CANER ÖZSARAN
Strateji, Uluslararası İş Geliştirme ve Yatırımlar
Türkiye’nin önde gelen grupları arasında bulunun Saya Grup, resmi olarak 2006 yılında kuruldu. Ancak, geçmişi daha önceki yıllara dayanıyor. Fiili olarak 1950 yılında ticari yolculuğuna başlayan Saya, çok farklı sektörde hizmet veren Türkiye’nin başarılı şirketler gruplarından birisi konumuna ulaştı.
Saya Grup bünyesinde Folkart, Humanis, Volt Elektrik Motorları, Volt Teknoloji ve Volt Redüktör şirketleri yer alıyor. Strateji, Uluslararası İş Geliştirme ve Yatırımlar Direktörü Caner Özsaran “Üretim, teknoloji ve inovasyon içeren markalarımız ile geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz” diye konuşuyor. Özsaran, grubu ve gelecek planlarını ise şöyle anlattı:
Sizin Saya Grup ile yollarınız nasıl kesişti?
Saya, farklı sektörlerde ki mevcut çalışmalarının ötesinde, global bakış açısı ile uluslararası anlamda yeni yatırım kollarına da ilgi gösteriyor. ODTÜ mezuniyetim sonrası kariyer anlamında farklı coğrafyalarda, global denetim şirketlerinde, uluslararası yatırım bankalarındaki görevlerim sonrasında Saya’yla yollarımız kesişti.
Strateji, Uluslararası İş Geliştirme ve Yatırımlar Direktörü olarak görev yapmaya başladım. Son olarak da DEİK Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Yürütme Kurulu’nda Saya’yı temsil edeceğim.
Grubunuzun hedeflerini anlatabilir misiniz?
Grubumuzun 20’inci yaşını kutlayacağımız 2026 yılına gelindiğinde; cirosunda ihracatın payını artırmayı, yerel istihdamı desteklemeye devam etmeyi, sosyal sorumluluk hedefleri çerçevesinde; eğitim, kültür ve sanat ve ihtiyaç sahiplerine yardım konularında üretilen projeleri hayata geçirmeye devam etmeyi hedefliyoruz. “Saya Grup’un büyüklüğünü her 5 yılda 2 katına çıkartmak” vizyonu ile gelecek hedeflerimize ilerliyoruz.
Strateji, Uluslararası İş Geliştirme ve Yatırımlar Direktörü olarak çalışmalarınızı anlatabilir misiniz?
Gelecek hedefini yapılandırırken, tüm çalışmaları stratejik yönetim odağında topluyoruz. Her faaliyet alanına özel planlama çalışmaları devam ederken, Strateji, İş Geliştirme ve Uluslararası Yatırımlar Direktörlüğü’nde ekibimle birlikte süreci organize ediyoruz.
Saya, mevcut vizyonu doğrultusunda sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda yurtdışında da yatırım yapan bir yapıya sahip. Önümüzdeki süreçte bunları çok daha somut bir şekilde göreceğiz. Örneğin, inşaat tarafındaki şirketimiz Folkart’ın Dubai’deki satış ofisi ve ilerleyen dönemlerde yine Dubai’de hayata geçirmeyi planladığı konut projesi bu yatırımların en somut örneklerinden birisidir. Zaten uzun bir süredir Dubai’de faaliyet gösteren bir ofisimiz ve temsilciliğimiz var. Çalışmalarımızın temeline, mevcut durum analizi ile uluslararası iyi uygulamaları ve global trendleri alıyoruz. Grubumuz özelinde düzenlenen çalıştaylar sonucunda ortaya çıkan ana stratejiden bireysel hedeflere kadar ilgili departmanlarla ortak çalışma yaparak süreci tamamlıyoruz.
Tüm bu çalışmaların ışığında 2024-2028 strateji planını konumlandırdık. Stratejimizin odağına temel konuları aldık. “Sürdürülebilirlik” bu temalardan bir tanesi. Bu alanda ekibim ile öncülük yapıyor, uygulamaları yürütüyoruz. Aynı zamanda diğer tüm temaları ve iş süreçlerimizi sürdürülebilirlik ile entegre ediyoruz.
Sürdürülebilirlik alanınızı biraz daha açar mısınız?
İlk olarak Saya bünyesinde bir Sürdürülebilirlik Komitesi kurduk. Saya ve bünyesindeki şirketler UN Global Compact Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nde imzacı olduk. Akabinde İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’ne üyeliği tamamladık.
Saya ve bünyesindeki Folkart, Humanis ve Volt Elektrik Motorları, “Çevre, Finans, Toplum” temelli sürdürülebilir çalışmalarını hızlandırdı. Saya, “Sürdürülebilir Güçlü Gelecek Manifestosu”nu kamuoyu ile paylaştı.
