YAZI: MEHTAP DEMİR
‘DIGITAL FIRST CEO’ DÖNEMİ NE GETİRECEK?
Bugünün iş dünyasında teknoloji artık şirketlerin yalnızca destek fonksiyonu değil; büyüme modelini, rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini belirleyen temel bir eksen haline geldi. Bu dönüşüm CEO rolünü de kökten değiştiriyor. Artık yönetim kurullarında yalnızca finansal performans ya da operasyonel verimlilik değil; yapay zeka, veri mimarisi, siber güvenlik ve teknoloji yetkinliği gibi başlıklar doğrudan CEO ajandasının merkezinde yer alıyor.
Bu dönüşümün en güçlü örneklerinden biri Satya Nadella’nın Microsoft liderliği. Nadella, teknolojinin arka planda çalışan bir sistem değil, doğrudan iş modelinin kendisi olduğunu vurgularken “her şirket bir yazılım şirketidir” yaklaşımıyla bu dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. Microsoft’un son yıllardaki yeniden konumlanması da teknolojinin stratejinin merkezine nasıl yerleştiğinin güçlü bir göstergesi.
Benzer şekilde, Nvidia’nın kurucusu Jensen Huang’ın yapay zekaya dair yaklaşımı da yeni liderlik paradigmasını özetliyor. “İşini yapay zekaya değil, onu kullananlara kaybedeceksin” ifadesi, rekabetin artık teknolojiye sahip olmaktan çok ne kadar etkin kullanılabildiğine kaydığını gösteriyor.
ARAŞTIRMALAR NE GÖSTERİYOR?
Küresel araştırmalar da bu dönüşümün kalıcı olduğunu ortaya koyuyor. Accenture’ın MIT Sloan Management Review iş birliğiyle yayımladığı “Five Traits of Tech-Driven CEOs” araştırmasına göre büyük ölçekli şirketlerin CEO’ları arasında teknoloji geçmişi olanların oranı oldukça düşük olsa da (dünyanın en büyük 2.660 şirketinin CEO’larının yalnızca yüzde 5,9’unun teknoloji şirketi geçmişi bulunuyor, teknik bir rolde çalışmış olanların oranı ise sadece yüzde 3,2) teknoloji okuryazarlığı artık yeni CEO standardı haline geldi, teknoloji liderliği ise artık yalnızca teknik kökenli yöneticilerin alanı değil.
Araştırma, “tech-driven” (teknoloji odaklı) CEO’ların teknolojiyi kişisel olarak sahiplenme, veriyi stratejik varlık olarak yönetme ve iş modelini teknoloji üzerinden yeniden kurgulama gibi ortak davranışlara sahip olduğunu gösteriyor.
PwC Global CEO Survey 2025 sonuçları da bu tabloyu destekliyor. Buna göre yapay zeka (YZ) artık yalnızca verimlilik aracı olarak değil, doğrudan büyüme stratejisinin parçası haline geldi. CEO’ların yüzde 56’sı YZ sayesinde verimlilik artışı gördüğünü söylerken, yüzde 34’ü kârlılıkta, yüzde 32’si ise gelirlerde artış yaşandığını kaydediyor.
Bununla birlikte liderlerin önemli bir bölümü dönüşüm baskısı altında. CEO’ların yüzde 42’si, şirketleri yeniden dönüşmezse önümüzdeki 10 yıl içinde varlığını sürdürmekte zorlanabileceğini düşünüyor. Bu nedenle teknoloji yatırımları artık klasik bir IT harcaması olarak değil, şirketin geleceğini belirleyen stratejik yatırım alanı olarak görülüyor. Bunun sonucu olarak, CEO’ların yüzde 47’si YZ’yi teknoloji platformlarına entegre ederken, yüzde 41’i temel iş süreçlerine gömüyor, yüzde 30’u ise yeni ürün ve hizmet geliştirmede kullanıyor.
