in , , , ,

Otonom yolculuğu

ABD başta olmak üzere şirketler dünyasından, yapay zeka ile özellikle ajanlar üzerinden gelen büyük bir değişim dalgası yükseliyor. Birkaç yüz kişilik işler tamamen insansız yapılabiliyor; sektörlere göre adaptasyon oranları ciddi düzeylere ulaşıyor. 2030 yılında “otonom” şirket sayısının 100 bine ulaşacağını tahmin edenler de var.

otonom-yolculuğu

YAZI: M.RAUF ATEŞ

MIT ve bir araştırma-geliştirme kurumu olan SRI, 1960’ların başında yürüttükleri bir proje için DARPA’ya başvurdular. 1964 yılındaki bu başvuruda, bir devlet kurumu olan DARPA’dan “Akıllı Otomatlar” (Intelligent Automata) konusu için fon talep edeceklerdi. Proje kapsamında, çevresini algılamak için sensörler kullanan, hareket planları oluşturabilen ve gerektiğinde bu planları düzenleyebilen “Shakey” adlı robot geliştirilecekti. Çalışmanın en yenilikçi tarafını ise bir yapay zeka planlayıcısı olan STRIPS oluşturuyordu.

Otonom çalışmalar ve yapay zeka alanındaki bir diğer kritik çalışma da aynı dönemde MIT’de Carl Hewitt tarafından başlatıldı. Hewitt’in amacı, Planner-67’ye dayanan ve “ajan temelli” (agentic) sistemler için özel olarak tasarlanmış ilk programlama dilini geliştirmekti.

Yapay zeka (YZ) ajanları ve otonom şirketlere giden yolculuğun başlangıcını bazı uzmanlar bu iki projeye dayandırıyor. Başka projelere işaret edenler de var. Ancak o dönemlerde başlayan bu çalışmalar; teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması, veri merkezleri, bulut bilişim ve yeni modellerle birlikte “Otonom işler/şirketler” yolculuğunu hızlandırdı.

Bugün şirketler dünyası, yapay zekadan kaynaklanan özellikle de YZ ajanlarıyla gelen büyük bir dönüşüme hazırlanıyor. Gartner’in tahminleri de bu dönüşümün geleceğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, 2028 yılına gelindiğinde iş kararlarının en az yüzde 15’i ajan tabanlı yapay zeka tarafından otonom şekilde alınacak. 2024 yılında bu rakamın ‘0’ (Sıfır) olduğu dikkate alındığında, yaşanan gelişme daha net anlaşılıyor.

McKinsey’in araştırması da önümüzdeki 5 yılda YZ ajanlarının yıllık yüzde 45 oranında büyüyeceğini ortaya koyuyor. 2030 için öngörülen pazar büyülüğü ise 52,6 milyar dolar düzeyinde. McKinsey, otonom ajanları da kapsayan üretken yapay zekanın 2028’e kadar küresel milli gelire yıllık 2,6 ila 4,4 trilyon dolar arasında katkı sağlayacağını tahmin ediyor. Bu gelişmeler, daha fazla işin “otonom” yapılmasını ve şirketlerin otonomi düzeyinin birkaç yıl içinde katlanarak artmasını beraberinde getirecek.

OTONOM ŞİRKET NEDİR?

Vala Afshar, otonom şirketi şöyle tanımlıyor: “Otonom bir şirket, yapay zeka odaklı stratejileri ve dijital iş gücünü operasyonlarının merkezine yerleştirir ve bu yeni yeteneklerden tam olarak yararlanmak üzere kendini yeniden tasarlar.”

