in , ,

Geleceğin sektörüne büyük yatırım

Alarko, geçtiğimiz yıl modern seracılık, katma değerli tohum, inovatif gübre ve kurutulmuş gıda ile tarımın 4 ana sektörüne hızlı bir giriş yaptı. Alarko Tarım Grubu’nun Genel Müdürü Melike Koçoğlu, topraksız tarımda neden öncelikle domates üretimine odaklandıklarını, tarıma neden bütüncül bir anlayışla yaklaşmak gerektiğini ve hedeflerini anlattı.

gelecegin-sektorune-buyuk-yatirim1

YAZI: GÜLDENİZ AYRAL

Tarım sektörü, iklim krizinden en çok etkilenen ve sürekli bir arz olması gerekliliği nedeniyle en çok zorlanan sektörlerden biri. Dünya nüfusundaki eğilime bakıldığında, 2050 yılında tarımda yüzde 70 üretim artışı olması gerekiyor. Ancak iklim krizi, su krizi, gıda israfı gibi zorlayıcı faktörler varken bu nasıl mümkün olabilir?

İşte bu noktada verimlilik, sürdürülebilirlik, etkin kaynak ve teknoloji kullanımı gibi konular öne çıkıyor. Özellikle Türkiye’de tarım arazilerinin parçalı ve dağınık yapısı, çiftçi nüfusunun yaşlanması ve yeni nesillerin tarımsal üretime uzaklaşması da planlı üretimi gündeme almayı gerektiriyor.

Yeni yatırımlarını sürdürülebilir kalkınma odaklı faaliyet alanlarında yapma vizyonuyla hareket eden Alarko Grubu da geçtiğimiz yıl tarım sektörüne girdi. Taahhüt, enerji ve turizm gibi alanlarda güçlü bir grup olan Alarko, modern seracılıktan inovatif gübreye, katma değerli tohum üretiminden kurutulmuş gıdaya kadar tarımın hemen her alanında bütüncül ve birbirini tamamlayan bir perspektifle hızlı bir şekilde yatırımlarını devreye aldı.

Bir yıl içinde hem hazır şirket ve sera işletmeleri satın alındı, hem de kendi sera ve üretim tesislerinin sıfırdan inşası için faaliyetlere başladı. Teknolojik, temiz ve topraksız tarım anlayışıyla girişimlerini yürüten Alarko Tarım Grubu Genel Müdürü Melike Koçoğlu, bir yılda nasıl bu kadar hızlı büyüdüklerini, ulaşmak istedikleri hedeflerini, teknoloji ve dijitalleşmenin neden tarıma da uygulanması gerektiğini Fast Company için anlattı…

YENİ STRATEJİK ALAN

Yeni yatırımlarımızı sürdürülebilir kalkınma odaklı faaliyet alanlarında gerçekleştirmeyi hedefledik. Tarım da bu alanlardan birisi. Tarıma girerken amacımız, kaynakların verimli ve etkin kullanımıyla, iyi uygulamalarla ürün geliştirmek ve artan gıda talebine cevap verebilmekti.

Dünya nüfusunun hızla artıyor olması, önümüzdeki yıllarda gıda talebine, özellikle de sağlıklı gıdaya talebin ciddi oranda artacağı anlamına geliyor. Nüfustaki bu artış, tarımsal üretimde de ciddi bir artışa ve yüksek verimliliğe ulaşmayı şart koşuyor.

Bunun yanı sıra küresel iklim değişikliğinin yarattığı risk ve zorluklar, başta temiz su kaynaklarına ve gıda ürünlerine erişim gibi birçok hayati konuda farklı sorunlara yol açıyor. Dolayısıyla su ve tarım, gezegenimizin ve üzerindeki yaşamın sürdürülebilirliği açısından oldukça kritik alanlar.

Covid-19 pandemisi, stratejik öneme sahip birçok sektörde küresel tedarik zinciri ağlarının aksamasına neden olmuştu. Bu durum gıda güvenliği konusunu tekrar gündeme getirdi.

