in , , ,

Hissetmenin arkasında neler var?

2024 yılında Türkiye’nin milli geliri 1.3 trilyon dolara yaklaşırken, büyümenin tüketiciler ve bazı sektörler tarafından “hissedilmediği” belirtiliyor. CEO’lar ve bankacılar bu konuyu değerlendirirken, önemli bir bölümü yaşananların “yansıma sorunu” olduğunu doğruluyor.

hissetmenin-arkasında-neler-var

YAZI: MEHTAP DEMİR

Türkiye’nin büyük bankalarından birinin genel müdürü, “Ekonomi büyüyor ama neden bu büyüme hissedilmiyor?” şeklinde ortaya atılan soruya yanıt verirken, önce iki önemli sektöre dikkat çekiyordu: “Otomobil ve gayrimenkul.”

Ona göre, yüksek faiz ve kredilerdeki azalmaya rağmen otomobil satışları rekor kırıyor ve 1.4 milyon adede doğru gidiyor. Konutta da benzer bir tablo var. Satışlar eylül ayında yüzde 7’ye yakın artışla 150 bini geçti. İlk 9 ayın satışı ise yüzde 19.2 artışla 1 milyon 128 binin üstüne çıktı. Üstelik kredinin payı ise yüzde 20 gibi düşük düzeylerde kaldı.

Banka genel müdürüne göre, bunun arkasında 300 milyar dolar olduğu söylenen “yastık altındaki altın” faktörü var. “Altın değeri artınca servet de büyüyor” diyen bankacı, “Ancak” diyerek şu eklemeyi yapıyor:

“İç talepte büyüme var ama özellikle KOBİ ve onun üstündeki OBİ kapsamındaki şirketlerde büyük sıkıntı var. Sorunlu kredi sayısı geçen yıla göre OBİ olarak tanımlanan, küçüklerin üstündeki şirketlerde 2 kat arttı. Esas sorun burada görünüyor. Bu yıl bilançolar bozuldu, maliyetlerle başa çıkılamıyor. Bu tablo, otomobil, gayrimenkul ve savunma sanayii dışında her sektörde var. Sadece büyüklerde bir kredi sorunu gözlenmiyor.”

TRİLYON DOLARA RAĞMEN!

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “Milli gelirimizin 1 trilyon 320 milyar dolara, kişi başı milli gelirimizin de 15 bin 460 dolara ulaşmasına rağmen yeterince hissedilmemesi” yönündeki görüşleri değerlendirirken birkaç konunun altını çiziyor.

Öncelikle, milli gelirin 1 trilyon doların üstüne çıkmasında büyümenin yanı sıra, değerli kalan TL faktörüne dikkat çekiyor. Ona göre, izlenen sıkı para politikası nedeniyle enflasyon artışının çok gerisinde kalan döviz kuru, milli geliri 1.3 trilyon düzeyine taşımada büyük rol oynadı:

“Güçlü bir reel büyümeden bahsedemiyor olmamız, büyümenin tüm sektörlere ve hane halkına eşit dağılmaması, gelir dağılımı dengesizliğinin yüksek enflasyon nedeniyle artmış olması gibi unsurlar, büyümenin yeterince ve eşit hissedilmemesinin ana nedenleri olarak görünmektedir.

Özellikle 2021 yılının sonundan itibaren enflasyonda gözlenen hızlı yükseliş, cari ve reel bazda büyüme verileri arasındaki farkın genişlemesine neden oldu. 2022-2024 yılları arasında reel büyüme ortalama yüzde 4.6 oranında gerçekleşirken, cari fiyatlarla ortalama büyüme yüzde 82.4’ü buldu. Bu 3 yılda yıllık TÜFE artışı sırasıyla yüzde 64.27, yüzde 64.77 ve yüzde 44.38 düzeyinde gerçekleşti.”

GELİR DAĞILIMI DENGESİZLİĞİ

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “Yüksek enflasyon ortamının yarattığı dengesizliğin gelir dağılımına da bu şekilde olumsuz yansıdığını” ekliyor.