CEO – TEKNOLOJİ İLİŞKİSİ
Akademik çalışmalar, CEO profili ile teknoloji yatırımı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Japonya’da 500’den fazla şirket üzerinde yapılan araştırmalar, genç ve teknik geçmişe sahip CEO’ların YZ yatırımlarına daha açık olduğunu gösteriyor. arXiv’de yayımlanan 2025 tarihli bir çalışmaya göre, 50 yaş altındaki CEO’lar YZ yatırımlarına yaklaşık yüzde 23 daha yatkınken, teknik geçmişe sahip liderler teknoloji yatırımlarına daha fazla yöneliyor. Aynı çalışmalar, YZ yatırımı yapan şirketlerde toplam verimliliğin ortalama yüzde 2,4 arttığını, bu etkinin ise özellikle operasyonel maliyetlerin düşmesi, gelir artışı ve inovasyon hızlanması alanlarında görüldüğünü ortaya koyuyor.
Tüm bu veriler, yeni dönemde CEO’lardan beklenen şeyin yalnızca şirket yönetmek değil, “şirketi teknolojiyle yeniden tanımlamak” olduğuna işaret ediyor. Bu durum aynı zamanda Türkiye’de de şu soruları gündeme getiriyor: Liderler kendilerini ne kadar “teknoloji odaklı” görüyor, teknoloji CEO gündeminde ne kadar yer tutuyor ve tüm bunların şirketlerde teknoloji yatırımlarına etkisi ne?

TEKNOLOJİDEN GÜÇ ALAN CEO
Türkiye’deki liderlerin değerlendirmeleri, dönüşümün şirketlerde nasıl yaşandığını daha net gösteriyor. Ortaya çıkan ortak yaklaşım, birçok CEO’nun kendisini doğrudan “teknoloji odaklı lider” olarak tanımlamaktan ziyade teknolojiyi iş modelini, kültür ve karar alma süreçlerini dönüştüren bir kaldıraç olarak görmesi.
Sektörler genelinde teknoloji artık yalnızca IT’nin alanı değil; YZ, veri, müşteri deneyimi ve operasyonel çeviklik gibi başlıklar doğrudan CEO gündeminin parçası haline gelmiş durumda. Ayrışma ise teknolojiye yapılan yatırımların büyüklüğünden çok, bu teknolojilerin organizasyona ne hızda entegre edilebildiğinde ortaya çıkıyor.
Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım da kendisini teknoloji odaklı bir liderden çok “insan odaklı” bir lider olarak tanımlayarak bu yaklaşımı destekliyor.
Ona göre farkı yaratan unsur teknoloji değil, değişime uyum sağlayabilen, birlikte öğrenebilen ve dönüşümü sahiplenen ekipler. “Teknoloji önemli bir araçtır ama merkezde her zaman insan vardır” diyen Yıldırım, teknolojinin artık ayrı bir gündem olmaktan çıktığını ve asıl meselenin karar alma hızı ile organizasyonel çeviklik olduğunu vurguluyor.
Yıldırım ayrıca teknoloji yatırımlarının doğasının değiştiğini, birçok çözümün artık çok daha düşük maliyetlerle hayata geçirilebildiğini belirtiyor. Ona göre gelecekte belirleyici olan bütçe büyüklüğü değil, teknolojiyi hızla öğrenip iş yapış biçimine entegre edebilme kabiliyeti olacak.

CEO-CTO SINIRI KALKTI MI?
Sigorta sektöründe teknoloji ile iş modeli arasındaki sınırın hızla eridiğini belirten Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Korhan Kuyu, birkaç yıl önce teknolojinin daha teknik ve operasyon odaklı bir alan olduğunu, bugün ise doğrudan işin kendisini şekillendirdiğini söylüyor.
“Bugün kendimi sadece ‘teknoloji odaklı’ bir lider olarak tanımlamak eksik kalıyor” diyen Kuyu, geçmişte teknolojinin daha kapalı ekiplerin sorumluluğunda olduğunu ve liderliğin de daha teknik ve operasyon merkezli tanımlandığını ifade ediyor.
Bulut servisleri, açık kaynak çözümler, düşük kodlu platformlar ve yapay zeka sayesinde teknolojinin demokratikleştiğini vurgulayan Kuyu, “Artık mesele teknolojiye hâkim olmak değil; onu iş problemlerine doğru, güvenli ve sürdürülebilir uygulayabilmek” diyor.
Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Korhan Kuyu, teknoloji yatırımlarının toplam giderler içindeki payının artmasının da küresel ölçekte yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini söylüyor:
“Gartner’ın kamuya açık tahminine göre dünya genelinde IT harcamalarının 2026 yılında 6,31 trilyon dolara ulaşması ve bir önceki yıla göre yüzde 13,5 büyümesi bekleniyor. Bu büyümenin ana itici güçleri arasında YZ altyapısı, yazılım yatırımları ve bulut dönüşümü yer alıyor.
Benzer şekilde Forrester verilerine göre teknoloji harcamalarının 2026’da 5,6 trilyon dolara ulaşması ve büyümenin özellikle bulut, siber güvenlik ve üretken YZ yatırımları tarafından sürüklenmesi bekleniyor.”
YZ ODAKLI TEKNOLOJİ LİDERLİĞİ
Sigortam.net CEO’su Ataman Kalkan, teknoloji odaklı liderliği “teknolojiyi çok konuşmak”tan ziyade, onun iş modeli, müşteri deneyimi ve organizasyonun karar alma kalitesi üzerindeki etkisini doğru okuyabilmek olarak tanımlıyor.
Sigortacılıkta veri ve fiyatlama yapılarının iç içe olması nedeniyle teknolojinin artık doğrudan rekabet avantajının merkezinde olduğunu vurguluyor.
“Şirketler için asıl mesele hangi teknolojiyi kullandığı değil, bu teknolojinin organizasyonu nasıl daha akıllı, daha hızlı ve müşteriye daha yakın hale getirdiği” diyen Kalkan, yapay zekanın CEO seviyesinde karar süreçlerine entegre olduğunu belirtiyor.
Kalkan’a göre beş yıl önce teknoloji daha çok veri analitiği, makine öğrenmesi ve fiyatlama algoritmaları gibi teknik alanlarda yoğunlaşırken, bugün YZ ile birlikte tüm organizasyona yayılmış durumda ve CEO düzeyinde “düşünce ortağı” olarak kullanılıyor.
Bu dönüşümle birlikte teknoloji yatırımlarının da artık gider değil, büyüme ve kapasite artıran stratejik bir yatırım haline geldiğini ifade eden ve “YZ kullanımını sınırlamak değil, doğru alanlarda cesaretlendirmek gerekiyor” diyen Kalkan, iyi kurgulanmış YZ uygulamalarının daha hızlı analiz, daha iyi karar kalitesi ve daha kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sağladığını vurguluyor.
PERAKENDEDE DENEYİM LİDERİ
Perakende tarafında teknoloji artık müşteri deneyiminin merkezinde yer alıyor. Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan, bugün “teknoloji odaklı liderlik” kavramının ayrı bir başlık olmaktan çıkarak doğrudan “iş yapma biçiminin kendisine dönüştüğünü” söylüyor.
Ona göre rekabet artık ürün veya fiyat üzerinden değil; hız, veri ve deneyim üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle teknoloji, müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe, veriyle karar alma süreçlerinden ekiplerin çalışma biçimine kadar tüm yapıyı dönüştüren ana kaldıraç haline geliyor.
Boyner’in omni-channel yapısına işaret eden Çamurdan, mağazadan dijitale uzanan deneyimin teknolojiyle tek bir akış haline geldiğini vurguluyor. Beş yıl önce verinin daha çok raporlama amacıyla kullanıldığını, bugün ise gerçek zamanlı veri akışı ve YZ destekli içgörülerin karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiğini kaydediyor. Teknoloji artık ayrı bir gündem değil, işin tamamına entegre bir yapı: “YZ artık yalnızca analiz eden değil; öngörü üreten, öğrenen ve öneri geliştiren bir yapı haline geldi.”

Armut.com CEO’su Başak Taşpınar Değim, teknolojinin iş modelinin kuruluşundan bu yana merkezde olduğunu, ancak zaman içinde niteliğinin önemli ölçüde değiştiğini söylüyor.
“Beş yıl önce iş modelimizin nasıl işleyeceği ve algoritmaların deneyimi nasıl şekillendireceği üzerine çalışıyorduk” diyen Değim, bugün üretken YZ, ses teknolojileri ve daha kompleks veri yapılarının işin temel bileşenleri haline geldiğini belirtiyor.
