in , ,

Başarı tesadüfleri sever mi?

Hayatın neredeyse her alanında karşımıza çıkan tesadüfler, kariyerimizdeki başarılarımızda etkili olabilir mi? Türkiye’de farklı alanlarda önemli başarılar elde etmiş isimler, deneyimleri ve hikayelerinden yola çıkarak görüşlerini paylaşıyor…

basari-tesadufleri-sever

YAZI: BESTE GÖKSEL

Genç girişimci, MBA için San Francisco Üniversitesi’ndeydi. Fırsat bu fırsat, o dönem yıldızı parlamaya başlayan Silikon Vadisi’ni yakından inceleme fırsatı da yakalamıştı. Kafasındaki bir fikri somut hale getirmek için çeşitli aksiyonlar alması gerektiğine inanıyordu. Yaptığı görüşme ve değerlendirmeler sonucunda, “doğru zamanda, doğru sistemi oluşturmak” amacıyla yüksek lisansı bırakıp Türkiye’ye dönme kararı aldı.

Döner dönmez de iki arkadaşıyla fikrini geliştirmeye koyuldu. Tam da o dönem Türkiye bir krizin içinden geçiyordu. 2001 yılının ağır ekonomik koşullarını bahane edip fikirlerini hayata geçirmekten vazgeçmediler. Gerçekten inandıkları büyük bir fikirleri vardı ve gereken adımı beklemeden atmak istiyorlardı. “Küçük de olsa bu tip adımların” kendilerini, girişimciyi büyük resme götüreceğine inanıyorlardı. Nitekim de öyle yaptılar.

20 yıl önce hayata geçirilen Yemeksepeti, kurucusu Nevzat Aydın’ın anlatımıyla, bir “tesadüf” ile değil, kararlı bir stratejiyle hayata geçti. O nedenle Aydın, tesadüf konusuna mesafeli yaklaşıyor:

“Başarıda tesadüfe değil, doğru zamana inanıyorum. Aslında sadece doğru zaman da yeterli değil. Doğru zamanda adım atma cesaretini göstermenin yanı sıra istikrar ve çaba da gerekiyor… Başarının arkasında birçok bileşen var. Başarılı insanlara, başarıya ulaşmış işlere baktığımızda mevcut durumu, kurulduğu günün koşullarıyla değerlendirmeme yanlışına düşebiliyoruz. Henüz kimse farkında değilken, doğru zamanda o fırsatı görebilmek başarının ilk adımıdır.”

TESADÜF NEDİR?

Günlük hayatta ve iş dünyasında tesadüf ile şansın yeri, uzun yıllardır çeşitli araştırmalara konu oldu. Randall Munroe tarafından yazılan “What If” (Şayet) adlı kitap bunlardan biri… Çeşitli kişilerin başından geçen şaşırtıcı rastlantı ve tesadüfleri anlatan kitap, ortaya çıkan sonuçları paylaşıyor.

Cambridge Üniversitesi’nden Prof. David Spiegelhalter’in araştırması daha ilginç. Profesör, tesadüfleri toplamak ve analiz etmek için bir web sitesi kurma yoluna gitti. 2011 yılında açılan web sitesine ziyaretçiler, başlarından geçen 5 bine yakın tesadüf hikayesi yüklediler. 5 bin tesadüfte öne çıkan olaylar ise şunlar oldu: Karşılaştığınız biriyle ortak bağlantıların olması, benzer olayların tekrarlanması, anlık gelişen olaylar ve sık rastlanan rakamlar.

2 yıl önce vefat eden Prof. Clayton Christensen ise “Competing Against Luck” adlı kitabında, inovasyonu şansa bırakmamak gerektiğine dikkat çekiyordu:

“Tarihsel olarak baktığımda inovasyonun adeta bir tavla zarı kadar öngörülemez olduğunu gördüm. Ancak, inovasyonun bir zar oyunu olması bana çok doğru gelmiyordu. Sonradan esas sorunun, işletme okullarında insanlara, tüketiciyi doğru öğretmediğimiz olduğunu anladım. Günlük sosyal ve duygusal ihtiyaçlardan yola çıkıp inovasyon yapıldığında, iş bir kumar olmaktan çıkıyor.”

Araştırmaların ortaya koyduğu gerçeği, iş dünyasındaki tanıklıklar ve görüşler de destekliyor. Bazı liderler “Başarı, tesadüfü sever” diyor, bazıları ise daha mesafeli bir yaklaşımı tercih ediyor. Aralarında ona prim vermeyenler de var.

