in , ,

İhtiyacını girişime dönüştürdü

Ilgın Özdemir Yazgan’ın girişim yolculuğu 4 yıl önce, “Prensesler nereden giyiniyor?” sorusuyla başladı. Hamile idi ve bir iş kadını için uygun kıyafetler arıyordu. Sorunun yanıtının peşinde koşarken, kendi markası Accouchée’yi (Akuşe) kurdu. Şimdi büyük hedefler peşinde koşuyor.

Ilgin-Ozdemir-Yazgan

YAZI: İPEK KOŞAN

Ilgın Özdemir Yazgan, TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bilkent ve KU Leuven Üniversitelerinden mezun olduktan sonra 15 yıl boyunca Petrol Ofisi, Accenture, Avrupa Yatırım Bankası gibi kurumlarda çalıştı. Ardından anne olmaya karar verdi ve oğlunu kucağına aldı. Dünyanın en mutlu annelerinden biriydi fakat giyecek kıyafet bulamadığı için bebeğiyle dışarı çıkamıyor, davetlere katılamıyordu. Dört yıl önce Türkiye’de, doğum sonrası giyim kategorisinde sadece iki marka vardı. Tam da bu sıralarda Prens William ikinci çocuğuna kavuşmuştu.

“Acaba Prenses Kate nereden giyiniyor?” diye araştırma yaparken hamilelik, emzirme ve sonrası denilen “Maternity” periyodu alanında tanınmış markalar olduğunu keşfetti. Ancak, Hollywood yıldızlarından prenseslere kadar herkesin neredeyse bir markayı giydiğini gördü. Ürünlerin en önemli özelliği ise sadece işleve değil bir stile sahip olmasıydı. Vakit kaybetmeden birkaç ürün sipariş eden Yazgan, ürünlere kavuşmak için atlattığı birçok badireden sonra kalitelerinin çok da iyi olmadığını görerek hayal kırıklığına uğradı.

Ayrıca çoğu polyesterliydi ve pamuk olanlar da birkaç yıkamada bozuluyordu. Tasarımlar ise çok daha modern bir çizgide olabilirdi. Tüm bu süreçleri yaşarken zihninde bir ışık yandı ve pazardaki açığı fark etti. Yıl 2017 iken, hem kaliteli hem de tarz ürünlerle Accouchée’yi kurmaya karar verdi. Amacı bir giyim ürünü değil, felsefe satmaktı. Bu felsefenin hikayesi ise şöyleydi:

İŞ FİKRİ NASIL DOĞDU?

İş fikrimin arkasında kadınlarla ilgili araştırma ve gözlemlerim vardı. Bunlardan biri de Dünya Ekonomi Zirvesi’nin 2018’deki Cinsiyet Eşitliği Raporu idi. Rapora göre, her yıl 140 milyon kadın doğum yapıyor. Doğum yapanların yüzde 43’ü işi bırakıyor, bunların da yüzde 60’ı pişman oluyor. Çünkü, doğumdan sonra iş yerlerinde onlar hakkında ön- yargılar oluşuyor. Eskisi kadar iyi çalışsa bile gün içinde süt sağmak için mola veriyor. Bu kısa aralar nedeniyle işini bırakıp bir yere gitmiş gibi algılanıyorlar. Sadece bu nedenle bile kadınların süt sağmak için harcadığı süre çok önemli.

Bunun yanı sıra, şık olması gereken bir mesleği varsa, öyle bir şey giymeli ki, “işime eskisi kadar tutunuyorum” ve “güçlüyüm” imajını vermeli. Bir yandan da süt sağma işini kısa sürede tamamlamasına olanak veren bir kıyafet olmalı.

Accouchee markası, tüm bu verilerin üzerinde çalışmamız sonucunda doğdu. Tamamen “Maternity” periyodu (Hamilelik öncesi ve sonrası) için tasarlanmış, yüksek kaliteli ve fiyat bandı olarak da erişilebilir bir ürün grubu üretelim istedik.

İLK ÜRÜN ÇIKARKEN

Benim tekstil geçmişim yok. Hâlâ kumaşları tanıma aşamasındayım. Tekstil konusundaki eksiklerimi de üretici şirketlerimiz tamamladı. Bir ekibim var ve ben onlara bir mühendis olarak sadece “ürünün şurasında fermuar olmalı” diyorum. Onlar da hangi iplik ve kumaştan, nasıl üretilmesi gerektiğini söylüyorlar.

