in , ,

Her şeyin geleceği!

Netflix kurucusu Marc Randolph’tan, Boyner Holding CEO’su Cem Boyner’e çok sayıda lider sektörlerinin yarınını paylaştı.

Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen liderleri, Fast Company Dergisi’nin yeni nesil etkinliği The Future of Everything Summit’te buluştu… Netflix Kurucusu Marc Randolph’tan Boyner Holding CEO’su Cem Boyner’e, Akbank CEO’su Hakan Binbaşgil’den Foursquare Kurucusu Dennis Crowley’ye çok sayıda lider, sektörlerinin yarınını paylaştı…

MARC RANDOLPH

MARC RANDOLPH
NETFLIX KURUCUSU
İçinde bulunduğumuz yaratıcı teknolojiler çağında, geleceği şekillendirme potansiyeli açısından en güçlü teknolojinin bulut (cloud) olduğunu düşünüyorum. 1997’de Netflix’i kurduğumuzda sadece bir server ile her şeyi kendimiz yaptık. Sadece web sitesi için 6 ay gibi bir sürede 1 milyon dolar harcamıştık. Bugün ise fikri olan herkes ihtiyacı olan her şeyi ‘bulut’ta bulabilir. Böylece fikir ve test etme arasındaki zaman da maliyet de azaldı. Şu anda bir fikri test etmek için ne 6 ay ne de bir milyon dolar harcamak zorunda değilsiniz. 6 dakikada, 10 dolara yapabilirsiniz.

Girişimciliğin geleceği iki nedenle çok parlak. Birincisi, ihtiyaç duyduğunuz araçlar ve olanaklar her yerde mevcut. Bir web sitesi için bilgisayar mühendisi olmanız gerekmiyor. İkincisi, tutum değişti. Ben 40 yıl önce yola çıktığımda “girişimci” diye bir kavram bile yoktu. Siz sadece düzenli bir işte çalışmayı becerememiş, çılgın bir insandınız. Şimdi ise insanlar girişimciliğin arkasında koskoca bir bilim olduğunu görüyor. Girişimcilik için gerekli bilgi ve kabiliyetleri kazanmak amacıyla okullara gidiyorsunuz. Ve bir fikriniz varsa, sizinle yola çıkacak insanlar bulabiliyorsunuz.

HAKAN BİNBAŞGİL

HAKAN BİNBAŞGİL
AKBANK CEO
Yaşadığımız bu dönemden sonra, şirketler gözüyle baktığınızda, çevik, hızlı karar alan, uygulayan, kesintisiz hizmet verebilen, müşteri deneyimini aksatmayan, dijital yetkinlikleri olan, yeniliklere açık çalışanları olan verimli şirketlerin önünün daha açık olacağına inanıyorum. Bankacılık, Türkiye’de çok iyi bir sınav verdi, hizmetler hiçbir şekilde aksamadı. Akbank olarak biz de çok iyi bir sınav verdik. Ekosistemi korumak ve yaşatmak adına önemli aksiyonlar aldık. Altyapı konusunda gerek teknoloji gerek çalışanlarımızla önemli yatırımlarımız vardı. Bunların faydasını fazlasıyla gördük. Şube kapasitelerinde önemli bir düşme olmasına rağmen işlem adetlerinde önemli azalmalar yaşamadık. Bunun temelinde mobil bankacılığımız etkin rol aldı. İşlem adetleri yüzde 30 civarında arttı. Çalışanlarımızın büyük bir kısmı evden hizmet vermesine rağmen hizmetlerini aksatmadı.

“Biz de zaten önemli bir değişim içerisindeydik. Kovid-19 bunu hızlandırdı. Çabalarımızı artırarak sürdürüyoruz.”

SEDAT YILDIRIM
İSTEGELSİN CEO
İnternetten alışveriş yapmaya yönelik çok sayıda önyargı yeni sitelerin de devreye girmesiyle yıkılmış durumda… Böyle giderse 5 yıl içerisinde tekstil alışverişinin büyük kısmı internetten yapılıyor olacak. Bugün aynı direnci “Elimle seçmeden domates almam” cümlesini söyleyen müşterilerde görüyoruz. Tekstilde 5 yılda olacağını düşündüğüm düzeye gıdada daha hızlı geleceğimizi düşünüyorum. Biz bu yolu 5 yılda alırız diyorduk ki Kovid-19 hayatımıza girdi. Her şey 1 yıl ileri sardı ve bu mesafeyi 2 ayda aldık. “Dokunmadan domates almam” diyen tüketicilerin hepsi bir gecede online alışverişe geçti.

