in , , ,

“Fotoğrafçılıktan kendimle ilgili çok şey öğrendim”

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı tam bir fotoğraf tutkunu… 60 yıl önce babasının hediye ettiği makine ile bu macerasının başladığını söylüyor. “Sanata, teknolojiye, farklı yerleri gezip görmeye, anıları biriktirmeye meraklıyım. Fotoğraf bütün bunları birleştiren bir uğraş” sözleriyle tutkusunun nedenini açıklıyor.

fotografciliktan-kendimle-ilgili-cok-sey-ogrendim

YAZI: M. RAUF ATEŞ

Rahmetli Nejat Eczacıbaşı, yurtdışı seyahatinden dönüşünde oğlu Bülent Eczacıbaşı’na sürpriz bir hediye getirmişti. Bu, o yıllarda Türkiye’de bulmanın kolay olmadığı bir fotoğraf makinesi idi. Zeiss Ikon Contaflex marka fotoğraf makinesi yıllarca Bülent Eczacıbaşı’nın elinden düşmedi.

Ancak, ona esas fotoğrafı sevdiren ABD’ye lisansüstü eğitime gittiğinde, 1972’de satın aldığı Nikon F2 olacaktı. Bir Japon sınıf arkadaşını sayesinde ucuza aldığı için sevinmişti. Ancak, ucuz olmasına rağmen “cebindeki paranın yarısını” bu fotoğraf makinesine vermişti.

“O zamanki beceri düzeyimin çok üzerinde ve pahalı bir makineydi. Benzeri kimsede olmadığı için fotoğraf derslerine götürmeye utandım. Bu iki makine bana yıllarca yol arkadaşlığı yaptı; şimdi her ikisi de ofisimdeki masanın arkasında duruyor.”

Yakın zamanda İstanbul Modern’in inşaatında çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergi açan Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, bu tutkusunu ve ardındaki yolculuğu Fast Company dergisine anlattı:

Fotoğraf çekme merakınız nasıl başladı?
Fotoğraf merakım İngiltere’de üniversite öğrencisiyken başladı. Daha sonra fotoğraf derslerine ve karanlık oda çalışmalarına başlayınca bu merakım arttı. O yıllarda dijital teknoloji yoktu tabii; film kullanıyorduk ve fotoğrafları kendimiz basıyorduk. Fotoğrafçılık derslerinde ve atölyelerinde aynı merakı paylaşan gençlerle birlikte çalışmak öğrencilik yıllarımın zevkli anıları arasındadır.

Fotoğraf sanatçılarından bazılarıyla dostluklarınız olduğunu biliyoruz. Kimlerle yakınlığınız oldu, onlardan öğrendiniz mi?
Fotoğrafçılığını geliştirmek isteyen herkes, iyi fotoğrafçılarla görüş alışverişi içinde olmak zorundadır; onların yaptıklarına bakmak yetmez. Kitaplar okumak da yetmez. Çünkü, birileri size göstermezse, hatalarınızın farkında olmazsınız; kimse de size bunları söylemez. Kendinizi iyi fotoğraf çekiyor zannedersiniz. Güzel manzaraların kötü fotoğraflarını çekerek hayatınızı geçirirsiniz.

Modern makinelerin ve cep telefonlarının düğmesine basınca harika görüntüler kaydetmek mümkün. Ama her kaydedilen görüntü gerçek anlamda fotoğraf değil. O nedenle ustaların rehberliğinde ilerlemek gerekir. Benim dostlarımın arasında ülkemizin çok usta fotoğrafçıları olduğu için çok şanslıyım.

“Niye fotoğraf çekiyorsunuz” diye soranlara ne yanıt veriyorsunuz?
Sanata, teknolojiye, farklı yerleri gezip görmeye meraklıyım. Fotoğraf bütün bunları birleştiren bir uğraş. Herhangi bir merakınızı fotoğrafla birleştirebilmek, fotoğrafçılığın belki de en güzel yönüdür.

Spora, mimariye, doğaya, astronomiye, modaya, çiçeklere, böceklere, denizlerin altındaki güzelliklere meraklı olabilirsiniz. İlgi duyduğunuz dünyaya bir de fotoğraf makinesinin objektifinden bakmak merakınıza bambaşka, yepyeni bir boyut getirecektir. Üstelik bu sayede gördüklerinizi başkalarıyla paylaşmak olanağını da elde edersiniz.

Artık her cep telefonu bir fotoğraf makinesi… Makine ve cep telefonu arasında gidip geliyor musunuz?
Dijital teknoloji ve ardından cep telefonları fotoğrafçılık için bir dönüm noktası oldu. Artık hepimizin cebinde olağanüstü kaliteli fotoğraf makineleri var. Fotoğrafçılığımızı geliştirmekte pratiği artırmak çok önemli olduğu için cep telefonları, fotoğrafçılığı öğrenmek isteyenlere büyük yarar sağlıyor. Ancak, kritik nokta cep telefonlarını “fotoğrafçılığı öğrenmeye gerek bırakmayan aletler” olarak değil, “fotoğrafçılıkta pratik kazanmayı kolaylaştıran” aletler olarak görmek…

“YENİ KİTABIMI YAZIYORUM”

  • EN KEYİFLİ YERLER Belirli bir yerden söz etmem çok zor. Her yer farklı, her yer özgün, her yer ilginç… Anadolu’da çok keyifli fotoğraf deneyimleri yaşıyorum. İstanbul ise fotoğrafçılar için bitip tükenmeyecek bir hazine.
  • SIRADAKİ ROTAM Şimdi önümdeki proje “Dönüşümden Yansımalar” sergisinin kitabını tamamlamak. Gezdiğim yerlerde fotoğraf çekmeye tabii ki devam edeceğim. Onun
    dışında şimdilik belirgin bir
    projem yok.

FOTOĞRAF BANA NELER ÖĞRETTİ?

  1. Ben insan fotoğrafı çekmeyi veya içinde insan olan fotoğraf çekmeyi severim.
  2. Fotoğraf çekmek amacıyla baktığınızda insanların birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkileri hakkında çok şey öğrenirsiniz.
  3. Farklı kültürlerin insanları fotoğrafçıyla da farklı ilişkiler kurarlar; bunları gözlemlemek de çok öğreticidir.
  4. Fotoğrafçılık insana kendisiyle ilgili de çok şey öğretir. Neleri beğeniyorsunuz; öncelikleriniz nelerdir; neleri fotoğraflamaya değer buluyorsunuz; sizin için estetik değer taşıyan, güzel olan, duygusal olan nedir? Zaman içinde bakışınız nasıl değişiyor?
  5. Ben fotoğrafçılıkla uğraştıkça mimariye çok farklı bir gözle bakmaya başladım. Ünlü fotoğrafçı Ansel Adams’ın çok sevdiğim bir sözü vardır: “Fotoğraf, sadece bir makineyle çekilmez. Görmüş olduğunuz bütün fotoğrafları, okuduğunuz bütün kitapları, dinlediğiniz müziği, sevdiğiniz insanları yansıtır.”

Yazar: Rauf Ateş

Fast Company Türkiye Kurucusu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Vodafone,-Red’liler

Vodafone Red’liler 1 yılda 528 milyon TL tasarruf etti

yazılımcıyla-fark-zamani

Yazılımcıyla fark zamanı