in , ,

Çok değil ‘Akıllı’ çalışma!

Çalışma hayatında en iyi sonuca ulaşmak için çok çalışmak mı gerekir? Tükenmişliğe varan olumsuz sonuçlara yol açabildiği için uzmanlar artık yüzde 100 efor sarf etmeden daha akıllıca çalışmayı öneriyor. Bu konuda da ünlü atlet Carl Lewis’in yüzde 85 kuralını öne sürüyorlar.

cok-degil-akilli-calisma

YAZI: GÜLDENİZ AYRAL

Dokuz kez Olimpiyat altın madalyası kazanan Carl Lewis’in, sürat koşularında diğer atletlere hiç benzemeyen bir tarzı vardı. Yavaş, rahat bir duruşla başlar ve yarış boyunca sakin kalarak yavaş yavaş rakiplerini geçerdi.

Lewis’in bu stili, “yüzde 85 kuralı” olarak literatüre geçti. Maksimum efordan daha azını uygulayan Lewis, bu yolla gevşek ve anda kalmayı, farkındalığı ve gücü sürdürmeyi sağlıyordu. Rakipleri yarışın sonuna doğru ‘tükenirken’, o hiç efor sarf etmiyormuş gibi, yüzünde bir gülümsemeyle yarışı birinci tamamlardı.

Yönetim uzmanları, bu kuralın, sadece sporda değil, çalışma hayatına da uygulanacağına dikkat çekiyorlar. Adına “yüzde 85 kuralı” denmese de dünyada ve Türkiye’de bu yaklaşımın öncülerinin sayısı giderek artıyor.

Bu yaklaşım, “Maksimum efor harcayarak” çalışmak yerine “akıllıca çalışmanın” anahtarı olarak da olarak nitelendiriliyor. Yazar Greg McKeown, “Effortless: Make it Easier to do What Matters Most” kitabında bu görüşü savunuyor. McKeown’a göre, ‘effortless’ yani zahmetsiz olma fikri, tembellik değil, ‘biraz daha az verme sanatını’ uygulamak. Kısacası bireyler kapasitelerinin yüzde 85’ine ulaştığında, nasıl duracaklarını bilmek zorundalar. Çünkü, yüzde 85’i geçtikten sonra, konsantre olma yeteneği düşüyor ve yorgunluk nedeniyle hata yapma olasılığı artıyor.

McKeown’a göre, çalışma hayatını mahveden ‘tükenmişlik salgınının’ nedeni de yüzde 100’ü vermek: “Maksimum seviyeye ulaşamayacağımıza dair ilk işarette görevi iptal ediyoruz. Oysa bilginin sadece yüzde 85’i ile karar vermek veya mevcut slaytların yüzde 85’i ile sunumu yapmak çok da büyük fark yaratmıyor.”

KORAY BAHAR

YÜZDE 85: TATLI NOKTA

Arizona Üniversitesi’nde Robert C. Wilson’ın ekibi de yüzde 85 kuralını test edenlerden. 2019’da Nature dergisinde yayınlanan bu araştırmada, yeni görevlerin öğrenilmesindeki hata oranını ölçtüler ve optimal doğruluğun yüzde 85 civarında olduğunu buldular. Wilson’a göre, bu nokta, işlerin artık kolay olmadığı ama çok da zor olmadığı bir nokta… Bunu da “tatlı nokta” (sweet spot) diye adlandırıyor.

Figopara CEO’su Koray Bahar da yüzde 85 kuralını destekleyip, uygulayanlar arasında yer alıyor: “Bence Carl Lewis’in stratejisi iş dünyası için de geçerli bir yaklaşım. Çünkü, iş dünyasında çok çalışmak önemli, ancak verimli çalışmak daha da önemlidir. Çok ama verimsiz çalışmak, başarı için yeterli değildir. Bana göre başarılı olmanın yolu, yeterince ve akıllı çalışmaktan geçer. Akıllı çalışma ise çabayı verimli şekilde kullanmaktan geçer.”

Nörobilim uzmanı ve AçıkBeyin Eğitim Kurucusu Prof.Dr. Sinan Canan da benzer bir yaklaşımı dile getiriyor. Prof. Canan, “İnsanlar, sürekli ve biteviye çalışmak için uygun bir beden ve zihne sahip değiller. Özellikle de yaptığı iş yorucu, odaklanma isteyen, rutin ve tekrarlı bir süreçse” diyor ve devam ediyor: “Çoğu kez yaptığımız şeyleri daha verimli yapma, enerjimizi daha doğru ve verimli kullanma konusunda bir araştırma ve stratejik planlama yapmadığımız için enerjimizin çoğunu boş yere harcayabiliyoruz.”

