Amazon’nun kurucusu Jeff Bezos, her iş insanı gibi röportaj ve etkinliklerde benzer sorularla karşılaştığını, ancak bunlardan birinin çok ilgi çekici olduğunu söylüyordu. Bir röportajında yine böyle bir soruyla karşılaştığında, “Gerçekten bu soruyla çok sık karşılaşıyorum. Sürekli olarak ‘Sonraki 10 yılda nelerin değişeceğini düşünüyorsun?’ diye soruyorlar. Bu ilginç bir soru” diyor ve ekliyordu:
“Fakat şimdiye kadar şu soruyla hiç karşılaşmadım: ‘Gelecek 10 yılda nelerin değişmeyeceğini, önemini koruyacağını düşünüyorsun?’ Bana göre bu soru, ilkinden çok daha önemli.”
O konuşmasında, 1 numaraya, vazgeçilemeyecekler listesine “müşteriyi” ve “müşteri ihtiyaçlarını karşılamayı” koymuştu. Ona göre yıllar geçer, iş koşulları ve konjonktür değişir ama vazgeçilmeyecekler listesinde ‘müşterinin’ yeri hep aynı kalır…
Bu sorunun yanıtını Türkiye’nin önde gelen Başkan ve CEO’larında aradığımızda ise, listeye ‘müşteri’ dahil olmakla birlikte, farklı bir tablo oluşuyor. CEO’lar, “Şirketinizi yönetirken vazgeçemedikleriniz neler?” sorusuna yanıt verirken, ilk sıraya insanı/insan kaynağını koydular. Ardından müşteri ve diğer konular geldi.
İLK SIRA İNSANIN!
Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, ‘insan’ konusuna dikkat çekerken, “Liderlerin en önemli görevlerinden biri, kurumlarındaki insanların potansiyellerinin açığa çıkmasını sağlamaktır” diyor. Ona göre lider, sürdürülebilir yönetişim ilkelerinin içtenlikle benimsendiği ve yaşandığı bir ortam yaratarak bunu sağlayabilir:
“Bana göre böyle bir kültür oluştuğunda başarı da kendiliğinden geliyor, aksi halde yaratılan başarı tabloları gelip geçici olabiliyor.”
Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz ise, “Dünya genelinde rekabetin kuralları yeniden şekillenirken daha net görülüyor ki, uzun vadeli hedeflerimizi hayata geçirmek ve kurumsal sürekliliği sağlamak için en önemli kaynağımız insandır” diyor. Şirket olarak da ilk günden bu yana ‘önce insan’ stratejisiyle yollarına devam ettiklerinin altını çiziyor:
“Eşitlik ve kapsayıcılık odağıyla, herkesin görüldüğü, her sesin duyulduğu ve kimsenin geride bırakılmadığı bir çalışma ortamı yaratmış durumdayız. Bu yaklaşımın sonucu olarak Mavi bugün çalışılabilecek en iyi şirketlerden biri konumunda. Ortalama kıdem süremiz 6,5 yılın üzerine çıktı, çalışan memnuniyeti ve bağlılık skorlarımızda yüzde 80’leri yakaladık.”
Bayer Türkiye CEO’su Onur Yaprak da ‘insan’ unsuruna 1 numarada yer veriyor: “Bayer’de başarının temelinde insana yatırım var. Yenilikçi ürün ve hizmetlerimiz kadar, yetkin insan kaynağımızın da gücümüzün temelini oluşturduğuna inanıyoruz.”
KRİTİK 3 ÖNCELİK
Akkök Holding CEO’su Gökşin Durusoy, vazgeçilemezler listesini paylaşırken, 3 başlığa dikkat çekiyor ve ilk sıraya “kendim olmaktan vazgeçmem” ilkesini koyuyor:
“İş hayatında başka, özel hayatta başka bir karaktere bürünmenin sağlıklı bir liderlik yansıtmadığına inanıyorum. Güçlü olduğum alanları da sınırlarımı da saklamam. Liderliğin; her şeyi bilen ya da kusursuz görünen biri olmak değil, olduğu kişiyle güven inşa edebilmek olduğuna inanıyorum. Bu yaklaşımın hem ekiplerle daha sahici bir bağ kurmayı hem de uzun vadeli güveni mümkün kıldığını düşünüyorum.”