“Teknolojinin kapsamı genişledikçe, benim de bu alana ayırdığım zaman daha stratejik ve daha yoğun hale geldi” diyen Değim, teknoloji yatırımlarının ise özellikle uluslararası büyümeyi mümkün kıldığını vurguluyor:
“Bizim için en büyük yatırım kalemi her zaman teknoloji ekiplerimiz ve onların kullandığı altyapı ve kaynaklar oldu. Yurt dışı büyümemiz hızlandıkça, bu yatırımların önemi de belirgin şekilde arttı ve karşılığını net biçimde görmeye başladık. İspanya’da yüzde 140, Fransa’da yüzde 170 büyüme elde ederken, bu pazarlarda fiziksel ofisler kurmak yerine merkezi ve akıllı bir teknoloji altyapısıyla faaliyet gösteriyoruz.” Şirketin 14 ülkede operasyon yürütmesini sağlayan temel unsur da bu ölçeklenebilir teknoloji yapısı.
SEKTÖRLERDE TEKNOLOJİ FARKI
DHL Express Türkiye’de teknoloji, operasyonları destekleyen bir unsur olmaktan çıkıp doğrudan iş modelini ve rekabet gücünü belirleyen stratejik bir alana dönüşmüş durumda. DHL Express Türkiye CEO’su Volkan Demiroğlu, bu nedenle kendisini “teknoloji odaklı bir lider” olarak tanımlıyor ve teknolojiyi organizasyonun merkezine alarak hem verimliliği hem de müşteri deneyimini geliştirmeyi hedeflediklerini kaydediyor.
Şirketin Türkiye’deki uzun yıllara dayanan faaliyetlerinde teknoloji artık büyüme modelinin ana belirleyicisi. Demiroğlu, “teknoloji artık sadece destekleyici bir unsur değil; büyümenin ve verimliliğin ana belirleyicisi” diyerek bu dönüşümü özetliyor. Zamanının önemli bir kısmını özellikle yapay zeka ve dijital dönüşüm başlıklarına ayırdığını belirten Demiroğlu, DHL Group’un yıllık yaklaşık 2 milyar Euro’luk dijital dönüşüm yatırımıyla bu yaklaşımı küresel ölçekte de sürdürdüğünü ifade ediyor…
Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş’e göre gayrimenkul sektöründe teknoloji artık opsiyonel değil, iş modelinin merkezinde yer alan temel bir yönetim aracı. Sektörün yalnızca üretim değil; veri, hız ve müşteri deneyimi ekseninde yeniden şekillendiğini vurgulayan Güneş, “teknoloji odaklı olmadan bu işi yönetmek mümkün değil” diyor.
Güneş, yapay zeka uygulamalarını doğrudan iş süreçlerine entegre ettiklerini ve 2026’da 2 milyon kişiye ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Zamanının yaklaşık yüzde 25-30’unu teknoloji ve dijital dönüşüm başlıklarına ayırdığını söyleyen Güneş, bu oranın beş yıl önce yüzde 15-20 seviyelerinde olduğunu hatırlatıyor.

ARTIK LİDERİN TEMEL İŞİ
n11 CEO’su Nihal Dindar Akın da teknolojiyi iş süreçlerini destekleyen bir unsur değil, doğrudan iş modelinin kendisi olarak görüyor. Doktora geçmişiyle karar alma süreçlerine veri odaklı yaklaşan Akın, “Teknolojiyle ilgilenmek benim için doğal bir refleks” diyor.
Akın’a göre e-ticarette büyüme artık sadece ürün satışıyla değil; teknoloji, veri ve operasyonel yetkinlikle mümkün. “Teknoloji artık bir fonksiyon değil, işin kendisi” diyerek rekabetin fiyat ve kampanyadan hız, güven ve kişiselleştirilmiş deneyime kaydığını vurguluyor. n11’de lojistikten ödeme sistemlerine kadar tüm süreçlerin teknolojiyle dönüştürüldüğünü belirten Akın, zamanının yüzde 35-40’ını doğrudan teknolojiye ayırdığını söylüyor.