“GEREKEN YERDE OLMAK”

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, bu konudaki görüşünü ortaya koymak için Nasrettin Hoca’ya başvuruyor ve onun bir fıkrasını paylaşıyor:

“Hocaya demişler ki, ‘Rızkı veren yüce Allah, o halde biz niye çalışıyoruz?’ Bu fikir hocanın aklına yatmış. İşi gücü bırakıp hemen eve gitmiş. Öylece oturmaya başlamış. Bir süre çalışmadan öyle beklemiş, zaman geçmiş, pencereden elinde bir tepsi baklava ile komşusunu görmüş. Komşu kapıyı çalmış, Hoca çalışmayacak ya, kapıyı bile açmamış. Komşu bir iki daha çalmış ve tam gidecek Hoca içeriden ‘öhöm’ diye bir öksürmüş. Komşu öksürüğü duyunca, herhalde Hoca’nın işi var ve kapıyı açamıyor diye düşünmüş ve tepsiyi kapının önüne bırakmış. Hoca kendi kendine lafı yapıştırmış: ‘Allah rızkımızı veriyor da benim de bir ‘öhöm’ demem gerekiyormuş canım!”

“Gayretsiz rahmet, külfetsiz nimet olmaz” diyen Murat Ülker, şanslı olduğuna inananlardan. Çünkü, genelde istediklerine ulaştığını söylüyor. “Bu da dua ederek ve çabalayarak oldu” diyor ve ekliyor:

“Siz hep aynı şekilde sebat ederseniz, azmederseniz, yani hep aynı kapının arkasında durursanız, şans kapıyı çaldığında orada olursunuz. Şanssızlığın nedeni, kapı çaldığında olmanız gereken yerde bulunmamanızdır.”

BAŞAK TAŞPINAR DEĞİM

“ÇEŞİTLİ TESADÜFLERLE KURDUK”

Girişimci Başak Taşpınar Değim, Amerika’dan Türkiye’ye kesin dönüş kararı vermişti. Taşınmanın olmazsa olmazlarından biri de yeni eve yerleşmek için gereken ihtiyaçları karşılamaktı. İstanbul’da tuttukları ev için nakliye, boya, temizlik gibi birçok konuda yardım ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Biraz da yakınların yardımıyla çeşitli seçenekleri değerlendirecek ve hoş olmayan deneyimler yaşayacaklardı. Yakınlarına, “Güvenilir nakliyeci, temizlikçi, boyacı bulabileceğimiz bir internet sitesi var mı?” diye sorduklarında, aldıkları yanıta şaşırmışlardı: “Türkiye’de bu tip ihtiyaçlar internet üzerinden karşılanmıyor.”

Değim, aldığı bu yanıta şaşırmıştı:

“O dönemde hayatın bize getirdikleri ve çeşitli tesadüfler sonucunda; kendi yaşadığımız, kaliteli ve güvenilir hizmet verenlere kolayca ulaşamama probleminden de yola çıkarak 2011 yılında Armut.com’u hayata geçirdik. Bu nedenle kuruluşumuzda tesadüfün büyük yeri vardır.

Armut gerçek bir problemi çözmek üzerine hayat bulmuş bir girişim. İnsanların hayatını kolaylaştırmak ve güven ile aradıkları hizmete kolayca ulaştırmak gibi güzel bir amacı var. Ben bu problemi çözmek için yola çıkmaya cesaret ettim ve başarısız olabilme riskini göze aldım. Cesaret, iç motivasyon, başarısız olabilme ihtimaliyle barışık olmak ve ilk sorunda pes etmemek oldukça önemli.”

“BENİM İÇİN 2 KRİTİK AN”

“Ben başarıda tesadüflerin kesinlikle yeri olduğuna inanıyorum.

Kendi hayatımdan 2 örnek vereyim: Ortaokula bir devlet okulunda başlamıştım. O günün koşullarında Robert Koleji’nin adını dahi duymamıştım. Bir gün öğretmenim yanıma geldi ve birtakım formlar verdi. ‘Bak Aytül, Robert Koleji diye çok iyi bir okul var. Sana formlarını veriyorum, mutlaka başvur’ diye öneride bulundu.”

AYTÜL ERÇİL
“Tesadüfler fırsatları doğurur. Bunları doğru değerlendirmek başarı getirir.”

Aytül, formları inceledi, ailesine danıştı ve sonunda başvurusunu yaptı. Sınav iyi geçmişti ama sonuç beklediğinden çok daha iyi geldi. Çünkü, Türkiye ikincisi olmuştu. Devamını Vispera’nın kurucusu Aytül Erçil şöyle anlatıyor:

“Daha sonra o öğretmenle konuştuğumda yıllardır bu formların okula geldiğini ama öğrencilere vermediğini söyledi. Çünkü, okuldaki öğrencilerin maddi olanakları sınırlıydı ve özel ders alma olanakları yoktu. Şanslarının düşük olduğunu düşündüğünden kimseye başvuru formlarından vermiyormuş. O yıl içinden gelmiş ve ilk defa bu formları bana vermiş. O gün o öğretmen bana o formları vermeseydi, ben Robert Koleji’nin sınavına girmeyecektim. Doğal olarak hayatım bambaşka bir akış içinde olacaktı.”