Ona göre yapay zeka odaklı stratejiler, şirkette her şeyin yapılış şeklini yeniden düşünmeyi gerektirir. Bu yaklaşım, faaliyetlerin ve iş süreçlerinin yürütülmesini, müşteri deneyiminin kurgulanmasını, ürün ve hizmetlerin tasarlanmasını ve şirketin yeni organizasyon yapısını da kapsar. Vala Afshar, bu durumu bir otomobil üretim şirketi örneğiyle anlatıyor:

“Bu yaklaşımı bir otomobilin tasarımına uyguladığınızda, insanlar için yalnızca daha güvenli bir araba elde etmekten ötesini yapmak zorundasınız. Aynı zamanda zaman tasarrufu sağlayan, yer değiştirmeyi çok daha güvenli ve demokratik hale getiren, şehirleri yeniden tasarlayan bir araba elde edebilirsiniz. Dolayısıyla konu, yalnızca mevcut durumu iyileştirmek için yapay zekayı kullanmak değil; yapay zekayı merkeze alarak gelecekteki durumu tasarlamaktır.”

Vala Afshar, “Şu anda üretken ve ‘agentic’ yapay zekanın tekil görevleri veya bir dizi görevi üstlendiğini görüyoruz. Böylece insanlara sağduyu, empati veya yaratıcılık gerektiren faaliyetleri daha fazla üstlenmeleri için zaman sunuyorlar” diyor ve ekliyor:

“Bu insani özellikler, merak, hayal gücü ve bağlılıkla birlikte başarı için hayati önem taşımaya devam edecek. Ancak yapay zeka, basit görevlerden alt süreçlere, rollere ve daha ötesine doğru ilerlemeyi sürdürecek. Şirket liderlerinin geliştirmesi gereken yeni disiplinlerden biri de kaynak tahsisi ve düzenlemesi olacak. Zira ‘agentic’ yapay zeka, insanlarla birlikte kaynaklar arasına girecek. Kolektif zeka veya bizim tercih ettiğimiz ifadeyle ilişkisel zeka, bu kaynakların en iyi şekilde sinerjik kullanımından doğacak.”

ARAÇLARDAN ALINAN DERS

Henry King’e göre, otonom bir işletme olmanın hem doğrusal hem de dolaylı sonuçları olduğunu kabul etmek önemli. Doğrusal sonuçlar verimlilik artışı ve maliyet düşüşünü içerirken, israfın azaltılmasına odaklanmak daha da önemli:

“Ayrıca, israf azaltmayı yalnızca durgunluk dönemlerinde başvurulan bir taktik olarak uygulamak yerine, sürekli bir öncelik olarak görmek faydalıdır. Diğer doğrusal sonuçlar arasında müşteri duyarlılığında iyileşme, çalışanlar için daha anlamlı işler ve paydaşlarla daha iyi ilişkiler de yer almalıdır.”

King, bu noktada işletmeler için otonom araçlardan örnek veriyor. Ona göre, otonom araçlar kullanıcıları özgürleştiriyor, daha fazla zaman tanıyor, işlerine odaklanmalarını kolaylaştırıyor:

“Otonomi, hareketliliği demokratikleştiriyor. Ellerimizi direksiyondan çekmenin çok daha geniş kapsamlı etkileri ve faydalar var. Eğer bu bir otonom makine için doğruysa, şirketler de dahil olmak üzere neden her tür makine için doğru olmasın?”

Otonom hale gelmenin sağladığı dolaylı başka bir sonuç daha var: İşletmenizi maksimum performans için tasarlama yeteneği. Yönetimi kolay bir organizasyon yaratmakla uğraşmak yerine, mümkün olan en yüksek performansı sunmaya odaklanan bir yapı oluşturmak mümkün hale geliyor.

ÖNCE KOŞULLU OTONOMİ

Gartner’ın CIO’su ve Yapay Zeka Lideri Donald A. Scheibenreif, “Yaptığımız araştırmalar, tamamen otonom bir şirket vizyonu her ne kadar cazip olsa da, çoğu organizasyonun başlangıçta koşullu otonomi ile yola çıkmasının daha olası olduğunu gösteriyor” diyor. Ona göre 2027 yılına kadar yapay zeka ajanı kullanım senaryolarının büyük çoğunluğunda ‘insan’ unsuru yer alacak ve ‘gözetim mekanizması’ olarak konumlanacak:

“Bu durum, yapay zeka ajanlarının zaman içinde daha karmaşık roller üstleneceği anlamına gelse de, ajanların sürekli insan denetimi olmaksızın tamamen bağımsız çalıştığı tam otonomi seviyesinin daha uzun vadeli bir hedef olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, 2028 yılına gelindiğinde, yapay zeka uygulamalarının sadece yaklaşık yüzde 15’inin yüksek derecede otonom olacağı öngörülüyor. Bu da ‘uzman ajan’ rolünün payının 2025’teki yüzde 5 düzeyinden, 2030’a kadar yüzde 15’e yükseldiği kademeli bir geçişe işaret ediyor. Şirketlerin tam otonom haline gelmesini ise ‘düzenleyici kurumlar, risk iştahı, teknolojik olgunluk ve sektörün özelliği’ belirleyecek.”

İŞ DÜNYASINA ETKİSİ

Salesforce, iş gücünde ‘ajanların’ hikayesini ortaya çıkarmak için kendi yapay zeka ürünlerini kullanarak kullanım verilerini analiz etti. Salesforce ‘Agentic Girişim Endeksi’, son altı aydaki trendleri inceleyerek üretkenliği artırmak için yapay zeka ajanlarını kullanan işletmelerin etkinliğini ve etkileşimini analiz ediyor. Buna, Salesforce’un küresel araştırmalarından elde edilen toplam 2 binden fazla yanıt da ekleniyor.

Endeks; perakende, seyahat, konaklama ve finansal hizmetler gibi tüketiciye dönük sektörlerin yapay zeka ajanlarını en hızlı benimseyenler olduğunu gösteriyor. Seyahat ve konaklama sektörü, 2025’in ilk yarısında aylık ortalama yüzde 133 daha fazla yapay zeka kullandı. Aynı dönemde bu oran perakendede yüzde 128, finansal hizmetlerde yüzde 105 oldu.

İlk harekete geçen öncü şirketler arasında yapay zeka aracısından yararlanma oranı, Ocak-Haziran 2025 döneminde yüzde 119 arttı. Hizmet şirketleri bu alanda liderliği üstlenirken, 2025’in ilk yarısında yapay zeka ajanları tarafından yürütülen müşteri hizmetleri görüşmelerinin ortalama sayısı 22 kat arttı.

Endekse göre, daha fazla tüketicinin yapay zeka ajanlarıyla etkileşime girmesi müşteri deneyimini de iyileştirdi. Ortalama olarak tüketicilerin yüzde 94’ü ajan etkileşimlerini tercih etti. Yapay zeka ajanlarıyla gerçekleştirilen müşteri hizmetleri görüşmeleri, ortalama bir şirkette altı ayda yüzde 2 bin 199 arttı. Salesforce anketine göre, müşteri hizmetlerinde yapay zeka aracılarıyla düzenli etkileşime giren tüketicilerin yaklaşık yüzde 60’ı, bu teknolojinin son bir yılda daha faydalı hale geldiğini düşünüyor.

Salesforce’un Agentic Girişim Endeksi, yapay zeka ajanlarının işletmelerin israfı ortadan kaldırmasına yardımcı olabileceği algısını da doğruluyor. Gelir artışı ve maliyet tasarrufları sayesinde, “agentic” yapay zekanın 2028 yılına kadar 450 milyar dolarlık bir fırsat yaratması bekleniyor.

Bu nedenle, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, yapay zeka CEO’lar için en kritik önceliklerden biri. CEO’ların yüzde 79’u yapay zekanın önümüzdeki üç yıl içinde sektörlerini etkileyeceğine inanıyor. Agentic Girişim Endeksi’nde yer alan eğilimler, “agentic” yapay zekanın benimsenmesinin önemini ve önceliğini teyit ediyor.