Bu hesaba göre, yüzde 20’lik gruplar bazında en yüksek gelir düzeyine sahip olan dördüncü ve beşinci grupların toplam tüketim içindeki payı, 2019’daki yüzde 59 düzeyinden yüzde 62’lerin üzerine yükseldi. Dolayısıyla, yaratılan sınırlı reel ekonomik büyümenin sektörler ve hane halkı arasındaki dağılımı da giderek dengesiz hale geldi.

Hakan Aran, “Bu nedenle, uzun dönemli ortalamasının altında da olsa, kaydedilen pozitif reel büyüme toplumun tüm kesimleri tarafından aynı şekilde algılanamadı” değerlendirmesini yapıyor.

Bir başka önemli gelişme ise üretim tarafında gerçekleşti. Sanayinin milli gelirden aldığı pay yüzde 26.4’ten yüzde 20’ye inerken, turizm ve hizmet sektörlerinin milli gelirden aldığı pay yüzde 51.7’den yüzde 56.8’e yükseldi.

Bu rakamları değerlendiren Aran, “Büyümenin kompozisyonuna baktığımızda da tüketim ve kamu harcamaları ağırlıklı bir büyümenin olduğunu, yatırım, net ihracat ve stok değişiminin büyümeye katkı vermediğini görüyoruz” diye konuşuyor ve ekliyor:

“İSO 500’de yer alan şirketlerin faaliyet kârlılığı 2024 yılında yüzde 12.5’ten yüzde 6.2’ye gerilemişti. Vergi öncesi kârları da yüzde 58.5 oranında azaldı. İşte tüm bu nedenlerden dolayı büyümenin savunma sanayii, deprem bölgesi ve yüksek gelir grubu gibi segmentlerde hissedildiğini; buna karşılık imalat sanayii, üretim bölgeleri ile sabit ve dar gelirli kesimlerde hissedilmediğini söylemek yanlış olmayacaktır.”

İHSAN GÖKŞİN DURUSOY

KISMEN YANSIMA VAR!

Akkök Holding CEO’su İhsan Gökşin Durusoy, milli gelirin 1 trilyon doları aşmasını ve son büyüme rakamının yüzde 4’ün üzerinde gerçekleşmesini ülke için önemli bir gösterge olarak değerlendiriyor. Durusoy’a göre bu büyüme, şirketler dünyasına “kısmen” yansıyor:

“Özellikle ihracat, istihdam ve yatırımlar noktasında ivme kazandırıyor. Ancak büyümenin sektörel dağılımındaki farklılıklar, yüksek enflasyon, maliyet artışları, kur dalgalanmaları ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle yatırım iştahını sınırlıyor.”

Durusoy, kimya ve ileri malzemeler, enerji ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak “Küresel talep, emtia fiyatları ve regülasyonlar sonuçlarımız üzerinde belirleyici oluyor” diyor. Uluslararası ve yerel koşulların şirket performansına etkisini vurguluyor ve şöyle ekliyor:

“Buna rağmen uzun vadede ekonomik büyümenin yatırımları ve iç talebi destekleyeceğine inanıyoruz. Sürdürülebilir yatırımlarımız ve yenilikçi projelerimizle ülkemizin büyüme ivmesine katkı sunmayı hedefliyoruz.”

EMRE HANTALOĞLU

Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu’na göre, yılın ilk çeyreğinde IDC verilerine göre Lenovo Türkiye, PC pazarında yüzde 25 pazar payı ile liderliğini sürdürdü. Tablet pazarında ise yüzde 15.5 pay ile ikinci sırada yer aldı ve üst üste 5 yıldır pazar lideri konumunu korudu.

Bununla birlikte Hantaloğlu, yüksek fiyatların tüketicileri daha temkinli hale getirdiğini ve ikinci el pazarını canlandırdığını kaydediyor.

