in , , ,

Tarım Kredi yeni işlerle büyüyecek

Hüseyin Aydın, yıllardır bankacılık sektörünün önde gelen liderleri arasında yer aldı. 3 yıl önce Ziraat Bankası’ndaki görevinden ayrılıp, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin genel müdürlüğünü üstlendi. 1608 kooperatifin üst kurumu olan 19 şirketlik büyük organizasyonu yönetiyor. Şimdi ajandasında mevcut işlerde genişleme ve yeni işlere girmeye dayalı büyüme planı var.

YAZI: TALAT YEŞİLOĞLU

Profesyonel kariyerine Ziraat Bankası’nda müfettiş yardımcısı olarak başladı. Çeşitli görevlerin ardından adı, 2001 krizinden sonra TMSF bünyesine alınan Pamukbank’ı Halkbank’la birleştirilmesi sürecinde öne çıktı. 6 yıllık Halkbank Genel Müdürlüğü görevinden sonra 2011’de Ziraat Bankası’na genel müdür olarak döndü ve bu görevini 10 yıl sürdürdü. Yöneticilik kariyerinden kısaca bahsettiğimiz Hüseyin Aydın; Şubat 2022’den bu yana da Tarım Kredi Kooperatifleri’nin genel müdürlüğünü yürütüyor…

Hüseyin Aydın, bin 618 kooperatifin tepe örgütü Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’ni ve bünyesinde bulunan tohum, gübre, ilaç, madencilik sektörlerini içeren 19 şirket, 24 bin çalışandan oluşan ve 250 milyar TL konsolide ciro yaratan bir yapıyı yönetiyor.

Doğal olarak en çok da gıda enflasyonuna karşılık öne çıkarılan ve sayıları 4 bin 500 civarında olan ‘Koop Marketler’ konuşuluyor. Hüseyin Aydın, faaliyet alanlarından biri olan perakende sektörüne sağladıkları katkı için, “Fiyatların düşüşünü belki sağlayamadık ama daha fazla artmasına engel olduk” diyor… Hüseyin Aydın ile Tarım Kredi Kooperatifleri’nin faaliyet alanları, yatırım ve yeni dönem hedeflerini konuştuk…

TARIM KREDİ’NİN PROFİLİ

Öncelikle ifade etmem gerekir ki, Tarım Kredi Grubu bünyesinde benim iki tane şapkam var: Bunlardan biri Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürlüğü, diğeri Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanlığı.

Tarım Kredi Kooperatifleri, özerk, kendi kendine yeten ve üyelerince yönetilen bir kurumdur. Genel Müdürlüğünü yürüttüğüm Merkez Birliği’nin bünyesinde 1618 kooperatif bulunuyor. Yaklaşık 900 bin üyesinin hepsi çiftçidir. Yönetim Kurulu da seçimle işbaşına gelir.

Ortalama her 100 kooperatif, bir bölgeyi oluşturur. Bölge Birliklerinin de bir yönetimi vardır ve seçimle gelirler. Her bölge, büyüklüğüne göre 10-15 kişi arasında merkez delegesi seçer. Toplamda 197 delege de Merkez Birliği Genel Kurulunu oluşturur ve yönetim kurulunu belirler.

Yönetim Kurulu da Genel Müdürün atamasını yapar. Tarım Kredi Kooperatifleri, Tarım Bakanlığı’nın bir teşkilatı ya da kamu kuruluşu değildir. Kamu kaynağı kullanamaz, bütün çalışanları özel hukuk hükümlerine tâbidir.

52 FABRİKALIK GRUP

Tarım Kredi’nin bünyesinde kooperatiflerle birlikte 19 şirket, 52 fabrika ve 2 limandan oluşan büyük bir eko sistem var. Grubun bünyesinde gübre, tohum, yem, süt, ilaç gibi sektörlerde faaliyet gösteren 19 şirketimiz ve 24 bin çalışanımız var. Bu şirketlerimizden 5’i, 2023 rakamlarına göre İSO 500’de yer alıyor. Bunların yanı sıra, yakından bilinen yurt geneline yayılmış 4 bin 500 civarında satış noktası ile Koop Market faaliyet gösterir.