Şirket içinde teknoloji ekiplerinin oranının yüzde 50’yi aştığını, kadın yönetici temsilinin de arttığını belirten Akın, teknolojiyi büyümenin ana motoru olarak konumladıklarını ifade ediyor. 2025 itibarıyla teknoloji harcamalarının yüzde 44 arttığını söyleyerek, bu yatırımların artık maliyet değil büyüme kaldıracı olduğunu vurguluyor.
Otokoç Otomotiv Lideri İnan Ekici, teknolojiyi operasyonel verimliliğin ötesinde, müşteri ve çalışan deneyimi için değer üreten stratejik bir kaldıraç olarak görüyor. Ekici’ye göre şirketin uzun vadeli başarısını belirleyen en kritik unsur teknoloji.
Yapay zeka, bağlantılı araçlar ve veri analitiğini mobilitenin geleceği için temel alanlar olarak tanımlayan Ekici, SAP-ERP modernizasyonu ve “connected” filo yapısıyla bu dönüşümü hayata geçirdiklerini söylüyor. Yönetim gündeminin yaklaşık 3’te 1’inin teknoloji ve veri odaklı olduğunu belirten Ekici, bu oranın pandemi sonrası dönemde hızla arttığını ifade ediyor.
Ekici, Bilgi Teknolojileri bütçesinin her yıl yaklaşık yüzde 20 büyüdüğünü, bu trendin küresel ölçekte de yapısal bir dönüşümün parçası olduğunu vurguluyor. Gartner’a göre 2026’da küresel IT harcamalarının 6,3 trilyon doları aşması beklenirken, Ekici otomotiv sektöründe teknolojiyi artık maliyet değil; rekabet gücü ve sürdürülebilirliğin temel belirleyicisi olarak konumlandırıyor.
“TEKNOLOJİ İŞİN KENDİSİ”
Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan, teknoloji odaklı liderliği yalnızca dijital araçları kullanmak değil, teknolojinin iş modeli, kültür ve karar alma süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü anlamak olarak tanımlıyor. Pluxee’de teknolojinin doğrudan iş modelinin merkezinde yer aldığını vurguluyor.
Yan haklar alanında her gün yaklaşık 1,5 milyon çalışana dokunduklarını belirten Özcan, rekabet avantajının teknolojiyi doğru, çevik ve sorumlu kullanabilmekten geçtiğini söylüyor. Müşteri deneyiminden operasyonel verimliliğe kadar tüm süreçlerin teknolojiyle şekillendiğini ifade ederek, “Teknoloji artık işin kendisi” diyor.
Özcan, zamanının yüzde 80’den fazlasını teknoloji ve veri odaklı konulara ayırdığını, bu alanın son yıllarda belirgin şekilde merkez haline geldiğini belirtiyor. Pluxee’nin global gelirlerinin yaklaşık yüzde 10’unun teknoloji yatırımlarına ayrıldığını aktaran Özcan, hedeflerinin öğrenen, öngören ve hızlı aksiyon alabilen bir organizasyon yapısını güçlendirmek olduğunu söylüyor.
SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, liderliği veriyi stratejik güce dönüştürerek kurumları daha çevik ve dayanıklı hale getirme yetkinliği olarak tanımlıyor. Ona göre dijital dönüşüm artık sadece süreçlerin modernizasyonu değil, yapay zekanın işin tüm katmanlarına entegre olduğu yeni bir dönem.
Candan, zamanının büyük bölümünü teknoloji, veri ve YZ’nin iş dünyasına etkilerine ayırdığını belirtiyor. Son beş yılda YZ’nin deneysel uygulamalardan çıkıp “Agents AI” ile uçtan uca süreç yönetimine evrildiğini vurguluyor ve 2026 ajandasının merkezine yapay zekanın kurumsal DNA’ya entegrasyonunu koyduğunu söylüyor.
Teknoloji yatırımlarında da yapısal bir dönüşüm yaşandığını belirten Candan, harcamaların artık gider değil, rekabet gücü yaratan stratejik yatırım kalemi haline geldiğini ifade ediyor. Türkiye’de bulut pazarının yüzde 35 büyümesi ve SAP bulut kullanımının yüzde 62’ye ulaşması, şirketlerin dijital dönüşüme hızla yöneldiğini gösteriyor.