DENGE KURMAK ŞART

Efsane futbolcu Johan Cruyff, bir gazetecinin sorusuna verdiği önemli yanıt ile bu konuya katkı yapmıştı. Cruyff, “En çok koşan oyuncu için ne düşünüyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı vermişti: “Eğer bir futbolcu çok fazla koşuyorsa, bulunması gereken yeri kaybetmiştir.”

Johan Cruyff’la ilgili bu anekdotu aktaran Boyden Türkiye Ülke Lideri Murat Ergene, “Yani işin odağını kaybetmemek önemlidir. Aşırı, hızlı ve uzun süreli stres altında çalışmak, işin odağından uzaklaşmaya yol açar, fiziksel ve zihinsel yorgunluğu tetikler” diye konuşuyor.

Triatlon yarışlarının en zorlusu olarak bilinen Ironman’e katılıp tamamlayan Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, hayatın her alanında başarı için dengeye dikkat çekiyor ama denge kurmanın da büyük bir mücadele gerektirdiğini söylüyor: “Şanslıysanız ve sevdiğiniz bir işte çalışıyorsanız, bu az ya da çok çalışmanın veya başarı ve başarısızlığın kriterlerini değiştirebilir. Yine de Bedri Rahmi’nin ‘Üç Dil’ şiiri maalesef bizim gerçeğimizi yansıtıyor ve dünyadaki diğer toplumlarla kıyaslandığında daha fazla çalışma zorunluluğumuz olduğunu gösteriyor.”

CEREN BALLIK ERDİRİK

BAZEN ÇOK ÇALIŞMAK GEREKİR

Anna Life Gıda Sanayi CEO’su Ceren Ballık Erdirik ise daha azını yaparak daha fazlasını elde etmenin her zaman, özellikle de startup’lar için mümkün olmadığını söylüyor: “Çünkü küçük ekipler ve düşük bütçeler ile büyük işler yapmaya çalışyoruz. Bir de bize inanan ekip arkadaşları bulmak zaman alıyor, o döneme kadar her şeyi kendimiz yapıyoruz. Kurulu ve belli bir yere gelmiş düzenler için uygulaması daha rahat bir yöntem diye düşünüyorum.”.

Kalkınma Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop da bazı durumların yüzde 85’ten fazla eforu zorunlu kılabildiğini paylaşıyor: “Verimli ve istikrarlı bir çalışma rutini benimseyen kişiler sürekli yol aldıkları için başarıya erişecek ve bunu sürdürebilecektir. Öte yandan örneğin bilimde, sanatta, sporda ortaya yüzde 100’e yakın bir efor koyarak dünya tarihine isimlerini yazdırmış çokça üstün başarılı kişiyi de es geçmemek ve yüzde 85 kuralını ‘her koşulda en iyisidir’ şeklinde değerlendirmemek lazım. İş dünyası için, çok efor sarf eden bireyler verimsizdir gibi bir genellemeye varmamak gerek diye düşünüyorum.”

‘OPTİMUM ÇABA’ ZAMANI

7 bin 500 tam zamanlı çalışan ile yapılmış olan Gallup araştırması, çalışanların yüzde 23’ünün çok sık, yüzde 44’ünün ise bazen tükenmişlik hissettiğini ortaya çıkardı. Bu hissiyatın en başta gelen nedenleri ise işyerinde adil olmayan muamele, yönetilemeyen iş yükü ve makul olmayan zaman baskısı.

Uzman Psikolog Koç Ecem Ekşioğlu, McKinsey’nin işyerinde tükenmişlik üzerine yapmış olduğu araştırmaya dikkat çekiyor. 15 bin çalışanla yapılmış olan 2022 tarihli bu araştırmada, toksik bir kültürü olan iş yerlerinde çalışanların yüzde 70’inin ayrılma niyetinde olduğu, yüzde 73’ünün de tükenmişlik belirtileri gösterdiği saptandı.

Ekşioğlu’na göre özellikle pandemiden sonra değişen dünya düzeninde ‘maksimum çaba = maksimum sonuç’ yerine, ‘optimum çaba = maksimum sonuç’ formülü daha fazla başarının yolunu açacak bir yaklaşım. Londra’daki City Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma da bu yaklaşımı destekliyor. Araştırmaya göre, aşırı çaba ve yoğunluğun kariyerde yükselme veya gelir artışıyla ilişkisi yok.

ENERJİ YÖNETİMİ ÖNEMLİ

Çok aşırı efor sarf eden, amacına ulaşamayan çalışan oranının iş dünyasında yüksek olabileceği düşüncesinde olduğunu söyleyen İhsan Erbil Bayçöl’e göre verimlilik, etkinlik, doğru çalışma, stratejik planlama ve uygulama gibi kavramlar, söylemesi kolay ancak hayata geçirilmesi zor başlıklar. İnsanlar ve organizasyonlar, bu hedeflere ulaşma çabasında halen sınırlı ilerleme kaydetmiş durumdalar. Başarıya giden yolculuktaki her adım, sadece başarıya değil aynı zamanda deneyim kazanmaya da hizmet ediyor.