Tarım Kredi bir kooperatif yapısıdır. Merkez Birliği, yurt genelindeki kooperatifleri Ankara’daki merkezi yapısıyla organize ve koordine eder.

Holding ise Merkez Birliği’nin yönetsel etkinliği artırmak ve faaliyetlerini daha verimli yürütmek amacıyla kurulmuştur. Bağlı şirketler bu yapı üzerinden yönetilir.

Bu iki temel yapı —kooperatif ve holding organizasyonu— birlikte çalışarak, Tarım Kredi Grubu’nun stratejik bütünlüğünü oluşturur. Biri toprağı, diğeri ise sanayi ve tedarik zincirini organize eder.

Bu güçlü organizasyonun en önemli amacı; çiftçilerimize uygun fiyat ve koşullarda tarımsal girdi sağlamak, tarladan elde edilen ürünleri ise en kaliteli ve sürdürülebilir şekilde tüketiciyle buluşturmaktır.

Şirketlerimiz aracılığı ile ürettiğimiz gübre, yem ve tohum gibi üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu tüm tarımsal girdileri kooperatiflerimizde satıyoruz. Üreticilerimiz de ürettikleri ürünleri bize satıp borcunu kapatıyor. Biz de bu ürünleri fabrikalarımızda işliyor ve Koop Marketlerde son tüketiciye ulaştırıyoruz.

‘MAKUL’ KÂR STRATEJİSİ

Şirketlerimizden bazıları dönem sonunda kâr açıklarken, bazılarının da zarar açıkladığı oluyor ama nihai olarak konsolide bilançoda yüzde 3-4 arasında bir ciro kârlılığıyla faaliyet gösteriyoruz. 2024 yılında öz kaynaklarımızı artırarak 70 milyar TL’ye ulaştırdığımız gibi, makul bir kârlılık oranı da yakaladık.

2022’den bu yana 600 milyon dolarlık yatırım yaptık ve bizden beklenen görevleri yerine getirmeye çalıştık, çalışıyoruz. Kamu kurumu olmadığımız için, ticaretten elde ettiğiniz öz kaynak ile çalışmak, kuruluşlarımızı ayakta tutmakla yükümlüyüz.

Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Süt Kurumu gibi kamu kurumları, faaliyetlerinden kaynaklı zarar etmeleri halinde devletimiz bu kurumları sübvanse eder. Biz devletten görevlendirme gideri alan kurumlardan birisi değiliz, dolayısıyla faaliyetlerimizin sonucunda kendi kendimize yeterli olmak durumundayız ve bunu sağlıyoruz.
Dolayısıyla birincil amacımız “kârlılık” değil. Ancak, ayakta kalacak kadar kazanmak, kâr etmek gerekiyor. Biz hayatımızı sürdürecek kadar kazanıyoruz agresif bir kârlılık politikası gütmüyoruz.

MARKET YATIRIMINA DEVAM

Marketlerimizde ticarete konu olan ürünlerin tamamının bizim tarafımızdan üretilmesi gibi bir stratejimiz yok. Bir markette ortalama 1.500 ile 2 bin arasında ürün var. Şu anda bunların yaklaşık 850’sini uçtan uca biz üretiyoruz. Bu sayıyı 1.100-1.300 düzeyine çıkarmayı hedefliyoruz.

Mali durumumuza göre satın alma ya da yeni yatırımla ürün gamımızı artırabiliriz. Tamamen rasyonel davranarak tarımsal sanayide büyümeyi hedefliyoruz. Almış olduğumuz ürünleri katma değeri yüksek ürünlere dönüştürmek ve marketlerimizde daha çok kendi ürünlerimizi satma gayreti ile yeni yatırımlar yapmayı planlıyoruz.

2025’te marketlerimiz için 2-2,5 milyar liralık 2-3 yeni depo yatırımı yapacağız. Çünkü, yeni bir market açmadan önce o markete ürün sağlayacak bir depomuzun olması gerekiyor. Depo olmadan market tarafında büyüme mümkün değil. Çünkü, çok uzak yerlerden ürün getirseniz maliyetiniz artar.

