in , ,

IT’ci çocuk unicorn yolunda

İlker Sözdinler, 2010 yılında kurduğu Birleşik Ödeme Sistemleri’yle, fatura ödetmek için yola çıktı. 2015 yılında e-para lisansı aldı. Bu, onun önünü de açtı, inovatif ürün/hizmetlerle hızlı büyüme yoluna girdi. Ardından gelen yatırımlar ve iş ortaklıkları, global bir yolculuğu başlattı. Hedef ise fintech alanının ‘unicorn’u olmak…

İlker-Sozdinler--IT’ci-çocuk-unicorn-yolunda

Bankacıların, “IT’ci çocuklar” dediği dönemdi. Henüz birkaç ödeme sistemi şirketi vardı. BDDK ya da Merkez Bankası’nın gündeminde lisans yoktu. Birleşik Ödeme, 2010 yılında, böyle bir ortamda, geleceği yaratmak için kuruldu. Yola çıkışı, basit bir ödeme hizmeti sunma üzerineydi. Şirketin kurucusu İlker Sözdinler, ABD ve Avrupa’da yaygınlaşan bir teknolojiyi, Türkiye’ye getirmeyi amaçlıyordu. Bu nedenle fatura ödemeleri için kiosklar kuracaktı.

Aslında yaptığı iş, bir önceki şirketinden edindiği deneyimler üzerineydi. ABD’deki Yönetim Bilimleri Sistemleri ve İşletme eğitiminden sonra ortaklarıyla birlikte NGN Teknoloji’yi kurmuşlardı. Bankalara hizmet veriyor, onların teknoloji altyapılarını kuruyorlardı. Bu, bankacılığı ve bankacılık teknolojisini yakından izleme şansı vermişti.

2015 yılında şirketi yabancılara sattıktan sonra İlker Sözdinler, bütün odağını Birleşik Ödeme Sistemleri’ne verdi. 2010 yılında kurduğu şirketinin önünde fırsatlar olduğunu görüyor, dünyanın diğer ülkelerindeki gibi bir fintech girişimi yaratmayı hedefliyordu. Aradan geçen 22 yılda Birleşik Ödeme büyük bir mesafe aldı. Şimdi ise iddialı bir hedef ile yoluna devam ediyor. İlker Sözdinler, bu hedefi, sektörü ve geleceği Fast Company ile paylaştı:

HEDEF TAHSİLAT PAZARIYDI

İlk yıllarda sadece “self-service kiosk” dediğimiz, ATM benzeri cihazlardan fatura ödemelerine yönelik hizmet veriyorduk. Bu, ABD ve Rusya’da çok yaygın bir modeldi. Amacım, bu hizmeti Türkiye’ye getirmekti. İlk hedefimiz de metro istasyonu ve AVM’lerdeki kiosklardan fatura ve diğer tahsilat işlemlerini yapmaktı. Ancak, hedeflediğimiz gibi olmadı. Çünkü, İstanbul’daki kullanıcı, Amerikalı ve Avrupalı gibi faturalarını bizim cihazlardan ödemeye yanaşmadı.

Bu olumsuz tabloyu yaşarken, başka bir gerçek dikkatimi çekti. Ankara’da su ve gaz dolumlarında çok büyük sorun olduğunu gördük. Ön ödemeli kart kullanıyorlardı ve bu ciddi sorunlara yol açıyordu. O tarihte Google’a ‘Gaz çilesi’ yazdığımızda, 300-400 kişilik sıraların olduğu haberlerini görüyorduk. Bunun üzerine İstanbul’da iş yapmayan cihazlarımızı Ankara’ya götürme kararını aldık.

Amacımız son defa orada denemekti. Neyse ki İstanbul’da kötü giden işler Ankara’da 180 derece terse döndü. Tahminlerimizin ötesinde iyi gitmeye başladı. Bugün Ankara’da su ve gaz dolumlarında yüzde 95 pazar payımız var. Sonrasında lisans sürecine girdik. Biz başladığımızda BDDK ya da Merkez Bankası’ndan lisans alma gibi düzenlemeler yoktu.

YENİ İŞE EVRİLİYORUZ

O dönemde ödeme sektörü alanında başka şirketler de vardı. Ancak, kiosk ile tahsilat işinde sadece biz vardık. Bir süre sonra BDDK bu işe el attı, düzenlemeler getirmeye başladı. “İki server’ı olan herkes ödeme yapabiliyor. Bunun kurallarını koymamız gerekiyor” dedi. Böylece 2015 yılında ilk düzenlemeyi yayınladılar.

Teknoloji şirketi döneminden bankacılık konusunda deneyimim vardı. O nedenle, “Bir an önce lisans için hazırlıklara başlayalım” kararını aldık. Üstelik sadece ‘kiosk’ değil, en kapsamlı ‘e-para’ lisansını alıp, alanın ilk şirketlerinden biri olmayı hedefledik.

2015 yılında 3 kuruluşa aynı anda lisans verdiler. Bununla birlikte bu lisansın izin verdiği bütün hizmetleri yapma kararı aldık. Para transferi, fatura ödeme, ödemelere aracılık ve şube açma gibi konuları kapsayan bir lisansımız olmuştu. Bunun sayesinde şu anda en kapsamlı ürün portföyüne sahip olan e-para şirketi biziz. Daha 2015 yılında kendimize bu vizyonu koymuştuk. Şimdi ise elektronik para lisansı olan 30’dan fazla şirket var.

ÜRÜN SAYISI HIZLI ARTTI

Biz kiosklar ile başladık. Lisansı aldıktan sonra ise para transferleri, ön ödemeli kartlar, cüzdanlar ve tahsilat sistemlerini kurmaya başladık. Bunları yaparken, beni teknoloji hizmeti döneminden tanıyan bankacılar, ‘Bizim İlker bir şeyler yapıyor’ diyorlardı. ‘IT’ci çocuk olarak görüyor” ve çok önemsemiyorlardı. Ancak, 200, 300, 500 milyon TL derken, 1 milyar TL’ye ulaştığımızda tablo değişti. ‘Bunlarda bir şeyler var” demeye ve tırnaklarını göstermeye başladılar.

Şimdi bankalarla çok iyi işbirlikleri yapıyoruz. Ancak, o zamanlar çok kolay değildi. 2018 yılından sonra tablo biraz daha değişti. Sonra biz Finberg’den yatırım aldık. İşte bu Birleşik Ödeme için bir dönüm noktası oldu. Böylece sektördeki ilk “e-para/banka” ortaklığı gerçekleşti.

Bu ortaklıktan sonra büyümemiz çok daha hızlandı. 2021 yılının başında OYAK’ın gelmesi ise ikinci dönüm noktamızdı Bu gelişmeler bize yurt dışına açılım ve daha da büyümek için büyük bir fırsat penceresi açtı.

Bugün itibarıyla biz 50 milyar TL işlem hacmine ulaştık. Bu sene sonu itibarıyla 15 milyon tekil kullanıcıya Türkiye’de hizmet veriyor olacağız. Şu anda 4 ülkedeyiz. Önümüzdeki senenin ilk çeyreğinde ülke sayısı 10’a çıkacak. Türkiye’nin en büyük fintech’lerinden bir tanesi olduk.

YURT DIŞINA AÇILMA VİZYONU

Bizim global şirketlerle iyi iş ortaklıklarımız sadece Wise ile sınırlı değil. Remitly, Azimo, TransferGo ve Paysend gibi şirketlerin hepsiyle iyi işler yapıyoruz. Bu şirketler de küresel genişleme yapmak istiyorlardı. Aslında global açılma talebi ilk onlardan geldi. Bize geldiler ve “Türkiye’de yaptığınız iş modelini bölgeye de uygulayabilir miyiz?” dediler.

Türkiye’deki büyümeden sonra yurtdışına açılma bizim planımızda da vardı. Onlardan gelen bu talep üzerine görüşmelere başladık. Hangi ülkelerde ilerlemek istediklerini, bizim nerelerde daha faydalı olabileceğimizi onlarla tartışmak için toplantılar yaptık. Sonuçta 2021 yılı biterken düğmeye bastık. Önce Azerbaycan, ardından Romanya geldi. Bunu Gürcistan izledi.

Tabii bizim ofis açmamız birkaç tane 10-15 kişilik ekip kurup, bir bina kiralamakla olmuyor. İş planı, elektronik para lisansı ve ülkelerin merkez bankalarının izinleri de gerekiyor. Bunu en hızlı Azerbaycan’da yaptık. Bu ülkelerde sadece para transferi değil, 5 dikey hizmetin tamamını vermeyi hedefliyoruz. Sırada Özbekistan, Kazakistan, Dubai ve Fas gibi pazarlar var.

BANKADAN FAZLASI MI?

Bizi sektörde öne çıkaran unsurlar arasında inovatif ürünlerimiz geliyor. Bunu da bankalara göre farklılık gösteren hizmetlerle sağladık. Örneğin, Türkiye’de “nöbetçi transfer” uygulamasını ilk biz uyguladık. 20 bankayı buna ikna etmemiz tam 1.5 yılımızı aldı. Sonra hepsi ile entegre olduk ve bankalar arasında para sınırı olmadan transfer yapmaya başladık. Bugün FAST sisteminde bile limit var. Biz ise limitsiz yapıyoruz.

Onun haricinde Wise’ı Türkiye’ye getirdik. Onu şimdi bankalarla entegre ediyoruz. Ardından PaySafe (Akıllı kasa) diye bir ürün yaptık. Kasanın içine nakdi koyduğunuzda, banka hesabınıza parayı transfer ediyoruz. Perakende sektörü bu ürüne bayıldı. Bir CFO, bu sayede, bayram, hafta sonu ya da tatil derken 120 gün parasından para kazanamıyordu. Bu ürün sayesinde şimdi 365 gün parasını değerlendirebiliyor. Büyük kurumsal şirketlerin neredeyse tamamı bu ürünü aldı.