Aytül Erçil’i bugünkü girişimcilik macerasına getiren ilk tesadüf, Robert Koleji’ne girişti. İkinci tesadüf ise okulda gerçekleşecekti:

“Robert Koleji’nin son sınıfında okula bir bilgisayar geldi. Okulda bilgisayarı kullanmayı bilen kimse yoktu. Benim çok ilgimi çekti. Bir süre sonra müdüre gidip, bir bilgisayar kulübü kurmak istediğimi söyledim. Önce cihazı kullanmayı öğrenecek, programlamaya başlayacak ve başkalarına öğretecektim. Müdür de kabul etti. Bu olayın sonunda ben mesleğimi seçmiş oldum. Eğer o bilgisayar okula gelmeseydi, belki de başka bir meslek seçecektim.”

Aytül Erçil, “Tabii ki her şey tesadüfler sonucu gerçekleşmiyor” diyor. Ona göre, tesadüfler sonucu birtakım fırsatlar ortaya çıkıyor. Onların doğru değerlendirilmesi de beraberinde başarıya getiriyor.

AYŞEN ZAMANPUR
“Tesadüf deyin, şans deyin, insanın hayatında olumlu etki yapan, beklenmeyen durumlar doğabilir”

DONANIM VE YAZILIM HESABI

Silk&Cashmere’in kurucusu Ayşen Zamanpur, “Tesadüf deyin, şans deyin, insanın hayatında olumlu etki yapan, beklenmeyen durumlar doğabilir” diye konuşuyor. “Örneğin ben hayata gelmiş olmayı bile büyük bir şans ve tesadüf olarak görüyorum. Kıymetini bilmek lazım” diyen Zamanpur, şunları ekliyor:

  • Fiziksel ve ruhsal sağlığı koruyabilmeyi yine büyük bir şans olarak görüyorum.
  • Bir kadın olarak fırsat eşitliği olan bir çevrede doğup eğitim alabilme şansımı da önemsiyorum.
  • Ancak, bu temel unsurların dışında, yaşam boyu yaptığımız seçimler, aldığımız kararlar, kurduğumuz ilişkiler var. Bunların yanı sıra tesadüf olmayanlar da var. Doğrularınız, ilkeleriniz, fikirleriniz, hayat görüşünüz ve direnciniz, asla tesadüf değildir.
  • Her sabah kalkıp koşullar ne olursa olsun kendinizi motive ederek amacınıza doğru sağlam adımlar atabilmek, şans veya tesadüf değildir.
  • Başarısızlıklara ve yere düşmelere karşı yine hep ayağa kalkıp, tüm enerjinizi işinize vermek ve odaklanmak, asla şans veya tesadüf değildir.
  • Beyni bir “donanım” olarak kabul edersek, üzerine kurduğumuz her şey kendi yarattığımız yazılımdır.
MEHMET NANE
“Doğrusu başarıda tesadüfün yeri olduğuna pek inanmıyorum”

İKİ FARKLI GÖRÜŞ

Pegasus CEO’su Mehmet Nane, “Doğrusu başarıda tesadüfün olduğuna pek inanmıyorum” diye konuşuyor. Ona göre, en azından sürdürülebilir başarıda tesadüfün yeri yok. Belki zaman zaman kısa süreli tesadüfe dayalı başarılar görülebilir:

“Hayatın her alanında elbette tesadüfler vardır. Bunlar sizi birkaç kez başarıya götürebilir. Ama eğer kendinizi tesadüfe bırakırsanız, o tesadüfler tam tersi sizi başarısızlığa da sürükleyebilir… Oysa bu noktada önemli olan, kontrolü ele alabilmektir. Kontrol tesadüfte olursa, sonuç bilinmezdir. Ancak, kontrol sizde olursa, zaman zaman hata yapsanız dahi, o hatalardan ders çıkararak uzun vadede başarıya ulaşırsınız. Diğer bir deyişle, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir başarı için tesadüften çok daha fazlası gerekir.

Bu noktada ‘Kontrolü ele alma, öğrenme azmi, çalışma tutkusu, denemekten vazgeçmeme alışkanlığı, stratejik bakış açısı ve öngörülü adımlar’ ilk aklıma gelen faktörlerdir.”
Netlog Yönetim Kurulu Başkanı Şahap Çak, Nane’den farklı düşünüyor. “Tabii ki başarıda tesadüfün yeri vardır” diyerek görüşünü ortaya koyuyor:

“Ancak, burada çok önemli bir nokta var. Tesadüflerden yararlanabilmek için akıl, vizyon ve sonunda istikrarlı çalışma ile eğitim gelir. Yani adına ne derseniz deyin, tek başına şans ya da tesadüf asla başarı için yeterli değildir.

