Fotoğraf: Pixabay

2026, çoğumuz için zaten son derece zor geçen 2025’ten bile daha çetin olacak.
Neden mi?
Siyasi açıdan bakıldığında dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en VUCAA dönemini yaşıyor: Dalgalı (Volatile), Belirsiz (Uncertain), Karmaşık (Complex), Muğlak (Ambiguous) ve Hızlanan (Accelerating) bir dünya.
2026’ya ilişkin makropolitik öngörülerimi burada uzun uzun anlatmayacağım. Açıkçası oldukça provokatifler. Günümüzde iletişim üzerindeki izleme, denetim ve hatta tehdit ortamı düşünüldüğünde, bunlarla yazıya başlamak pek akıllıca olmaz. Merak eden olursa, 2026’da yüz yüze bir araya geldiğimizde konuşuruz. (ABD’nin Venezuela’da harekete geçeceğini yedi gün önceden öngörmüştüm, not düşeyim.)
Ama iş dünyası, ticaret ve liderlik perspektifinden baktığımızda, 2026’da bizi nelerin beklediğini açıkça söyleyebilirim.
TÜKETİCİLER NE İLE KARŞI KARŞIYA?
Hemen her yerde benzer bir tablo var. Tüketicilerin karşısındaki gerçekleri şöyle ortaya koymak mümkün: Belirsizlik, Korku (işsizlik, savaş, yapay zekanın yarattığı tehdit algısı), Güven kaybı (siyasetçilere, şirketlere, medyaya, hatta kendilerine), Özgüven ve liderlik eksikliği, Gümrük vergileri, Hızla artan fiyatlar, İşlevini yitirmiş eğitim ve sağlık sistemleri, Ekonomik, toplumsal ve kültürel uçurumların derinleşmesi (gelir, cinsiyet, yaş, eğitim, ırk, inanç… Ve kaçınılmaz olarak: Dönüştürücü değişim.
PEKİ ŞİRKETLER NE PLANLIYOR?
Tahmin ettiğiniz gibi, şirketlerde “alışıldık refleksler” devreye girdi. Yeniden yapılanma ve yeniden organizasyona gideceklerini açıklıyorlar. İşten çıkarma yapıp, tesis kapatacaklarını açıklıyorlar. İşe alımları durduruyorlar, toplantıları artırıyorlar. Seyahat, eğitim ve pazarlama bütçelerini kısma uygulamaları artıyor. Aşırı kontrol ve aşırı yönetim öne çıkıyor. Umudu azaltıp, sinizmi büyütüyorlar. “İlgiyi” değil, korkuyu yönetmekten yana tercih kullanıyorlar. Bana göre en tehlikelisi ise “Anlamı olmayan, sadece vitrin için yapılan kozmetik kesintilere” gidiyorlar.
ASLINDA NE YAPMALIYIZ?
Bana göre yapılması gerekenleri 6 başlıkta toplamak mümkün. Birincisi, kazanmak için oynamak gerekiyor, berabere kalmak için değil. Her şey kazanma zihniyetiyle başlar, kaybetmemek için değil.
İkincisi, artık “İşi yeniden ölçeklendirme” zamanı geldi. Daha az kaynakla, daha fazlasını yapmayı öğrenmek gerekiyor. Bunun için de çevik ve hızlı olmalı.
Önce “ortadan kaldır ve azalt”, sonra “yükselt ve yarat”. Oyunu hem kademeli hem de kökten değiştirecek yeniliklerle kazan.
Karar almayı basitleştirmek, üçüncü önerim… Bunun için, “komuta-kontrol yaklaşımını bırakmak”, onun yerine konsensüsle yönetmek gerekiyor. Lider gerçekten dinlemeyi öğrenmeli, uyum aramalı.
Projelerin başına güvenilen, yetki verilen, desteklenen liderler koy. Toplantıları ve katılan insan sayısını azalt. Odağına, “müşteri mutluluğu, çalışanlara ilham verme ve rakipleri yenmeyi” al.
Hızlı oyun, en iyi oyundur. 4’üncü önerimi de bu oluşturuyor. Herkes şirketin amacını bilmeli, yaşamalı, solumalı.
Zor seçimler yapmak, liderin önemli bir görevidir. Şirketteki herkes ilk 100 gün için “kazanılması şart 3 mücadele” seçsin. Bu hedeflerle herkesi aynı hizaya getir. Somut, ölçülebilir, ulaşılabilir ve şirketin amacıyla uyumlu kurallarla bunu gerçekleştir. Bu da 5’inci önerim.
6’ncı ve son önerimi ise “İnanç” oluşturuyor. Çalışanlara, “Dana önce de zor zamanlardan geçtik, yine geçeceğiz” mesajını verin. Bu kez farkı “dayanıklılık” faktörünün yaratacağını anlatın.
6 ÖLÜMCÜL LİDERLİK HATASI
- AZİM EKSİKLİĞİ Zor kararları ertelemek, hızlı öğrenip düzeltmek yerine oyalamak.
- BASKI ALTINDA DAĞILMAK Sinirlenip suçlayıcı davranmak ve karar kalitesini düşüren sert tepkiler vermek.
- EGO VE BEN-MERKEZCİLİK Sürekli üst yönetime “oynamak.” Sürekli “ben” merkezli cümleler kurmak.
- POLİTİK OLMAK Doğru olanı değil, satacak olanı seçmek, yapmak yerine “mış gibi” yapmak.
- SADAKATSİZLİK Şirketi, ürünü ve müşteriyi içeriden eleştiren sadakatsizlik
- YETENEĞİ TEHDİT OLARAK GÖRMEK Kendisine rakip olmayacak ortalama insanları işe almak.giden yolda güven ve saygı inşa edebilirsiniz.
Sorularınızı iletmek için: [email protected]
YAZARIN DİĞER YAZILARI:


