in , , , ,

Vitamin değil ilaç olun

Tony Fadell, Apple’da iPod, iPhone ve Nest gibi efsanevi ürünlerin yaratıcısı… Yakın zamanda kendi şirketini kuran Fadell, yıkıcı ürün/marka yaratmanın sırlarını anlatırken önemli bir uyarıda bulunuyor: “Yarattığınız teknolojiyle bir ‘ilaç’ mısınız yoksa ‘vitamin’ mi? Eğer bir ilaç görevi görüyor ve insanların bir sorununu çözüyorsanız doğru yoldasınız demektir.”

Vitamin-değil-ilaç-olunTony-Fadell

TONY FADELL
iPod ve iPhone’un Yaratıcısı,
Future Shape’in Başkanı

YAZI: MEHTAP DEMİR

Tony Fadell, Silikon Vadisi’nde 30 yıldan fazla sürecek yolculuğuna, dönemin en etkili girişimlerinden biri olarak adlandırılan General Magic’te başladı. Kariyeri boyunca 300’den fazla yenilikçi ürünün patentini aldı. Ancak adını tarihe yazdıran esas ürünler, tüm dünyada bir tutku, bir “bağlılık” yaratan iPod ve iPhone oldu. Deneyimlerini, geçtiğimiz aylarda piyasaya çıkan ve “en yeni eserim” sözleriyle tanımladığı Build: An Unorthodox Guide to Making Things Worth Making kitabında paylaştı.

Yatırım ve danışmanlık firması Future Shape’de gezegeni daha iyi bir yer haline getirecek yatırımlar yapmaya ve yeni ikonik ürünler üzerinde çalışmaya devam eden Fadell, bağlılık yaratan ürünler inşa etmenin sırrını ve dünyayı değiştireceğine inandığı teknolojileri Fast Company için paylaştı…

YARATMA TUTKUSUNUN DOĞUŞU

Bütün hikaye büyükbabamla başladı. Ben 3-4 yaşlarındayken büyükbabam benim ve kardeşimin eline alet hırdavatı tutuştururdu. Böylece hep beraber evde tadilat yapar hale geldik. Onarılması gereken yerleri onarır, bahçeyle ilgilenir, kuş evi gibi ufak yapılar inşa eder, bisiklet tamir ederdik… Dahası, sonrasında elektrikli aletlerle de çılgınca işler yapmaya başladım.

Büyükannemin, kendimize zarar vermemizden çok endişe ettiğini, adeta korkudan titrediğini anımsıyorum. Bilgisayarlardan önce zamanımı bu tarz aletlerle geçiriyordum. Zaten o dönem henüz masaüstü bilgisayarlar (PC) yoktu. Daha ileriki yıllarda piyasaya çıkacaktı.

İlk bilgisayarım ise bir Apple II idi, 1980-81 yıllarında büyükbabamın desteğiyle almıştım. Bütün yaz çalıştığımı ve büyükbabamın karşılığında verdiği parayla aldığımı hatırlıyorum.

Bu yolculuğun başlamasına vesile olan kişi, büyükbabam, evrendeki her şeyin insanlar tarafından yaratıldığını bana öğretti. İnsanlar her şeyi olduğundan daha iyi hale getirebilir, düzeltebilir, iyileştirebilir, yenilerini yaratabilirdi. Ben işte bu farkındalıkla merak ettiğim tüm cihazları parçalarına ayırmaya ve yeniden birleştirmeye, daha iyisini yapabilir miyim diye düşünmeye başladım.

GENERAL MAGIC YOLCULUĞU

Profesyonel bir ekiple, gerçek bir ürün yaratmaya başladığım yer General Magic oldu. Aslında çok öncesinde inovatif işler yapmaya ve kendi işimi kurma çalışmalarına başlamıştım. Ancak, “kahramanlarla” çalışıp onlardan öğrendiğim, sadece hayal edebileceğim, var olduğundan bile haberdar olmadığım süreçlere tanıklık ettiğim yer burasıydı.