Tesadüflerden yararlanmak yine kişinin elindedir. Karşınıza çıkan şansları iyi değerlendirir, kendinizi sürekli geliştirir, çalışmaktan vazgeçmezseniz başarı da bir noktada gelecektir.”

HANDE ÇİLİNGİR – Insider Kurucusu

“BAŞARI BÜYÜK ORANDA ADANMIŞLIKTIR”

  • Aslında başarı, insanın neyi, nasıl aradığında gizli. Murathan Mungan’ın şiirinde söylediği gibi, “Aşk, sevgi ve hayatta birçok şey tesadüfleri sevebilir” ama başarı, tesadüfleri sevmez.
  • Başarının ne olduğunun cevabını bulabilmek, başarıyı aramak ve başarılı olmak; hayatta bazı fedakarlıklar yapmayı gerektiriyor.
  • Belki bu yolda sarf edilen eforun destekçisi olarak bazılarımız şans faktörünü yaşamıştır. Ancak başarıyı tanımlayacak olsak; büyük oranda efor ve adanmışlıktan ibarettir deriz.
SANİ ŞENER – TAV Havalimanları Holding CEO

“HİÇBİR RASTLANTI, RASTLANTI DEĞİLDİR”

  • İş hayatında başarı için hedefinizi doğru belirlemeniz, odaklanmanız, doğru koltuklara doğru insanları oturtmanız gerekiyor.
  • Sonra da stratejinizi doğru bir şekilde uygulamanız gerekiyor.
  • Odaklanan insanlar, şanslarını ve iyi tesadüfleri yaratıyor. Doğru hedefi belirlemek için de zamanı yakalamak çok önemli. Biz TAV’da 20 sene önce küreselleşmenin itici sektörlerinden biri olarak havacılığın büyüyeceğini gördük ve bu büyümeyi yakaladık.
  • Zamanı yakaladığınız, odaklandığınız ve çok çalıştığınız zaman iyi tesadüflerin de sizi daha fazla bulduğuna inanıyorum. Hiçbir rastlantı, rastlantı değildir.
ÇAĞATAY ÖZDOĞRU – Esas Holding CEO’su ve “Tesadüf Yoktur” kitabı yazarı

“BAŞARIDA TESADÜFÜN YERİNE 3 NEDENLE İNANMIYORUM”

  1. SABIR VE ÇOK ÇALIŞMA Çalışmak; ancak disiplinle amaç, hedef ve plan doğrultusunda çalışmak. Çok çalışmadan başarıya ulaşıldığını hiç görmedim, ama plansızca çok çalışmanın neticeye ulaşmadığını çok gördüm. Dolayısıyla plan ve disiplin çok önemlidir. Ayrıca sabırla arayışları devam ettirmek de olmazsa olmazdır. Bazen hedefler istenilen seviyede olgunlaşmamış olabilir, ama sabırla yeninin peşinden koşmak da çok önemlidir
  2. KENDİNE VE BİLGİYE İNANMA Öğrenmenin, öncelikle kendini tanımakla yakından ilgili olduğunu düşünüyorum. Hata yaptıkça kendimizi daha iyi tanırız. Öğrendiklerimiz ve çıkardığımız dersler ışığında kendimizi yeniden değerlendiririz ve hataları tekrarlamamayı öğreniriz. Bilgi birçok değer için esastır. Bilginin gücüne hep inanmışımdır. Dolayısıyla kendini devamlı geliştirmek çok önemlidir. Özellikle iş dünyasında başarılı yönetim ancak bilginin gücüyle olur.
  3. DEĞERLER VE İLKELERDEN ŞAŞMAMAK İnandığımız “çıpa” değerler yoksa, bir karar anında içimize dönüp o değerlerden referans alamıyorsak, sürdürülebilir başarıya ulaşabilmemiz mümkün değildir. Hayatın her alanında doğru ile yanlışı, bu değerler sayesinde ayırt eder ve tercihimizi yaparız. İş hayatında değerlerin ve prensiplerin önemi birkaç kat daha belirginleşir. Geçici başarılar başarı değildir, mühim olan uzun vadede aldığımız kararların toplamda olumlu neticeler vermesidir. Tabii ki rasyonel düşünce birinci şarttır ama öyle bir an gelir ki rasyonel düşünce de yetmez ve içinizdeki sesi dinlemeniz gerekir. İşte bu sesin temeli de prensipler ve değerlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

global merkez farkı

Global merkez farkı

yay-gibi-sektorler

Yay gibi sektörler