in , ,

Mecburi dijital dönüşüm

Covid-19 salgını süresince dijitalleşme alanında neler yaşadık ve neler yaşama ihtimalimiz var?

Ali Güven

Bazı olaylar vardır ki oldukları zaman “Ben demiştim” deme hakkınız olsa bile, içinize atarsınız. Çünkü meydana gelen olay o kadar sarsıcıdır ki kimse sizin daha önce uyardığınızı bilmek, duymak istemez. Fast Company’nin ilk iki sayısında dijital dönüşüm konusunda iki yazı yazdım. İkinci sayı için yazımı kaleme aldığım tarih Şubat sonu idi. O tarihte Çin’deki salgın yeni başlamıştı fakat dünyada henüz bir panik havası yoktu.

Şimdi (bu yazıyı kaleme aldığım tarih itibarıyla) Mayıs ayındayız. Ne oldu bu iki ayda? Dünya değişti. Demek ki bu kadar kısa sürede birçok standardımız değişebiliyormuş. Yeni çalışma, eğlenme, yeme-içme normlarımıza çok kısa sürede adapte olduk. Türkiye gibi bu konuyu çok iyi yöneten bir ülkede yaşadığım için rahatça bu yazıyı yazabiliyorum. ABD gibi günde 2.500 kişinin öldüğü bir ülkede yaşasaydım, her gün yaşayacağım depresif his nedeniyle böyle bir yazıyı soğukkanlılıkla yazamazdım. Ne diyorduk hep? Ne kadar “connected” ne kadar “dijital” ne kadar “otomatize” isek, afetlere ve krizlere daha hazırlıklı oluruz. Covid-19 salgını bunu bize açıkça gösterdi. Aslında 3 ay tümevarım yapmak için çok kısa bir süre. Buna karşın hepimiz FUTURIST kesildik.

Ben de modaya uyarak salgının ilk günlerinde Instagram hesabımda şu paylaşımı yaptım:

1) Yeni kavram Uncrowding yani Anti-kalabalıklaşma,
2) İnsan taşıyan araçların sayısı azalacak, lojistik araçlarının sayısı artacak,
3) Ofislerin çoğu meskene dönüşecek,
4) Lüks tüketim sektörü bitecek,
5) Konserler, spor karşılaşmaları, konferanslar artık seyircisiz, uzaktan ve online yapılacak.

Çok erken bir safhada yaptığım bu yorumların ne kadar isabetli olduğunu zaman gösterecek. Fakat gelinen ve herkesin üzerinde antant kaldığı nokta; dijital yaşamın artık bir seçenek değil bir zorunluluk olduğu ve bununla birlikte dijital yaşamın ve dijital çalışmanın yeni gerçeğimiz haline geldiği.

PEKİ NEDİR BU YENİ GERÇEK?
Konumuz dijital dönüşüm. Dolayısıyla, dijitalleşme derken neler yaşadık ve neler yaşama ihtimalimiz var, tek tek başlıklarla onların üzerinden geçelim:

1- İLETİŞİM Moda deyim ile bu krizin kazananı İNTERNET. 1997 senesinde San Francisco’da katıldığım bir toplantıda o zamanın IBM CEO’su Lou Gerstner perdeye bir resim koymuştu. Aynı gün o resim tüm gazetelerde IBM reklamı olarak çıkmıştı. Peki, neydi o resim? İnterneti, su, elektrik, gaz ve telefondan sonra gelen 5’inci araç olarak gösteren bir çizimdi. 25 sene sonra bunun doğruluğu özellikle bu kriz sırasında çok daha iyi anlaşıldı. Suyunuz 6 saat akmayabilir. Ama 6 saat internete bağlanamadığınızı bir düşünün. Bundan sonra 5G başta olmak üzere 7/24 kesintisiz çalışacak yeni global iletişim teknolojilerinin hızla hayatımıza gireceğini göreceğiz.

2- ÇALIŞMA HAYATI Her türlü kurum ve işletme için ortaya tek bir gerçek çıktı: Artık herhangi bir nedenle işini uzaktan yönetemeyen, insan müdahalesi gerekmeye devam eden ve kesintiye uğrayanların hayatta kalma şansı yok. Bunu sağlayan tüm yazılımlar ve teknolojiler en önemli gündem maddemiz olacak. Cloud Computing, IOT, Big Data, AI, VR, AR gibi teknolojiler artık altı boşaltılmış sohbet konuları olmaktan çıkacak. Salgın bitimi ile bu konuda bir talep patlaması bekliyorum.

3- ÇALIŞMA ORTAMI Herkesin evden çalıştığı ve bağlandığı bir ortamda birçok şirket bırakın performans kaybını, performans kazancı yaşadı. Eskisi kadar büyük ve şaşaalı ofislere gerek kalmayacak. Açık ofis ve ortak çalışma alanı kavramları gözden geçirilecek. Ayrıca büyük iş etkinlikleri, konferans, fuar ve zirvelerin sanal olarak düzenleneceğini bekliyorum.

4- ÜRETİM Birçok üretim tesisi durmak zorunda kaldı. Hiçbir kurum bunu tekrar yaşamak istemeyecek. Bundan sonra robotik üretim çok daha fazla önem kazanacak. Üretim ve tedarik zincirleri olabildiğince dijital olarak yönetilebilir ve denetlenebilir olacak.

5- ALIŞVERİŞ Temel ihtiyaçlarımız ya da keyfi tüketim ürünü alışverişlerimizi online sipariş ettik. Fakat birçok tedarikçi sürat ve verimlilikte sınıfta kaldı. 5 gün sonra gelen market alışverişi tüketicilerde tepki yarattı. Tedarik zinciri ve e-ticaret depolama konularında çok yaratıcı dijital çözümler bekliyorum.

6- EĞLENCE Belki de en büyük değişim burada yaşanıyor. Fiziksel ve kitlesel eğlence etkinlikleri tamamen durduğu gibi, hepsi olabildiğince dijitale döndü. Bundan sonraki hayatımızda sinema ve TV büyük bir oranda dijitale dönecek. Netflix örneği her şeyi anlatıyor zaten. Aynı başlığa konserleri ve gösterileri de ekleyebiliriz.

7- ULAŞIM Biz otomobillerin geleceğini benzinli mi, hibrit mi, elektrikli mi olacak diye düşünürken otomobilin gerekliliği sorgulanmaya başlandı. Petrol fiyatları düştü ulaşım ucuzlayacak derken ulaşım durdu. Bence ulaşım araçlarından lüks kavramı kalkacak, otonom araç ve trafik kavramı birinci öncelik olacak.

8- PARA Kağıt para zaten azalmıştı. Kredi kartı zaten sanal para derken, tam sanal paralar ortaya çıktı. Fakat spekülatif yatırım araçları olarak kullanılıyorlar. Şimdi artık sanal paralar günlük kullanılacak ölçeklere inecek.

9- SİBER GÜVENLİK Daha siber bir hayat daha siber güvenlik uygulamaları gerektirecek. Fakat kişisel veriler konusunda bir gevşeme yaşanabilir. Herkese chip takalım diyenler bile var.
Bu örnekler çoğaltılabilir. Dünya bunu atlatacak. Bunun post-travmatik etkileri bir süre devam edecek. Bir umudum var: İnsanlık artık silahlara harcadığı trilyon dolarları dijital bir dünyaya dönüşmek için harcarsa, daha eşit, daha ferah, daha çevreci bir dünya düzenine geçebiliriz. Belki de bu kısa süre bize, dünyamızın ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha öğretir.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Ceo’nun ajandası

Bu dönemde marka nasıl yaratılabilir?