Bir şeyleri yaratmak çok eğlencelidir, fakat beraber öğrenmek, keşfetmek ve birbirinden farklı fikirlerin havada uçuştuğu bir ortamda, kendini bu işe adamış bir ekiple beraber yaratmak, muazzam bir deneyimdi! Oradan müthiş dersler ve tecrübelerle ayrıldım. General Magic belgeselinde de bunlar anlatılır.

Böyle inovatif bir şirketin başına gelen ise tam bir felaket. Yaratıcı ve kendini adamış bir ekibin, hayatta kalan ürünler yaratamaması büyük bir faciadır. Ancak, ayrıldığımda, ardımda gelecek on yılda dünyayı değiştiren ürünler yaratmış bir ekip bıraktım.

İKONİK BİR ÜRÜN YARATTIM

2001’de başladığım Apple yolculuğunda, Apple’ın iPod Bölümü’nün Kıdemli Başkan Yardımcısı ve iPod’un ilk 18 neslini ve iPhone’un ilk üç neslini yaratan ekibin başındaydım. 2010’da IoT’nin öncüsü olan Nest’i kurdum. 2010’dan bu yana Future Shape’de dünyayı değiştirecek fikirlere yatırım yapıyorum.

Kariyerim boyunca edindiğim deneyimler bana başarıda üç önemli faktörün etkili olduğunu gösterdi ve bunlar iPhone yolculuğunun da temelini oluşturur. Başarıda birinci faktör, doğru teknolojidir. Dünyada aynı/benzer teknolojilerin çoğu zaman ve çoğu insanda tuttuğunu görürsünüz. Doğru teknolojiye sahip olmak başlıca faktördür. İkinci faktör doğru ekip ve doğru hikaye ile yola çıkmaktır. Üçüncü faktör ise zamanlamadır, pazar için doğru zaman olup olmadığını anlamaktır.

iPhone’u 15 yıl arayla 2 kez çıkardım. İlki General Magic’te olduğum dönemdi. General Magic’te yaşadığımız başarısızlığın ardında zamanlama hatası vardı, çünkü iPhone’u 15 yıl erken çıkarmıştık. Çok erkendi. İnternet yoktu, cep telefonu networkleri yoktu, hatta mobil veri bile yoktu. Öyle ki 1992’ye kadar çoğu insanın bir email adresi bile yoktu. İnsanlar online alışveriş veya online seyahatin ne demek olduğunu dahi bilmiyordu. Dolayısıyla biz yeniliği kendimiz için yapmış oluyorduk. Ortada çözülecek bir sorun “yoktu”, çünkü sorunu gören/hisseden bir müşteri yoktu.

15 yıl sonra çıkardığımızda ise insanlar artık ortada çözülmesi gereken bir sorun olduğunu görebiliyordu, çünkü internet vardı, email vardı, online alışveriş, oyun, eğlence vardı. Bu nedenle “tamam şimdi sıkıntıyı/sorunu/eksiği görebiliyoruz. iPhone ile tüm bunları çözeceğiz” diyebiliyorduk.

Fakat tüm bunların gerçekleşmesi 15 yılı aldı, toplumun bu ihtiyacı görmesi gerekti. iPhone’u piyasaya sunduk çünkü ihtiyacı gideriyor, sorunu çözüyordu.

BAŞARISIZ “İNOVASYONLARIN” ARDINDA

Başarısızlık her ürün için farklı sebeplerden kaynaklıdır. Örneğin, General Magic’te ürünün “vibe”ını, yani hissini hiç anlamamıştık. Neden yaptığımızı, kim için yaptığımızı veya müşteriye anlatmamız gereken gerçek hikayeyi, hayatlarında böyle bir ürüne neden ihtiyaçları olduğunu en başta biz anlamamıştık.

