Fotoğraf: Pixabay

SİLİKON VADİSİ’NDE NELER OLUYOR?
Silikon Vadisi’ndeki yatırım miktarı 2025’in ilk 9 ayında 110 milyar doları aştı ve bunun yüzde 90’ı yapay zeka üzerineydi. Yani AI ve Generative AI, yatırımcıların odak noktası olmaya devam etti. Ana değişiklik ise; 2024 yılında ağırlık AI modelleri ve altyapısına verilirken, 2025 yılında yavaş yavaş kurumsal çözümler, otomasyon, sağlık gibi dikey AI girişimlerinin öne çıkmaya başlaması.
Diğer bir trend ‘vibe coding’, yani büyük dil modellerinn (LLM) kod üretmesini sağlamak. Bu, yazılımcı kavramını da değiştiriyor. Yazılımcı kod yazan değil fikir veren, yönlendiren haline geliyor. Haliyle bu, verimi de artıran bir unsur.
Silikon Vadisi’nde diğer bir trend ise çok iddalı hedefi olan ve paradigma değişikliği yaratacak teknolojilerin tekrar yatırımcı gündemine girmesi. Bunlardan biri kuantum bilişim. Son dönemde halka açık kuantum firmalarının astronomik değer artışı da bunu destekliyor. Diğer örnekler arasında Robotik ve Genel Yapay Zeka (AGI) sayılabilir.
STARTUP’LARI NE BEKLİYOR?
Yapay zeka, yatırımlar içindeki liderliğini korumaya devam edecek ama AI yatırımlarındaki ağırlık kendi içinde altyapı girişimlerinden daha üstyapıya kayacak. Altyapı derken Nvidia gibi cihaz, çip üreticilerinden OpenAI, Anthropic gibi ‘Foundation Model’ sağlayıcılarını kastediyorum.
Buradaki büyük oyuncular belli oldu, bunlara rakip çıkması bir hayli zor. Bu alan bırakın şirketleri, ülkeler arası rekabete dönüşmüş durumda. Burada beklentim ise konsolidasyon. Bunun üzerine oturan üstyapı, yani son kullanıcıya sunulan çözüm ve aplikasyonlar henüz başlangıç aşamasında. Burada birçok alan olduğu gibi her alanda birden fazla oyuncunun var olabilmesi mümkün. İnternet teknolojilerinin evrimi de bu şekilde gerçekleşmişti. Uzun dönemi hedefleyen Derin Teknoloji (Deeptech) yatırımları kuvvetini koruyacak. İklim ve enerji gibi daha uzun dönemli girişimler de yatırımcıların radarına girmeye devam edecek. Dünya nüfüsunun ortalama yaşının her yıl arttığını düşününce, Sağlık/Biotech/HealthTech alanlarında büyük bir potansiyel olduğuna inanıyorum.
2026 yılında ürünleşmeyi becerebilmiş otonom yapay zeka ajanları (agentic) yatırım almayı sürdürecek. Bu yapay zeka ajanları tarayıcı (browser) kullanıyor, kod yazabiliyor, data topluyor. Aslında birçok değişik işlemi paralel yürütüp sonuca varıyor. Kullanıcı arayüzü ve işlevi olarak birçok fayda ve verimliliği anında sağlıyabiliyorlar.
Diğer bir alan da yapay zeka güvenliği. Kontrol edilebilir AGI artık birçok alanda zorunluluk haline geldi. 2026 bunu sağlayabilen girişimlerin parladığı bir yıl olacak.
YAPAY ZEKA BALON MU?
Yapay zeka devamlı gündemi meşgul ediyor. Birçok girişimci yeni yapay zeka girişimi kurmak hayalinde, yatırımcılar ise bu girişimleri kaçırmamak derdinde. Durum böyle olunca bazı yapay zeka girişimleri gelir üretmeden astronomik değerlemelere ulaştılar. Bu dengesiz yapıda kesinlikle bir balon riski var. Bir şekilde bu dengenin düzelmesi ve daha gerçekçi bir yapıya dönüşmesi gerekiyor.
Fakat bu balonun tüm girişimleri eşit derecede etkileyeceğini düşünmüyorum. Geliri ve doğru problem çözümü olmayan yapay zeka girişimleri böyle bir balon riski taşıyor ve olası ayarlamada en çok etkilenecek hatta batabilecek girişimler bunlar.
Öte yandan gerçek bir probleme çözüm sunan ve gelir üreten girişimlerin değer ayarlaması olsa da orta vadede korunaklı olduğuna inanıyorum. Korkunç bir rekabetin olduğu altyapı ve büyük fonlamanın gerektiği son kullanıcı (consumer) AI tarafında, halihazırda yeni kurulan girişimler büyük riskler taşıyor.
Yapay zekanın bir modadan çok gereklilik olduğu artık netleşti, Bu yüzden Web3 teknolojileri ve Metaverse kavramlarının başına gelenlerin benzerinin olmasına ya da yapay zekada sektörel çöküşe imkan yok ama yakın gelecekte iyi ve kötünün ayrılacağı bir ayarlama olması kaçınılmaz. Bunun da sağlıklı olduğuna, uzun vadeli değerin oluşabilmesi, ayakta kalanların sağlamlaşması için gerekli olduğuna inanıyorum. Yatırımcı olarak trendlerden çok, girişimin ürünü ve yaratılan değerin finansal kazanç için yeterli olup olmadığına bakılmalı.
TÜRKİYE’DE ŞANSI OLAN SEKTÖRLER
- ALTYAPININ ŞANSI YOK Türkiye’deki startup’ların altyapı tarafında pek bir şansı yok. Ama üstyapı alanında Yapay Zeka Sektörel/Dikey uygulamalar alanında birçok fırsat var. Çünkü, Türkiye’de birçok sektörde süreçler verimsiz ve hâlâ otomasyonsuz yürüyor.
- GÖZDE ALANLAR Türkiye’nin nüfusu ve ekonomisinin büyüklüğünden dolayı, yapay zekanın değer katacağı çok büyük sektörler var. Sağlık (HealthTech), Eğitim (Edtech), İnşaat ve Emlak (Proptech), Finansal Hizmetler (Fintech), Lojistik bunların başında geliyor. Ayrıca Call Center hizmetleri ve bunun AI otomasyonu için de Türkiye büyük bir pazar. Son dönemde Türkiye savunma sanayi de büyük ilerlemeler kaydetti. Teknoloji ihraç eden nadir ülkelerden biri haline geldi. Bu alan da Türk yapay zeka startup’ları için fırsat barındırıyor.
- PROBLEMİ ÇÖZEN KAZANIR Bu anlamda belirli bir sektöre odaklanan, gerçek bir iş problemini çözen, maliyet avantajı olan, SaaS tabanlı B2B yapay zeka startup’larının şansı olduğuna inanıyorum. Bunu yaparken hedefi doğru seçmek ve oraya odaklanmak çok önemli.
Sorularınızı iletmek için: [email protected]