Biz dijitalleşmenin her türlüsüne şans olarak bakıyoruz. Özellikle de perakende sektöründe. O yüzden şanslıyız diyebiliriz. Haftada 2 saat alışverişe ayırdığınızda yılda 4.3 gün ediyor. Önemli bir süreyi yoğurt alışverişi için geçirmek bana anlamsız geliyor.

“Şimdiye kadar 2 milyonun üzerinde indirilme ve 800 binin üzerinde aktif müşteriye ulaştık. Henüz bir yaşındayız. İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Bodrum’da aktifiz. Diğer şehirler için de planlarımızı yaptık.”

LEVENT UYSAL

LEVENT UYSAL
NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ, NİŞANTAŞI EĞİTİM VAKFI KURUCUSU
İnsan odağında, teknolojiyi iyi kullanan, Eğitim 5.0 yaklaşımı ile yolumuza devam ediyoruz.

Eğitim 5.0, esnek ve sürdürülebilir bir yapıyı ifade ediyor. Örneğin, bir öğrencimiz çalışıyor ve günde 4 saat eğitim almak zorunluluğu var. Eğitimin zamanını kendi istediği şekilde yapılandırabiliyor. Kendi yaptığı projeleri bize sunabiliyor, her yerden erişim sağlayabiliyor.

Gelecekte eğitimde teknolojinin gücü iyice hissedilecek. Teknolojideki gelişime paralel olarak eğitim yöntemleri de gelişecek. 2020 yılında gelen öğrencinin, 2025 yılında mezun olacağını düşünüp, onun iş hayatına atıldığı döneme uygun eğitim vermemiz gerekiyor. 2025’te neyle karşılaşabileceğini ona öğretir, birlikte projeler yapabilirsek ancak başarılı olabilecek. Bunu yaparken, teknolojinin gelişimine paralel olarak sektörlerin gelecekteki insan kaynağı ihtiyacını anlamaya yönelik araştırmalar yapıyoruz. Bizim Eğitim 5.0 yapımız buna olanak sağlıyor.

“Türkiye’de ilk defa 3 boyutlu yazıcılarımızı kullanarak akademisyen ve öğrencilerimizle birlikte, Ar-Ge merkezimizde solunum cihazları ürettik.”

YİĞİT ÇAĞLAYAN
MASTERCARD TÜRKİYE-AZERBAYCAN CEO
Önümüzdeki dönemde ödeme sistemleri sadece kartlı sistemler olmayacak. Hesaptan hesaba, kişiden kişiye anında para gönderimleri gibi yöntemler girecek. Biz de bu alanlara yatırım yapıyoruz. Kart anlamını yitirmeyecek, format değiştirecek. Bugün nasıl ki uçuş kartlarımızı mobil olarak alıyorsak, ödememizi de mobil ortamda daha çok yapacağız. Plastik ölmeyecek, uzun süre iki teknoloji bir arada yaşayacak. Ama daha fazla mobil kullanır hale geleceğiz.

Hayatımızda çok fazla startup olacak, yeni firmalar bu işe girecek. Kalabalık bir ortam bekliyoruz. Dünyadaki ödemelerin sadece yüzde 20’si elektronik yöntemlerle gerçekleşiyor. Türkiye olgun bir pazar. Toplu ödemelerin yüzde 45’i kartla gerçekleşiyor. Geri kalan yüzde 55’e gitmek gibi çok önemli bir hedefimiz var. Fırsat büyük. Çok fazla startup’ı, teknoloji devlerini ve birçok oyuncuyu bu alanda göreceğiz.

Mastercard, bir teknoloji ve hizmet şirketine dönüştü. Banka, fintech ve hükûmetlere data ile danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Siber güvenlik çözümlerine ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu bahsettiğim hizmetler gelirlerimizin yüzde 35-40’ına ulaştı.”

