in , ,

4 markalı, ofissiz şirket

Stellantis, dünyanın önde gelen otomobil gruplarından… Türkiye’de 4 önemli markasıyla faaliyet gösteriyor. Ancak, bu grubun en önemli farkını, ‘ofissiz’ çalışması oluşturuyor. Pandemide başlayan bu uygulamayla birlikte CEO ve C düzey yöneticiler dahil kimsenin ofisi yok. Grubun Türkiye CCO’su Ayça Furth, bu sıra dışı deneyimi ve getirdiklerini anlatıyor.

4-markali-ofissiz-sirket

Otomotiv sektörünün iki büyük grubu olan Groupe PSA ve Fiat-Chrysler, 2021 yılında birleşip, Stellantis Grubu’nu yarattılar. Böylece Abarth, Alfa Romeo, Chrysler, Citroën, Dodge, DS Automobiles, Fiat, Jeep®, Lancia, Maserati, Opel, Peugeot, Ram, Vauxhall, Free2move ve Leasys gibi köklü markalar tek çatı altında bir araya geldi.

Bu büyük grup, 2023 yılında 189.5 milyar Euro ciro, 18.6 milyar Euro da kâr rakamına ulaştı. Grubun 2027 yılı hedefi ise geniş ürün/marka gamıyla global alanda liderliği yakalamak.
Stellantis Grubu, Türkiye’de 4 markayla temsil ediliyor; Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles…
Sektörde önemli bir pazar payına sahip olan bu şirketi farklı kılan tarafı ise son 3 yıldır ‘sıfır ofis’ ile işlerini yürütmesi…

4 markanın çalışanlarının tamamı uzaktan, evlerinden çalışıyorlar. Bir genel müdürlük binası yok. Yeni mezundan CEO’ya kadar herkes evinden çalışıyor. Bu değişimin arkasında ise Stellantis Türkiye CCO’su Ayça Furth var. Bu ölçekte bir grup için ‘ofisi ortadan kaldırma’ stratejisini hayata geçiren Furth, şu bilgileri veriyor:

KARAR NASIL OLUŞTU?

Ofisleri kapatma kararını pandeminin Türkiye’de başlamasını takip eden 3 ay içinde aldık. O dönemdeki söylemimiz, pek çok firmanın aldığı kararla da karıştı. Biz, pandemi sonrası geri döneriz diye değil, artık ‘ofissiz’ bir hayata geçeriz diye “kapama” kararını aldık.

Stellantis Türkiye olarak, başarımızın altında yatan en önemli faktör, süreçleri tarafsız ve olduğu gibi okuma yeteneğimiz. Kararları, zihnimizin bildikleri ve öğrendiğimiz doğrularla değil, objektif olarak değerlendirerek alabiliyoruz.

Pandemi henüz Türkiye’ye gelmeden neredeyse aylar öncesinde, hem çalışanlarımızı korumak, hem de olabilecek senaryolar neler olabilir diye çalışmaya başladık. O tarih geldiğinde biz tüm çalışanlarımızın ve ailelerinin her türlü korunma ihtiyacını, uzaktan çalışma alt yapısını ve ev ergonomisi sorununu çoktan çözmüştük. Bu dönemde aslında ofise ihtiyacımız olmadığını da gördük. Tersine evden çalışma, arkadaşlarımızın duvarsız ve özgür çalışmasına olanak açtı. Ev ve iş hayatı diye bölüp parçaladığımız bireyin bütünsel varoluşunu tekrar ajandanın ilk sırasına taşıdık.

BEYAZ YAKALININ MANİFESTOSU

2020 Mart ayında ofisten çantalarımızı alıp çıktık ve o günden beri ofisimiz yok. Pandeminin 2’nci ayında, ‘Biz bu ofisi tamamen kapatalım’ dedik. ‘Nasıl kapatacağız’ dediler, ‘ofissiz şirket mi olur?’ diyenler oldu. Hatta ‘ofissiz otomotiv şirketi mi olur’, diye çok sorgulandık. Bütün bu tartışmalara rağmen bütün ofislerimizi kapattık.

Sonra bu iyi bir ‘örnek uygulamaya’ dönüştü ve o dönem sektörde çok sayıda şirkete danışmanlık verdik. Çünkü, evdeki personelin kontrolünü kaybetmemek çok kolay değil. Aldığımız kararı arkadaşlara ‘beyaz yakalının özgürlük manifestosu’ diye anlattım. Bunu dinlerken ağlayan arkadaşlarımız oldu. Bize o vakte kadar yaşatılan neredeyse “20’nci yüzyıl köleliği” idi. Çünkü, hep odam olsun diye hayal kuran, ancak buna ulaşamadan emekli olan çok sayıda arkadaşım var. Pandemi bir şekilde bize özgürlüğümüzü geri verdi.

