in , ,

Kredi piyasasının yeni hesapları

Ekonomi yönetiminin değişmesi ve ardından gelen faiz artırımları kredi piyasalarında yeni bir dönemi başlattı… Yılın ilk yarısında nerdeyse ikiye katlanan kredi oranları için hesaplar yeniden yapılıyor. Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür, kısa vadede bir düşüş beklemediğini söylüyor. Ekonomideki güven artışı ve canlanmaya dayalı olarak yılın ikinci yarısına işaret ediyor. Gür büyüme, kredi faizleri ve nakit yönetimi için bazı kritik konulara dikkat çekiyor.

KaanGur_2

Bankalarda KOBİ, büyük şirket gibi ayrımlar için kredi faiz oranları farklılık gösteriyor mu?

Kredi faiz oranları, öncelikle banka bilançolarındaki ana fonlama kaynağı olan mevduat faizlerine göre oluşuyor. Özellikle KOBİ’lere kullandırılan nakdi kredilerin risk ağırlığıyla ilgili düzenlemeler ve bankaların nakdi kredilerdeki büyüme iştahı nedeniyle aslında şirket büyüklükleri açısından kredi oranlarında büyük farklılıklar kalmadı. Bunların dışında kredi fiyatlamaları, müşterinin bankayla yaptığı işlem çeşitliliğine ve teminata bağlı olarak farklılaşır.

Kredi kullanacaklar için yakın zamanda faiz oranlarında nasıl bir eğilim bekliyorsunuz?

Merkez Bankası’nın son para politikası kurulu toplantısında bugünlerde sıkı duruşu uzun süre devam ettireceği ve gerekli durumda ek parasal sıkılaşma yapabileceği vurgulandı. Dolayısıyla kısa vadede politika faizinde aşağı yönde bir hareket görebileceğimizi düşünmüyorum. Bu gelişme kredi faizlerinin seviyesini etkileyecektir.

Bununla birlikte, son dönemde Türk Lirası varlıklara güven arttı. Türk Lirası’nın değer kazanmasıyla orta-uzun döneme dair daha olumlu ve güçlü beklentiler görmeye başladık. Bu kapsamda, orta ve uzun vadeli krediler için faizlerin kademeli olarak düşmesi gündeme gelebilir. Özellikle yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonda ve Merkez Bankası faizlerinde gerileme bekliyoruz. Bu süreç kredi faizlerinin de düşmesine yol açabilir.

Mevcut durumda değişken faizli kredilerin daha avantajlı olduğunu söylemek mümkün… Yılın geri kalanında ise olumlu beklentilerin gerçekleşmesine paralel olarak reel sektör ‘Türk Lirası referans faiz oranına’ dayalı kredilerle uygun finansman imkânlarından yararlanabilir.

Bankalar şu sıralarda “kredi kullandırmak için” istekli mi? Sizce sektörde kredi geri çevirme oranı bu günlerde ne kadardır, iyi zamanlarda ne kadar olduğunu tahmin ediyorsunuz?

Bankaların 2021 öngörülerini incelediğimizde enflasyon üzerinde büyüme projeksiyonları açıkladıklarını görüyoruz. Bankacılık sektörü, özellikle Türk Lirası’nda ve ihracatın finansmanında kredi kullandırmaya oldukça istekli. Türk Lirası kredilerde yaklaşık yüzde 15-20 seviyelerinde büyüme oranı öngörüyoruz. Yabancı para kredilerde ise yüzde 2-5 oranında bir küçülme beklentimiz var.

Mevcut faiz seviyesinde perakende müşteri talebinde düşüş beklerken, tüzel tarafta pandemi sonrası normalleşmeyle birlikte bankaların kredi kullandırma beklentisiyle örtüşen bir kredi talebi olacağını düşünüyoruz. Mevcut kredi talebini düşündüğümüzde, kredi geri çevirme oranlarındaysa ciddi bir farklılaşma olacağını öngörmüyoruz.

Bize gelen sorularda “dolar mı, TL mi” diye soranlar var. Kredi kullanan KOBİ veya startup gibi şirketler için öneriniz nedir?

Bu konuda izlenmesi gereken en temel kural kredi kullanımının, yaratılan nakit akışın para birimine uygun olarak yapılması ve doğru vade yapısının kurgulanmasıdır. Buna göre büyük ya da küçük tüm kurumlar kendilerine uygun finansman planlamasını yapmalılar. Zaten bu konuda bankacılık sektörü de tahsis süreçlerinde müşterilerini, belirttiğim finansman – nakit akışı para birimi uyumunu gözeterek yönlendirirler.

“YATIRIM İÇİN TL” TERCİH EDİLMELİ

YENİ NORMAL Halen devam eden sıkı para politikası Türk Lirası’nı öne çıkaracağı için Türk Lirası cinsi yatırımlar tercih edilmeli diyebiliriz. Mevcut durumda, Türk Lirası faizleri nispeten yüksek olduğu için nakit yönetimi adına bu avantajlı oranlardan kısa ve orta vadede yararlanmak makul olacaktır. Ayrıca, Türkiye’de basiretli ekonomi politikasının desteğiyle güven ortamının artması ve de kredi notu görünümünün güçlenmesiyle, Tük Lirası varlıkların genelinde olumlu performans bekleyebiliriz.

DÖVİZ BORCU OLANLAR Bununla birlikte, dünya çapında pandeminin etkileri ve bu sürece dair uzun vadeli belirsizliklerin getirdiği riskler de bulunuyor. Bu anlamda, dalgalanma olasılıklarını da dikkate alarak varsa, dövize bağlı yükümlülük ve ilgili risklerin hedge edilmesinin yerinde bir karar olacağını düşünüyoruz.

“CANLANMA İKİNCİ ÇEYREK SONUNDA BAŞLAR”

Kredilerde normalleşme, Türkiye’nin büyüme dinamikleriyle doğrudan bağlantılı bir süreç. Küresel ekonomide pandeminin olumsuz etkilerini görmeye devam ediyoruz. Bu etkiler büyük olasılıkla yılın ilk yarısının sonuna kadar sürecek. Diğer bir deyişle, Türkiye için yeniden büyümeye geçiş ve talep artışının başlayacağı dönemi, ikinci çeyreğin sonu ve üçüncü çeyrek olarak düşünebiliriz.

Yeni normalde öncelikle istihdam ve gelir artışına bağlı olarak hızlı bir talep artışı ve artan tüketici kredisi talebi görmemiz mümkün. Bu süreçte ayrıca, yeniden kapasite oluşturma ve yeniden yapılanma amacıyla ticari kredilerde de talebin canlandığını görebiliriz. Diğer yandan, 2020’de ekonomiyi desteklemek için yoğun şekilde kullandırılan krediler nedeniyle gelecek dönemdeki kredi artış hızının nispeten kademeli şekilde artmasını bekliyoruz.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye’nin En Büyük Solar Portföy Sahibi Esenboğa Elektrik Oldu

m-rauf-ates

Harika bir yıl için teşekkürler!