in

Unilever şiddete karşı sessizliği bozuyor!

Unilever, çalışanlarının ev içi şiddet mağduru olması durumunda ihtiyaç duydukları psikolojik ve hukuksal desteği alabilmeleri için Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ile protokol imzaladı. Şirket, çalışanları için güvenli ve kapsayıcı bir iş yeri yaratırken, Unilever dışındaki mağdurların da sesinin duyulmasına yardımcı olmayı amaçlıyor.

Unilever’den Ev İçi Şiddetle Mücadeleye Destek

Pandemiden önce küresel olarak her 3 kadından 1’i, partneri tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyordu. Pandemide ise her 2 kadından 1’i doğrudan veya dolaylı şiddet görüyor. UN Women verilerine göre yaklaşık 10 kadından 7’si, pandemi sırasında aile içi şiddetin arttığını söylüyor. Üstelik şiddet gören kadınlar, çoğu zaman çekindikleri için dışarıdan yardım da aramıyor.

Unilever bu bağlamda sessizliği bozmak için iki yıl önce, Ev İçi Şiddet ve İstismara Yönelik İş Yeri Politikası’nı açıklamıştı. Geçen yıl Dünya Kadınlar Günü’nde ‘Sessizliği Boz’ kampanyasını hayata geçiren şirket, bu yıl da çalışanları arasında ev içi şiddete dair farkındalığı artırmak ve bu bilinci ekosistemine yaymak için Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ile bir protokol imzaladı. Şirket bu protokolle; ev içi şiddetin insanda oluşturduğu fiziksel ve psikolojik sağlık problemlerinin iş hayatına etki edeceğinin farkında olacağını; şiddete uğrayan çalışanların ve/veya çalışma arkadaşlarının şiddete uğradığını veya şiddet uyguladığını öğrenen çalışanların, çekinmeden paylaşacakları bir ortamı sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alacağını taahhüt etti.

5 bin kişiye eğitim

Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi, Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Leyal Eskin Yılmaz, “Şiddetin her türlüsüne karşıyız ve her zaman karşı olmaya devam edeceğiz. Çalışanların yaftalanmadan ya da çekinmeden yardım isteyebilecekleri, bir kişinin çalışma arkadaşının risk altında olduğunu düşündüğünde nasıl yanıt verebileceğini öğrenmesi için temel eğitime erişebileceği bir iş yeri yaratmak adına taahhütte bulunduk. Bu anlayışın ekosistemimizde de yerleşmesi için efor sarf edecek, bu konunun savunucusu olacağız. Böylece iş dünyasına da rol model olmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddete karşı yapılması gerekenler konusunda çalışanların daha fazla eğitim ihtiyacı olduğunu tespit ettiklerini belirten Yılmaz, 50 civarında gönüllünün TKDF’den eğitim aldığını ve eğitim verebileceğini söyledi. Eğitimler ile yıl sonuna kadar 5 bine yakın kişiye ulaşmak hedefleniyor. Unilever çalışanları da ev içi şiddete maruz kalmaları durumunda, Federasyonun Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nı (0212/0549 656 96 96) arayarak; 7/24 hizmet veren profesyonel uzmanlardan erkek şiddeti, taciz ve istismar konularında, telefonla psikolojik destek, hukuksal bilgilendirme ve yönlendirme alabilecek.

Daha kapsayıcı, adil ve sosyal bir dünya için

Unilever, Sürdürülebilir Yaşam Pusulası doğrultusunda, tüm değer zincirinde kapsayıcı ve olumlu bir etki yaratmak için çalışıyor. Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi, Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü Ebru Şenel Erim, dünyada kimliklerinden dolayı dışlanan/yeterince temsil edilemeyen kişiler olduğuna dikkat çekti ve sözlerine şöyle devam etti: “Biz, herkesin eşit muamele gördüğü bir topluma erişmek istiyoruz. Bu amaçla reklamlarımızı ve markalarımızı dönüştürüyor, ürünlerimizi daha kapsayıcı hale getiriyor, tedarik zincirimizde çeşitliliği destekliyoruz. Cinsiyet eşitliğinin de ötesine geçen bir yaklaşımla farklı ırk ve etnik kökenden insanlar ya da engelli veya LGBTQI+ bireyler için, güçlü şekilde kapsayıcı bir kültür oluşturmak için çalışıyoruz.”

Zihniyet dönüşümüne katkı

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü de protokolün imza töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ev içi şiddetin ciddi boyutlara geldiği günümüzde Unilever gibi tüketicisinin çok büyük bölümü kadın ve gençler olan bir şirketin, bu konudaki mücadeleye destek vermesini değerli buluyorum. Reklamlarında dahi ‘Ev işinin kadının erkeği yok!’ mesajı vererek toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yapan Unilever’in, sahadaki çalışmalarımıza çok değerli katkıları olacağına inanıyorum. Ayrıca Unilever’in ekosistemiyle birlikte Türkiye’nin dört bir yanında çalışan ağına sahip olması da çok geniş bir alanda zihniyet dönüşümünün sağlanmasına çarpan etkisi yaparak katkı sunacaktır.”

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ceo'nun-en-yakını

CEO’nun en yakını

Özgürlüğün-bedeli-1

Özgürlüğün bedeli