in , ,

15 milyona odaklı şirket

Colendi, fintech dünyasının yeni girişimi… Hedefinde 10 büyük şirketin eko sistemi ve 15 milyon müşteri var… Kurucusu Bülent Tekmen, şirketlere özel uygulamalarla, elektronik ödemeden ‘mikro kredi’ye kadar çok sayıda konuda hizmet vereceklerini, ‘bankasız” nüfusa odaklanacaklarını söylüyor.

15-milyona-odakli-sirket

Bülent Tekmen, 2012 yılında Türkiye’nin ilk ödeme sistemi şirketini kurmuştu. İninal’ın hedefinde sektörün önemli oyuncularından Paypal gibi şirketlere altyapı hizmeti vermek vardı. Parada dijitalleşmenin ilk ürünüydü ve ön ödemeli bir cüzdan uygulaması olarak konumlandırılmıştı. Bülent Tekmen ve ortakları, 2016 yılında başarılı bir çıkış yapıp, çoğunluk hisselerini Fransız Grubu Cheque Dejeuner’e sattılar.

Girişim ve sonrasında gelen çıkış başarılı olmuştu. Ancak, eğer çıkış olmasaydı, yapılması gereken daha çok yenilik bulunduğuna inanıyorlardı. İninal, bir ödemeli karttı. İçine paranızı doldurup kullanıyordunuz. Cüzdanı, Mastercard ve sonrasında Visa prepaid kart özellikleri vardı. Ancak, Türkiye gibi genç nüfusu olan, “bankasız nüfus” oranı yüksek bir ülke için potansiyelin büyük olduğuna inanıyorlardı.

Tekmen, “Colendi’yi işte resimde gördüğümüz bu eksik parçaları birleştirmek için kurduk” diye konuşuyor. 2019 yılında kurulan, ilk müşterisini 2020 başında alan Colendi’nin hedefi büyük. Türkiye gibi büyük ekonomilerde yaşanan ‘güven ve kredi skoru’ sorununa çözüm olarak yola çıkıyor. Tekmen, “Kredi Kayıt Bürosu çok güzel işler yapıyor. Ancak, kapsama alanında bankacılık geçmişi olan müşteriler var. Bankada kredi kullanmaları durumunda ‘bir skora’ sahip olabiliyorlar. Bizim hedefimizde ise bankacılık geçmişi olmayanlar var” sözleriyle stratejisine dikkat çekiyor.

Bu nedenle de Colendi, yola, dijital kimlik, dijital skor ve buna entegre bir dijital cüzdan oluşturarak çıktı. Yeni platformda, herkes için alternatif bir dijital kimlik ve kredi skoru oluşturuyor. Ancak ana hedefi, banka müşterisi olmayanlar, daha önce bankacılık hizmeti alamayan bireyler oluşturuyor.

Colendi, bu hizmeti, enerji, bankacılık, perakende gibi sektörlerden şirketler için oluşturduğu platformlar üzerinden, onların müşterilerini işe dahil ederek yapacak. Bu kapsamda ilk anlaşmalar da yapılmış durumda. Colendi’nin bundan sonraki yolculuğunu ve hedeflerini Bülent Tekmen şöyle paylaşıyor:

EN ÖNEMLİ YENİLİKLER

Colendi’nin en önemli yeniliği, bireyi dijital olarak doğrulayabilmesidir. Bunu da herhangi bir bilgi formu talep etmeden yapıyoruz. Örneğin, kredi alırken meslek sorulur. Biz ise çalıştığınız şirketin email adresi ve Linkedin profiliniz gibi kamuya açık kaynaklarla doğrulama yapabiliyoruz.

Dijital doğrulama, ancak büyük veri ile birleşirse başarılı olabiliyor. Doğru model kurduğunuzda milyonlarca kişiye ulaşabiliyorsunuz. Bunu yapan ilk finansal işletim sistemini biz hayata geçirdik.

