in , ,

Parayla şaka olmaz!

Dijital statü ve finansal başarı arayışı, (ekonomik balonları şişirerek) birbirinin aynısı haline geldi. Peki eğlence bitince ne olacak?

parayla-saka-olmaz

YAZI: AINSLEY HARRIS

Elon Musk, temmuzda yapılan sanal bir Bitcoin konferansında, milyarder arkadaşı Jack Dorsey’e ve Ark Invest CEO’su Cathie Wood’a, “Bir arkadaşım, ‘Occam’ın usturası’ ilkesine alternatif buldu: En olası sonuç, en ironik olandır” dedi. O dönemde blockchain teknolojilerine nispeten sağduyulu bir açıdan yaklaşan Musk, konunun, meme’lere ve köpeklere adanmış satirik kripto para birimi Dogecoine’e dönmesine sevinmiş gibiydi.

“Benim bulduğum alternatifse, en eğlenceli sonucun en olası sonuç olduğuydu” diye devam etti. “Eğer bu doğruysa, en ironik ve eğlenceli sonuç, kripto paralarla dalga geçmek için bir şaka olarak doğan kripto paranın [Dogecoin], şimdilerde ana kripto para birimi haline gelmesi” dedi ve güldü.

Musk’ın yüksek enerjisi, yalnızca dakikalar içinde Telegram’a, TikTok’a ve Reddit’e yayıldı. Rapçi Busta Rhymes, Musk’ın söylediklerinden aldığı ilhamla, 3.8 milyon Twitter takipçisine, Bitcoin’e girdiğini açıkladı. Discord’un alım satım forumlarındaki “havalı” insanlar hiç vakit kaybetmeden, Doge’u “halk coin’i” diye etiketlemeye başladı; sıradan insanların kripto paraya akın ettiğini ima ediyor, spekülasyonları güçlendiriyorlardı (değeri, ağustosun ortası itibarıyla, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,222 arttı.)

2021 yılı, finanasal kültür ve internet kültürünün birleştiği, meme’lerden tutun token haline getirilen koleksiyon parçalarına kadar çeşitli yatırım balonlarının doğduğu bir yıl olarak akıllarda kalacak. Ancak büyük ölçüde, düzenlenmemiş bir casino gibi olan kripto para alım satımı, hiç tartışmasız kişisel finans ve online sosyal statünün en saf birleşimini temsil ediyor. Örneğin, TikTokta’ki daha popüler formatlardan birinde, yatırım ipuçları veren ve yalnızca vücudunun üst bölümü görünen bir “arkadaş” yer alıyor. Arkasında kripto portföyünün değeri görünüyor; bir milyar veya trilyon kripto para, görünüşe göre hem ego hem de algoritmaya iyi geliyor. Ve herkes bunun bir parçası olmak istiyor. Son 12 ayda 5 binden fazla yeni kripto para piyasaya sürüldü. SEC başkanı Gary Gensler, ağustos ayına gelindiğinde, düzenlemelere dair uyarılar yapıyor ve Kongre’nin devreye girmesini istiyordu.

Kanun yapıcılar seçeneklerini değerlendirirken, bu işlere erkenden giren, o kaçınılmaz “rug pull” (kripto para üreticilerinin, bir anda yatırımcıların parasıyla kaçıp gitmesi) yaşanmadan önce çıkabilenlerin sosyal anlamda yükselişine ve hızlı bir zenginliğe sahip olma isteği, tüm yardım çığlıklarının önüne geçiyordu. Dogecoin alan amatör yatırımcıların çoğu, para kaybedecek olsa da, tüm bu kripto para işlerine şakaymış gibi yaklaşabilme ayrıcalığına sahip Musk’ın liderlik ettiği internet kabilesinin bir parçası olma şansı yakaladılar (Tam bir Bitcoin’ci olan Dorsey, kendi fan kitlesine sahip.) Institute for Money, Technology, and Financial Inclusion’ın direktörü Bill Maurer, “Bu, ekonomik güçlerden veya motivasyonlardan ziyade bir tür kimlik oluşumuyla ilgili” diyor.

