in , , , ,

“Uzayın yarınına yatırım zamanı”

Hızla büyüyen uzay endüstrisinde çığır açan teknolojileri ve yıkıcı iş modellerini destekleyerek olağanüstü getiriler sağlamayı ve uzayın geleceğini şekillendirmeyi hedefleyen Alpine Space Ventures’ın kurucusu Bülent Altan, bu alandaki gelişmeleri ve gelecek hedeflerini Fast Company için anlattı…

uazayin-yarınına-yatirim-zamani

YAZI: MEHTAP DEMİR

Uzaya olan ilgisi daha anaokulu yıllarında başlamıştı. Öyle ki İTÜ Kreş’inden mezun olduğunda diplomasında, “Uzayla ilgili konulardan daha çok hoşlanır. Noper ve Legolardan roket veya uzay gemisi şekilleri yapar” yazıyordu. Bu erken merak, zamanla mühendislik tutkusuna ve ardından dünya çapında bir kariyere dönüştü.

2004 yılında Stanford Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra kariyerine Elon Musk’ın henüz yeni hayata geçirdiği ve o dönem çok az kişinin adını duyduğu SpaceX’te başladı. Mühendis olarak girdiği şirkette kısa sürede Falcon 1, Falcon 9 ve Dragon kapsüllerinde önemli görevler üstlendi. “Kariyerim kısa sürede hızla ilerledi. Bir süre sonra teknik ekibin üçte birinin sorumluluğunu üstlenerek, ‘Vice President of Avionics’ (Aviyonik Sistemlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı) pozisyonuna geldim. Son yıllarımda Starlink projesinin başmühendisliğini yürüttüm” diye anlatıyor o dönemi. Tüm bu süreç boyunca doğrudan Elon Musk’a bağlı çalıştı ve projelerin başarıyla tamamlanmasına katkıda bulundu. 2017’nin sonunda ise SpaceX’teki görevine son verdi.

SpaceX’ten ayrıldıktan sonra, bilgi birikimini mentorluk ve yatırımla başka kuruculara aktarmaya başladı. “Melek Yatırımcı” (angel investor) olarak yola devam etme kararı aldıktan sonra, Almanya’da kurulan roket firması Isar Aerospace’e yaptığı erken yatırım, onu girişim sermayesi (VC) dünyasına taşıdı. Bu deneyimden çok keyif alınca, Almanya’daki iş partneri Joram Voelklein ile birlikte bir girişim sermayesi fonu kurmaya karar verdi…

2021’de Münih merkezli Alpine Space Ventures’ı kuran Bülent Altan’dan söz ediyoruz. Şimdi bu fon aracılığıyla uzay endüstrisindeki yenilikçi şirketlere yatırım yapan ve geleceğin uzay teknolojilerine yön veren Bülent Altan, bu alandaki gelişmeleri ve gelecek hedeflerini Fast Company için anlattı…

UZAY HIZIYLA BÜYÜME!

Uzay sektörü son derece hızlı büyüyen bir alan. Aslında 60 yıllık bir geçmişi var. Başlangıçta savunma sanayi odaklıydı, ardından telekomünikasyon endüstrisine kaydı. Bu alan 10 yıl öncesine kadar nispeten stabil seyrediyordu; küresel büyüklüğü yaklaşık 250-260 milyar dolardı.Ancak, son 10 yılda büyük bir sıçrama yaşandı. Bunun temel nedeni ise SpaceX’in sektörde devrim yaratmasıydı. Uzaya erişim ciddi anlamda ucuzladı, uydu göndermek, deneyler yapmak ve yeni teknolojiler denemek çok daha kolay hale geldi. Bu sayede pek çok yeni şirket sektöre adım attı.

2019’da 250 milyar dolar olan sektör hacmi bugün 400 milyar doları geçmiş durumda. Bank of America ve Goldman Sachs gibi kuruluşların öngörülerine göre, sektörün büyüklüğü 2030 yılında 1.2 trilyon dolara ulaşacak. Yani sadece 10 yılda yaklaşık 3 katına çıkacak bir sektörden bahsediyoruz. Bu büyümenin itici gücü ise başta telekomünikasyon ve uzaktan algılama alanları olacak.