Doğrulama işlemini ise bankacılıktan farklı olarak dijital yapıyoruz. Kullanıcıya dijital bir kimlik oluşturuyoruz. Buna bağlı olarak “dijital skorlama” yapıyor, ardından da mikro kredi platformu sunuyoruz. İşlemlerin tamamını elektronik para şirketlerinden bankalara, bütün eko sistemle birlikte yapıyoruz.

Kimlik doğrulaması için birkaç kilit nokta var: Dijital platforma gireceği bir cep telefonu, email, ad/soyadı bilgileri ve alternatif veri kaynakları. Bunun üzerinden doğrulamayı ve konum bilgisi gibi kritik potansiyel “fraud” (dolandırıcılık) risklerini azaltacak bilgiler ile veriyi zenginleştiriyoruz.

Çok sayıda iş ortağımız ile birlikte geliştirdiğimiz platformlarda müşterilerimizle, ilgili bilgileri ancak birlikte doğruladığımızda, kimlik doğrulama gerçekleşiyor. Tümü neredeyse dijital olarak doğrulanabilen, yaşadığı ev, çalıştığı iş yeri, ili, ilçesi, mahallesi, ev sahibi olup olmadığı gibi bilgiler büyük ölçüde yol gösterici oluyor.

Bunların yanı sıra nereye gittiğini ve hangi uygulamaları kullandığını gördüğünüzde, neler yapabileceğini, nelere ihtiyaç duyabileceğini de aktarabilen akıllı algoritmalar ile platform birçok servis sunabiliyor ve öneride bulunabiliyor. Bunların üzerine Mernis kontrolleri sonrasında, bireyin nüfus cüzdanı ile fotoğrafıyla birlikte uzaktan kimlik doğrulama tamamlanıyor. Bizim sistemde kullandığımız bine yakın veri seti var, bunlarla birlikte doğrulama ve skorlamayı gerçekleştiriyoruz.

İŞ ORTAKLARINA DAYALI SİSTEM

Hedefimizde son tüketici var ama iş ortaklıklarıyla yola çıkacağız. Bankalar, perakende şirketleri ve enerji şirketleri ilk sırada yer alıyor. Bu süreçte ilk olarak Limak ile çalışmaya başladık. Telekom, perakende ve diğer sektörlerde iş ortaklarımız ile çalışmalarımız devam ediyor.

Bu sektörlerdeki şirketlerde çok sayıda müşteri ve verilebilecek çok sayıda hizmet var. Çünkü, doğrudan kullanıcıya ulaştığınızda, kullanıcı hakkında bilginiz olmadan finansal çözüm sunma ihtiyacını giderme şansınız çok daha düşük. Bu nedenle müşteri çok önemli…

İkincisi, rekabet alanı seçmek. Örneğin, biz, müşteriye ulaşmak için birçok alanda rekabet ediyoruz. Müşteriye yeni bir finansal servis ağı oluşturmak istiyoruz. Her kullanımdan sonra artan bir kredi limiti ve talebinin olmasını hedefliyoruz. Bu dijitalleşme ile her şirketin bir fintech şirketine ihtiyacı olacağına eminiz.

Örneğin, Limak ile çok kısa bir sürede birlikte ‘OlduBil’ adında bir uygulama yarattık. Orada bir cüzdan altyapısı hizmeti veriyoruz. ‘Ödeme’, ‘Gönder’, ‘Harca’ gibi işlemleri yapabilen bu uygulamaya sahip Limak müşterisi, her yerde ödeme de yapabiliyor. Çünkü, cüzdanında ön ödemeli bir Mastercard taşıyor. Ayrıca, faturasını taksitlendirebiliyor, çok yakında mikro kredi kullanımı da başlayacak. Bu ihtiyacını da ‘Şimdi al sonra öde’ özelliği ile yerine getirecek.

