YAZI: GÜLDENİZ AYRAL
İngiltere’de Bank of England yönetimi, 1830’lu yıllarda, sonraki dönemde çok sayıda şirkete örnek olacak bir uygulamayı başlattı. Henüz modern işletme anlayışının yerleşmediği bu dönemde banka, bugünkü anlamıyla ilk “kıyafet yönetmeliği”ni (Dress code) belirledi. Ancak Oxford Sözlüğü’ne göre bu deyim ilk defa 1889 yılında kullanıldı. İş dünyasında yayın olarak “iş giyim kuralları” şeklinde kullanılması ise 1960’larda gerçekleşti.
Bugünkü finans sektörünün giyim normlarına giden yolu açan uygulamada ilk kural ise “koyu renkli takım elbise” (Siyah ve koyu gri) zorunluluğu idi. Ağırlıklı olarak erkekler çalıştığı için takım elbiseye “kravat, beyaz gömlek” zorunluluğu da eklenmişti. Ayrıca “gösterişli kumaş ve aksesuarlardan” kaçınılması isteniyor ve çalışma saatlerinde, dış mekanlarda şapka takılması öneriliyordu.
Akın Öngör, Garanti Bankası’na genel müdür olduğunda başlattığı değişim programı kapsamında çalışanların giyimi konusuna da odaklanmıştı. Sakal tıraşından giyim konusuna, makyajdan kişisel bakıma kadar çeşitli konuları kapsayan bir eğitim videosunu Beymen’e hazırlatmıştı. Hazırlanan video genel merkezin yanı sıra şubelere de dağıtılmış, böylece bankada bir “dress code” benzeri kurallar bütünü oluşturulmuştu.
Bir zamanlar kurumsal hayatın tartışmasız “üniforması” olan takım elbise, artık birçok şirkette günlük zorunluluk olmaktan çıktı. Özellikle ABD’deki teknoloji şirketlerinde denim pantolon, spor ayakkabı ya da son derece rahat kombinlerin iş ortamının bir parçası haline gelmesiyle bu dönüşüm çok daha belirgin. Türkiye ve Avrupa’daki kurumsal şirketlerde ise tablo, “smart casual” ve “business smart” gibi daha dengeli bir giyim tarzına işaret ediyor ve esnek giyim anlayışının hayli yüksek oranda benimsendiğini gösteriyor.
DEĞİŞİMİN ANA NEDENİ
“Dress code”daki (Ofiste giyim kuralları) bu yumuşamanın arkasında aslında sadece rahat giyinme isteği yok. Son yıllarda işveren markası kavramıyla dengelerin çalışan lehine kayması, hibrit çalışmayla birlikte “ofis”in anlamının değişmesi, özellikle Y ve Z kuşaklarının işten beklentileri, kurumsal kıyafet anlayışını yeniden tanımlıyor.
Araştırmalar da kurumsal kıyafet anlayışındaki değişimi rakamlarla yansıtıyor. En çarpıcı verilerden biri, “formal” yani “resmi” dress code’un neredeyse ortadan kalkması. Brightmine’ın 2018–2024 dönemini kapsayan araştırmalarına göre katı ve resmi (formal) dress code uygulayan şirketlerin oranı yaklaşık yüzde 30 seviyesinden yüzde 4-5 bandına gerilemiş durumda.
Üstelik şirketlerin yarısından fazlası, artık yazılı ve katı kurallar yerine yalnızca “genel rehber” sunuyor. Yani çalışanlardan belirli parçaları giymeleri değil, bağlama uygun davranmaları bekleniyor.
LinkedIn Economic Graph verileri ve Revelio Labs analizlerine göre, ABD’de yayınlanan iş ilanlarında “casual” ya da “relaxed dress code” ifadesinin yer alma oranı 2019’da yüzde 58 iken, 2022’de yüzde 70’e yükseldi. Bu da kıyafet kuralının artık yalnızca bir iç yönetmelik değil, işveren markasının bilinçli bir parçası olduğunu gösteriyor.
Y VE Z KUŞAĞI ETKİSİ
Çalışan tarafında yapılan araştırmalara bakıldığında tablo daha da netleşiyor. Robert Half bünyesindeki OfficeTeam’in araştırmasına göre Y ve Z kuşağı çalışanların yüzde 93’ü, rahat giyinebildiği şirketleri tercih ettiğini söylüyor. Yüzde 79’u, ofiste en azından belirli günlerde denim pantolon giymenin normal olması gerektiğini düşünüyor.