Değeri düşük hisselere sahip altcoinler aracılığıyla gösterilen bu beğeni çabası, kulağa önemsiz gelebilir. Ancak aslında, daha kapsamlı bir huzursuzluğun belirtisi. Yukarı doğru ekonomik hareketlilik, ABD’de 1980’den beri azalıyor; bu da, Y kuşağının ve sonraki nesillerin iyi zamanları hatırlamadığı anlamına geliyor. Genç kripto yatırımcıları, yok olacakları konusunda uyarıldıklarında omuz silkerek yanıt veriyor. Kaybedecek hiçbir şey yok, kazanacak ise çok şey var.

Tüm bu süreçte, Silikon Vadisi’nin kontrolündeki ‘dikkat ekonomisi’ platformlarında her geçen gün daha fazla ekonomik aktivite gerçekleşiyor. Ne ters gidebilir ki?

Para ve statü her zaman bağlantılıydı, fakat finansal hayatlarımızın oyunlaştırılması, 1980’lerde başladı. O zamanlar Sears’ın sahibi olduğu Discover Financial, kredi kartına bağlı bir “cash-bask” (para iadesi) programı çıkardı. Bankalar ve havayolları, çok geçmeden kişisel harcama ile mil kazanma arasında bağlantı kurmak için ortaklıklar yapmaya başladı. Kazanılan miller, havalimanında lounge alanlarına giriş gibi yan haklar için kullanılabiliyordu ve tüketicileri, hem kendilerini hem de cüzdanlarını optimize etmeye teşvik ediyordu. Ne kadar çok harcarsanız o kadar üst sınıflardan oluyorsunuz! Ev borçlarını kim ne yapsın?

2008 finansal krizinden sonra fintech startup’ları, Bitcoin ve oyunlaştırma girişimleri, libertaryen eğilimli Silikon Vadisi^’nde gelişmeye başladı. İnsanları kendilerini, onları yakan sistemi dönüştürebilecek güçteki iş sahipleri olarak görmeye teşvik ediyordu. Yeni kullanıcılara ücretsiz hisse dağıtan ve kripto ve riskli opsiyon alım satımı önündeki engelleri azaltan hisse senedi alım satım uygulaması Robinhood, tüm bu trendleri birlikte temsil ediyor.

Çoğu kullanıcı Robinhood’da en azından, grup metinleri ve snap’ler için malzeme toplamak amacıyla eğlence paralarıyla (20 dolar bir yerde, 50 dolar başka bir yerde) kumar oynuyor (yani yatırım yapıyor). Sosyal etkiyi ve zenginliği en üst düzeye çıkarmak söz konusu olduğundaysa, şu anda sayıları 2 milyondan fazla olan profesyonel dijital içerik yaratıcıları için riskler çok daha yüksek. E-mail bülteni Not Boring’in yazarı, teknoloji analisti Packy McCormick’in “büyük online oyun” dediği şeyi oynuyorlar: Hamlelerini sosyal medyada yapıyorlar; kripto ise, puan kazanma şekilleri. Özellikle altcoin kripto para birimleri, içerik oluşturuculara, sosyal platformların onlara vermediği türden, öz sermayeye dayalı varlık konusunda bir şans sunuyor.

Girişim sermayesi firması SignalFire’ın baş yatırımcısı Josh Constine, vlogger’lar, podcast yapımcıları ve streamer’lar için, “Tüm gelir akışlarının içerik üretmeden gelmesini istemiyorlar” diyor. Constine’e göre, içlerinden en başarılıları, kitleleriyle uyumlu bir şekilde, altcoinler ve startuplardaki “öz sermaye hisselerinden, bir içerik üreticisi emekli ikramiyesi” yaratacak olanlar.