Çok da inovatif durmayan ama bence bizim başarılı çalışmalarımızdan biri Başkent Kart oldu. Ankara’da yaklaşık 300 bin kişiye çok ciddi yardım yapılıyordu. Bu yardımın dağıtımı için sadece 20 milyon TL harcanıyordu. Biz “bir kart verelim, insanlar harcamalarını istedikleri yerden gidip yapabilsinler” dedik. Çok da başarılı oldu. Başkent Kart, geçen sene 1 milyar TL’den fazla hacim yarattı. Biz Ankara’nın yanı sıra 16 ilde benzer hizmeti veriyoruz.

HEDEFİMİZ ÇOK BÜYÜK

Birleşik Ödeme için büyük hayallerimiz var. En büyük hedefim, Türkiye’den çıkan ilk fintech unicorn’u olmak. Bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Şimdiye kadar yaptıklarımız, oraya doğru da hızlıca yaklaştığımızı gösteriyor.

Bunun için şirket içinde 24 aylık bir hedef koyduk. Onu da başarmak üzereyiz. Sadece Türkiye değil, biz bölgedeki en büyük fintech olmak istiyoruz. 2024’ün ikinci yarısında unicorn bariyerini devirmeyi planlıyoruz.

Bunu yapmak için bir aksiyon planımız var. Birincisi, ülke açılımlarına devam edeceğiz. İlk hedef 10 ülkeye ulaşmak. Oldukça agresif bir hedef ama çoğunu da zaten tamamladık.

İkincisi, yeni ürünler çıkarmaya ve bu iş ortaklıklarını da geliştirmeye devam edeceğiz. Yakında yeni global şirketlerle iş birliklerimizi açıklayacağız. Çünkü, global büyük şirketler, “Ödememi bölgesel bir ödeme sistemine vereyim, onlar yapsın” yaklaşımını benimsemeye başladılar. Bu tarafta hızlı büyüme bekliyoruz.

“Gömülü finans” tarafına biz çok inanıyoruz. Zaten Birleşik Ödeme’nin ilk business modeli, “fintech as a service” idi. Bugün bu modelin altında son zamanlarda “Gömülü Finans” (Embedded Finance) tarafındaki ürünlerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.

Yıl sonu itibarıyla Türkiye’de açık bankacılık uygulamaya giriyor. Orada büyük oyunculardan biri olmayı planlıyoruz. Bu hizmetlerle birlikte “unicorn” bariyerini hızlıca kırmış oluyoruz diye düşünüyorum.

FINTECH REKABETİ EN ÇOK HANGİ ALANDA?

İlker Sözdinler’e göre Türkiye’deki fintech sektöründe en rakabetçi alan sanal pos…

  • SANAL POS
    Sektörde sanal POS tarafı çok rekabetçi. İyzico’nun da yer aldığı bu alanda hem bankalar hem de şirketlerin ağır rekabeti dikkat çekiyor.
  • SUPERAPP
    Son dönemde cüzdan ve SuperApp kavramları biraz iç içe girip karışmaya da başladı. Ama gelecekte SuperApp patlaması yaşayabiliriz. Çünkü, orada büyük bir rekabet var ve daha da artacak.
  • CÜZDAN
    Akıllı cüzdan tarafında yavaş yavaş rekabet artmaya başlayacak. Şu anda birkaç oyuncu var. Ancak, bence sayı oldukça fazlalaşacak. Sonra ise konsolide olacağını düşünüyorum.
  • ÖN ÖDEMELİ KART
    Bu kategoride rekabet ise bankalar ve e-para şirketleri arasında yaşanıyor.
  • BİRLEŞİK ÖDEME
    En geniş portföye sahip şirket biziz. Bizim bulunduğumuz 5 kategorinin 2’si yüksek rekabet alanına giriyor. Ama biz güçlü itibarımız, yenilikçi ürünler ve iş ortaklıklarımızla bunu aşabiliyoruz.

BAŞARI GETİREN 3 KRİTİK ETKEN

  1. Bankalarla yarışabilecek doğru ekibi kurduk.
  2. İnovatif ürünler çıkardık, ödeme alanında fark yarattık.
  3. Sektörde güçlü bir algı/itibar oluşturduk. Bu bize yatırım ve ortaklıklarda büyük katkı sağladı.

AÇIK BANKACILIK

Merkez Bankası’nın aksiyon aldığı ‘açık bankacılık’ tarafı hayatımızı çok değiştirecek. Bir mobil uygulamanın içinden bütün banka hesaplarınızı görüp oralardan işlem yapmaya başlayacaksınız. Yani İş Bankası için İş’e, Garanti için Garanti’ye girip işlem yapmak yerine, tek uygulamadan bütün finansınızı yönetebilmek mümkün olacak.

Bunun yanı sıra Merkez Bankası, “TR karekod” diye önemli bir yenilik daha çıkardı. Herhangi bir cüzdan, Türkiye’deki herhangi bir POS’ta çalışabilir hale geliyor. Yani ben Hopi cüzdanımdan Garanti POS’undan da Yapı Kredi POS’un da kartsız bir şekilde ödemeler yapabilir hale geliyorum.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Özgür Özvardar, Verifone Türkiye Genel Müdürü ve Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı!

e-ticaretin-yeni-normali

E-Ticaretin yeni normali