Alarko Holding, bu gelişmelerin ışığında “tarım” alanını 2023 yılı itibarıyla stratejik sektör olarak tanımladı ve tarım alanına giriş yaptı. Önümüzdeki dönemde tarım ve gıda alanlarında değer zincirinin tamamında yer almayı planlıyoruz. İnsanlığın yeterli, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişimini sağlamayı, bunu gerçekleştirirken sürdürülebilir bir iş modeli kurgulamayı hedefliyoruz.

BİR YILDA HIZLI BÜYÜME

Daha yola çıkarken, bu geleneksel sektördeki değer zincirinin her alanında yer almayı hedefledik. 360 derecede faaliyet göstereceğimiz sektör yatırımlarımızla ölçek olarak büyük bir yapıya ulaşacağız. Teknolojik sera, mikro granül, mineral ve organomineral gübre, tohum ıslahı, kurutulmuş meyve ve sebze gibi farklı alanlarda üretim yatırımlarını hayata geçiriyoruz.

Ülkemizin jeotermal enerji alanında sahip olduğu potansiyeli, farklı iklim koşullarını ve diğer çevresel faktörleri değerlendirdik ve seracılık faaliyetlerimizi Afyon, Denizli ve Eskişehir olmak üzere 3 ana bölgede yürütme kararı aldık. Toplam 60 bin hektarlık alanda jeotermal kaynak arama ruhsatımız mevcut.

Seracılık şirketimiz Alsera Jeotermal Tarım, faaliyetlerine Mart 2023’te ilk olarak Afyon Sandıklı’da satın aldığı seralarla başladı. 2023 yılı sonunda ilk hedefimiz olan 500 dönüm seraya ulaştık ve ilk hasatları elde etmeye başladık. İlave olarak satın aldığımız jeotermal seracılığa uygun bin 500 dönüm alanda da kendi modern seralarımızı kurmaya başladık.

Afyon’da bu sene tamamlayacağımız 220 dönüm tek parça sera ile Türkiye’nin en büyük jeotermal serasına kavuşacağız. Ayrıca Eskişehir’de gerçekleştireceğimiz sera yatırımı da aynı alan üzerinde kurulu 1.000 dönümün üzerinde büyüklüğe sahip olacak.

2024 yılı için hedefimiz, sera büyüklüğümüzü 2 bin dönüme ulaştırmak. Takip eden her yıl 1.000-1.500’er dönüm eklemelerle nihai hedefimize ulaşacağız. 2028 yılı sonunda, gerçekleşecek toplam 400 milyon dolarlık yatırımla, Türkiye’de 5 bin dönüm büyüklükteki sera alanlarımızdaki üretimimizle, dünyada bu alanda ilk 10’a girmeyi hedefliyoruz.

NEDEN TOPRAKSIZ TARIM?

Topraksız tarım, bitkilerin toprak yerine farklı bir ortamda yetiştirildiği bir yöntem. Üretim materyali olarak “cocopeat”, yani hindistancevizi lifleri kullanıyoruz. Bu yöntem, köklere daha iyi hava ve besin sağlayarak bitki gelişimini hızlandırıyor. Ayrıca daha az su ve gübre kullandığınız için maliyetleri düşük ve hastalıklardan, zararlılardan korunmayı kolaylaştırıyor.

Topraksız tarım, özellikle seralar için oldukça uygun bir seçenek. Teknoloji kullanımı ve uzman ekibimiz sayesinde doğal dengeyi bozmadan güvenilir gıda teminini sağlayabiliyoruz. Topraksız tarımda elde edilen ürünü miktarı metrekarede 45 ila 50 kilograma ulaşırken, topraklı tarımda bu miktar ortalama 15 kilogram civarında kalıyor.