Gökşin Durusoy, ikinci sıraya “üretkenliği mümkün kılan bir çalışma ortamı”nı koyuyor. “İnsanların gerçekten üretebildiği bir çalışma ortamı sağlamak isterim” diyor ve ekliyor:
“Baskı, aşırı kontrol ve mikro yönetim kısa vadede sonuç üretiyor gibi görünse de uzun vadede yaratıcılığı ve sahiplenmeyi zayıflatıyor. İnsanların kendilerini güvende hissettiği ortamların performansı da doğal olarak yukarı taşıdığını görüyorum.”
“Doğru insana doğru işi vermeyi hedeflemek”, Gökşin Durusoy’un vazgeçmediği üçüncü ilke. Ona göre, yetkinlik ile rol uyumu sağlanmadığında performans ve motivasyon sürdürülebilir olmuyor. Bu nedenle insanları ünvanlara ya da alışkanlıklara göre değil, güçlü oldukları alanlara göre konumlandırmak, iyi çalışan bir organizasyonun temelini oluşturuyor.
Tchibo Türkiye Genel Müdürü Burak Deniz ise, içinde bulunduğumuz dönemde satış ve gelir kadar, tahsilat ve nakdin de önemli olduğuna dikkat çekiyor. Ona göre nakitte kalmak, şirketlere satın alırken kazanma ve peşin alım gibi önemli avantajlar sağlıyor. Deniz, “Nakit pozisyonu güçlü olan şirketlerin daha kârlı, alanında daha rekabetçi ve avantajlı pozisyonlanabildiğini görüyoruz” diyor ve ekliyor:
“Kriz dönemlerinde iflas eden ya da zora giren şirketlerde en önemli sorunu zarar etmek oluşturmuyor. Önemli bölümünün sorunu nakit yönetiminden kaynaklanıyor. Gelir dengesinin bozulduğu, sabit giderlerin devam ettiği bu tür dönemlerde ‘hastalığa yakalanan’ şirketlerin süreci atlatabilmesinde, hatta rakiplerine göre güçlenerek çıkabilmelerinde en önemli gücü iyi bir nakit pozisyonu sağlar.”
Burak Deniz, bu nedenle “nakit kraldır” diyerek, vazgeçilmezler listesinin başına bu konuyu koyuyor.
TÜRKİYE’DEKİ LİDERLERİN VAZGEÇİLMEZ 10 İLKESİ
- İnsan
- Müşteri
- Kültür
- Adalet
- Güven
- Dürüstlük
- Amaç
- Şeffaflık
- İnovasyon
- İletişim/Nakit yönetimi
Kaynak: CEO Council üyeleri arasında yapılan anket sonuçları.

LİDER İÇİN ‘OLMAZSA OLMAZLAR’
- EHLİYET/LİYAKAT Ehliyeti olmayan layık olamaz. Kimse, layık olmayanla gönüllü bir arzu ile çalışmaz.
- SAMİMİYET/GÜVENİLİRLİK Samimiyet olmadan güvenilir olamazsınız, kimse güvenilir olmayanla gönüllü bir arzu ile çalışmaz.
- DİSİPLİN/ÇALIŞKANLIK Disiplinli olmadan çalışkan olamazsınız, kimse çalışkan olmayanla gönüllü bir arzu ile çalışmaz.
ADNAN BALİ/İş Bankası YKB
“ŞİRKET YÖNETİRKEN MERKEZİMDEKİ İLKELER”
METE BUYURGAN
Pladis İngiltere & İrlanda Başkanı
- TÜKETİCİ Her kararın merkezine tüketici ihtiyacını koymak, içgörü ve veriye dayalı hareket etmek. Değer önerisini netleştiren, kalite ve deneyimi tutarlı kılan uygulamalardan asla taviz vermem.
- İNSAN VE POZİTİF ÇALIŞMA ORTAMI İnsana verilen değer, çalışan güvenliği, saygı ve etik standartlar, bir şirketin sürdürülebilirliğinin temelidir. Pozitif bir çalışma ortamı ise ancak çeşitlilik ve kapsayıcılık ile sağlanabilir. Bunlara ek olarak “doğru olanı yapma” yaklaşımından vazgeçmem.
- DİSİPLİNLİ İCRA VE HESAP VEREBİLİRLİK Uzun vadeli, rekabetçi bir strateji üzerinde uzlaştıktan sonra; net hedefler, önemli kilometre taşları ve sonuç odaklı kültür oluşturmak. Performansı şeffaf biçimde takip eden, sorumluluğu netleştiren, hızlı ama kaliteli karar alma anlayışı ve operasyonel mükemmellikten ödün vermem. Tüketiciyi merkeze alan, insan ve etik değerleri koruyan, disiplinli icrayı güçlendiren bu üç alan; krizlerde de büyüme döneminde de pusulamız olur.