LinkedIn Workplace Insights ve Deloitte Human Capital Trends raporlarına göre, kıyafet kurallarını esneten şirketlerde ilk 6 ay içinde çalışan memnuniyeti yüzde 20-25 oranında artıyor. Esnekleşen kıyafetler sadece Batı ülkeleriyle de sınırlı değil. Randstad Workmonitor araştırmasına göre, Çin’de çalışanların yüzde 70’i rahat kıyafeti tercih ediyor. Güney Kore’de ise 1990’larda erkek ofis çalışanlarının yüzde 85’i her gün takım elbise giyerken, bugün büyük gruplarda “business casual” hatta çok daha rahat kombinler kabul edilir hale gelmiş durumda. Japonya’da 2005’te başlatılan “Cool Biz” uygulamasıyla yaz aylarında kaldırılan kravat ve ceket yaklaşımı ise kamu ve özel sektörde kalıcı olarak uygulanıyor.
Kurumsal dress code’daki dönüşüm, her zaman tek bir resmi politika değişikliğiyle ilerlemiyor. Özellikle sanayi ve mühendislik ağırlıklı çok uluslu şirketlerde, bu değişim çoğunlukla yazılı kurallardan çok fiili uygulamalar, yönetsel rehberlik ve kültürel teamüller üzerinden gerçekleşiyor. Yazılı dress code maddeleri yerine, “temsil bilinci” ve “uygunluk” vurgusu öne çıkıyor. Üretim ve saha alanlarında ise güvenlik ve iş sağlığı kuralları belirleyici olmaya devam ediyor. Kravat ve ceket, temsil gerektiren toplantılarda tercih ediliyor; günlük zorunluluk değil. Çalışanlardan, şirketi ve görevlerini temsil ettiklerinin bilinciyle karar vermeleri bekleniyor.

NEDEN YUMUŞADI?
20’nci yüzyılda kıyafet, disiplinin, hiyerarşinin ve ciddiyetin bir uzantısıydı. Oysa günümüzün bilgi çağında yaratılan değer, artık fiziksel görünümle değil problem çözme, analitik düşünce ve yaratıcılıkla ölçülüyor.
ABD merkezli teknoloji firmalarında uzun süredir geçerli olan rahat kıyafet anlayışı, diğer sektörler için de bir referans noktası oldu. Bugün büyük bankaların bile kıyafet politikalarını yeniden tanımlaması, bu kültürel etkinin bir sonucu. Örneğin JPMorgan Chase, 2016’da yayımlanan şirket içi bir notla tüm çalışanları kapsayacak şekilde “business casual” uygulamasına geçti. Goldman Sachs, 2019’da esnek kıyafet yönetmeliğini çalışanlarıyla paylaştı. Bu kurumlarda yaklaşım genel olarak “dress for your day” olarak tanımlanıyor. Yani müşteri toplantıları ve temsil gerektiren durumlarda çalışanın duruma göre giyinmesi bekleniyor.
Pandemi sonrası ofise dönüş, eski çalışma düzenine tam bir geri dönüş anlamına gelmedi. Ofis artık her gün zorunlu olarak gidilen bir alan değil, daha çok işbirliği, sosyalleşme ve yaratıcılık için kullanılan bir mekan haline geldi. Evden çalışırken rahat kıyafetlerle de verimli olunabildiğinin deneyimlenmesi, ofisin katı kıyafet kurallarını sorgulattı.
Genç kuşaklar için kıyafet, statü göstergesi olmaktan çok kimlik ifadesi anlamına geliyor. Stil, saç, dövme ya da aksesuarlar profesyonellikten sapma değil; bireyselliğin bir parçası olarak görülüyor. Bu nedenle katı kıyafet kuralları, özellikle çeşitlilik ve kapsayıcılık perspektifinden bakıldığında, dışlayıcı bir yaklaşım olarak algılanabiliyor. Şirketler de bu algının, çalışan bağlılığını ve aidiyet duygusunu zayıflattığının farkında. Dress code’u yumuşatmak, şirketler için neredeyse maliyetsiz bir karar. Buna karşın çalışanlar açısından algılanan değeri oldukça yüksek. Maaş artışı ya da ek yan hak sunmadan, çalışan deneyimini iyileştirmenin nadir yollarından biri olarak öne çıkıyor.