TOPLUMSAL FAYDAYA DÖNÜŞÜM
Siemens Healthineers CEECA Bölge Başkanı Enis Sonemel, liderliği, teknolojiyi ayrı bir alan değil, doğrudan stratejinin kendisi olarak görmek şeklinde tanımlıyor. Kendini de “teknolojiyi stratejinin merkezine koyan ve bunu toplumsal faydaya dönüştüren bir lider” olarak konumlandırıyor.
Sonemel’e göre teknoloji, sağlık sektöründe artık yalnızca bir araç değil, doğrudan hasta sonuçlarını iyileştiren stratejik bir unsur. Bu nedenle odağının teknoloji geliştirmekten çok, bu teknolojilerin sağlık sistemlerine sürdürülebilir şekilde entegre edilmesi olduğunu vurguluyor.
Günlük ajandasında ise toplantı sürelerini kısaltarak stratejik düşünmeye daha fazla alan açtığını belirtiyor.
Şirketin her yıl gelirinin yaklaşık yüzde 9’unu Ar-Ge’ye ayırdığını söyleyen Sonemel, bu yatırımın 16.000’den fazla patent ve geniş bir inovasyon ekosistemiyle desteklendiğini ifade ediyor. Geliştirilen teknolojilerin hastalar ve sağlık profesyonelleri için doğrudan değer yarattığını vurguluyor.
TAM Finans CTO’su Yasin Çarkcı, teknoloji odaklı liderliği teknolojiyi sadece bir araç değil, işin kendisi olarak görmek şeklinde tanımlıyor. Ona göre teknoloji artık maliyet düşüren bir unsur değil; büyüme, hız ve rekabet avantajını belirleyen stratejik bir güç.
Çarkcı, karar alma süreçlerinde YZ, veri ve otomasyonu merkeze aldıklarını ve teknolojiyi şirketin stratejik omurgası olarak konumlandırdıklarını söylüyor. Bugün zamanının yaklaşık yüzde 70’ini teknoloji, strateji geliştirme ve siber güvenlik gibi başlıklara ayırdığını belirterek bu oranın geçmişte yüzde 30-40 seviyelerinde olduğunu hatırlatıyor.

ENERJİDE TEKNOLOJİ ODAKLI LİDER
Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, enerji sektörünü teknolojik dönüşümün en hızlı yaşandığı alanlardan biri olarak tanımlıyor ve liderliğin de bu dönüşümle birlikte yeniden şekillenmesi gerektiğini söylüyor. Ona göre teknoloji odaklı liderlik, dönüşümü izlemek değil, doğru zamanda aktif biçimde yön almak anlamına geliyor.
Yener, teknolojiyi operasyonları destekleyen bir unsurdan çok, iş modelini ve gelecekteki büyüme alanlarını yeniden tanımlayan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırdıklarını belirtiyor. Zamanının yaklaşık yüzde 25’ini teknolojiye ayırdığını, bu oranın beş yıl önce yüzde 10-15 seviyelerinde olduğunu ifade ediyor.
Teknoloji yatırımlarının son yıllarda yaklaşık yüzde 30 arttığını söyleyen Yener, bu artışın yenilenebilir enerji, akıllı şebekeler ve enerji depolama gibi alanlarla bağlantılı olduğunu vurguluyor. Dijitalleşmenin hem operasyonel verimlilik hem de karbon azaltımı sağladığını belirterek teknolojiyi uzun vadeli büyümenin temel unsuru olarak gördüklerini ifade ediyor.
CEO’LAR VAKTİNİN NE KADARINI TEKNOLOJİYE AYIRIYOR?
%25-30 Zamanımın yüzde 25-30’unu doğrudan teknolojiyle ilgili konulara ayırıyorum. Beş yıl önce de bu oran yine az değildi; yüzde 15-20 seviyelerindeydi çünkü Ege Yapı olarak biz her zaman teknolojiyi yoğun kullanan bir şirket olduk.