SEKTÖRÜN BİLEŞENLERİ

Uzaya erişim roketlerle, uzaydaki çalışmalar ise uydularla yapılıyor. Ancak uyduların kullanım alanları son derece çeşitli. En büyük uygulama alanını telekomünikasyon oluşturuyor. Uzayın sağladığı en büyük avantajlardan biri, yeryüzündeki her noktayı birbirine bağlayabilmesidir. Coğrafi engelleri aşmak açısından uzay tabanlı çözümler çok etkili. Örneğin, Japonya’daki Olimpiyatları Türkiye’ye canlı yayınla getirmek gibi bir senaryoda en verimli yol yine uzay teknolojileridir.

Geçmişte uzaya çıkmak çok pahalıydı, bu nedenle sadece kaçınılmaz durumlarda başvurulurdu. Artık bu durum değişti. Örneğin, ben SpaceX’te çalışırken Starlink projesini hayata geçirmiştik. Starlink Türkiye’de henüz aktif olmasa da, şu anda dünyanın en hızlı büyüyen internet sağlayıcısı konumunda. Halihazırda yörüngede 7 binden fazla Starlink uydusu bulunuyor; bu da toplam yörünge uydularının yüzde 80’ine denk geliyor.

Dünya genelinde, coğrafyadan bağımsız olarak yüksek hızlı ve düşük gecikmeli internet sağlıyor. Küçük bir antenle dünyanın herhangi bir noktasında kablolu kalitesinde internet erişimi mümkün hale geliyor; ister dağın zirvesinde, ister okyanusun ortasında olun.

DÜNYANIN SORUNLARINI ÇÖZÜYOR

Bugün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50’si, yani 3 milyar insan, internete yeterli erişim sağlayamıyor. Bu da büyük ölçüde coğrafi zorluklardan kaynaklanıyor. Uzay teknolojileri sayesinde bu sorunları çözmek mümkün.

Bunun yanı sıra, uzay teknolojileri, orman yangınları gibi felaketlere karşı da çözümler sunuyor. Örneğin, California’da ormanlık alanlara yerleştirilen sensörler, ısı artışını tespit edip doğrudan uyduya sinyal gönderebiliyor. Böylece yangın daha başlamadan müdahale imkânı doğuyor. Bu sistemlerin etkinliği o kadar yüksek ki, California bu alana büyük yatırımlar yapıyor.

Ayrıca uzaktan algılama konusu da çok önemli. Görüntüleme teknolojileriyle (optik, kızılötesi, radar) tarım, sigorta, askeri ve ticari uygulamalarda büyük fark yaratılıyor. Örneğin sigorta şirketleri, tarım alanlarının durumunu ya da fabrika çevrelerinin yangın risklerini uzaydan izleyebiliyor.

Ticari filoların rotalarını belirlerken korsanlık risklerini de yine uydular üzerinden analiz ediyorlar. Özetle, uzay artık bağımsız bir sektör değil; internet gibi, birçok sektörün içine entegre olmuş bir altyapı hizmeti konumunda.

YATIRIM VİZYONUMUZ

Alpine Space Ventures’ı 2021 yılında Almanya merkezli olarak kurduk. Hem Avrupa’da hem de ABD’de yatırım yapıyoruz. Amacımız, uzay sektörünün altyapısını güçlendirmek. Roket tarafı şu an oldukça gelişmiş durumda; SpaceX sayesinde 2 günde 1 roket fırlatılabiliyor. Ancak, uydu ve onun yan sanayisi için aynı şeyi söyleyemeyiz. Bu nedenle yatırım odağımızı uydu üretimi, uyduya parça sağlayan firmalar ve servis sağlayıcıları üzerine kurduk.

Ekip üyelerimizin tamamı da uzay sektöründen geldiği için, teknik derinliğe sahibiz. Bu yüzden az sayıda, ancak daha büyük ve etkili yatırımlar tercih ediyoruz. Şu ana kadar 3’ü Almanya ve 3’ü ABD’de 6 yatırım gerçekleştirdik.

Portföyümüzdeki her firma heyecan verici ve büyüme potansiyeli yüksek. Özellikle uydu üretimi ve uydu parçaları üretenler çok büyük bir pazar yaratacak. Bu firmalar, 100 bin uydunun devreye girmesiyle birlikte büyüyecek.