OTONOMUN İLK YOLCULARI

Dünyada Amazon, Moderna ve McKinsey gibi yapay zekaya geçişte öncü şirketler, bu süreçte orta düzey yönetim kademesini azaltıyor, bazı bölümleri birleştiyor ve onların yerine YZ ajanlarını yerleştirip, işleri otomatize ediyor. YZ bazı işleri otomatik hale getirirken, organizasyon yapıları yenileniyor, yeni liderlik rolleri ortaya çıkıyor ve yönetim kademelerinde güç dengeleri değişiyor.

Bu kapsamda ilaç devi Moderna’da insan kaynakları ve teknoloji departmanı tek çatı altında toplandı ve “İnsan ve Dijitalden Sorumlu Başkanlık” pozisyonu oluşturuldu. Wall Street Journal’a konuşan bir yetkili, bu adımın kısmen şirketin OpenAI ile gerçekleştirdiği ilişkinin bir sonucu olduğunu belirtti.

Başka bir ilaç şirketinde ise 10 yazılım mühendisinden oluşan bir ekip, yapay zeka ajanlarını yöneten 3 kişilik bir ekip ile değiştirildi.

Amazon’da ise daha yalın ve yapay zekaya hazır bir yapı oluşturma hedefi doğrultusunda orta kademe yönetim katmanları azaltılıyor. “Büyük düzleşme” olarak nitelendirilen bu değişim süreci, giriş seviyesindeki pozisyonları ortadan kaldırmayı, yönetim katmanlarını azaltmayı ve ekiplere verilen geleneksel rolleri değiştirmeyi hedefliyor.

McKinsey’nin kıdemli ortaklarından Rob Levin, bu gelişmeyi, “Artık yapay zeka ajanlarını denetleyen insan ekiplerinden oluşan daha yatay bir ağ yapısına doğru ilerliyoruz” sözleriyle değerlendiriyor.

Örneğin, birden fazla iş akışını destekleyen bir “ajan fabrikası” kuran bir şirkette, yaklaşık 50 ila 100 yapay zeka ajanı sadece 2 ya da 3 kişi tarafından yönetilebiliyor.

Yakın zamanda Palantir CEO’su Alex Karp da 4 bin 100 kişilik kadrosunda 500 pozisyonu azaltmayı planladığını açıkladı.

FARK YARATAN ŞİRKETLER

London Business School’da ders veren Galya Molinas, “Otonom şirketleri bir anda ortaya çıkacak bir model olarak değil, kademeli bir dönüşüm olarak görüyorum” diyor. Mevcut şirketlerin önemli bir bölümünün operasyonel süreçlerinde yapay zekayı kullanmaya başladıklarını belirten Molinas, “Ancak, iş modellerinin buna göre tasarlanmasıı çok daha farklı bir konu ve daha uzun zaman alacak. Bu süreçte hibrit modelleri ve bazı sektörlerin öne çıktığını göreceğiz” diyor ve ekliyor:

“Bu dönüşümü önemli bir rekabet avantaji olarak görüyorum. Kuantum bilgisayar da burada çok önemli itici güç olacak.”

TEB Genel Müdür Yardımcısı, 2025 yılında YZ asistanı MAYA’yı devreye aldıklarını, önümüzdeki dönemde operasyonel verimliliğin artmasını destekleyecek şekilde kullanmayı amaçladıklarını söylüyor:

“Kullanmaya başladığımız YZ ajanlar, robotik süreç otomasyonları ve üretken YZ çözümleri sayesinde operasyonel verimlilikte önemli kazanımlar elde ediyor. Büyük veri kümeleri üzerinde çalışan LLM tabanlı akıllı doküman işleme IDP (Intelligent Document Processing) sistemleriyle yoğun doküman içeren süreçleri de önemli ölçüde optimize ediyoruz.

2026 yılında üretken YZ ve LLM (Büyük Dil modelleri) tabanlı dijital asistanlarımızla hem müşterilerimize hem de çalışanlarımıza hızlı, doğru ve kesintisiz hizmet sağlamayı hedefliyoruz.”

