YAZI: MARK SULLIVAN
OpenAI, geçtiğimiz haftalarda düzenlediği geliştirici etkinliğinde, kullanıcıların neye ihtiyacı olduğunu anlayabilen (bazen bunu kendiliğinden fark eden) ve o işi onun yerine yapabilen yapay zeka destekli asistanlar yani özerk ajanlar hakkında oldukça fazla şey anlattı. Hatta konuşulanlara göre şirket, ChatGPT etrafında bir “platform” inşa ediyor ve kullanıcıların, her türde internet içeriğine ulaşmak için bir ağ geçidi olarak chatbot kullanacağı bir döneme doğru gidiliyor. Günümüzün internet siteleri muhtemelen varlığını sürdürmeye devam edecek ancak geniş dil modelleri ve yapay zeka ajanlarından destek aldıklarında görünümleri ve işleyişleri çok farklı olabilir. Peki, bu dönüşüm nasıl gerçekleşecek?
YENİ BİR KULLANICI DENEYİMİ
Şu anda bir web sitesinde menüler arasında gezinmek, düğmeleri tıklamak ve kaydırmak için bir fare veya dokunmatik ekran kullanıyoruz. Bunu da ya yayıncının sunduğu içeriklere göz atmak ya da internet sitesindeki sanal bilgi katmanları içinde istediğimiz spesifik içeriği bulmak için yapıyoruz. Bu süreci yönlendiren tek zeka ise menüler ve düğmelerdeki açıklayıcı ifadeler. Yapay zeka modelleri, bu deneyime çok daha fazla zeka katabilir. Kullanıcılar, yalnızca arayüzle konuşarak web sitesinin en uygun bilgileri gerçek zamanlı olarak toplamasını sağlayabilirler. Perplexity gibi yapay zeka destekli arama motorlarının, bir sorgu girildiğinde multimedya içeriğinden oluşan kişisel bir paket hazırlaması buna bir örnek. Üstelik kullanıcı, yapay zekaya yeni talimatlar verdikçe ekrandaki bilgiler anında değişebilir.
Başka bir deyişle, web siteleri artık içeriğin nasıl ve nerede gösterileceğini belirleyen sabit bir yapıya sahip olmayabilir. Her şey tamamen kullanıcının ne aradığına ve ihtiyacını nasıl tanımladığına bağlı hale gelebilir.
BENİM SEVGİLİ AJANIM
OpenAI’ın geliştirici etkinliğinde, şirket yöneticilerinden Christina Huang, platformun yeni ‘Agent Builder’ aracını kullanarak, sahne üzerinde, canlı yayında ve sekiz dakikadan kısa sürede bir ajan oluşturdu. Bu ajan, etkinlikle ilgili standart bir web sayfasında kullanıcıya yardımcı olacak bir tür dijital konsiyerj gibi davranıyordu.
Gösterinin amacı geliştiricilere Agent Builder’ı tanıtmaktı, ancak aynı zamanda OpenAI’ın web sitelerinin geleceğine nasıl baktığına dair güçlü bir ipucu da sundu.
Web sitesine giren ziyaretçiler, konferansta ne öğrenmek istediklerini ajana söyleyebiliyor; ajan da buna uygun en iyi panellerden ve çalışma gruplarından oluşan kişisel bir program hazırlıyordu. Üstelik ajan, kendine özgü bir kişiliğe ve görsel stile sahipti. Kullanıcı etkileşimi yazı yazarak gerçekleşti, ancak aynı şey sesli bir diyalog şeklinde de yapılabiliyordu.
Zeki bir kullanıcı deneyimi ve ajanlar, geleceğin internet sitelerinde veya en azından yapay zekanın bilgiye çevrimiçi ulaşma yollarımızı etkileyen ilk safhasında kilit roller oynayabilir. Buradan, şu anda hayal etmesi zor etkileşim türlerine de evrilebilir. Ayrıca her şeyin bizimle (insanlarla) ilgili olmayabileceğini de aklımızdan çıkarmalıyız. Araştırmacılar, bir web sitesinin ziyaretçilerinin çoğunun yapay zeka ajanları olduğu bir dünyada, sitelerin nasıl farklı biçimde kodlanması gerektiğini şimdiden araştırmaya başladı.