5 SEKTÖRÜN ANALİZİ

Yeni doğanlar ve bebekleri hedefleyen E-bebek’in Genel Müdürü Can Karadeniz, “Biz büyümeyi hissedenler tarafında yer alıyoruz” diyor. Bunu da iki faktöre bağlıyor:

“İhtiyaç ürünlerinde ciddi bir yavaşlama yaşanmıyor. Bununla birlikte tekstil grubunda daha ekonomik oyunculara yönelik talep kayması bizim gibi şirketlerin büyümesini destekliyor.”

Can Karadeniz’in dikkat çektiği bir başka faktörü ise iş kaybı yaşanmayan ‘kamu çalışanları’ oluşturuyor. Gelir sürekliliği yaşayan bu grup, ihtiyaç ürünlerini düzenli karşılamaya devam ediyor.

ÖMER TAVİLOĞLU

Giyim ve ev içi ürünler alanının önemli şirketlerinden Mudo’nun CEO’su Ömer Taviloğlu, büyümeyi hissetmeyen tarafta yer aldıklarını söylüyor. “Biz seneyi adette yüzde 2 civarında küçülme ile kapatmayı öngörüyoruz. Gelecek sene için yatay bir seyir bekliyoruz. Tekrar büyümenin ise ancak 2027 yılıyla birlikte gerçekleşeceğini öngörüyoruz.”

Sentetik dokuma ve yatak alanında faaliyet gösteren İşbir Holding’in CEO’su Ediz Köklü’nün verdiği rakamlar düşüşe işaret ediyor:

“İki ana sektörde aktifiz. Birinde ihracatta yüzde 65’ten yüzde 51’e geriledik. Hedefimiz yıllık 6 milyar TL idi, 5 milyar TL’ye düştük. Diğerinde, iç pazar ağırlıklı bir satışımız var; orada da satışlarımız 5 milyar TL’den 4 milyar TL’ye geriledi.”

İÇ TALEP DİKKATLİ YÖNETİLMELİ

Karaca Strateji Genel Müdür Yardımcısı Alper Çelik, Jumbo’nun 2025’in ilk 6 ayında cirosunun 992.6 milyon TL’ye ulaştığını ve geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 17 büyüme kaydettiğini belirtiyor.

Çelik, “İlk yarı hedefimizin yüzde 74’ünü gerçekleştirdik; adet tarafında ise 1 milyon 344 bin satışla hedefimizin yüzde 66’sına ulaştık” diyerek hem ciro hem de satış adetleri açısından hedeflere yakın bir performans sergilendiğini vurguluyor. Geçen yılın aynı döneminde ise hedef gerçekleşme oranlarının yüzde 72 ciro ve yüzde 64 adet seviyesinde olduğunu hatırlatarak, Jumbo’nun istikrarlı bir büyüme performansı gösterdiğini ifade ediyor.

Bu çerçevede Çelik’in değerlendirmesi, milli gelir artışının sınırlı yansımasının bazı sektörlerde iç talebin hâlâ dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösterdiğini, şirketlerin ise temkinli büyüme stratejileriyle hem hedeflerini tutturmayı hem de sürdürülebilirliği sağlamayı amaçladığını ortaya koyuyor.

“Temkinli olma” uyarısı, CEO’ların anketinden de ortaya çıkıyor. Fast Company dergisinin anketine katılan CEO’ların önemli bölümü 2026 yılı için temkinli büyüme hedefleri paylaşıyor. CEO’ların yüzde 42’si yüzde 5 düzeyinde, yüzde 25’i ise yüzde 10 düzeyinde büyüme hedefliyor. “Yüzde 20 ve üzeri” diyenlerin oranı ise yüzde 11.

YENİ DÖNEM BEKLENTİLERİ

Fersan CEO’su Gürhan Güven, son yıllarda “adet ve tonda sürekli çift haneli büyüme” kaydettiklerini, ancak 2024–2025 döneminde gelecekte oluşabilecek risklere karşı daha temkinli bir yaklaşım benimsediklerini söylüyor: “Yalnızca yüzde 10’luk bir artış hedefledik.”