Diğer sebepler ise uygulama ve anlayış eksikliği, yeni bir ürün kategorisinde satış ve pazarlama tarafında işleri nasıl halledeceğimizi bilememekti.

Bunun yanı sıra bizim yaptığımızın dışında Apple çok farklı gelir kaynakları olan, geniş ürün yelpazesi olan bir şirketti. Büyük bir şirket olarak geniş bir “iş perspektifi”nden bakıp, satış ve pazarlama gibi iki alanın, yaptığımız işle aynı çizgide olduğundan emin olmamak gibi hataları, eksiklikleri kapsıyordu.

Başarısızlığın her zaman çok sayıda ve çeşitli sebepleri vardır. Bazıları ise kişisel başarısızlıklardır: “Ben doğru olanı yapmadım, nasıl bir yönetici olmam gerektiğini öğrenmem lazımdı, iyi bir yönetici değildim ve işleri yönetmekte, liderlik etmekte başarısız oldum.” Farklı seviyelerin hepsinde öğrenilmesi gereken farklı, kişisel dersler vardır.

DÜNYAYI DEĞİŞTİREN ÜRÜNLERİN SIRRI

Spesifik olarak birkaç kritik faktörden bahsedebilirim. İlk olarak, bir sorunu çözüyor musunuz? Bir “ilaç” mısınız, yoksa “vitamin” mi? Eğer bir ilaçsanız, birilerinin sorununu çözüyorsunuz demektir. Bu, pek çok insanın ihtiyaç duyup duymadığını veya isteyip istemediğini bilmediği, uzun vadede alıp almaması gerektiğinin farkında olmadığı bir vitaminden çok daha iyidir. Eğer bir ilaç görevi görüyor ve insanların bir sorununu çözüyorsanız, doğru yoldasınız demektir.

İkincisi, yarattığınız işle, sadece bir sorunu çözmekle kalmıyor, aynı zamanda daha evvel yapabileceğinizi hayal dahi etmediğiniz şeyleri yapabilme kabiliyeti veren yeni yöntemler kullanarak bir “süper güç” haline geliyor olmalısınız.

Üçüncüsü, insanlara anlattığınız hikayeden ve hedeflediğiniz müşteriden emin olmanızdır. İnsanların gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlıyor, birkaç kritik mesajı hedefliyor ve bu mesajlara hizmet eden yeni bir ürünü veya var olan bir ürünün daha iyisini sunuyor olmalısınız.

Müşteri deneyim yolculuğunu anlamak, tüm müşteri temas noktalarını anlamak gerekli. Anlattığınız hikayenin bir bilim kurgu olmadığından emin olmak ve yarattığınız ürünün tüm bunların sonucu, anlattığınız hikayenin ürünü olması, bunlar gerçekten önemli.
Tüm bunlar sonrasında, nihai satış sürecine geldiğinizde ve ürününüz kullanılmaya başlandığında da destek ve benzeri hizmetlerle ihtiyaçları anlamaya ve müşteri deneyim yolculuğu üzerinde çalışmaya devam edersiniz.

“VAZGEÇİLMEZ” OLMAK

Bir ürünün tasarımı, yaşattığı deneyim ve özelliklerinin hepsi vazgeçilmez olmak için etkili faktörler. Tek bir faktör yok. Yarattığınız ürün, insanların yüzde 50 rasyonel ve yüzde 50 duygusal taraflarına hitap etmeli. Rasyonel tarafta insanlara mantıklı gelen, örneğin vakit veya nakit açısından tasarruflu gelen; duygusal açıdan ise “Vay canına! Bu ürün harika, denemek için sabırsızlanıyorum” dedirten bir ürün olmalı.

Hayatınızı veya yaptığınız işi daha iyi hale getiren, hem güçlü ve anlamlı olması hem de eğlenceli olmasıyla “bu cihazı çok seviyorum” dedirtmeli. Bunlar sahip olması gereken başlıca faktörler.

