in , , ,

BİM’in yeni dönem stratejisi

Türkiye’nin büyük perakende şirketlerinden BİM’in yönetim kurulu başkanlığını babasından devralan Mahmud Muhammed Topbaş, şirketi ileriye taşıma stratejisini, ilkelerini Fast Company ile paylaştı.

bimin-yeni-donem-strateji

YAZI: M. RAUF ATEŞ

Ortaokul ve liseyi Özel Üsküdar Fazilet Erkek Lisesi’nde tamamladı. 1995 yılında mezun olduktan kısa bir süre sonra İngilizce eğitimi almak için İngiltere’ye Oxford’a gitti. 3 aylık bir eğitimin ardından Cambridge’e geçti ve 3 ay da orada eğitim aldı.

Bu hızlı eğitimin ardından iş hayatına ilk adımını ailesinin ilk kurduğu Bahariye Mensucat’ta attı. İlk işi için şirketin Muhasebe bölümü uygun görülmüştü. Muhasebede tam 1.5 yıl çalıştıktan sonra bu sefer “İhracat” bölümüne sıra gelmişti.

O dönemde Bahariye Mensucat’ın ihracatla ilgili önemli planları vardı. Orada amcasının oğlu Hulusi Topbaş ile birlikte şirketin ihracat planlarına biraz daha hız kazandırmaya çalıştılar. İkisi birlikte yurt dışı fuarlarına katılıp, şirkete yeni müşteriler kazandırdılar.

Bahariye Mensucat döneminden sonra işe bir süre ara verme kararı aldı. Amacı eğitim ve kişisel gelişimine katkı sağlamaktı. Bu amaçla 1999 yılında ABD’ye gidecekti. Burada bir üniversitenin İş İngilizcesi ve Pazarlama kursuna katıldı. 1 sene eğitim aldıktan sonra Türkiye’ye döndü.

İstanbul’a geldiğinde onu yeni bir iş bekliyordu. Ailesi tarafından 1976 yılında kurulan MKS Marmara Entegre Kimya Sanayi’ne katıldı. Yine ihracat bölümü uygun görülmüştü, ancak bu kez bölümün başına geçecekti.

Burada MKS’de üretilen bazı kimyasalların ihracatlarıyla ilgilendi. 3 yıl bu görevi yaptıktan sonra MKS’nin başına geçti ve buradaki görevi yaklaşık 5 yıl sürdü. Ardından farklı işlere girdi ve aile işlerinin çeşitlenmesiyle deneyimini artırdı.

Son görevinde ise Babası Mustafa Latif Topbaş’ın emekliye ayrılmasıyla BİM Birleşik Mağazalar Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üstlenen Mahmud Muhammed Topbaş’tan söz ediyoruz. Şimdi Onursal Başkanlığı üstlenen babasından öğrendikleriyle yoluna devam edeceğini söylüyor.

Daha önce hiç röportaj vermeyen Topbaş ile iş hayatından işlerinin bugünü ile geleceğine yönelik geniş bir görüşme yaptık.

“BİM’in çok sağlam bir kurum kültürü ve taviz vermeyeceği ilkeleri var. Bunlara bağlı olarak ve daha da kurumsallaşarak yolumuza devam edeceğiz. Bunun yanı sıra önümüzdeki dönemde pazarı daha çok anlamaya ve tanımaya, ayrıca dijitalleşme yatırımlarına öncelik vereceğiz” sözleriyle yeni yaklaşımını ortaya koyan Topbaş, sorularımızı şöyle yanıtladı:

BABAMIN İŞE BAŞLAMA STRATEJİSİ

Dedelerimiz, kendi işleri olması sebebiyle çocuklarının bu işlerde çalışarak tecrübe kazanmasını isterdi. Bu nedenle babam, amcam ve akrabalarımızın bir kısmı liseyi bitirdikten sonra, bir kısmı da üniversiteyi bitirdikten sonra çalışmaya başlamışlar.
Ben 13 – 14 yaşlarındayken babam yaz dönemlerinde bir iki haftalık tatilden sonra beni hep yanında işe götürürdü. Her toplantıya beni de sokardı. Bütün bunlar benim işe alışmama, işi sevmeme vesile oldu.

Burada aslında ileriki iş hayatım için farkında olmadan çok büyük faydalar sağladığımı, çok farklı tecrübeler elde ettiğimi fark ettim. O günkü gençlik aklımla belki bunları anlayamıyordum, fakat daha sonra burada gördüklerimin, öğrendiklerimin ileriki iş hayatımda bir ‘puzzle’ın parçaları gibi yerine oturduğunu fark ettim.

BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu ve Mahmud Muhammed Topbaş

İKİ ÖNEMLİ TAVSİYE

Babamın bana öğrettiği iki önemli tavsiyesi olmuştur. Bunlar bana hayatımda büyük katkı yaptı;

İlki, belki okuyanlara şimdi komik gelecektir. 15-16 yaşlarımdayken çok küçük bir konudan dolayı babama bir “pembe” yalan söylemiştim. Eve geldiğimde bu olay ortaya çıktı. Babamın bana söylediği tek laf, “oğlum sen bana yalan söylersen, ben sana ileride nasıl güveneceğim” olmuştu. Bu tek cümle beynime kazındı ve bana yalan söylememekle ilgili çok büyük bir ders ve öğüt oldu. Bu öğüdü o andan itibaren hayatımın her safhasında uygulamaya başladım.