Almanya’da, özellikle savunma sanayi ile ilgili gelişmelerle birlikte uzay sektöründe büyük bir atılım yaşanıyor. Almanya, kendi uydu kapasitesini geliştirmek için büyük bir çaba harcıyor. Reflex Aerospace, özellikle hükümetin de desteğini alması nedeniyle çok heyecan veren bir firma.

UZAY İÇİN KRİTİK TEKNOLOJİ

Üretken yapay zeka, mühendislik ağırlıklı alanları, özellikle uzay endüstrisini köklü bir şekilde değiştirecek. Uzay sektörü, yüksek sermaye gerektiren bir alan, ancak üretken yapay zeka bu konuda devrim yaratacak. Uzay şirketlerinin operasyonlarını daha verimli hale getirecek ve iş gücü maliyetlerini düşürecek. Bu, sektördeki girişimciler için büyük bir fırsat.

İnsanların verimliliğini artıran, çıktıyı yükselten ve mühendislik süreçlerinde daha hızlı ilerlemeler yapılmasını sağlayan bu teknoloji üretimi de şekillendirecek. Örneğin, gelecekte bir araba ya da motor tasarımı istediğimizde, yapay zekaya sadece bir komut vererek hızlıca çözüm alabileceğiz. Bu da üretim süreçlerini hızlandıracak ve geleneksel üretim yöntemlerinin yerine, ‘additive manufacturing’ (katmanlı üretim) gibi daha hızlı ve verimli teknolojilerin devreye girmesini sağlayacak.

‘REUSABILITY’ TEKNOLOJİLERİ

Bir diğer önemli teknoloji ise, ‘reusability’ (yeniden kullanılabilirlik) teknolojisi. SpaceX’in roketleri şu anda dünyanın en gelişmiş yeniden kullanılabilir roketleri olarak biliniyor. Ancak, henüz sadece “birinci aşama” geri dönebiliyor. İlerleyen yıllarda, roketin tüm aşamalarının yeniden kullanılabilir hale gelmesi bekleniyor. Bu, uzaya yapılan uçuşların maliyetini ciddi şekilde düşürecek. Daha fazla firma bu teknolojiyi benimsedikçe, uzay daha erişilebilir olacak.

Bunların yanı sıra, bugün dünyada pek çok ürünün üretiminde kullanılan malzemelere olan talep artacak. Birçok maden, dünya üzerinde az bulunan kaynaklardan oluşuyor. Ancak, uzayda bu mineraller bol miktarda bulunuyor ve bu yüzden madencilik sektörünün de gelecekte uzaya kayacağına inanıyorum. 30-40 yıl içinde, uzaya taşınacak madencilik faaliyetleriyle birlikte ağır sanayi ve madencilik dünya dışına taşınacak. Böylece dünyadaki ekosistemi korumak adına önemli bir adım atılmış olacak.

Ancak, uzayda karşılaşılan bazı zorluklar da var. Örneğin, uzaya çıktığınızda, dünyanın manyetik korumasının dışına çıktığınızda, uzayda çok yüksek bir radyasyon seviyesi var. Bu, yalnızca insanlar için değil, elektronik cihazlar için de zararlı. Bu problemi çözmek, uzayda veri merkezi kurmak ve teknolojik altyapıyı inşa etmek için kritik olacak.

AY’DA YAŞAM OLACAK MI?