EMRE AYYILDIZ

EMRE AYYILDIZ
GARENTA İKİNCİYENİ.COM CEO
Otomotivde büyük bir değişim yaşanıyor. Biz bu değişimi önceden gördük ve ona göre stratejimizi geliştirdik. Değişim iki alanda odaklanıyor: Elektrikli araçlar ve bizim de içinde bulunduğumuz serbest dolaşımlı araç paylaşım modelleri…

Avrupa Birliği’nin 2021’den sonra uygulayacağı politikalar nedeniyle elektrikli araçlarda büyük bir ivme var. Sadece 2019’de 60 milyar euro yatırım yapıldı. İki yıl önce bu rakam 3 milyar euro idi. Bu sayede AB’de 2008’de 5 milyon olan elektrikli araç sayısı 7,5 milyon adete ulaştı. Aynı dönemde Çin’e yapılan yatırım 17 milyar euro… Paylaşımlı araçlarda da 2.5 milyar dolarlık bir pazar oluştu. Bu sayının 5 yıl içinde 4 katına çıkması bekleniyor.

Türkiye’de serbest dolaşımlı araç paylaşım markamız MOOV By Garenta ile 1,5 yılda, İstanbul ve İzmir’de 1,5 milyon defadan fazla kiralama sayısına ulaştık. 700 araç ile başladığımız yolculuğumuza bugün 2 bine yakın araç ile devam ediyoruz. Yeni nesil, teknolojilere çok açık ve kullanmadığını ödemek istemiyor. O yüzden biz bu işin potansiyelini yüksek görüyoruz ve bu markamızı büyütmeye devam etmek istiyoruz.

“İstanbul’da 50 bin paylaşımlı araç çalışabilir. Bizim hayalimiz şu: MOOV by Garenta’da 50 bin araca gidelim. Ama bu 50 bin aracın 45 binini platform yapalım. Yani siz hafta içi kullanmadığınız aracınızı bizim sistemimize koyabilin, hafta sonu yine arabanızı alın kullanın.”

TANSU YEĞEN
UIPATH AVRUPA BAŞKANI
Üç teknoloji trendi seçmem gerekirse şöyle sıralarım: 5G, Yapay Zeka ve Büyük Veri.
Şimdiye kadar sanayi devrimlerine buhar, elektrik, PC, internet, dijitalleşme gibi konular öncülük etti. Geleceğin sanayi devrimini ise tamamen robotlar ve insanların birlikte çalışması gerçekleştirecek.

Yapay zeka geleceği şekillendirecek ama kimsenin bu konuda panik yapmasına gerek yok. Türkiye’de biz yıllarca araba üretmedik ama onu iyi kullandık, işlerimizi hızlı yaptık. Arabayı yapmak önemli, onu verimli kullanmak daha da önemli… O nedenle öncelikle herkesin yapay zekayı nasıl kullanacağını iyi bilmesi gerekiyor.

Yapay zeka, Türkiye’deki yaş ortalamasının 3.15 olduğunu düşünürsek, bizim için büyük bir fırsat. Seferberlikler altında bu konuya daha fazla odaklanmalıyız.

“Biz beyaz yakalılar, vaktimizin yüzde 50’sini robotvari işleri yaparak geçiriyoruz. Bizim yeni çıkardığımız ürün, herkese bir dijital asistan olanağı sunuyor. Robotların yapacağı sıradan işleri üstünüzden alıp, verimliliği artırıyor.”

GÖKHAN SIĞIN
BSH TÜRKİYE CEO
Daha önce farklı pazar ihtiyaçlarına göre tasarlanan yenilikler artık global trendlere uygun olarak tasarlanıp çok sayıda ülkede aynı anda sunuluyor. Son yıllarda teknoloji bağlantılı ürünlere ilgi artıyor. 2021’den itibaren ülkenin internet erişim oranları ne olursa olsun ürünlerimizin yüzde 90’ından fazlasını internete bağlanabilecek şekilde üreteceğiz.

Araştırmalarımız sektörde 4 önemli kavramın olduğunu gösteriyor. Sektör ne olursa olsun müşterinin istediği çok önemli… Onlar da “Yenilik, fırsat, zaman ve sürekli ilişki” talep ediyor.
Müşteri, evindeki ihtiyaçları önceden öngörebilmeyi ve ekosistem üzerinden sorun ile ihtiyaçlarını çözebilmeyi istiyor. Makineler için bakım frekansı, farklı kullanım şekli önerileri ve servis olanakları… Bunları bir ekosistemden alabilecekler. Bu kapsamda bizim amacımız müşterinin hayatını kolaylaştırmak.

Buzdolabının kapısının kaç defa ve hangi güçle açıldığı kadar, kim tarafından, ne sebeple açıldığı da artık önemli bir parametre.

“Türkiye’de, beyaz eşya pazarının yüzde 3’te 1’ine BSH olarak biz sahibiz.”