YAPAY ZEKANIN FİNANS DÖNGÜSÜ
Gittikçe artan sayıda insan, tüketicilerce bile isteye verilen eşi görülmemiş miktarlarda kişisel bilginin yanı sıra iş yaşamı ve özel yaşamın büyük kısmını etkileyen yapay zekayı, bir avuç milyarderin ve şirketlerin kontrol edeceğine dair kaygılarını dile getiriyor. Ancak yapay zekanın büyük oyunculardan oluşan bu dar çevrenin riskleri bundan çok daha derinlere gidebilir. Yapay zekanın en büyük oyuncuları birbirine yatırım yapıyor ve Bloomberg’ten Emily Forgash ve Agnee Ghosh’un işaret ettiği üzere, ufacık bir korku tüm grubun hisse senedi fiyatlarını ve değerlemelerini yapay olarak şişirebiliyor.
Mesela Nvidia, OpenAI’a 100 milyar dolarlık bir yatırım duyurusu yaptı ve şirketin yaklaşık yüzde 2’sini satın alacağını duyurdu. Ancak bu yatırımın dikkat çekici yanı, fonların serbest bırakılma hızının OpenAI’ın çip satın alma temposuna göre belirlenmesi. Böylece Nvidia, hem garantili çip satışına hem de OpenAI’da yüzde 2’lik bir paya sahip olacak. Morningstar analisti Brian Colello, bu tür yatırımların “döngüsel olabileceğini ve ilişkili taraf riskleri yaratabileceğini” belirtiyor, zira Nvidia, müşterisi olan bir şirkette hisse sahibi olup bu fonların bir kısmının kendi ürünlerine geri dönmesini sağlayabilir. Benzer şekilde, OpenAI Microsoft’tan aldığı 10 milyar dolarlık yatırımı, doğrudan Microsoft’un Azure bulut hizmetlerini satın almak için kullanmıştı.
Nvidia anlaşmasının bu “döngüsel” yapısı eleştirilince, OpenAI aynı modeli bu kez rakip çip üreticisi AMD ile tekrarladı. Şirket, önümüzdeki on yıl boyunca belirli bir takvime göre büyük miktarda AMD Instinct AI çipi satın alacak. Bu plana sadık kalırsa, OpenAI, AMD’nin yüzde 10’una kadar ortak olma hakkını elde edecek. Bu anlaşma OpenAI’a güçlü bir ikinci tedarikçi sağlarken, AMD’ye de Nvidia’ya meydan okuyacak kadar meşruiyet kazandırabilir. AMD CEO’su Lisa Su, bu düzenlemeyi “erdemli, pozitif bir döngü” olarak tanımladı. OpenAI CEO’su Sam Altman ise sektörün hâlâ “yapay zekanın devasa geliştirme ve barındırma maliyetlerini finanse etmek için doğru finansal modeli bulmaya çalıştığını” söyledi.
Bu arada çıkan haberlere göre Nvidia şu anda değeri 20 milyar doları aşan Elon Musk’ın xAI’ında 2 milyar dolara varan hisse satın alacak. Finansman öz sermayeyi ve borçları içeriyor ve xAI’ın Memphis’teki Colossus 2 veri merkezi için Nvidia GPU’larının satın alınmasına bağlı.
Bu devasa yatırımların geri dönüşü, yapay zekanın büyük şirketlere ne kadar hızlı yeni verimlilikler kazandırabileceğine ve belki de tüketicilerden yeni gelir akışları yaratıp yaratamayacağına bağlı. Bu şeylerin gerçek olmasının eli kulağında olduğuna dair gerçek kanıt yok, en azından henüz yok. Bloomberg’in ifadesiyle, yapay zeka iş dünyasında hâlâ “test edilmemiş” bir teknoloji. Dolayısıyla bu şirketler arasındaki yatırımlar, hisseler ve çip anlaşmaları, bir bakıma, dar bir grubun kendi aralarında yapay zekanın gerçekten bu sınavı geçeceğine dair verdikleri sözlerden ibaret. İşte bu yüzden “balon” kelimesi herkesin dilinde.