Bu vizyona sahip gruplardan biri olan Kibar Holding’in CIO’su Metin Erhan, “Hiper-otomasyon artık çok önemli bir gerçeklik, bizim gibi büyük gruplarda kullanımı önemli ölçüde artıyor ve ciddi verimlilik faydaları sağlıyor” diye konuşuyor.

Erhan, bunun ilk ve yararlı uygulamasının RPA kullanımları olduğunu, süreçlerin çok olgun düzeye ulaştığını söylüyor:

“Grubumuzda 200’ün üstünde süreç RPA’ler tarafından yürütülüyor. Artık bir sonraki aşama olan Agentic-AI aşamasına geçtik. 2026 yılı önceliğimizi ‘kısmi-otonom ajanlar’ı yaygınlaştırmak, paralelinde de ‘tam-otonom ajanlar’ın ilk uygulamalarını devreye almak oluşturuyor.”

Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan ise önümüzdeki dönemde daha fazla verimlilik, hız ve kolaylık için yapay zekayı tüm iş süreçleri ve ürünler için kullanacaklarını söylüyor. Özcan, “İş kurgularını bu doğrultuda geliştiren tüm otonom şirketler de geleceğin yüksek kurumları olacak” diyerek, şirketinin vizyonunu ortaya koyuyor.

“OTONOM ORANI 3 YIL SONRA YÜZDE 70’LERE ÇIKABİLİR”

RUHİ SARIKAYA
Amazon Alexa Yapay Zeka Lideri

  • İMALAT SANAYİ Yapay zeka ajanlarının şirketlere etkisi, şirketin faaliyet alanına ve ne yapacağına da bağlı. Örneğin, imalat yapan şirketlerdeki etkisi, işi tamamen bilgisayar başında oturan insanlarla yapan şirketlere göre daha az olacak.
  • ÖNCÜLER SAHNEDE Ancak tüm şirketlerde YZ ilk önce şu anda aktif olan iş akışlarını optimize ve otonom hale getirmek için kullanılacak. Bu yaklaşım halihazırda bazı şirketlerde organik biçimde hayata geçiriliyor. Yapay zekaya yatkın olan ve inisiyatif alan çalışanların verimliliği ve çıktısı fazla olacak. Bu yönde evrilmeyen çalışanlar ise şirketlerini yavaşlatacak.
  • %90 MÜMKÜN Teorik olarak bilgisayar ile yapılan ve dijital veriye bakılarak karar gerektiren bütün işler otomasyon kapsamında olacak. Bu işlerin tamamen ya da yüzde 90’a yakın oranda otonom hale gelmesi mümkün.
  • MÜŞTERİ HİZMETLERİ Örneğin müşteri hizmetleri işlerinin yüzde 70-80’inin otonom hale gelmesi 2026’da mümkün görünüyor. Diğer sektörlerde bu oran daha düşük olabilir, fakat gidişatın yönü açık.
  • İLERLEME DEVAM Sektörlerin genelinde otonom oranı bu sene yüzde 20 düzeyinde olsa bile 2027 yılında yüzde 30-40’a, sonraki yıl yüzde 60-70 bandına ilerleyeceği açık.

YAPAY ZEKAYLA GELEN DÖNÜŞÜM

  • %50 Salesforce Chief Digital Evangelist Vala Afshar, ABD’de işlerin %40’ının insanlar, %22’sinin makine ve algoritmalar, %30’unun ise her ikisi tarafından yürütüldüğünü belirtiyor. Afshar, 2030 yılında bu oranın %50-50 seviyesine ulaşacağını tahmin ediyor.
  • %90 Honu AI Kurucusu Dr. Imad Riachi, ilk otonom şirketlerin dünya ekonomisinin yüzde 90’ını oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmeler arasından çıkacağını tahmin ediyor.
  • %90 Gartner’a göre 2027 yılına kadar işe alım süreçlerinin %75’i otonom olarak gerçekleşecek. 2028’e kadar B2B satın almalarda bu oran %90’a ulaşacak. 2030 yılına gelindiğinde parasal işlemlerin %20’si otonom gerçekleşecek.
  • %83’E DOĞRU: McKinsey tarafından yapılan ‘Otonom potansiyeli’ araştırmasında ilk sırada yüzde 85 ile uzay, yüzde 83 ile teknoloji, yüzde 80 ile tarım sektörleri yer aldı. Ardından yüzde 78 ile sağlık ve medya/telekom, yüzde 77 ile perakende ve imalat sanayi geldi. Finans yüzde 71 ve hukuk yüzde 65 ile sonlarda yer aldı.

