zamanda hızla büyüdü, sağlıklı gıda alanının önde gelen oyuncuları arasına girdi. Şimdi hedefinde bu yapıyı doğru zaman ve yapıyla dünyaya taşımak var.

ONUR KUŞ
Wefood Kurucu

PAZARDA YARATTIĞIMIZ 3 FARK

Öncelikle sağlıklı beslenme bilgisini, ürünle birlikte sunmayı markamızın ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana sağlıklı tarifler üreten influencer’larla yakın iş birlikleri kurarak tüketicinin bilinçlenmesine katkı sağlıyoruz. Bu iş birliklerinden gelen geri bildirimler ürün geliştirme süreçlerimizi de doğrudan besliyor.

İkinci olarak, e-ticarete 10 yıl önce başladığımız yatırımlar sayesinde, son yıllarda hızlanan online alışveriş trendine hazır girdik. Kendi web sitemizi ve pazaryeri iş birliklerimizi pandemiden çok daha önce yapılandırmamız, büyümemize önemli bir ivme kazandırdı.

Üçüncü farkımız ise markayı yalnızca ürünle değil, güçlü bir kültürle büyütmemiz. Wefood’u başından itibaren raflarda yer alan bir ürün markasından öte, bir yaşam tarzı ve bakış açısı olarak konumlandırdık. Tüketiciyle tek yönlü bir satış ilişkisi yerine, bilinçlendiren ve güvene dayalı uzun vadeli bir bağ kurmayı hedefledik. Aynı yaklaşımı şirket kültürümüze de taşıyarak ortak değerler etrafında büyüyen bir organizasyon yapısı inşa ettik.

Bugün mutfak, kahvaltılık ve atıştırmalık olmak üzere üç ana kategoride 80’i aşkın temiz içerikli ürün sunan sağlıklı gıda markası olarak konumlanıyoruz.

FİKRİN DOĞUŞU VE EVREKA ANI

Aslında Wefood, tek bir “evreka” anının değil, zaman içinde biriken güçlü bir farkındalığın sonucu olarak doğdu. Yüksek lisans ve çalışma hayatım nedeniyle yaklaşık 4 yıl boyunca New York’ta yaşadım. Bu süreçte sağlıklı gıdanın bir trend ya da ayrıcalık değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olduğunu deneyimledim. Market raflarında sağlıklı ürünler kolayca erişilebilir durumdaydı ve seçenekler boldu.

Türkiye’ye döndüğümde ise bunun tam tersi bir tabloyla karşılaştım. Sağlıklı gıdaya erişim sınırlıydı ve zor bir kategori olarak görülüyordu. Ancak, ilgi düşük olsa da bu alanın büyük bir potansiyele sahip olduğunu net şekilde gördüm.

Wefood, bu boşluğu ve geleceği görmemin bir sonucu olarak doğdu. Amacım, sağlıklı gıdayı bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp. günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmekti.

Bugün geriye dönüp baktığımda, Wefood’un bir iş fikrinden çok yaşadığım kişisel deneyimlerin ve erken dönemde fark ettiğim bir ihtiyacın doğal bir yansıması olduğunu söyleyebiliyorum.

NEREDEN NEREYE GELDİK?

Wefood’un hikâyesi son derece mütevazı başladı. Şirketi kurduğumda tek başımaydım ve ofisim de yoktu. İlk zamanlarda işi evimden yürüttüm. Ürünleri kendim tedarik ediyor, sürecin her adımını birebir ben yapıyordum. O dönemde kaynağım yoktu ama güçlü bir inanç ve net bir vizyonum vardı.

İşler büyüdükçe önce küçük bir depo ve ofis tuttum, ardından adım adım ekip kurdum ve genişlettim. Artan hacimle birlikte tedarikte yaşadığımız zorluklar bize kritik bir gerçeği gösterdi: Bu işi sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şekilde yapabilmek için üretimi kontrolümüz altına almamız gerekiyordu. Bugün ürün gamımızın tamamını kendi tesislerimizde üretiyoruz.

Şu anda 80’i aşkın ürün çeşidi, 250’den fazla çalışan ve güçlü e-ticaret performansıyla yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’nin tüm büyük modern perakende kanallarında yer alıyoruz.

Türkiye’de sağlıklı gıda pazarı henüz yolun başında… Bizim hikayemizin de henüz yeni başladığını söyleyebilirim.

Hedefimizi yalnızca “büyümek” olarak değil, doğru olanı kalıcı hale getirmek olarak tanımlıyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız, Wefood’un bu liderlik rolünü daha da derinleştirmek. Türkiye’de inşa ettiğimiz bu modeli, doğru zamanlama ve yapıyla global pazarlara taşımayı istiyoruz.

YOLCULUĞUN 3 CİDDİ ZORLUĞU

  1. İlk büyük zorluk, pazarın henüz hazır olmamasıydı. Talep son derece sınırlıydı ve bu alan çoğunlukla “çok niş ve hatta gereksiz” olarak görülüyordu.
  2. Tedarik ve kaliteyi aynı anda yönetmek önemli bir zorluktu. Talep arttıkça dış tedarik zincirlerinin yetersiz kaldığını net bir şekilde gördük ve üretim kararı aldık.
  3. Bir diğer kritik konu ise organizasyonu, ekibi ve kültürü doğru şekilde inşa etmekti.

HEP AKLIMDAKİ SÖZ

  • Mevlana’nın çok sevdiğim bir sözü vardır “Sen yola çık, yol sana görünür.” Bu cümleyi bir motivasyon sözü olarak değil, hayatım boyunca uyguladığım bir felsefe olarak benimsedim ve içselleştirdim. Wefood’u kurarken elimde güçlü bir iş planı ya da bir sermaye yoktu. Sadece fark ettiğim bir ihtiyaç, inandığım bir vizyon ve harekete geçme cesaretim vardı.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Farklı-YZ-ajanlarını-konuşturan-girişim

Farklı YZ ajanlarını konuşturan girişim