VERİ MERKEZLERİ VE ENERJİ YATIRIMLARI
Büyük sermaye de artık yapay zeka veri merkezlerine akıyor. Dünyanın en büyük varlık yöneticisi olan BlackRock, ABD, Kanada ve Güney Amerika’da 78 veri merkezine sahip Aligned Data Centers şirketini satın almak için yaklaşık 40 milyar dolar harcamayı planlıyor. Bu haber, BlackRock’un aynı zamanda 38 milyar dolar değerinde bir anlaşmayla AES adlı enerji şirketini satın almak üzere ileri düzey görüşmelerde bulunduğu yönündeki haberlerden iki gün sonra geldi.
Yapay zeka modellerinin yakında pek çok iş ve kişisel bilgi işlem fonksiyonunu etkileyeceği düşüncesinden yola çıkarak, çok sayıda yatırım veri merkezi alanına akıyor. Böyle bir dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri hem yapay zeka bilgi işlem gücünün hem de buna güç vermek için gereken elektriğin olmayışı. Bu nedenle hem veri merkezi hem de enerji alanında birleşme ve satın almalar arttı.
Blackrock, anlaşmaları Global Infrastructure Partners (GIP) iştiraki aracılığıyla gerçekleştiriyor. Financial Times’ın haberine göre Aligned Data Center anlaşması her an sonuçlandırılabilir. Ayrıca Abu Dabi merkezli, Mubadala/G42 destekli yapay zeka yatırım şirketi MGX’in de bağımsız olarak anlaşmaya dahil olabileceği konuşuluyor. Bu işlem, yılın en büyük satın almalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bu yılın başında Aligned, küresel genişleme için 5 milyar dolar sermaye ve 7 milyar dolar borç finansmanı sağlamıştı. BlackRock’un 2024’ün başında satın aldığı GIP, 2021’de 15 milyar dolara alınan CyrusOne adlı başka bir veri merkezi grubunun da ortağı konumunda.
Teknoloji şirketleri ve veri merkezi geliştiricileri, 2025 sonuna kadar yüzlerce yeni veri merkezi projesine başlamayı ya da mevcut projeleri hızlandırmayı planlıyor. ConstructConnect’in raporuna göre, veri merkezi inşaat başlangıçları haziran sonunda 12.9 milyar dolara ulaştı (yalnızca haziran ayında 2.4 milyar dolar), bu da bir önceki yıla göre yüzde 48 artış anlamına geliyor. OpenAI’ın “Stargate” projesi bile tek başına beş yeni lokasyonda devasa veri merkezleri kuracak. Bu projenin arkasındaki büyük yatırımcılar arasında Oracle, SoftBank, OpenAI, MGX ve Nvidia bulunuyor.
Yönetimi altında 10 trilyon dolardan fazla para bulunan Blackrock’a sıklıkla “gölge banka” deniyor, çünkü hükumetler, emeklilik fonları, bağışlar, sigorta şirketleri ve kurumlara yönelik fonlar ile bireysel yatırımcılara yönelik fonları yönetiyor.
Araştırmacılar, bir web sitesinin ziyaretçilerinin çoğunun yapay zeka ajanları olduğu bir dünyada, sitelerin nasıl farklı biçimde kodlanması gerektiğini şimdiden araştırmaya başladı.
VERİ MERKEZİ YARIŞI
- 40 MİLYAR DOLAR
BlackRock’un Aligned Data Centers’ı satın almak için ayırdığı tutar. - 78
Aligned Data Center’ın ABD, Kanada ve Güney Amerika’daki veri merkezi sayısı - %48
ConstructConnect’in raporuna göre, veri merkezi inşaatları haziran sonunda 12.9 milyar dolara ulaştı (yalnızca haziran ayında 2.4 milyar dolar), bu da bir önceki yıla göre yüzde 48 artış anlamına geliyor.