GÜLDEM BERKMAN

GÜLDEM BERKMAN
AMGEN TÜRKİYE CEO
Biyoloji çağındayız. İnsanın gen haritası sayesinde ilaçlara, sağlığa, bambaşka bir bakış açısı var. Biyoteknoloji sayesinde canlıların biyolojilerini anlayarak ondan ilaçlar ve tedaviler üretilebiliyor.

Örneğin, aslında vücudun bağışıklık sistemi kanserle başa çıkabiliyor. Ama kanser hücresi o kadar akıllı ki, sağlıklı hücreymiş gibi davranıyor. Amgen, bu sağlıksız kanser hücresiyle, vücudun başa çıkmasını sağlayan T hücreleri arasında köprü oluşturuyor.

Yeni dönemde “sağlığı yönetme” konusu öne çıkacak. “Tahmin et ve önle”, önemli bir konu haline gelecek. Doğum sonrası çocuklara barkod verecekler. O barkodda gen haritası olacak. Hangi hastalıklara yatkınlığı olduğunu bileceğiz. Bununla birlikte yaşam tarzını da takip edeceğiz.
Bir başka gelişme ise teşhiste yaşanacak. Kan testleri tarihte kalacak. Giyilebilir teknolojiler ve vücudun içine yerleştirilebilir teknolojiler sayesinde çok rutin bir şekilde bütün kan testleri ve analizler yapılabilecek. Bu bilgiler düzenli olarak doktora gidecek. Bazı bilgileri yapay zekaya koyduğunuzda, örneğin kalp krizi riskinizi görebiliyorsunuz.

“Kişiselleştirilmiş ilaçlar artırılacak. Eğer ilacın yüzde 10’u tedavi için yeterliyse, yüzde 90’ını vücuda boşuna vermemiş olacağız. Aynı şekilde akıllı ilaçlar yaygınlaşacak.”

SELEN KOCABAŞ
MULTINET YKÜ
Gelecek dönemde çok daha paylaşan, birbiriyle birlikte düşünen, birbirini besleyen iş ortamları değer kazanacak. Güveni doğuracak gerçeklik, samimiyet, birbirini dinleyen, duyan ve sahiciliğin olduğu insan yöneten yapılar fark yaratıyor olacak.

İş yapış şekillerimize ve modellerimize çok daha hızlı bakıyor olacağız. Hangi işleri yapmalı, hangilerini yapmamalıyız, hangi kaynakla ya da ne şekilde yapmalıyız? Ofiste mi, sahada mı, e-ticarette mi yapmalıyız? Farklı bir dünyaya evriliyoruz.

İleri döneme baktığımızda insan yönetimi ve insanla sonuç alma noktasında çok daha fazla birlikte düşünmek, şefkatli yaklaşmak çok daha fazla kadın anatomisinde var. Kadınların liderlik yaptığı şirketler, örgütler ve yapılar pek çok noktada daha başarılı hareket etti. Burada 2-3 temel unsur var. Bir tanesi, doğası gereği daha fazla dinleyen ve birlikte hareket etme arzusu yüksek kadınlar daha fazla empati kuruyor. Yeni dünyada birbirimizi duyacağımız ve dinleyeceğimiz düzende kadınların bu resim içerisinde gücü var. Empatiyle, şefkatle ve kapsamayla birlikte.

“İleriye taşıdığımız bir diğer unsur da kurum içinde çeşitliliği sağlayabilmek. Kadınları şirketlerin yönetim ve karar süreçlerinde daha fazla görmemiz gerekiyor.”

DENNIS CROWLEY
FOURSQUARE KURUCUSU
Biz Foursquare’de lokasyon teknolojileri için gereken ürünleri geliştiriyoruz. Topladığımız analitik bilgiler sayesinde insanların farklı farklı yerlerde nasıl bir hareketlilik gösterdiğini anlıyoruz. Telefonlar farklı ülke, farklı şehirlerde hareket halinde… Biz de telefonlardan gelen bilgiler sayesinde hangi ürüne, hangi mağazaya ihtiyaç var, anlamaya çalışıyoruz. Örneğin, analitik bilgiler sayesinde, Covid döneminde, ABD’de, devlet yetkililerine vatandaşların hangi alanlarda ihtiyaçları olduğu bilgisini sağladık. Biz işe bir check-in teknolojisiyle başladık. Arka planda telefonun nerede olduğunu anlarken, bir taraftan da üzerine hizmetler bindirebilirsiniz. Son 10 yıl içerisinde teknolojimizi bu alanlarda geliştirdik. Artık Twitter’dan bir tweet attığınızda, Apple’ın harita bilgilerini kullandığınızda oluşan bilgiler bize geliyor. Biz de bu sayede şirketlere, girişimcilere lokasyon konusunda bilgi veriyoruz. Örneğin, restoran açacaksanız, en doğru yeri önerebiliyoruz. Geleceği artırılmış gerçeklik önemli ölçüde belirleyecek. Henüz yaygın olarak kullanılmıyor. Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz şeylerin gündelik deneyimlere dönüşeceğine tanık olacağız.