Bireylere kendilerini tanıyan şirketlerin platformlarından ulaşacağız. Onlara bankacılık hizmetlerini yenilikçi şekilde verecek, mikro kredi kullandıracağız. Bunun üzerine bir de ‘Pazar yeri’ (Marketplace) oluşturacağız. Yani gerekli bütün hizmetleri tek bir platform üzerinden en kısa şekilde vereceğiz.

SİSTEMİN ARKASINDAKİ TEKNOLOJİ

Uygulamanın arkasında 3 bin 500’ün üzerinde yerden “data” (veri) toplayabilen bir yapay zeka çalışıyor. Bunu sıfırdan geliştirdik. Dinamik skorlama dediğimiz bir sistem kullanıyoruz. Kullanıcının her türlü davranışını derinlemesine analiz ediyor, bir sonuç çıkarıyor.

Standart bankacılık prosedüründe herkesin bir ‘kredi’ kapasitesi var. Bankaya gittiğinizde ya 3 bin TL ya da ‘sıfırsınız’. Bankalar herkese kredi olanağı açamayabiliyor. Oysa, herkesin gerçek hayatta bir kredi limiti var. Biz bu gruptaki insanlara ‘skorlama’ yaparak, kredi gücü veriyoruz. Örneğin, sizin Netflix ya da Spotify abonesi olduğunuzu biliyorsam, ayda belli bir miktar işlem yapabileceğinizi öngörüyorum. Bir yerde çalışmasa bile Instagram’da satış yapan bir kişinin kredi olanağını, banka değil, biz bu yapay zeka sayesinde tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla, birlikte çalıştığımız kurumlarla birlikte, kullanıcılarına birlikte servisler geliştiriyor ve süreçte bu değerlendirmeleri birlikte yapıyoruz, dinamik skorlamayla hazır mikro kredi limiti açmamız da kolaylaşıyor. Burada lisanslı finans kurumları, bankalar ve üye işyerlerimiz doğal iş ortaklarımız.

YAPAY ZEKA NEYİ TOPLUYOR?

5 esas ölçüm noktası var. Geleneksel finans dünyası yaklaşımına göre kredi talepleri değerlendirilirken beş faktör dikkate alınıyor. Literatürde “5K” olarak tanımlanan bu faktörler şunlar: “Karakter, kapasite, kapital, koşullar ve karşılıklar (teminat).”

Kredi skoru hesaplanırken, “kapasite, koşullar ve karakter” bizim algoritmalarımızda öne çıkıyor. Bir formu doldururken kaç dakika zaman geçiriyor, uygulamaya, ne kadar sıklıkta ve nerelerden giriyor, ödeme kapasitesi var mı, gibi birçok detay var. Kısacası biz bu kişiyi tanımaya odaklanan algoritmalardan yararlanıyoruz.

Bu bilgilerin hepsi müşteri tarafından oluşturuluyor ve sadece ona özel süzgeçlerden geçilerek telefonundan dışarı hiçbir bilgi çıkmadan sonuçlandırılıyor. Tek bir sürece odaklanarak sonuçlandırmaya çalışan birçok algoritma var. Bu adam bu parayı ödeyebilir mi ödeyemez mi? Bu krediyi alsa ne zaman öder? Bunlar bizim için mikro algoritmalar/ programlar.

HEDEFİMİZDE NELER VAR?

Bizim hedefimizde 2 yıl içinde 15 milyon kişiye ulaşmak var. Müşterilerimizin tüm finansal ihtiyaçlarını, kredi skorlama ekseninde ve ilk mikro kredi ile genişleteceğiz. Tabii ki bunu banka ya da finans kuruluşlarıyla birlikte çalışarak yapacağız. Bankaların ve son kullanıcının da mutlu olacağı bir finansal market oluşturacağız.

Türkiye’de 2019 yılında 1 trilyon liraya yaklaşan bir kartlı ödeme pazarı var. İhtiyaç kredisinde de ilginç dinamikler var. Örneğin, ABD’de “Ninja Krediler” adı verilen bir kredi tipi kullanılıyor. Buna, “No Income, No Job Credit”, yani “Geliri, İşi Olmayanlara Kredi” deniliyor.