  1. AYDA YAŞAM
    Gelecek 10 yılı düşündüğümüzde, “Ay’da yaşam veya Mars yolculuğu olacak mı” gibi konulara şu an yatırımcı olarak uzak duruyoruz.
  2. UZAYDA UYANMAK
    Ancak, kişisel olarak bakıldığında, tabii ki romantik bir şekilde uzaya çıkma, orada bir otelde konaklama, sabah uyandığınızda perdeyi açıp dünyayı görmek gibi düşünceler beni çok heyecanlandırıyor.
  3. BELKİ 30 YIL
    Ama bu tür gelişmeler, önümüzdeki 10 yıl içinde gerçekleşecek şeyler değil. Daha uzun vadeli, 20, hatta 30 yıl sonra gerçekleşebilecek hayaller…
  4. İNSANLI UÇUŞLAR
    Beni esas heyecanlandıran ise 20-25 yıl içinde uzayda görmeyi beklediğim bazı eğilimler. Özellikle insanlı uzay uçuşlarının önemli bir gelişim göstereceğini düşünüyorum.
  5. YAPAY ZEKA DEVRİMİ
    Teknoloji dünyasında yaşanan diğer devrimlerle bağlantılı çok daha büyük bir trend bulunuyor: Generative AI (Üretken Yapay Zeka). Şu anda dünya çapında en çok konuşulan konulardan biri olan bu teknoloji, mühendislik, yazılım geliştirme ve bilgisayar bilimlerinde devrim niteliğinde bir değişim yaratacak.

ALPINE SPACE VENTURES’IN GELECEĞE YATIRIM VİZYONU

  • 6 YATIRIM Şu ana kadar, 3’ü Almanya’da ve 3’ü ABD’de olmak üzere 6 şirkete yatırım yaptık.
  • Reflex Aerospace Berlin merkezli ve 100-500 kg arası uydular üretiyor.
  • Morpheus Space Dresden ve Los Angeles’ta faaliyet gösteren bu şirket, uydular için motor sistemleri geliştiriyor.
  • Blackwave Münih merkezli, uydular için karbon fiber yapılar ve tank sistemleri üretiyor.
  • K2 Space ABD’de yaptığımız yatırımlardan. SpaceX’in Starship roketine uygun, 2.5–10 ton arası büyük uydular geliştiriyor. Starship’in kapasitesini tam anlamıyla değerlendirebilecek projeler üretiyorlar.
  • Source Energy Company Denver merkezli bu firma, uydular için solar paneller üretiyor. 2 yıldır uzaya düzenli olarak ekipman gönderiyor.
  • Northwood Space Los Angeles merkezli bu firma, uydular için yer baz istasyonları geliştiriyor. Bu yatırımımızı kısa süre önce, Andreessen Horowitz ile birlikte gerçekleştirdik.

UZAY GİRİŞİMCİLER İÇİN FIRSAT

  • FIRSATLAR BÜYÜK Uzay sektörü, girişimciler ve yatırımcılar için müthiş fırsatlar sunuyor. Doğru zamanda ve doğru projelere yatırım yapıldığında, devlet destekleri ve fonları sayesinde yatırımlar hızla büyüyebilir.
  • DEVLET FONLARI Özellikle savunma sanayiyle ilişkili projeler, devletten ‘non-dilutive’ (geri ödemesiz) büyük fonlar alabiliyor. Almanya ve Amerika gibi ülkeler bu tür yatırımlara büyük kaynaklar ayırıyor.
  • TEKNOLOJİ BİLGİSİ ÖNEMLİ Avrupa’da da bu eğilim artmış durumda. Uzay sektörü, özel şirketler için büyük fırsatlar sunuyor. Ancak, teknik bilgi ve doğru stratejiye sahip olmayan yatırımcılar için bu alan biraz zorlayıcı olabilir.

TÜRKİYE’DEKİ GİRİŞİMLERE YATIRIM

“Türkiye’den yatırım aldığımız firmalarımız bulunuyor. Türkiye, savunma sanayi altyapısını geliştirdikten sonra uzay sanayisinde de büyük ilerlemeler kaydediyor. Bu durum, Türkiye’nin uzay projelerine olan ilgisini artırıyor. Örneğin, ODTÜ’nün Çin ile birlikte projeyle Ay’a yapay zeka ile uydu gönderecek olması, Türkiye’nin uzay alanında önemli adımlar attığının bir göstergesi. Biz de İstanbul’daki yatırımcıları bu alanda daha fazla teşvik etmek ve yerel firmalarımızı uluslararası projelerle eşleştirmek için Türkiye’ye yönelik çalışmalar yapıyoruz.”

Yazar: Mehtap Demir

Fast Company Türkiye Yazı İşleri Müdürü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yeni-kusagin-anayasasi

Yeni kuşağın aile anayasası!

dijital-cmo-larRauf-Ateş

Dijital CMO’ların ödül buluşması