DİDEM GÜNEŞ
EGE YAPI GYO GENEL MÜDÜRÜ
%35-40 Bugün zamanımın yaklaşık yüzde 35-40’ını doğrudan teknolojiye ayırıyorum. Beş yıl önce teknoloji lider gündeminin bir parçasıydı; bugün ise
merkezinde.
NİHAL DİNDAR AKIN
N11 CEO
%80 Teknoloji ya da teknolojiyle doğrudan kesişen konular bugün zamanımın yüzde 80’den fazlasını alıyor. Teknoloji artık işin kendisi ve iş gündemindeki ağırlığı belirgin şekilde arttı.
EDA ULUCA ÖZCAN
PLUXEE TÜRKIYE CEO
%25 Bugün zamanımın yüzde 25’ini doğrudan teknolojiyle ilgili başlıklara ayırıyorum. Beş yıl önce bu oran yaklaşık yüzde 10-15 seviyesindeydi. Teknoloji artık sadece destekleyici değil, işin yönünü doğrudan belirleyen stratejik bir faktör haline geldi.
ELİF YENER
ZORLU ENERJİ CEO
TEKNOLOJİ YATIRIMLARININ PAYI
İnan Ekici
Otokoç Otomotiv Lideri: Teknolojinin iş yapış biçimlerini hızla dönüştürmesiyle yatırım önceliklerimiz de değişiyor. Bilgi Teknolojileri bütçemizin bütçe içindeki payı, her yıl yaklaşık yüzde 20’lik bir büyüme trendiyle artıyor.
Enis Sonemel
Siemens Healthineers CEECA Bölge Başkanı: Her yıl gelirimizin yaklaşık yüzde 9’unu Ar-Ge çalışmalarına ayırıyoruz. Bu sayede, 16.000’den fazla tescilli patent ve toplamda 25.000’den fazla fikri mülkiyet hakkıyla desteklenen, kritik bir inovasyon gücünü yönetiyoruz.
Volkan Demiroğlu
DHL Express Türkiye CEO: DHL Group, globalde ve Türkiye’de teknoloji yatırımlarıyla lojistik süreçlerini daha çevik ve verimli hale getirmeye odaklanıyor. DHL dijitalleşmeye yılda yaklaşık 2 milyar Euro ayırıyor.
Eda Uluca Özcan
Pluxee Türkiye CEO: Global ölçekte gelirlerimizin yaklaşık yüzde 10’unu teknoloji yatırımlarına ayırıyoruz. Türkiye’de de önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarımızı artırmaya devam edeceğiz.
CEO’ların teknolojiyi kullanma düzeyleri
GARTNER’A GÖRE GLOBAL IT HARCAMALARI 2026’DA 6.3 TRİLYON DOLARA ULAŞACAK. FORRESTER İSE 5.6 TRİLYONLUK HARCAMA ÖNGÖRÜYOR. BÜYÜMENİN ARKASINDA İSE YAPAY ZEKA VE BULUT YATIRIMLARI VAR.
%34
PwC Global’in anketi, CEO’ların %56’sının YZ sayesinde verimlilik artışı gördüğünü söylerken, %34’ü kârlılıkta, % 32’si ise kârlılık artışı sağladığını ortaya koyuyor.
%42
CEO’ların yüzde 42’si, şirketleri yeniden dönüşmezse önümüzdeki 10 yıl içinde varlığını sürdürmekte zorlanabileceğini düşünüyor. (PwC Global CEO Survey 2025)
%85
Techradar’ın araştırmasına göre global CEO’ların %85’i, orta kademe yöneticilerin gelecekte aynı zamanda “teknoloji liderleri” olması gerekeceğini düşünüyor.
%5.9
MIT’nin 2 bin 660 büyük şirket CEO’su arasında yaptığı araştırma, katılanların sadece % 5.9’nun teknolojide çalıştığını ortaya koyuyor. % 3.2’si ise bir teknoloji rolü üstlenmiş.
%28
McKinsey araştırmasına göre kuruluşların yalnızca %28’inde CEO, AI yönetişiminin doğrudan sorumluluğunu üstleniyor. Yönetim kurullarında bu oran sadece %17.