Unutulmaz ürünler yaratmak için de aynı faktörler geçerli. İnsanların artık kullanmasa da unutamadığı iPod, onunla kurdukları duygusal bağ için iyi bir örnektir.

Walkman’i, ilk video oyununu ya da ilk bilgisayarınızı düşünün. Bu ürünler zamanla ortadan kalkabilir, ancak onların yaşattığı deneyim unutulmazdır. Tıpkı bir çocuğun okula ilk başladığı gün ya da mezun olmayı hep hayal ettiğiniz üniversiteden diploma aldığınız gün gibi. Tarihler geçmişte kalsa bile o gün düşündükleriniz veya hissettikleriniz asla unutulmaz. Zihninizde yer eder. Ürününüzü kullanan insanlarla bu türden bir etki yaratıyorsanız, bu muazzam.

TUTKULU EKİBİN ÖNEMİ

Elbette tüm yaptıklarınıza rağmen bir ürünün yaratacağı etkiyi, insanların sevip sevmeyeceğini asla kesin olarak bilemezsiniz. Ancak, o ürün üzerinde tutkuyla, inanarak çalışan bir ekibin sevgisini yarattıkları ürünlerde görebilirsiniz. Gerçekten özel bir şey ortaya çıkarırken hissettikleri duyguları, ortaya koydukları “kan ter gözyaşını” hissedebilirsiniz.

Bu sadece elektronik bir cihaz, dijital bir ürün olmak zorunda değil, bir restoran da olabilir, bir restorandaki tadını unutamadığınız bir yemek, hissettiğiniz ambiyans, müzik. Şahane bir “deneyim” yaşadıysanız hiçbir zaman unutmazsınız.

Bahsettiğimiz her ne olursa olsun başarısı ortaya çıkaran ekibin verdiği çaba, ilgi, sevgi, inanca bağlıdır. İnsanlar tüm bunları hisseder ve asla unutmaz. İnşa ettiğiniz ürün ya da hizmet her ne olursa olsun başarısı bunlara bağlıdır.

BAŞARISIZLIKLARIN BANA ÖĞRETTİĞİ

Kariyerim boyunca elbette her zaman başarılı işler yapmadım. Ancak, benim “başarısızlık” olarak tanımlanan durumla ilgili bakışım genelden farklıdır. Eğer çok çaba sarf etmiyor, zorlanmıyor ve hiç başarısız olmuyorsanız, öğrenmiyorsunuz demektir. Eğer mesele “Dünyanın daha evvel görmediği, yeni bir şey yapmak” ise siz dahil, hiç kimse bunun uzmanı değildir.

Sonuçta bu sürekli öğrenmeyi, denemeyi gerektiren bir süreçtir. Dolayısıyla bu yolculuk boyunca başarısız olacak, bu başarısızlıklardan öğreneceksiniz.

“Başarısızlık” diye tanımladığınız şey, şayet siz ondan bir ders çıkarıyorsanız, aslında başarısızlık değildir. Başarısızlık, sadece vazgeçtiğinizde ve “benden bu kadar” dediğinizde, denemekten vazgeçtiğinizde gerçekleşir. Her gün yeni bir şey dener, başarısız olur, bundan öğrenir ve yola devam ederiz. Bu da benim bu uzun yolculukta öğrendiğim bir ders.

SON ÇIKAN ÜRÜNÜM: BUILD

Esasında, yaklaşık 15 yıldır bir kitap yazmayı düşünüyordum, ancak bundan birkaç yıl evvel bir sabah uyandım ve “Vay canına! Ne etkileyici bir hayatım oldu!” dedim.