 

NİHAT BAYIZ

“AJANLAR FABRİKALARDA İŞ BAŞINDA”

NİHAT BAYIZ
BEKO Teknolojiden Sorumlu GMY

  1. FABRİKADA DEVREDE Beko’da ileri teknolojileri, yürüttüğümüz stratejik dönüşümün önemli bir parçası olarak ele alıyoruz. Yapay zekâ (YZ), veri analitiği ve yüksek otomasyonu bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyor, bunları verimliliğin yanında karar alma ve operasyon yönetimi süreçlerinde de kullanıyoruz. Dünyadaki 13 akıllı fabrikamızda bu yaklaşımımızı somut uygulamalarla yansıtıyoruz.
  2. AJANLARLA ÜRETİM Akıllı fabrikalarımızda üretim yönetimi, kalite kontrol, kestirimci bakım, proses optimizasyonu ve malzeme planlama gibi kritik fonksiyonlarımızın önemli bir bölümünü YZ uygulamaları ve ajan tabanlı sistemlerle destekliyoruz. Görüntü işleme ve kestirimci bakım alanlarında ölçeklenmiş çözümlerimiz yüksek geri dönüş sağlarken, LLM ve Agentic AI tabanlı Digital Control Center CoPilot ve MES CoPilot uygulamalarıyla operasyonel KPI analizlerinin büyük bölümünü otonom olarak yürütüyoruz.
  3. VERİMLİLİK 2025 yılında otomasyon ve YZ uygulamalarımız sayesinde üretimde yüzde 7 iş gücü ve verimlilik artışı sağladık, 2026’da da yıllık yüzde 7’lik ek verimlilik artışını hedefliyoruz. Ayrıca, rutin ofis ve idari süreçlerde devreye aldığımız RPA uygulamalarıyla yaklaşık yüzde 5 oranında ek operasyonel verimlilik elde ettik.

“Yapay zekaya hızlı ve yüksek oranda adaptasyonun en net görüldüğü meslek gruplarından biri doktorlar. Bu grupta günlük kullanım oranı yüzde 67’ye ulaştı. Doktorlar YZ Raporu’na göre, araştırmaya katılan doktorların yüzde 84’ü, bu teknolojinin kendilerini daha iyi doktor haline getirdiğini belirtti.”
PROF. ETHAN MOLLICK
Wharton Üniversitesi

YAVUZ ÖLKEN

“TAM OTONOM İDDİALI OLUR, VERİMLİLİKTE YÜZDE 40’I YAKALADIK”

YAVUZ ÖLKEN
Axa Sigorta CEO
Bugün geliştirdiğimiz RPA ve yapay zeka çözümleri ile tüm süreçlerimizde yüzde 20’nin üzerinde verimlilik kazandığımızı görüyoruz. Tam otomasyon, sektör için oldukça iddiali bir yorum olur, ancak bugün yakaladığımız verimliliğin yüzde 40 seviyelerine çıkabileceğini öngörüyoruz. Bunun yanında, özellikle yapay zeka ve büyük verinin satışlarda ve kârlılıkta yüzde 8-12 oranında ilave katkı sağlamasını bekliyoruz.”

 

FARKLI SEKTÖRLERDEN CEO’LAR NE DÜŞÜNÜYOR?