PROF. IAN GOLDIN

PROF. IAN GOLDIN
OXFORD ÜNİVERSİTESİ
Covid-19 döneminde başlayan değişimler gelecekte de etkili olacak. Daha fazla sayıda online toplantılar gerçekleştireceğiz. Ofis alanlarının fiyatları düşecek. Ancak bir arada olma ihtiyacıyla yapılan binalar önemini kaybedecek.

Üretim alanında otomasyon, robotik teknolojiler, 3 boyutlu baskı teknolojileri, geleceğin kitlesel üretimini tehdit eder şekilde önem kazandı.

Bir başka önemli değişim müşteri tarafında oldu. Müşteriler, online ortamda alışveriş yapmaya alıştılar. Artık kimse iki hafta sürecek bir teslimat istemiyor.

Dijital dönüşüm hız kazanmaya devam edecek. Nesnelerin interneti, cihazların birbirine bağlanmasının önemi daha da artacak.

Yapay zekanın her geçen gün artmasıyla birlikte, insanların yaptığı pek çok şey robotlar tarafından yapılabilir hale geldi. Bu konu daha da ilerleyecek. Robotların bir avantajı var; hastalanmıyorlar ve yüksek maaş talep etmiyorlar. O yüzden işverene cazip gelecekler.

Oxford Üniversitesi’nde, “İnsanlar gelecekte ne iş yapacaklar?” sorusuna yanıt arıyoruz. İnsanlar, robotların yapamadıkları işlere odaklanacak, bire bir teması gerektiren alanlarda öne çıkacaklar. İşgücünde muazzam bir değişim yaşanacak.

DAVID JOHN PLEASANC

DAVID JOHN PLEASANCE
COMMODORE CEO
1980’lerin başında evde bilgisayar yoktu. Commodore 64, 1983 senesinde, benim katıldığım dönemde piyasaya sürülmüştü. 27 milyon adetle o dönemin en iyi satan bilgisayarı oldu.

Commodore, 2 nedenle iflasa gitti. Birincisi, herhangi bir iş planına sahip değildi. Ertesi gün ne yapılacağı bilinmiyordu. Sabah güne başlayıp bir modeli piyasaya sürüyorduk. Piyasanın neye ihtiyacı olduğuna asla bakılmıyordu. İkincisi, Commodore, finansal anlamda güçlü bir noktada duramadı.

Yeni gelecek, internet sistemi üzerine kurulacak. Elon Musk, uyduları gökyüzüne yollayacak. 5G teknolojisiyle birlikte 12 bin uyduluk bir alandan bahsediyoruz. 42 bine kadar ulaşabilecek bir yapı inşa edecek. Bu büyük bir dönüşüm etkisi yaratacak.

Benim gördüğüm kadarıyla 5G, internetle birlikte pek çok alanda hızlı ve geliştirici rol oynayacak. Bilekliğinizden tutun da evin içindeki her şey uydu üzerinden bağlantıda olacak. Bizi başka mecralarla iletişim kurabilir hale getirecek.

CEM BOYNER

CEM BOYNER
BOYNER GRUP CEO
Covid-19 ile birlikte insanların bütün hayatı değişti, değişiyor. Bizim 2 ayaklı bir masamız var. Biri offline, yani sokaktaki mağazacılık, diğeri de online mağazacılık. Salgın, online tarafa hızlandırıcı etki yaptı. E-ticarette 2024 yıl sonu için koyduğumuz hedeflere 2021’in sonunda ulaşacağımızı görüyoruz. Salgın, hedefimizi 2 yıl öne aldı. Teknolojiden uzak olan yaşlılar daha çok teknoloji kullanacak dedik, Hopi’de 18-25 yaş arası üyelerimizin alışverişinin 2,5 misli büyüdüğünü gördük.