Biyolojik zararlılara dönük entegre mücadele yöntemimiz sayesinde de “pestisit” kullanmadan sağlıklı gıda üretebiliyoruz. Bitkilerimizi korumak için lavanta, kekik, ‘tagetes’ ve ‘labularia maritima’ gibi bitkilerden sera etrafına yeşil duvar oluşturuyoruz. Böylece ilgili zararlıları kovucu niteliklere sahip, faydalı böceklere konak sağlamış oluyoruz. Bu sayede AB akreditasyonu olan bağımsız laboratuvar analizlerinde hiçbir kalıntıya rastlanmıyor.

DOMATESTEN DAHA FAZLASI

Seralarımızda öncelikli olarak domates üretimine başladık. Yakın dönemde biber grubu, patlıcan, çilek ve yaban mersini gibi farklı yaş meyve ile sebzelerin üretimine de başlayacağız.

Türkiye, toplam domates üretiminde dünyada 3’üncü ülke… Bu ürüne yönelik küresel talep de oldukça yüksek… Fakat birim arazi başına verimliliği ve satış fiyatını daha yukarı seviyelere çekmemiz gerekiyor. Şu an seralarımızda üretilen domateslerimizin ihracat oranı yüzde 60’lar seviyesinde seyrediyor.

Yatırımlarımızı yoğunlaştıracağımız diğer bir iş kolumuz ise gübre olacak. Palmira Agro şirketimiz, çiftçiye pratik, ekonomik, verimli ve katma değeri yüksek ürünleri sunuyor. Mikrogranül gübreler, doğru kaynağı, doğru oranda, doğru yer ve zamanda, doğru teknolojiyle uygulamanıza olanak tanıyor.

Palmira Agro şirketimizin Çankırı’da kurduğu fabrika, mayıs ayında faaliyete geçecek ve fabrikada yıllık 12 bin ton üretim gerçekleştirilecek.

BİLİMSEL TOHUM ISLAHI

Sadece topraksız tarım ve gübre değil, tarıma 360 derece yaklaşarak farklı alanlarında da yer alıyoruz. 2023 yılı son çeyreğinde grubumuza katılan ve Antalya’da faaliyet gösteren Genseed şirketimizle modern bilimin ışığında, sağlıklı doğal ve sürdürülebilir tohum ıslahı ve üretimi gerçekleştireceğiz.

Üretim aşamasına geçilmesini takiben ticari ürüne dönüştürülmüş tohumları iç ve dış piyasaya sunmayı amaçlıyoruz. Ayrıca 2025 yılı sonrasında dünyada farklı ülkelerde tohum üretim istasyonları kurarak kaliteli, dayanıklı ve katma değeri yüksek yaş meyve ve sebze tohumları üretecek ve küresel piyasalara arzını gerçekleştireceğiz.

Yine 2023 yılının ikinci yarısında satın aldığımız, Tarsus’ta kurutulmuş meyve sebze üretimi yapan tesisimizi Konya Ereğli’ye taşıyıp, Alarko Gıda Sanayi adı altında ana hedef kanalı B2B ve endüstriyel müşteriler olan işimizi de büyütmeyi planlıyoruz. Bu sayede sağlıklı, katkısız kurutulmuş meyve sebze ürünlerinin yurt içi ve yurt dışı pazarda kullanımını ve tüketimini artırmayı hedefliyoruz.