Yazar Tony Schwartz, “The Way We’re Working Isn’t Working” (Çalışma Şeklimiz Çalışmıyor) adlı kitabında verimliliği en üst düzeye çıkarmak için zamandan ziyade enerjiyi yönetmeye odaklanmanın gerekliliğini vurguluyor. Yenilenmenin (yeniden şarj olmak için düzenli aralar vermenin) ve gün boyunca doğal enerji döngülerimizin farkına varmanın önemini savunuyor. Böylece bireyler bu ritimlerle uyum içinde çalışarak ve dinlenme sürelerine izin vererek işlerine daha yüksek düzeyde bağlılık ve performans sağlayabilirler.

Murat Ergene de çalışanlara problem çözme, iletişim, liderlik, takım çalışması ve zaman yönetimi gibi ihtiyaç duyacakları becerileri geliştirme eğitimleri verilmesinin yanı sıra; akıllı araç ve gereçle donatılmış bir çalışma ortamının da akıllı çalışmayı destekleyeceğini belirtiyor.

 

ÇABA KALİBRASYONU YÖNTEMİ

SUNEEL GUPTA
Yönetim Danışmanı

“Toplantılar veya sunumlar gibi işler için yüzde 100 efora gerek yoktur. Görevi yapmadan önce kendinize şunu sorun: ‘Bu işi başarmak için ne kadar çaba göstermem gerekir?’ Mesela ekibinizle bir sunum yapacaksanız göstermeniz gereken çaba yüzde 70’tir.
Yüzde 85 kuralını uygulamak için, önemli işler/olaylardan önce baskıyı azaltmak adına zıplama egzersizleri yapmayı öneriyorum. Ama bu fiziksel aktivitenin garip kaçacağı yerlerde nefes egzersizleri yaparak da baskının azaltılması mümkün.”

 

ÇALIŞMA SAATİ DEĞİL KALİTESİ ÖNEMLİ

SİTARE SEZGİN
Teknosa CEO

Aşırı çalışma kısa vadede belki bazı başarıları getirebilir ancak uzun vadede sürdürülebilirlik ve verimlilik açısından sınırlı kalabilir. Başarıyı sadece çalışma saatleri üzerinden değil, işin kalitesi ve verimlilik üzerinden değerlendirmeyi iş kültürü haline getirmek önemli. Çalışanların işlerini daha akıllıca yönetmelerini desteklemek aslında uzun vadeli başarıyı artırmanın da önemli bir yolu.

 

BAŞARILI SPORCULAR NE DİYOR?

CEDİ OSMAN

CEDİ OSMAN
NBA oyuncusu

Sürekli olarak yüzde 100 efor sarf etmek yerine performansı doğru zamanda ortaya koymak gerektiğine vurgu yapan San Antonio Spurs oyuncusu ve milli basketbolcu Cedi Osman, “Her gün, her maçta aynı performansı verebilmek çok zor. NBA sezonunun üzerine play-off’lar da geldiği zaman 100’e yakın maça çıkabiliyoruz” diyor ve ekliyor: “Böyle bir tempoyu ‘az çalışarak’ kaldırmak mümkün değil. Ama az değil, doğru planlamayla çalışıyoruz. Sezon çok uzun, her anında vücuda stres yükleyerek devam etmek imkansız. Bu yüzden dönem dönem performans yönetimi yapıyoruz. Doğru dinlenme, doğru yüklenme modelleriyle performansımızı sezonun tamamına yaymaya gayret ediyoruz.”

 

METE GAZOZ

METE GAZOZ
Milli okçu

Benzer bir yaklaşımı dile getiren Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu Mete Gazoz da “Okçulukta koordinasyon, nefes kontrolü, konsantrasyon gibi birçok etken devrede. Bunların tamamını sürekli olarak yüzde 100’de tutmak imkansız, o yüzden doğru yerde doğru performansı vermek bizim branşın en kilit noktası” diyerek akıllı çalışmayı vurguluyor.

 

İHSAN ERBİL BAYÇÖL

HAZIRLIKLI OLMAK GEREK

İHSAN ERBİL BAYÇÖL
Enerjisa Üretim CEO

Ne kadar çok ve çeşitli antrenman yapmışsanız, yarış sırasında o kadar anlık durumunuzu tanımlamak, ilerisini öngörmek ve eforunuzu daha doğru kullanma şansınız oluyor. Ek olarak, bir hedef koymak da çok kıymetli; hedef olmayınca birçok şey erteleniyor ya da hakkı verilerek yapılmıyor.”

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yetenek-yetmez-basari

“Yetenek yetmez başarı sabırla gelir”

A Revolutionary AI-Based Approach to Traditional Digital Media Planning: Adin.Ai