Gerçekten çok çalıştım, harika insanlar tanıdım. Fakat bu yolculukta, büyükbabam başta olmak üzere varlıkları çok kritik birkaç kilit insan, mentorlarım vardı. Bu insanlar bana yatırım yaptı, hiçbir finansal beklentileri olmadan veya üzerinde çalıştığım fikirlere aldırmadan sadece bana güvenerek destek olan, yardım eden, kritik insanlarla tanıştıran, geribildirimleriyle bana göremediğim detayları gösteren insanlar. Bu kişilerin her biri hakkında düşündüm. Çoğu artık hayatta değil. O halde mentor olma sırası bendeydi.

Future Shape’de kendimizi mentor olarak adlandırıyoruz. Direkt olarak yatırım yaptığımız 200’ün üzerindeki şirkete her gün mentorluk yapıyoruz. Zamanında benim sorduğum soruları şimdi bana soruyorlar, her gün yüzlerce soru alıyor, yüzlerce deneyim, hikaye paylaşıyorum. Ben de bir kitap yazarak tüm bunları orada paylaşmaya, tüm soruların cevabını orada vermeye çalıştım.

BİR TEKNOLOJİ KİTABI DEĞİL

“Build” ile hem bugüne dek bana destek olan mentorlarımı onurlandırmak hem de dünya çapında bir iş yapmaya gayret eden tüm insanların doğası gereği sormaktan geri duramadığı, evrensel soruları cevaplamak istedim. Kitabım, gezegenden aldığımı geri vermek için bir araç. Hiçbir finansal fayda amacım yok. Tek arzum, girişimcilere ve dünyanın içinde bulunduğu krizden bizi çıkaracak çözümler üretmelerine yardımcı olması.

Kitabın içeriği, teknolojiden çok daha fazlası. Spesifik bir teknoloji veya endüstri anlatmıyorum. Spesifik hikayeler paylaşıyorum ancak bunlar insan doğasına yönelik hikayeler, bir işi ele almanın yolları veya bir kariyer, ekip, ürün veya şirket inşa etmek üzerine paylaşımlar.

Dolayısıyla liseden mezun olandan emeklilik dönemine gelmiş çalışanlara kadar herkese uygun bir kitap. Belirli bir formatı var ve 20’li yaşlarımın başındayken okumuş olmayı dileyeceğim bir kaynak olarak hazırlandı. Uzun bir kitap fakat uzun bölümlerden oluşmuyor, kısa bölümler var. Özellikle kariyerinin başında olan ve yeni bir şeyler inşa etmek isteyenler için çok iyi bir kaynak.

TEKNOLOJİ DEVRİMİNE BAKIŞIM

Dünyada süregelen bir teknoloji devrimi var. Tarım, enerji üretimi ve depolaması, malzeme bilimi ve daha pek çok alanda yenilikçi teknolojiler geliyor. Bunlar tüm sektörlerde var olan iş modellerini, iş yapış biçimlerini, üretim yöntemlerini, iletişim şekillerini kökten değiştiriyor. Gezegendeki varoluşsal krizleri çözebilecek pek çok yeni teknoloji var.

Örneğin, Blockchain, kripto ve NFT’lerin çok değerli teknolojiler olduğunu düşünüyorum. İşleyiş şekilleri de gezegen dostu. Yarattıkları para veya benzeri bir araçla değil yeşil olmalarıyla değerliler.

Yenilikçi teknolojileri seviyorum, değerli ve doğru buluyorum, bunların hayatımızda yeri var. Ancak teknolojiler etrafında oluşan “kültürü” sevmiyorum. Bu teknolojiler etrafında oluşan hızlı para veya çılgınlığın yarattığı kültürü yanlış teknolojileri değerli ve doğru buluyorum.

%70:Bu dünyaya var olmayan bir ürün sunmak istiyorsak, bunu başarabilmek için denemek zorundayız. Steve Jobs, verdiği her kararda veya yaptığı her üründe başarılı değildi. Hatta pek çok seferinde başarısızdı. Kararlarının sadece yüzde 30’unun başarılı olduğunu söyleyebilirim, yüzde 70’i ise başarısız idi. Ancak vazgeçmedi, devam etti.