Önümüzdeki dönemde belirsizliklerin yüksek olduğunu belirten Güven, ihracatın ciro içindeki payının yaklaşık yüzde 50 olduğunu ve ABD’nin olası tarife değişiklikleri ile bölgedeki istikrarsızlıkların tablonun tamamen değişmesine yol açabileceğini vurguluyor.

Ayakkabı Dünyası CEO’su Gürkan Ergenekon, Türkiye’nin 1 trilyon dolarlık milli gelir seviyesine ulaşmasını sevindirici bir gelişme olarak değerlendiriyor, ancak birçok sektörün bu büyümeden yeterince pay alamadığını belirtiyor. Ergenekon’a göre, ayakkabı sektörü de bu duruma dahil:

“Sektörümüz yıllık enflasyon oranında ciro büyümesini yakalarken kârlılık anlamında bir büyümeyi 2024 ve 2025 yıllarında yakalayamadı.”

Ergenekon, uygulanan ekonomik programın olumlu etkilerini 2026 yılı itibarıyla görmeyi beklediklerini ifade ediyor ve ekliyor: “Yüksek üretim ve ihracat kapasitesine sahip Türk ayakkabı sektörü tekrar büyüme trendine girecektir.”

Bu değerlendirme, milli gelir artışının tüm sektörlerde eşit yansımadığını ve özellikle iç talep ile kârlılık açısından bazı sektörlerin temkinli hareket etmek zorunda olduğunu ortaya koyuyor.

 

HAKAN ARAN

“SADECE HANE HALKI DEĞİL SANAYİ KESİMİ DE HİSSEDEMEDİ”

HAKAN ARAN
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü

“Yüksek enflasyon sabit gelirli hane halkı gelir kapasitesini reel olarak eritmiş, hane halkı arasındaki gelir dengesizliğini artırmış, büyümenin hizmet sektörü lehine değişen kompozisyonu da sanayi sektöründe ve imalat sanayiinde yeterince hissedilmemesine neden olmuştur. Son yıllarda piyasada artan likiditenin sabit sermaye yatırımlarına ve işgücü ödemelerine gitmediği, finansal varlıklara yöneldiği ve emek gelirlerinin milli gelir içindeki payı düşerken borsa endekslerinin, mevduat ve tahvil yatırımlarının yükseldiği gerçeğinin de, büyümenin hissedildiği kesimlerin farklılaşmasında rol oynadığını kabul etmemiz gerekiyor.”

 

“AVM’LERDEKİ GÜÇLÜ MARKALAR AYRIŞMAYI BAŞARDI”

KAZIM KÖSEOĞLU
Esas Gayrimenkul YKB

  • HİSSETME SORUNU Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan büyüme, gerçekten de tüm sektörlerde aynı oranda hissedilmiyor. Ancak perakende ve AVM tarafına baktığımızda, özellikle güçlü markaların, doğru konumlanmış AVM’lerin ve müşteri deneyimine yatırım yapan oyuncuların bu büyümeden pay aldığını net bir şekilde görüyoruz.
  • AVM VERİLERİ Son yayınlanan AYD (Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği) AVM metrekare verimlilik endeksi önemli mesajlar veriyor. Buna göre, yıllık değişim oranlarında yüzde 36.2 büyüme ile ‘giyim’ ilk sırada yer alıyor ve reel bir büyümeye işaret ediyor. Yiyecek-içecek grubunda ise yüzde 33.5 oranında büyüme dikkati çekiyor. Son dönemde hep olduğu üzere ayakkabı grubu, yıllık yüzde 7.5 büyüme ile alt sırada kaldı.
  • ESAS’IN PERFORMANSI Esas Gayrimenkul olarak yönettiğimiz AVM’lerde ziyaretçi sayılarında bir önceki yıla oranla kayıp yaşamadık. Ciro rakamlarında da enflasyonun bir miktar üzerinde artışa ulaştık. Bu da tüketicinin harcama eğiliminde olduğunu ve doğru karmayla yönetilen AVM’lerin, büyümeden pozitif etkilendiğini gösteriyor. Ancak tablo her yerde aynı değil. Şehir merkezleri dışında kalan ya da mimari yenilemeye gitmemiş AVM’lerde büyüme daha sınırlı kalabiliyor.