Bizim hedefimiz bireylerin ihtiyaçlarını karşılayan ciddi bir “Şimdi Al, Sonra Öde” platformuna dönüşmek. Ama herkesin ihtiyacı kadar almasını, gereksiz ve yüksek maliyetli borçlanmalardan kaçınmasını sağlamak istiyoruz.

Biz bankalarla rekabet etmeyeceğiz. Amacımız büyük bankaları da uygulamamıza dahil etmek… Bankacılıkta da müşterilere ihtiyacı kadarını vermeyi hedefliyoruz. Örneğin, bazı bireyler için, para transferi, online alışveriş ve bir kredi kartı yeterlidir. Bu gruba çok sofistike ürünler sunmanın anlamı yok.

İlk müşteri 2019’da sistemde skorlandı. 2020 Mart’ta ilk iş ortağıyla, ilk ürünümüzü test etmeye birlikte başladık. 15 milyon kullanıcının hayatını finansal olarak değiştirmeyi hedefliyoruz. Hayalimiz, Alibaba’nın Ant Financial’ının benzerini Türkiye’de yaratmak. Bunun için altyapımızı olabildiğince güçlendirdik.

MİKRO KREDİ KULLANIMI

1. Yakıt almaya gittiniz. Kredi kartına artık gerek yok.
2. Uygulama üzerinde size kredi verecek bir banka/finans şirketi olacak.
3. Sisteme entegre bu kurum, “dijital skorlama” sayesinde “tek tuşla” kredi kullandıracak.
4. Banka, parayı kredi kartından ya da müşterinin elektronik hesabından alabilir.
5. Bunun karşılığında müşteri “küçük bir komisyon” ödeyecek.

EN BÜYÜK 3 ZORLUK

1. COĞRAFYA: Yatırımcıların olumsuz bakışı nedeniyle şirketi önce yurtdışında kurmak zorunda kaldık. Çünkü, yatırımlarını beklemeye almışlardı. Sonra biz de beklemeye aldık, 2017’de Türkiye’ye döndük, harekete başladık.

2. DÜZENLEMELER: Daha önce sorunlar vardı. Ancak, Merkez Bankası, BDDK ile beraber harika bir giriş yaptı. Şimdi bizim gibi şirketlerin yurt dışına da açılmasını sağlayacak bir yapı oluştu.

3. İNSAN KAYNAĞI: Trendyol ve Yemeksepeti gibi şirketler, ödeme sistemleri ve elektronik para işlerine girince, insan kaynağı bulmak zorlaşmaya başladı. Çok iyi mühendisleri bulmak zorlaştı.

1 MİLYON
“İlk hedef 15 milyon kişinin finansal olarak kimliğini oluşturmak. Sistem ile şu anda 1 milyon üzerinde tekil müşteri skorlandı.”

PLATFORM NASIL HAYATA GEÇİYOR?

1. Hedefte perakende, bankacılık, enerji gibi geniş kitlelerle iş yapan 10 sektör var.

2. İş ortağıyla birlikte müşterilerine sunulacak finansal platformlar (Fintech Cor ve Scoring Engine), ihtiyaçlar doğrultusunda özelleştirilerek geliştirilir.

3. Segmentasyon ve skorlama işlemi, iş ortağına göre geliştirilir. Bununla birlikte ‘kredi limitleri’ tanımlanan müşteriler platform üzerinden alışveriş yapabilir, faturalarını ödeyebilir ve MasterCard ile Visa aracılığıyla tüm finansal hizmetlere ulaşabilir.

4. Müşteriler, yakında açılacak ‘açık bankacılık’ olanağıyla tüm finansal hizmetlere ulaşacaklar. Bunu bankalarla yeni entegrasyon yenilikleri izleyecek.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mastercard ve İhtiyaç Haritası “El Ele Destek Hareketi”ni hayata geçiriyor

MuratOzyegin

Başkanlara acil çağrı!