TÜRKİYE’DE SON TABLO
İş Bankası İK Fonksiyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ali Yalçın, kendilerinin de pandemi sonrasında kıyafet yönetmeliğinde bir değişiklik yaptıklarını belirterek, “Kurallarla konfor arasında, değişen iş yapma biçimlerine uygun, daha çağdaş ve kapsayıcı bir denge kurma hedefimizin bir parçası olarak ‘Spor Şık/Kurumsal Şık’ giyim kodunu benimsedik” diyor:
“Finans sektörünün güven, ciddiyet ve kurumsal temsil beklentisiyle uyumlu şekilde resmi kurumlar ya da müşteri ile temas gerektiren her türlü temsilde resmi iş giyim kodunu korurken bu durumlar dışında kalan koşullar için, günlük giyim tarzı olarak Spor Şık/Kurumsal Şık giyim tarzını uyguluyoruz.”
Akkök Holding CHRO’su Duygu Erzurumlu Cengiz, “Şirketimizde, kurumsal kimliğimizi yansıtan; profesyonel, şık ve özenli bir giyim tarzı benimsiyoruz. Hafta içi ofis çalışmasının olduğu günlerde, kadın çalışanlarımıza ofis ortamına uygun, şık ve profesyonel kıyafetler tercih etmelerini; erkek çalışanlarımıza ise kravat zorunluluğu olmadan takım elbise ya da özenli ve şık bir görünümle ofiste bulunmalarını öneriyoruz. Cuma günleri, rahatlık ve profesyonelliği bir arada sunan ‘smart casual’ kıyafetler tercih ediyoruz” sözleriyle katı olmayan bir kıyafet yönetmeliği uyguladıklarını belirtiyor.
Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Oğuzcan Bülbül ise “Merkez ofis ve fabrikada ‘smart-casual’; sahada doktor ziyareti yapan ekiplerin ise ‘business’ kıyafet yönetmeliğimiz var” diye konuşuyor ve bu şekilde devam edeceklerini herhangi bir değişiklik planlamadıklarını da ekliyor.
Turkcell Çalışan Deneyimi Direktörü Nurullah Er, Turkcell’de herhangi bir kıyafet yönetmeliği uygulamadıklarını belirterek “Herhangi bir prosedür/prensip yazmayı da düşünmüyoruz” diyor.
DAHA KAPSAYICI YAKLAŞIMLAR
Penti CHRO ve COO’su Arda Üçer, “Penti’de kurum kültürümüzün temelinde, çalışanlarımızın kendilerini özgürce ifade edebilmelerini destekleyen bir yaklaşım yer alıyor” diyor. Ona göre şirket bu doğrultuda merkez ofiste uzun süredir giyim konusunda herhangi bir kural seti uygulamıyor, serbest giyimi destekliyor:
“Bu kapsayıcı yaklaşım, yalnızca giyim tercihlerine değil; herkesin kendisi olabildiği bir kurum kültürü inşa etmeye odaklanıyor. Mağazalarımızda ise marka bütünlüğünü ve kurumsal kimliğimizi yansıtan, Penti logolu, rahat çalışmaya uygun ve konforlu kombinlerle müşterilerimizi karşılıyoruz. Mağaza yöneticilerimiz de merkez ofis ekiplerimizde olduğu gibi serbest giyim uygulamasıyla görev yapıyorlar.”
Pluxee Türkiye CHRO’su Feride Düzduran Gündüz ise kıyafet konusunu yalnızca konfor değil, aidiyet ve psikolojik güvenlik perspektifinden ele alıyor:
“Pluxee’de çalışanlarımızın kendilerini rahat hissettikleri, kendi tarzlarını yansıtabildikleri şekilde giyinebilmelerine bilinçli olarak alan tanıyoruz. Çünkü bir çalışanın işe kendisi olarak gelebilmesi, bir konfor meselesi olmanın yanı sıra aidiyet, psikolojik güvenlik ve yaratıcılık açısından da belirleyici bir unsur. Bizim için asıl önemli olan, nasıl göründüğümüzden çok nasıl hissettiğimiz ve işimize nasıl bir değer kattığımız. Çalışanların ‘uyum sağlamak’ için kendilerinden ödün vermedikleri bir ortamda iletişim de işbirliği de daha doğal gelişiyor. Bu yaklaşımı Pluxee’de uzun zamandır benimsediğimiz kapsayıcı ve insan odaklı çalışma anlayışımızın doğal bir parçası olarak görüyoruz.”