Yeni dönemde farklı yatırımlara da gireceğiz. Marketlerimiz için ilk sırada “atıştırmalık” grubu için yatırım planımız var. Bu alanda ciddi bir gereksinimimiz olduğunu görüyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde bu ihtiyaç önemli ölçüde dışarıdan alım yoluyla karşılanıyor. İlk önceliğimiz, bu boşluğu doldurmak. Bir fırsat oluşursa, satın alma yapabilir veya ortam uygun olursa, yeni yatırıma gidebiliriz.

SÜREÇLER ARTIK DİJİTALDE

Burası bir banka değil ama kredili satış yapıyoruz. Gübre, tohum, ilaç ve yemi vadeli olarak üreticiye satıyoruz. Bizden veresiye gübre isteyen üreticinin kredi değerlendirmesini de yapmak zorundayız.

Bu süreçleri teknoloji yatırımlarıyla dijital ortama taşıdık. Bu dönemde ağırlıklı olarak teknolojiyi daha iyi kullanmaya çalışıyoruz. Süreçleri iyileştirip, maliyetleri aşağı çekmeye çalışıyoruz.

Üretici bize gelmeden, tapu kayıtlarına bağlanıp, ne ürettiğini, miktarını, ihtiyaç duyduğu gübrenin çeşidi ve miktarını belirleyip, otomatik olarak gönderiyor olacağız.

900 bin üyemizin 500 bini aktif olarak bizimle çalışıyor. Çiftçilerin tarımsal girdilere ulaşmalarını kolaylaştırdık ve kolaylaştırmaya devam ediyoruz. Bankacılıkta olduğu gibi çiftçilerimiz için “rating” sistemi kurduk.

Üreticilerimizi segmente ediyoruz. Bir müşterimiz bütün edimlerini yerine getirmişse teminatsız ve vadeli olarak tarımsal girdi satın alabiliyor. Tıpkı bankalardaki gibi üreticilerimiz için modelleme yaptık.

TÜRKİYE’YE YAYILMAYA DEVAM

Çok çağdaş, teknolojiden iyi yararlanan, yaşamı kolaylaştıran ve ekosistemin daha iyi işlediği bir kurum yaratıyoruz. Türkiye’nin çok önemli aktiflerinden birine dönüşüyoruz.

Market sayısına skor gibi bakmamak gerekiyor. Önemli olan market başına ne kadar ciro yaptığınızdır. Market başına belirli bir ciro yakaladığınız zaman daha ekonomik bir fiyatlama yapabiliyorsunuz.

Bu nedenle ölçeği büyütmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde bugünkü seviyenin 2-3 katı bir satış noktamız olacak, işimizi genişletiyoruz.

2030’da, marketlerimiz aracılığıyla ulaşmadığımız, dokunmadığımız, bizim ürünlerimize ulaşamayan tüketici kalmayacak. İddialı oldu ama bunu gerçekleştireceğiz. 2030 yılında Türkiye’nin dört bir yanındaki tüketiciler Tarım Kredi ürünlerine erişebilecek.

HÜSEYİN AYDIN’IN 3 YILLIK PERFORMANSI

Şubat 2022’de göreve geldiğimde market sayımız 700 civarındaydı. Bugün satış noktası sayısını 4 bin 500’e, market başına ciromuzu ise 4 katına çıkardık.

Bu rakamları bir övünme kaynağı olarak görmüyorum. Halen potansiyelimize ulaşabilmiş değiliz. Ben rakamlara değil, konumlanma ve erişebilmeye önem veriyorum.

Rakipler 1.000 market sayısına 10 yılda ulaştı. Biz ise 4 yılda bu seviyeye geldik. Dönemin koşulları göz önüne alındığında bu çok önemli bir başarıdır.

RAKİBİMİZ KİMDİR?

“Biz işlerini çok iyi yapan rakiplere sahibiz. Konsept olarak bize yakın olan BİM, Şok ve A101 var. Uzun geçmişi ve birikimi olan, işlerini çok iyi yapan markalar… Bunların yanı sıra başka değerli rakiplerimiz de var. Onlarla rekabet ettiğimizde, hem üretici hem tüketici için kalite ve uygun fiyat avantajı doğuyor.”