İş stratejiniz ile sürdürülebilirliği nasıl entegre ediyorsunuz?
Strateji kavramına baktığımızda kökeni Strategos olan Yunanca ‘general’ anlamına gelmektedir. Yani iş süreçlerimizin en etkin şekilde yönetimi sağlayan kurgudur ‘strateji’.
Sürdürülebilirlik, her ne kadar son yıllarda trendlerde olduğuna dair konuşmalar geçse de, 1980’lerde uluslararası bilim insanları tarafından kongre ve sempozyumlarda konuşuluyordu. 2015 Paris Anlaşması ile birlikte hayatımıza girmiş ve devletleri çevresel taahhütler ile bir araya getirdi. Türkiye ise bu anlaşmaya resmi olarak 2021 yılında dahil oldu. Hem strateji hem de sürdürülebilirlik kavramlarına bu noktadan baktığımızda, bizler de hedeflerimizi planlarken ulusal taahhütleri ve uluslararası yaptırımları da inceleyerek sürdürülebilirliği stratejinin bir ana konusu olarak ele alıyoruz. Her bir grup şirketinin faaliyetlerini gözeterek oluşturduğumuz sürdürülebilirlik stratejisini Saya Grup çatısı altında birleştirerek bazı genel çalışmalarda hizalamaya giderken, alana özgü konularda ise sektörlerimize örnek olacak uygulamaları hayata geçiriyoruz.
Sürdürülebilirlik süreçlerini her şirketimize özgü kurgulanan profesyonel ekipler ile grup içinde yönetiyoruz. Bizler ise Saya merkezde hem uzman kadromuz ile çalışmaları uyguluyor hem de Saya Sürdürülebilirlik Komitesi ile de farklı alanlarda uzmanlaşan üst yönetim ekibiyle grup çalışmalarına da ışık tutuyoruz.
Bu alanda süreci ilerletmek adına başka adımlarınız var mı?
Sürdürülebilirlik ile ilgili çalışmaya başladığımız ilk günden bugüne çalışma yapımız bu odakta sürerken, ayrıca grup olarak bazı atılımlara da imza atmış bulunmaktayız. Grup şirketlerimizden temsilciler, hem UNGC çalışma ekiplerine dahil olurken, hem de üyeliğimiz olan kuruluşların eğitim, seminer ve odak gruplarına katılarak ülkemizin çalışmalarına da katkı sunmaya devam ediyor. Buna ek olarak 3 şirketimiz ilk GRI Raporlama Standardına sahip sürdürülebilirlik raporlarını tüm paydaşlarımız ve toplumla paylaşmışlardır. Yeni dönemde ise dünyadaki regülasyonları takip ederken mevcutta her ne kadar sektörlerimiz doğrudan etkileyen konular olmasa dahi, bizler çalışmalarımızı bu kapsamda düzenlemeye devam ediyoruz.
Saya Grup’nun örnek çalışmaları
- Aslında bu soruya üç sektörü de içinde barındıran ve mevcut çalışmalarımızda odaklandığımız global düzeydeki karbon çalışmalarından bahsederek yanıtlayabilirim. Ulusal düzeyde İklim Kanunu sonrası Avrupa’ya ihracatı etkileyecek yapıda olan Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması adına sektörel bazlı çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.
- Hali hazırda her ne kadar sektörümüze uygulanan bir uygulama olmasa dahi yıllar içinde sektörler ve etkileri genişledikçe her bir faaliyet alanına özel uygulamalar geleceğini biliyoruz. Önleyici faaliyet olarak çeşitli ülkelere yapmış olduğu ihracatlar ve global ortaklıklar sebebiyle etkiyi yoğun olarak hissedecek olan Humanis, müşteri beklentilerine yönelik çalışmalarını hızla ilerleterek global regülasyonlara da adapte olmak adına çalışmalar başlattı. Volt Elektrik Motorları, sektöründeki ürün regülasyonlarına sıkı bir uyum göstererek, enerji verimliliği yüksek ürünlerin üretilmesini önceliklendiriyor.
- Tüm çalışma kapsamını mevcut dönem içerisinde uluslararası raporlama standardı olan GRI (Global Reporting Initiative) gerekliliklerine göre raporlarken, gelecek dönem ulusal raporlama standardı olan TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) kapsamına da uyumlu raporlama sürecine geçecektir.
“Çalışmalarımızın ışığında 2024-2028 strateji planını konumlandırdık. Stratejimizin odağına temel konuları aldık. “Sürdürülebilirlik” bu temalardan bir tanesi. Bu alanda ekibim ile öncülük yapıyor, uygulamaları yürütüyoruz. Aynı zamanda diğer tüm temaları ve iş süreçlerimizi sürdürülebilirlik ile entegre ediyoruz.”
ADVERTORIAL


