Dünyanın bilinen ilk “iş dünyası” ödülüyle ilgili çeşitli bilgiler bulunuyor. Bazı kaynaklar, American Management Association (AMA) tarafından 1929 yılında verildiğini yazarken, bazıları ise 1965’te düzenlenen Queens Awards’ı ilk olarak gösteriyor. Mutlaka geçmiş yıllarda da çeşitli ödüller verilmiştir, ancak kurumsal olarak bakıldığında AMA ilk olarak kabul edilebilir.
İş dünyasındaki ödüller, ekonomideki büyüme ile birlikte yeni sektörlerin ve iş alanlarının ortaya çıkmasıyla çeşitlenerek devam etti. Yıllar önce Türkiye’de ilk akla gelenler arasında KalDer Ödülleri vardı. Ardından, eskiden görev aldığım dergilerde farklı ihtiyaçları karşılayan ödül programları duyurduk; bu programların bir kısmı hâlâ devam ediyor.

Son dönemde ödüller konusunda çeşitli tartışmalar yaşanıyor, bu nedenle bu konuya dikkat çekmek istedim. Bir yanda şirket liderleri konuyla ilgili açıklamalar yaparken, diğer yanda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bir soruşturma yürütüyor. Tartışma her zaman faydalıdır, konunun yeniden gözden geçirilmesini, düzenlemeler yapılmasını ve zarar veren girişimlerin elenmesini sağlar.
Öncelikle Bakanlığın başlattığı çalışmaya dikkat çekmek isterim. Bizimle de temasa geçerek bilgi ve belge talep ettiler. Çok doğru bir şekilde çeşitli açılardan ödüllerin verilişini sorguladılar ve biz de desteklediğimiz bu çalışmaya her türlü bilgiyi sağladık ve sonuçta değerlendirme sürecimizi tamamladık. Jüriye ve başvuruya dayalı, şeffaf bilgi talep edilen ödül ve listelerimizle yola devam ediyoruz.
Bunun yanı sıra iş dünyasında yapılan tartışmaları da haklı buluyorum. İngiltere merkezli Boost Awards’ın kurucusu Chris Robinson ile daha önce işbirliğimiz olmuştu. Bu alanı iyi bilenlerdendir ve danışmanlık da verir. Sadece kendi internet sitesinde 4 bin ödül programı yer alıyordu. Bazı araştırmalara göre dünyada yılda yarım milyona yakın ödül düzenleniyor. Türkiye’den de başvuru alan kimi programların, tek seferde birkaç bin ödül verdiği biliniyor.
Her alanda olduğu gibi bu alanda da sorunlar mutlaka vardır ve olmaya devam edecektir. İş dünyasına düşen, jüri üyelerine ve onların değerlendirmelerinin gerçekten sonuçlara yansıyıp yansımadığına dikkat etmektir. Bizim gibi ödül düzenleyicilere düşen ise adaletli davranmak, hak yememek ve sponsor ya da ilan etkisinden uzak durmaktır. Biz de bu ilkeler doğrultusunda hareket ediyoruz. Süreci sorgulayan ve bilgi almak isteyen herkese de şeffaflıkla yardımcı oluyoruz.
Sürdürülebilirlik konusundaki çalışmamızda da bu yaklaşımı açıkça göreceksiniz.
Gelecek sayıda görüşmek üzere, saygılarımla…
KADIN KURUCULARI BEKLİYORUZ
Nisan/Mayıs sayımız, bizim için özel bir anlam taşıyor. Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen Female Founders 100/Kadın Kurucular 100 listesini 7’nci kez yayınlayacağız.
Yüzde 50’den fazlası kadınlara ait olan şirketlerin yer alacağı bu liste için önerilerinizi bekliyoruz. Kendiniz için yazabilir ya da bildiğiniz kadın kurucular için bizi bilgilendirebilirsiniz. Ancak aile şirketlerinin bu kapsam dışında kaldığını da özellikle belirtmek isteriz.