TARIMDA GİRDİ MALİYETLERİ

  • Enerji maliyetleri nedeniyle Türkiye’de üretilen gübrede yüzde 70-80 oranında dışa bağlıyız. Bu oran yem tarafında en az yüzde 50 düzeyinde… Emtia fiyatlarındaki yükselişle enflasyon ithal ediyoruz.
  • Bu nedenle bizim daha nitelikli ürün, gübre, ilaç kullanmamız gerekiyor. Gübreyi toprağa ve toprak analizine göre kullanırsak, daha verimli üretim yapabiliriz.
  • Ürün ve sanayiyi yan yana koymamız gerekiyor. Örneğin, hayvancılık yapılan yerde yem fabrikası olmalı… Hayvancılığın olmadığı yere de yem fabrikası yapmayacaksınız. Bunların her biri maliyet unsuru.
  • Yeni dönemde üretim yatırımı yaparken, tedarik sistemi için en ekonomik yapıyı oluşturacak, en uygun maliyetli ürün sağlamaya odaklanacağız. En yeni ürünleri daha iyi tanıtarak, temin ederek, daha fazla kullanılmasını sağlamaya çalışacağız.

YENİ YATIRIM TAKVİMİ

  • ATIŞTIRMALIK Marketlerimizde sattığımız ve üretimini dışarıya yaptırdığımız atıştırmalık grubuyla alakalı olarak fırsat oluşursa satın alma yapabilir veya kendimiz yatırım yapabiliriz.
  • DEPO Marketlerimize tedarik sağlayan halihazırda 17 depomuz var. Rakiplerimizin ise bizim 2-3 katı depoları var. Bizim sahadaki market sayısını artırabilmemiz için depo sayısını artırmamız gerekiyor.
  • GÜBRE Zayıf olduğumuz alanları güçlendirmek için sıvı ve toz gübre yatırımları yapıyoruz.
  • YEM Bu sektörde de yeni yatırımlarımız var. Erzurum’da yıllık 50 bin ton kapasiteli yem yatırımına başlıyoruz. Küçük görünebilir ama bölge açısından değerli bir yatırım. Trakya’daki 180 bin ton kapasiteli fabrikamız da bitmek üzere.
  • TARIM İLACI Manisa’daki yıllık 28 bin ton kapasiteli ilaç fabrikamız bitmek üzere. Yani, ciddi anlamda bir sanayi kuruluşu olarak yatırımlarımıza devam ediyoruz ve edeceğiz.

AJANDAMIN EN ÖNEMLİ KONULARI

  • DÖNÜŞÜM Tarım Kredi’deki bütün iş yapış süreçlerini dijitale taşıyor, iş süreçlerimizi yeniliyoruz. Bu dönüşüm sayesinde maliyetlerimizi düşürüp, verimi artıracağız. Bu bize sistemleri birbiriyle konuşturma ve platforma dönüşme olanağı verecek.
  • GELİR-GİDER DENGESİ Kazanmadığımız kaynağı harcamamak için, her bir kooperatifin getirileriyle harcamalarına bir denge getirmeye çalışıyoruz. Bir kooperatifin gelirleri, giderlerini karşılamıyorsa, o zaman da o kooperatifimize sigorta acenteliği, market satışı gibi başka gelir kaynakları sağlayacağız.

DİJİTAL BANKA KURULACAK MI?

  • Tarım Kredi, grup olarak 250 milyar liralık konsolide ciroya sahip. Bana göre bu nedenle ve Tarım Kredi Market açısından da grubun bir dijital bankaya ihtiyacı var.
  • Dijital banka, grubun kendi iç çalışmalarında verimi artıracak, bir kaldıraç görevi görecek. Henüz bir başvuru yapmadık. Ancak arkadaşlarımız, bir dijital bankanın bize katacaklarıyla birlikte yatırım bankası seçeneği üzerine de çalışma yapıyorlar.

Yazar: Talat Yeşiloğlu

Fast Company Türkiye Genel Yayın Yönetmeni

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eticaretin-yeni-hesapları

E-ticaretin yeni hesapları

atletik-bira-yapımı

Atletik bira yapımı