BAŞARILI ÜRÜNÜN 3 BİLEŞENİ

  1. YIKICI MI?
    Bir ürün veya servis yarattığınızda sormanız gereken ilk soru: Yeterince “yıkıcı” mı? Eğer teknolojiniz yıkıcı değilse, rekabette fazla dayanamazsınız. Eğer yıkıcı bir etkiniz yoksa, fark yaratmazsınız sadece halihazırda rakiplerin yol aldığı bir pazara siz de girmiş olursunuz.
  2. FİYAT
    Fiyatlandırma her zaman önemlidir. Tarım teknolojilerine yatırım yapıyoruz. Teknoloji ne kadar iyi olursa olsun, pahalıysa çoğu çiftçi bunu karşılayamaz. Sadece teknolojiyi inşa etmenin değil, “işleyebilmesinin” de, insanların bütçesine uymasının da iyi bir yolunu bulmalısınız.
  3. OPERASYON
    Eğer muhteşem bir ürününüz varsa operasyonel detaylara, satış, müşteri hizmetleri, fiyatlandırma bunlar üzerinde de çalışmalısınız. Hepsi iyi olmalı. Bu faktörlerde başarısızsanız yol alamazsınız.

ŞİMDİ SIRADA NE VAR?

  • 200 ŞİRKET Future Shape’de desteklediğimiz 200’den fazla şirket var. Bu şirketlerin yakın zamanda müthiş haberler duyuracağından eminim. Hazır olduğumuzda paylaşacağız.
  • 3 ÖNEMLİ ALAN Future Shape’de biz, toplumu ve insanları daha iyi hale getirecek, sosyal fayda odaklı teknoloji şirketleriyle ilgileniyoruz. Bu alanda fark yaratan şirketlere yatırım yapıyoruz.
  • SIRA DIŞI STARTUPLAR Gerçek veya sanal dünyada farklı ürünler yaratılmasına imkan veren işbirlikçi, VR ve 3D araç sunan, dönüştürücü bir teknoloji şirketi olan Gravity Sketch’e yatırım yaptık. Bunun yanı sıra enerji verimliliği üzerine çalışan ve Hindistan gibi yüksek popülasyona sahip bölgelere çözüm üreten Menlo Micro da portföyümüzde yer alıyor.
  • ENERJİ Gezegende ürettiğimiz enerjinin yüzde 60’ı boşa harcanıyor. Ancak, devrim niteliğinde bir iş yaparak enerji tasarrufunu mümkün kılabiliyoruz. Bunun için boşa harcanan elektriğin önüne geçmeliyiz. Dünyanın daha fazla elektrik santraline değil, mevcutları en verimli şekilde kullanmaya ihtiyacı var.
  • BİTKİ BAZLI ET Impossible Foods, yatırım yaptığımız şirketlerden bir diğeri. Bitki bazlı et üretimi yapıyorlar. Çok uzun yıllar önce, ekipte henüz 4-5 kişiyken, bitki bazlı et sektörünü kimse önemsemiyorken biz yatırım yapmıştık.
  • PLASTİK ATIK Dünya çapında iklim krizine çözüm olabilecek çeşitli işleri, projeleri destekliyorum. Plastik atık sorununu çözmeye odaklanmış durumdayım. Yaklaşık 5 yıldır üzerinde çalıştığım bir konu.

iPHONE’U YARATMAYA GÖTÜREN BAŞARI KRİTERLERİ

  1. Doğru teknoloji
  2. İyi ekiple çalışma
  3. Doğru bir hikaye oluşturmak
  4. İyi zamanlama

Yazar: Mehtap Demir

Fast Company Türkiye Yazı İşleri Müdürü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ruhsal-durum

Ruhsal durum

Corporate-&-Startup-Day-2022---Web-3.0-için-hazır-mısınız-

Corporate & Startup Day 2022: Web 3.0 için hazır mısınız?