2017 yılında 5 kez üretici değiştirdim. Çünkü, istediğim kalitede üretim yapabilecek büyüklükte üreticiler bir modeli düşük miktarda üretmek istemedi. Kabul edenlerde ise hiçbir numune benim istediğim gibi olmuyor, mutlaka bir hata çıkıyordu. Tam bu işi bırakacakken, şu anki üreticimiz ile tanıştım. 2018 Haziran gibi de satışa başladık.

Başlangıçta günde 12-13 adet sipariş alıyorduk. Adı bilinmeyen, reklam çıkmayan bir giyim markasının bizim fiyat bandımızda günde 12 ürün satması çok iyiydi. Ürünlerimiz o kadar beğenildi ki, satış yaptığımız kadınların yüzde 94’ü bizden yeniden ürün almaya devam etti. İlk zamanlar sadece online satış yapıyorduk, şimdi ise Türkiye’de Beymen, Kanyon Harvey Nichols, Emaar Galeries Lafayette, Acıbadem Hastaneleri gibi farklı kanallarda satışımız var.

YURT DIŞI DAHA KÂRLI

Büyüme performansımızı dijital kanallar ile takip edebiliyoruz. Yurt içi kanallarda aylık ciromuz 4-5 katına çıktı. Ancak kur, öyle bir değişim yaşadı ki Türkiye’de perakende fiyatına Dubai’ye toptan satıyor olduk. Kırgızistan’a toptan satış fiyatından satış yaptığımızda, neredeyse Türkiye’de perakendeye satmış kadar kazanıyoruz.

Yurt dışında Drop Shipping modeli kullanıyoruz. Orta Doğu’nun bir numaralı online bebek platformu Mumzworld.com’da satıştayız. Gelen siparişleri günlük bazda bize rapor ediyorlar. Biz de 3-4 günde bir o siparişi alıp onların deposuna toplu olarak gönderiyoruz. Kargo ve gümrüğü onlar karşılıyor. Dubai’deki bu başarı bize Katar’ın kapılarını da açtı.

Bir de toptan satış yapıyoruz. Kendi mağazası olan, bizden düşük adet (bir alışta 100-200 adet gibi) alıp, bittikçe stok güncelleyen küçük mağazalar var.

ABD eski Dış İşleri Bakanı Hillary Clinton tarafından desteklenen, “Dünyada 100.000 Kadın” projesi destek programında “Örnek Girişimci” olarak yer aldım. Buna rağmen, bir Türk olarak ABD’deki alıcıya mail attığınızda okumuyorlar bile. O yüzden New York, San Francisco ve Florida için bir şirketle anlaştık. Bunların yapacağı şey, gidip orada bizden toplu alım yapabilecek kişileri showroom’a davet edip ürünleri gösterip fiyatları konuşarak sipariş aldırmak.

KOLEKSİYON YAPMAYI BIRAKTIK

2019 yılında ABD Dış İşleri Bakanlığı’nın destek kapsamına aldığı 50 markadan biri olduk. Bu kapsamda farklı eyaletlerde eğitimlere katıldım. Orada şunu öğrendim: Gelecekte koleksiyon diye bir şey kalmayacak. Birincisi, koleksiyon, hızlı tüketim ile ilgili bir faktör. İkincisi, dönemsel tüketimle ilgili bir şey. Üçüncüsü ise aslında bir sarfiyat.

Üstelik marka için de kötü. Çünkü, her koleksiyon çıkışında marka kendini yeniden tanıtmaya çalışıyor. Ayrıca, müşteri için de kötü, çünkü aldığınız ürün bir süre sonra demode olacak. Büyük markaların artık koleksiyon yapısından tamamen uzaklaştığı, en çok satan modellerin belirli olduğu, bu modellerin varyasyonlarının eklendiği bir sisteme geçilecek.

Örneğin, Tesla, 5’ten fazla model çıkaramayacak güçte bir şirket değil. İsterse çok sayıda model çıkarabilir. Ama bilinçli şekilde 5 modelde tutuyor. 100 yıllık marka olan Chanel’in 100 tane modeli yoktur. Siz 50 sene de geçse o modeli gördüğünüzde Chanel olduğunu anlarsınız. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. En çok satan 10-15 model belirledik. Bizim koleksiyonumuz belki 10 yıl sonra da aynı olacak ama başka renklerini göreceksiniz. Koleksiyon bazlı çalışmamak, operasyon yönetimi anlamında da çok iyi oldu. 100 tane üründe stok tutmanın maliyetini, 20 tane üründe tutmak için kullandığımızda çok daha stoklu ve verimli çalışabiliyoruz.

Aynı zamanda 100 tane ürünün stoğunu yönetmektense 20 tane ürün stoğu yönetmek de daha kolay.

BU YIL NASIL GEÇTİ?