Teknoloji dünyasından bazı filozoflar, çok yakında herkesin bu büyük online oyunu oynayacağına inanıyor. Bu geleceğe kısa bir bakış için Axie Infinity’nin hızlı yükselişine bakmak yeterli…

Pokémon tarzındaki oyun, kazananlara kendi Smooth Love Potion kripto para biriminde ödeme yapıyor ve şu anda oyuncu sayıları, milyonlar düzeyinde seyrediyor. Filipinler gibi ülkelerde Axie oynamak, en azından şimdilik, çoğu geleneksel meslekten daha kârlı. McCormick, bülteninde yakın zamanda, “[Axie üzerinden] önceden günde 5 dolar kazanan bazı insanlar şu anda 20 dolar kazanıyor” diye heyecanla yazmıştı. Bu arada, Axie’nin kurucuları ise, yıl sonuna kadar 1.1 milyar dolara ulaşma yolunda ilerliyor.

Blockchain şirketi ConsenSys’in baş ekonomisti Lex Sokolin, “[Bu projelerdeki] bir tür ütopik tema, ticari faaliyetlerimizin meyvelerini, kullanıcıları ödüllendirecek biçimde nasıl paylaşacağımıza, [ancak] bunu yaparken, kullanıcıların bir şeyleri daha hızlı benimsemelerini sağlama yönündeki kişisel çıkarları odakta tutacağımıza yönelik.” diyor. “Ama, bu hiperkapitalist altyapının da önemli bir parçası. Ve bu altyapı, milyarderlere ait.”

Kripto paraların heyecanı, bir bakıma sosyal medyanın sivri yönlerinin törpülenmesine atfedilebilir. Zeki geliştiriciler, beğenilen, paylaşılan ve bazen de gülünen coin’ler yaratmayı öğrendi. Musk gibi akıllı destekleyiciler, en büyük kazananlar olmaya devam ediyor. Kurnaz aracılar alım satım, protokol yönetişiminde oylama ve farklı biçimlerdeki diğer topluluk katılımı seçenekleri için belirlenen astronomik ücretlerden fayda sağlıyor. Peki ya halk?

Şu anda para kültüründe yaşanan şey, şuna benziyor: Ciddi bir sosyal eşitsizlik ve ekonomik fırsat eksikliği yüzünden hayal kırıklığına uğrayan kitleler, yeni piyango her ne olursa olsun, oynuyorlar. Sosyal medyadaki benliklerini piyango topluluklarına, birikimlerini ise kazı kazan kartlarına yatırıyorlar. Oyuna girme bedeli yüksek, kurallar kaybetmeleri için tasarlanmış. Ve kaybediyorlar da…

Araştırma firması Chainalysis’a göre, yatırımcılar 2020’de yatırım dolandırıcılığına yaklaşık 2.7 milyar dolar kaptırdı. Tüm işaretler 2021’de daha da fazla dolandırıcılık vakası yaşanacağına işaret ediyor. Kripto gazileri, “Kendi araştırmanızı yapın” diye uyarıyor.

Surge adındaki coin’in yaratıcısı, ağustosta YouTube üzerinden yapılan bir röportajda, “Bu token’ın fiyatı asla düşmüyor, gerçekten harika bir şey” dedi. Binlerce izleyici heyecana ortak oldu. Biri, yorumlarda “Yalnızca 5 dolara, 367 milyon [Surge coin] aldım! Bu resmen imkansızı başarmak!!!” yazmıştı.

Şu neredeyse kesin: Bir balonun içindeyiz. Veya, devamlı dönüp dolaşan çok sayıda mini balonun ortasındayız. Bu balonlardan hiçbiri, tek başlarına finansal panik yaratmaya yetecek kadar büyük olmayabilir. Ancak bir araya geldiklerinde, geleneksel kurumlarımızdaki derin ve giderek daha tehlikeli hale gelen kusurları ortaya çıkarıyorlar. Düzenleyicilerin, kripto paraları kontrol etmek adına daha fazla kaynak ayırmaları daha kolay olur. Daha zoru ama daha önemlisiyse, ekonomik büyümenin herkes için erişilir olmasını sağlayarak güveni, ve koruyucu görevi görecek finansal yapıları yeniden oluşturmak olacak.

İllüstrasyonlar: Julia Schwarz

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnovatörler-için-en-iyi-işyerleri-2021

İnovatörler için en iyi işyerleri 2021

mediamarkt-

MediaMarkt yılın girişimcilerini seçti