ENGİN AKSOY
Vodafone Türkiye CEO
Tamamen otonom şirketlerin kısa vadede hızla büyümesini zor görüyorum. Yapay zekanın iş modelllerine eklemlenmesi dahi yavaş ilerliyor. Çoğu üst düzey yöneticinin yapay zekayı kendi iş süreçlerine entegre etme konusunda hâlâ muhafazakâr kaldığını düşünüyorum.

MEHMET NANE
Pegasus YKB
Uygun işlerin otonoma geçmesi, şirketlere etkinlik ve verimlilik sağlar. Ancak işlerin bir bölümünün 5-10 yılda otonom hale gelmesi çok zor görünüyor. Havacılık sektörünün de bu kapsamda yer aldığını söylemek mümkün.

BÜLENT SABUNCU
Koton CEO
Otonom şirketler ya da işlerin önemli bölümünün otonom yapılması öngörüsünün bazı sektörlerle sınırlı olacağını düşünüyorum. Genele yayılması zaman alacaktır. İnsan faktörünün hâlâ çok önemli olduğunu ve ön planda tutulması gerektiğini düşünüyorum.

NİLHAN ONAL GÖKÇETEKİN
Hepsiburada CEO
Otonom şirketlerin yükseleceği görüşüne katılıyorum. Artık daha çok YZ odaklı düşünen, kontrolü paylaşabilen ve sistemi tasarlayan şirketler; çok daha az çalışanla ve daha yüksek EBITDA seviyeleriyle faaliyet gösterecek.

MAHMUT ÖZTÜRK
Norm Holding CEO
Yapay zeka ilerledikçe sadece işler değil, şirketler de otonomlaşıyor. Karar alan, öğrenen ve kendini optimize eden organizasyonlar, geleceğin rekabet standardını belirleyecek.

ONUR ALTÜRK
Anadolu Efes CEO
Yapay zekanın entegre edilmesiyle süreçlerin hızlanacağını ve karar almanın kolaylaşacağını düşünüyorum. Bu da beraberinde tasarruf ve ciro artışı getirecektir.

 

OTONOM YOLCULUĞU

Salesforce Chief Digital Evangelist Vala Afshar, ABD’de işlerin %40’ının insanlar, %22’sinin makine ve algoritmalar, %30’unun ise her ikisi tarafından yürütüldüğünü belirtiyor. Afshar, 2030 yılında bu oranın %50-50 seviyesine ulaşacağını tahmin ediyor. Diğer tahmin ve analizler de şöyle:

  • 10 MİLYON
    Swarms CEO’su Kye Gomez, 2030 yılında dünyadaki otonom şirket sayısının 100 bine ulaşacağını, esas patlamanın ise 2035 sonrasında yaşanacağını söylüyor. Tahminine göre ise bu sayı 10 milyona kadar çıkabilir.
  • 2030 – %40
    2035 – %75
    Tahminler, global finansal işlemlerin yüzde 40’ının 2030 yılında otonom sistemler tarafından gerçekleştirileceğini, 2035’te ise %75’e çıkacağını gösteriyor.
  • 2017 – %6
    2025 – %70
    MIT’de gerçekleştirilen bir ankete göre, büyük şirketlerde YZ adaptasyon oranı son 8 yılda % 6’dan %72’ye yükseldi. Bu oran, üretken YZ’da 3 yılda %70’e, ajanlar tarafında ise %35’e ulaştı.
  • %80
    Yapay zeka girişimi Anthropic tarafından gerçekleştirilen bir analiz, Claude’un iş zamanını %80 azalttığını, bu oranın sağlık sektöründe %90’a kadar çıktığını ortaya koydu.
  • 3 TRİLYON DOLAR
    McKinsey, YZ ajanları tarafından yönetilen perakende e-ticaret hacminin ABD’de 2030 yılında 1 trilyon dolara, global düzeyde ise 3-5 trilyon dolar aralığına ulaşacağını öngörüyor.

Yazar: Rauf Ateş

Fast Company Türkiye Kurucusu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

n-çok-yenilgilerden-öğrendim-ZeynepSonmezz

En çok yenilgilerden öğrendim