OFİSTEKİ BÜYÜK DEĞİŞİM
Brightmine’ın araştırmasına göre artık şirketlerin %50’den fazlası giyim için “genel rehber” sunuyor; yazılı ve katı bir kıyafet kuralı tanımlamıyor.
- %70
LinkedIn’e göre ABD’de yayınlanan iş ilanlarında “rahat” (casual) yer alma oranı 2019’da %58 iken 2022’de %70’e yükseldi. - %30
Brightmine’ın araştırmasına göre, 2018’de şirketlerin yaklaşık %30’u resmi “dress code” uygularken, bu oran 2024’te %4–5 seviyesine geriledi. - %85
Güney Kore’de 1990’larda erkek ofis çalışanlarının %85’i her gün takım elbise giyerken, bugün Samsung ve LG gibi büyük gruplarda spor ayakkabı veya sweatshirt giyilebiliyor. Hatta takım elbise istisna haline geldi. (Kaynak: Korea Herald gazetesi) - Y VE Z Kuşağı %93
Office Team’in araştırmasına göre, Y ve Z kuşağı çalışanların %93’ü “rahat giyinebildiği” şirketleri tercih ettiğini söylüyor. %79’u ise ofiste en azından belirli günlerde jean pantolon giymenin normal olması gerektiğini düşünüyor. - %20-25
LinkedIn’in verilerine göre, esnek “dress code” uygulamasına geçen şirketlerde ilk 6 ay içinde çalışan memnuniyeti %20–25 artış gösteriyor.
TÜRKİYE’DE DEĞİŞİMİN YÖNÜ
(Giyim kurallarında esnetmeye gittiniz mi, bu yönde planınız var mı?
%66 Evet
%8 Düşünüyoruz
%26 Planımızda yok

İŞ BANKASI’NIN ‘STİLMETRE’Sİ
ALİ YALÇIN
İş Bankası GMY
- ANKET Çalışanlarımıza kıyafet kurallarımıza ilişkin deneyimlerini sorduğumuz anketler yapıyoruz. Giyim rehberimizi sade, yargılayıcı olmayan ve günlük iş hayatına rehberlik eden bir dille yeniden yayımladık.
- GÖRSEL ANLATIM “Yapılmaması gerekenler” listesinden çok, “hangi durumda nasıl bir görünüm uygundur?” sorusuna yanıt veren, farklı giyim kodlarının görsel olarak anlatıldığı bir “stilmetre” hazırladık.
- REHBER Benzer bir şekilde giyim kodumuza uyumla ilgili geri bildirimlerde yöneticilerimiz tarafından kullanılması için kapsayıcı, eşitlikçi bir yönlendirme rehberi hazırladık.

“PROFESYONEL DURUŞ VE RAHATLIK DENGESİ ÖNEMLİ”
DUYGU ERZURUMLU CENGİZ
Akkök Holding CHRO
“Pandemiyle birlikte yaygınlaşan uzaktan çalışma modelleri ve Z kuşağının iş hayatına daha aktif şekilde katılması ile genel olarak daha rahat bir giyim anlayışı benimsendi. Bununla birlikte, profesyonel duruşun iş hayatındaki önemini koruduğuna inanıyoruz.
Bu dengeyi desteklemek amacıyla, farkındalık yaratan seminerler düzenliyor ve çalışma arkadaşlarımızı hem konforlu hem de kurumsal kimliğimizle uyumlu bir giyim anlayışı konusunda destekliyoruz.”
YENİ “DRESS CODE” ANLAYIŞINDA ÖNE ÇIKAN 3 NOKTA
- Günlük takım elbise zorunluluğu büyük ölçüde ortadan kalktı.
- Detaylı dress code listeleri yerine “ilke bazlı” rehberlik benimsendi.
- Temsil, müşteri görüşmesi gibi bağlamlar önem kazandı.