Biz o dönem sadece ofisi kapatmakla kalmadık, Stellantis Türkiye olarak dijital, kapalı bir platform kurduk. Orada herkes her şeyini paylaştı. Aramızdaki iletişim bağının devam etmesi açısından bu çok kıymetliydi.

200 METREKARE ORTAK ALAN

Çalışanı korumak için çıkılan ofis, devrimsel bir dönüşüm için bize muazzam bir fırsatı da gösterdi. Stellantis, iş yapışını, “Birlikte Kazanma ve Yaratıcılık” değeri etrafında örüyor. Birlikte kazanmanın bizim için bağımsızlık ve gönüllü değer yaratmakla ilgisi var. Şu anda birbirimizi özlediğimizde buluşmak için, 200 metrekarelik bir ‘co-work’ alanı oluşturduk. Bunu hem evi çalışma için uygun olmayan arkadaşlar hem de birbirimizi görmek için ayarladık. İsteyenler orada 24 saat çalışabiliyorlar. Bunun dışında yüzde 100 tamamen uzaktan çalışıyoruz.

OFİSSİZ OFİS KURALLARI

Yeni çalışma sisteminin tek kuralı var, o da ‘Güven’. Bunu da çok klişe anlamda söylemiyorum. Stellantis Türkiye’nin yeniden yapılandırılması sürecini başlattığımız 2018 yılında, çalışanlarımızı seçerken, en üst sırada gözettiğim birkaç gelecek öngörüsü vardı. Bunlardan ilki, arkadaşlarımızın “Savaşçı” olması idi. Yani ‘Dayanıklılık’ konusuna önem verdik.

İkincisi ise ‘Yaratıcı düşünme potansiyeli’ydi. Biz çalışanımıza her anlamda güveniriz. Zaten bu yapıyı kurarken bir gün çeviklik ve belirsizlik içinde iş yürütmek zorunda kalacağımız öngörümüz vardı. Pandemi de bize hem alan açmak, hem de güven duymak konusunda cesaret verdi. Kurumun çalışana karşı değerli tutumu ve çalışanın güçlü kasları da bizleri bugüne taşıdı.

Ekiplerimize asla “mış” gibi yapmadık. Bizim uygulamamız öyle kurallarla yazılıp çizilecek kadar kalıcı değil. Çünkü, her gün o günün ihtiyaçlarına göre şekil ve renk alıyor. Biz virajlı bir yolda hız yapan tutkulu bir ralli şoförüyüz.

% 16
ApolloTechnical’in araştırmasına göre ABD’de şirketlerin yüzde 16’sı herhangi bir ofis/genel merkez olmadan faaliyetlerini sürdürüyor.

YENİ ÇALIŞMA TARZI NE GETİRDİ?

  • Çalışanlarımız bu iklimin ne kadar biricik ve derin bir mühendislikle kurgulandığını söylüyorlar. Bir o kadar gerçek ve akıcı olduğunun çok farkındalar.
  • Arkadaşlarımızın duvarlarını kaldırdığımızda muazzam bir şey oldu, beyaz yakalı çalışan kendini özgür bir birey olarak tanımladı.
  • Pandemi sırasında Türkiye’de pazar lideri olduk. 2023 yılını da pazar lideri olarak kapadık.
  • Hem inovatif ve dijital uygulamalarda, hem de müşteri odaklı dijital dönüşümde pek çok projemizle neredeyse sektörde benzeri olmadan çalışıyoruz. Biz bu işi biliyoruz ve egosuz, cesurca yönetiyoruz.
  • Pandeminin getirdiği belirsizlik dönemini, yenilikçi ve cesur bir deneysel iş yapış kültürü için fırsata çevirmiş belki de en büyük şirketiz diye düşünüyorum.

OFİSİN BEDELİNİ ÇALIŞANA YATIRDIK

  • “Biz bu stratejiyi hayata geçirirken, maliyetten yola çıkmadık. Elbette ofissizliğin verimlilik tarafı oldu. Buradan tasarruf ettiğimiz kaynakla her çalışanımıza bir araç verdik. Onların evdeki çalışma ergonomisine yatırım yaptık, dijital iletişim kanallarını geliştirdik. Geleceğin liderleri olmaları için eğitim ve gelişimlerine katkı yaptık”

HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAZ

  • “Flexlife, ofis çılgınlığının yaşandığı bu dönemde, bireyin klasik çalışma kültüründe hiç olmayan bir iş modeli. Yani ofis ve servis yok. Ofisle birlikte gelen ve benim anlamlı bulmadığım bir yığın ayrıntıyı eledik. Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak. Pandemi bize bunu öğretti. Bu süreçte insanlar eve girdi. Bütün bunlar olurken gelişmeleri izledik, araştırmalar yaptırdık.”

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3-öğrencinin-Cisco’yu-çeken-hızlı-girişimi!

3 öğrencinin Cisco’yu çeken hızlı girişimi!

ceo-council-24-acilis

CEO Council’24 / Açılış konuşması