Mağazacılık tarafında hedeflerin yüzde 35 civarı gerisinde kalırız. Çok büyük bir küçülme… İnternetin bunun yerini doldurduğunu görmekle birlikte salgından sonra yeni normalin, anormal bir şey olacağını düşünmüyorum. Sınırdaki operasyonlarımız sınır altına düşebilir. Ama sınırın çok üstünde giden işler yine gitmeye devam edecek. 100 mağaza varsa, 80-90’ı aynı şekilde devam edecek. Her sene daha az, daha büyük mağazalar açacağız.

SİNAN AK

SİNAN AK
ZORLU ENERJİ CEO
Biz 2009 yılında aldığımız kararla sadece yenilenebilir enerjiye yatırım yapmaya karar verdik. Önümüzdeki dönem de aynı şekilde devam edeceğiz. Dünyada bu altyapı yatırımlarının da çok önemi var. Bu nedenle bir dağıtım şirketi aldık. Son 2 yılda 1,5-2 milyar TL civarında yatırımlar yaptık. Önümüzdeki dönemde de yapmaya devam edeceğiz.

Enerjideki değişimin bir başka boyutunu da elektrikli araçlar oluşturuyor. Zorlu Grubu olarak baktığınızda hem elektrikli araç üretimi alanında faaliyet gösteriyoruz hem de bu araçların kullanımı için gerekli olan şarj ünitelerini üretiyoruz. Ayrıca şarj istasyonlarının kurulumunu ve Türkiye içerisinde yaygınlaşmasını sağlıyoruz. Şarj istasyonları içinde Türkiye’de 1 numara haline geldik. En çok lokasyonda, en çok şarj istasyonu olan şirketiz. Bunun arkasında yazılımlar var. Yazılım konusunda da faaliyetlerimiz devam ediyor.

BURCU CİVELEK YÜCE

BURCU CİVELEK YÜCE
AKBANK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

5 ANA PRENSİPLE HAREKET EDİYORUZ

DİL BİRLİĞİ
Tasarladığımız her türlü deneyimde 5 ana tasarım prensibi doğrultusunda hareket ediyoruz. Bu çok önemli bir dil birliği ve bir çeşit imza. İletişim kelimelerle yapılan değil, iş yapış şekli ile kendini gösteren çok temel bir yaklaşım. Bu prensipler, yeni nesil şubelerimizi yaparken de, Akbank Mobil’i tasarlarken de, ATM ara yüzlerimizi ve akışlarımızı değiştirirken de, yeni nesil ödemeler alanında yaptığımız yenilikleri ortaya koyarken de baz aldığımız, her zaman kullandığımız prensipler.

ANALİTİK ÖNEMLİ
Tüm sistemlerimizin arkasında akla ve analitik yetkinliklerimize odaklandık. Örneğin, Akbank Mobil uygulamasına giren müşterilerimiz, tamamen kendilerine özel bir iletişim alanı ile karşılaşıyorlar. Bu alan onlara son derece sade bir şekilde kişiselleştirilmiş içgörüler, akıllı ipuçları sunuyor. Aylık nakit akış özetleri, harcama iade bilgileri, nakit akışı öngörüsü, birikim analizleri ve nakit akışı öngörüsüne bağlı birikim öngörüleri, harcama analizleri ve finansal ihtiyaçlarına yönelik çözüm önerileri… Kısacası müşterilerimize günlük hayatlarında araştırmak, hesaplamak için vakit harcamaları gereken içgörüleri, doğru zamanda son derece yalın bir şekilde sunabilen bir alan. Bugün mobilde müşterilerimiz için ayda 19 milyondan fazla kişiye özel akıllı ipucu üretiyoruz.

BÜTÜNSEL STRATEJİ
Dijitalleşme yolculuğumuzdaki en kritik farklılaştırıcı unsur ise tüm dijitalleşme yolculuğumuzun aslında bütünsel kurumsal stratejimizin bir parçası olması. Yani sadece kanalların dijitalizasyonu değil, tüm bankanın dijital dönüşümünü birlikte ilerletmeye verdiğimiz önem. Bu doğrultuda sadece süreçlere ve kanallara değil, tüm bunların arkasındaki analitik yetkinliklere, altyapımıza, kültürümüze ve belki hepsinden önemlisi insanımıza yaptığımız yatırım.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Otomotivde bir başarı hikayesi

Corporate Culture 2.0

Corporate Culture 2.0: Liderler Şirket Kültürünü Tartıştı