YENİ ŞİRKETİN 6 ÖNEMLİ FARKI

  1. GAP SERTİFİKALI Seralarımızda iyi tarım uygulamalarını kullanıyoruz. İyi tarım uygulamalarında Global GAP, sosyal uygulamalarda ise Global GAP ve Grasp sertifikalarına sahibiz.
  2. HORMON DEĞİL ARI Yüksek verim elde etmemizin önemli nedenlerinden birini ‘arılar’ oluşturuyor. Topraksız tarımda çiçekler, döllenme fizyolojisini arılar ile sağlar. Bu nedenle hormon kullanmıyoruz, çünkü arılarımız var.
  3. SUYUN GERİ DÖNÜŞÜMÜ Yağmur sularının kullanılabilmesi için yatırım planları yaptık. Gübre geri dönüşümüyle, bitkilerin drenaj olarak geri verdiği suyu tekrar kullanabiliyoruz. Bu, su tüketimimizi yüzde 30 aşağı çekiyor.
  4. ATIK YOK Üretim sürecinden arta kalan yaprak ve bitki atıklarını makinelerle (bio chopper) parçalayıp kompost haline getiriyor ve organomineral gübre hammaddesi yapıyoruz.
  5. JEOTERMAL ENERJİ Seralarda ısıtma amaçlı kullanığımız jeotermal enerji, karbon emisyonu yaratan kaynak kullanımının önüne geçiyor. Kullanımın ardından jeotermal kaynağı, reenjeksiyon yoluyla yer altına geri döndürüyor, olası atık kirliliğinin önüne geçiyoruz.
  6. KAMPÜS SERA Toplumsal sürdürülebilirlik de çok önemli. Alsera’da 5 bin dönüm sera alanına ulaşıldığında, istihdamda yüzde 80’i kadın olmak üzere 5 bin kişiye ulaşacağız.

“2028 yılı sonunda, gerçekleşecek toplam 400 milyon dolarlık yatırımla, Türkiye’de 5 bin dönüm büyüklükteki sera alanlarımızdaki üretimimizle dünyada topraksız tarım alanında ilk 10’a girmeyi hedefliyoruz.”

TOPRAKSIZ TARIM NEDEN CAZİP?

  • 200 BİN: Türkiye’deki toplam topraksız sera alanı yaklaşık 20 bin dönüm. Seraların 12-13 bin dönümünde domates ekiliyor. Ardından muz ve çilek geliyor.
  • %70: Topraksız sera işinde 200 kadar şirket var. Üretilen ürünlerin yüzde 70 kadarı ihraç ediliyor.
  • 3 KAT: Topraklı serada verim, metrekare başına 15 kg. Topraksız tarımda ise 45 ila 50 kg düzeyine ulaşıyor. Yani 3 kat verim artışı var.
  • %20: Topraklı seralarda maliyet yüzde 20 daha düşük. Ama bu fark, yüksek verimlilik artışıyla topraksız tarım tarafında kolaylıkla kapatılıyor.
  • 600 KG: 100 yıl önce kişi başı sebze-meyve tüketimi 220 kg seviyelerinde iken, bugün 600 kg civarında. Bu talep daha da büyüyecek.
  • 7: Türkiye, en temiz enerji kaynaklarından biri olan jeotermal bakımından dünyada 7’nci sırada yer alıyor.

ALARKO TARIM’IN 5 YILLIK PLANI

  1. Üç ildeki sera yatırımlarıyla 2028 sonunda 5 bin dönüme ulaşacağız. Kazakistan’da yapacağımız ilave 5 bin dönüm sera alanıyla da bu alanda dünyanın ilk 10 şirketinden biri olmayı planlıyoruz.
  2. Alarko Tarım Grubu’nun tüm bu faaliyetler için 5 yıl içerisinde gerçekleştireceği yatırım bedeli 650 milyon dolara ulaşacak.
  3. Genseed tohumculuk işimizle Türkiye’nin bu alanda ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynamak istiyoruz. 2025 sonrasında ise farklı ülkelerde tohum üretim istasyonları kurup küresel piyasalara arz edeceğiz.
  4. Gübre tarafında ise katma değeri yüksek işlere yönelip, pazarın ihtiyacı olan, stratejik ürünleri üreteceğiz.
  5. Modern ve teknolojik yöntemleri kullandığımız, doğal ve katkısız kurutulmuş gıda alanında da sektöründe öncü firma olmayı amaçlıyoruz.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

baglilik-sikintisi

Bağlılık sıkıntısı!