Amerika’daki ajanslarla anlaşmamızı Ocak ayında imzalamıştık. Şubat ayında katalog basımları başlamıştı. Mart’ta siparişlere başlayacaktık. New York’taki showroom bile kapandı. 6-7 ayı kaybettik. Bu sırada Ortadoğu’daki pek çok expat ülkesine dönemedi. Bu yüzden Dubai’de online satışlar 2-3 katına çıktı. Bu durum oradaki sipariş adetlerimizi rekor seviyeye çıkardı. Bu sayede iki coğrafya, pandemide birbirini dengeledi.

Mart ayında Amerika’da satışa başlamış olsaydık ciromuzun 4’e katlayacağını öngörüyorduk. Ama daha yeni yeni başlayabiliyoruz. Çin’deki bütün üretim Türkiye’ye kaydı. Türkiye’deki küçük atölyeler bile kapasite ötesinde çalışmaya başladı. Hem çok sipariş var, hem de mesafeden dolayı az işçi çalışabiliyor. Fabrikaların kapasitesi de düştü. Talep artıp kapasite düşerken üretim süresi çok uzadı. Kumaş bulamadığımız zamanlar oldu. Bu alanda Türkiye’nin kazandığını düşünüyorum. Ama markalar çok zorlandı.

GELECEK HEDEFLERİ

“Hamile/Emzirme” (Maternity) pazarının dünyadaki büyüklüğü 20 milyar dolar. Bunun 3’te 1’i sadece ABD’ye ait. Burada sadece yüzde 1’e ulaşmak bile büyük bir hacim anlamına geliyor. Bizim gibi daha yolun çok başında olan bir marka için epey önemli bir yer.

Amerika’da durum şu an yine kötüleşmeye başladı. Showroom’lar kapanmazsa ve anlaşmalarımız hedef kotaları tutturabilirse, o zaman bizim için çok iyi bir yıl olur. Bunların hepsi pandemiye bağlı. Bekleyip göreceğiz.

1-2 sene daha “hamile/emzirme” kategorisinden çıkmadan markayı oturturuz. Bazı ürünlerimiz, hamile olmayan ya da hiç doğum yapmamışlar tarafından da giyiliyor. Hayatında belli bir standart ve değer olan kadınlar için giyim markasına dönüşürüz diye düşünüyorum.

YENİ İŞ KURACAKLARA…

  • Bu işi niye yapacağınıza karar vermiş ve net olmalısınız.
  • Bütün başarılı markaları çıkaranların ortak özelliği bir “ideallerinin” olmasıdır. Hiçbiri zengin olmak için yola çıkmamış, sorunlara odaklanmışlar. Bir amaç uğruna yola çıkmalısınız.
  • Sadece bir iş kurmak için bir iş kuruyorsanız, bence baştan vazgeçin. Bu iş bir tutku olmadıkça bir noktada size ağır gelecektir.
  • “Daha esnek ve rahat çalışırım” diye girişimci olanlar var. Böyle düşünenleri de uyarayım. Girişimcinin hayatı öyle değil.

YAŞADIĞIM 2 ÖNEMLİ ZORLUK

  1. Profesyonel hayat, büyük bir şirkette çalışmak çok farklı. Diyelim, bir iş geliştirme yapıyorsunuz… Çeşitli bölümlerden destek ve bilgi alabiliyorsunuz. Fonksiyonların takımları var ve siz böyle çalışmaya alışmış oluyorsunuz. Girişimci ise küçük bir ekipte bir sürü şey yapıyor. Ben en çok ilk başlarda her şeyi tek başıma yapmakta zorlandım.
  2. Kurumsal hayatta her zaman size bir şeyler söyleyen, hedefler koyanlar var. Siz verilen hedeflere, çizilen yol haritası üzerinden gitmeye çalışırsınız. Halbuki burada hedefi siz koyuyor, gerçekleştirme yoluna da siz karar veriyorsunuz. Suçlayacağınız biri olmadığı gibi takıldığınızda öneride bulunan biri de etrafınızda bulunmayabiliyor. Performansınızı da yine siz takip edip değerlendirmelisiniz.

ILGIN ÖZDEMİR YAZGAN

İLK BAŞARISI
“İki senede, binlerce kadına ulaştık. Orta Doğu’da ciromuz önceki seneye kıyasla 6 katına çıktı. Dünya Ekonomi Zirvesi 2020 kapsamında Davos’ta başarı öyküsü olarak incelendik.”

HEDEFİ
20 milyar dolarlık ‘maternity” pazarından yüzde 1 pay almak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nurtac-afridi

3 stratejiyle global liderlik

aile-kapani

Aile kapanı