 

KRİTİK VERİLER

  • %62
    YÜKSEK GELİRE ETKİ
    Yüzde 20’lik gruplar bazında en yüksek gelir düzeyine sahip olan 4. ve 5. grupların toplam tüketim içindeki payı, 2019’daki % 59 düzeyinden % 62’lerin üzerine yükseldi.
  • %20
    SANAYİNİN PAYI AZALIYOR
    HİZMET VE TURİZME İLGİ Bir başka önemli gelişme ise üretim tarafında gerçekleşti. Sanayinin milli gelirden aldığı pay yüzde 26,4’ten yüzde 20’ye inerken, turizm ve hizmet sektörlerinin milli gelirden aldığı pay yüzde 51,7’den yüzde 56,8’e yükseldi.
  • %6.2
    “İSO 500’de yer alan şirketlerin faaliyet kârlılığı 2024 yılında yüzde 12,5’ten yüzde 6,2’ye gerilemişti. Vergi öncesi kârları yüzde 58,5 oranında azaldı.
  • 2 KAT
    KÜÇÜKLER DE HİSSETMEDİ
    Özellikle KOBİ ve onun üstündeki şirketlerde büyük sıkıntı var. Sorunlu kredi sayısı geçen yıla göre OBİ denen, küçüklerin üstündeki şirketlerde 2 kat arttı.

 

SİNAN ÖNCEL

MARKALAR BÜYÜMEYİ HİSSETTİ Mİ?

SİNAN ÖNCEL
BMD Başkanı

  • Bizim üyelerimiz şu anda kârsızlık sorunu yaşıyor. Anketler, üyelerimizin piyasadan bu hissi aldığını gösteriyor.
  • Kasım ayında cirolarda mutlaka artış olacak. Ancak, tüketici artık ‘düşük’ indirime tepki vermiyor. Daha sezonun başında yapılan ‘yüksek’ indirim de doğal olarak bilançoya olumsuz yansıyor.
  • İçinde bulunduğumuz dönemde en çok ‘hazır giyim’ ve ‘ayakkabının’ zorlandığını görüyoruz. Onları ‘yeme-içme’, mobilya, küçük ev aletleri ve mücevher takip ediyor. Harcamalardan gördüğümüz kadarıyla elektronik sektörü daha şanslı durumda.

 

HULUSİ ACAR

TÜKETİCİ REFAHI OLMADAN BÜYÜME TAM HİSSEDİLEMİYOR

HULUSİ ACAR
MediaMarkt CEO

  • EKONOMİK BÜYÜMENİN ETKİSİ
    Ekonomik büyüme, bugünün neticesinin bir önceki yıla göre durumunu gösteriyor. Bunun geleceğe dönük umut içeren sürdürülebilir bir büyüme olduğu hissi tüketiciye henüz geçmedi.
  • TÜKETİCİ ÜZERİNDEKİ SINIRLAMALAR
    Özellikle enflasyonla mücadelede ekonomiyi soğutma önlemleri, kredi kartı faizlerinin hâlâ düşmemesi, taksit sayılarındaki kısıtlamalar (cep telefonu, TV vb.) tüketicinin olanaklarını sınırlıyor. Tüketicinin refahını artırmadan kalıcı başarı mümkün değil.
  • MEDIAMARKT’IN YAKLAŞIMI
    Biz de bu süreçte imkânlarımız el verdiğince müşterilerin ürünlere ulaşabilmesi için maliyetlerini üstlenerek kampanyalar yapmaya devam ediyoruz.

Yazar: Mehtap Demir

Fast Company Türkiye Yazı İşleri Müdürü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tahmin dönüşümü

Tahmin dönüşümü

'Dünden-daha-hızlı-olma-dönemine-hazırız'

“Dünden daha hızlı olma dönemine hazırız”