Türkiye’de üretim yatırımlarının önündeki maliyet baskıları giderek artarken, sanayiciler yatırım kararlarında fabrika maliyetinden önce arsa maliyetini hesaplamak zorunda kalıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yasin Çörekci, yakın dönemde inceledikleri yaklaşık 25 dönümlük bir sanayi arsasının maliyetinin 350 milyon TL’ye ulaştığını belirtti. “Bugün yatırımcı, daha fabrikanın temelini atmadan yüz milyonlarca lirayı araziye bağlamak zorunda kalıyor” diyen Çörekci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkeye katma değer sağlayan unsur arsa değil; üretim, ihracat ve istihdamdır. Sanayicinin sermayesini arsaya değil, makineye, teknolojiye, Ar-Ge’ye ve yeni üretim hatlarına yönlendirebilmesi gerekiyor. Ben şahsen üretici olarak tapum olsun, arsa rantından kar edeyim derdinde değilim, İçinde bulunduğumuz yüksek faiz ortamı zaten yeni yatırımları yeterince zorlaştırırken bir de dağ başındaki arsaya milyonlarca dolar ödemek durumunda kalıyoruz.”
UZUN VADELİ KULLANIM MODELİ
Sanayi yatırımlarını hızlandıracak alternatif modellerin gündeme alınabileceğini ifade eden Çörekci, kamuya ait sanayi arsalarının belirli yatırım ve istihdam taahhütleri karşılığında uzun vadeli kullanım hakkıyla üreticilere tahsis edilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kozmetik sektörünün son yıllarda ihracat ve markalaşma açısından önemli bir ivme yakaladığını da belirten Çörekci, sektörün uluslararası rekabet gücünü artıracak düzenlemelerin de gündeme alınması gerektiğini ifade etti.