İkincisi ise söylediği değil, bizzat kendi yaşadığı hayat şekli benim için bir öğüt olmuştur. Yaz dönemlerinde beraber işe gittim ve 13 yaşımdan itibaren kendisinin iş yapış şeklini net bir şekilde yakından izledim. Bu nedenle hep onu takip etmeye karar verdim. Onun yaptığı şeylerin doğru olduğunu gördüğüm için tercihimi bu yönde kullandım.

Bunun yanı sıra bir istişare şeklinde gerçekleşti. Yani ihtiyacım olduğunda, kendisine soru sormam gerektiğinde, bir patron ve danışman gibi gerekli öğüdü alan ilişkimiz oldu. Babam, girdiğim her işte de sonuç her ne olursa olsun her zaman arkamda olmuştur.

TEKNOLOJİ ŞİRKETİ DENEYİMİ

Babam girişimci bir insandı. Ben de hem daha önce yaptığım işler hem de babamdan gördüğüm girişimcilikle kendi başıma işler denemek istedim.

Bu nedenle MKS Marmara Entegre Kimya Sanayii’ndeki işim devam ederken teknoloji işine girdim. Bu girdiğim teknoloji işinde başlarda biraz zarar ettik, bazı işleri yanlış yaptığımızı fark ettik. Daha sonra bunları toparladık. Bu benim ilk şahsi yatırımımdı ve burada yaşadığım zorluklar bana çok ama çok önemli tecrübeler kazandırdı.

Şu anda Proline Bilişim Sistemleri’nde BİM’den öğrendiğimiz şekilde tek bir işe yoğunlaşmaya karar verdik ve zarar ettiğimiz bütün işlerden kendimizi sıyırdık. ‘Güvenli dokümanlar’ ve ‘Biyometrik çözümler’ olmak üzere iki ana yetkinlik alanında yazılım ve donanım ürünleri geliştiren Proline bugün kimlik kartı, ehliyet, pasaport basım işini yapan ve biyometri alanında uzmanlaşan Türkiye’deki bildiğim tek teknoloji firması oldu.

Zarar ettiğimiz zaman da babam her zaman arkamdaydı. Bugün Proline Bilişim Sistemleri kendi alanında çok başarılı bir şirket haline geldi. Ben yapı olarak hiçbir zaman bir işi yarım bırakmayı sevmem. Pes etmeyi de sevmem. Babam da böyle bir insandır.

E-BEBEK GİRİŞİMİNİN HİKAYESİ

Daha sonra E-Bebek firmasıyla olan hikayemiz başladı. Bir dönem BİM’de Yönetim Kurulu Üyesi olan Anthony Hatoum’un, E-Bebek’in genel müdürü Halil Erdoğmuş’la bir şekilde yolları kesişmiş. Halil Erdoğmuş, şirketi tam yatırımcı bir firmaya satarken Anthony Hatoum kendisine maddi destekte bulunup mağaza açmasını tavsiye etmiş.

Anthony Hatoum, bunun karşılığında hiçbir şey talep etmemesine rağmen Halil Bey kendisine yüzde 5 hisse vermiş. Devamındaki büyüme sürecinde tekrar maddi kaynak ihtiyacı için farklı bir yatırımcı şirkete satmayı düşünürken Anthony Hatoum, Halil Erdoğmuş’u babam Mustafa Latif Topbaş’la tanıştırdı.

Babam, o dönem yine BİM’in kuruluş sürecinde olan ve ardından danışmanlık yapan, sonrasında yeni işlerimizin bazılarında ortağımız olan Tahir Uğur Temizel’den bu mağazaları incelemesini istedi. Tahir Bey yaptığı incelemeler sonucunda bir rapor hazırladı. Babam bana da danıştı ve sonucunda bu işe girmeye karar verdik.

Aynı BİM’de olduğu gibi öncelikle anne ve bebek pazarını tanımaya, anlamaya öncelik verdik. Ardından yine BİM’deki gibi müşteri önceliğini, çalışan önceliğini, kurumsallaşmayı, iş tanımlarını hayata geçirdik ve şirketi büyütmeye başladık. 2023 Eylül’de halka arz ettik ve hisseleri İMKB’de işlem görmeye başladı.

E-Bebek 2023 yılını 235 mağaza ile kapadı. 2024 yılında 37 yeni mağaza açarak toplam 272 mağazaya ulaşmayı planlıyoruz. 2023 yılında ayrıca İngiltere’de bir şirket kurarak online satışa başladık. 2024 yılında İngiltere’de e-ticaret yatırımımıza devam ederken aynı zamanda 2 mağaza açmayı hedefliyoruz.

İKİ ÖNEMLİ GİRİŞİM

Diğer yatırımımız Avansas. Bu da aile dostumuz olan Tunç ve Burak Peker kardeşlerin kurduğu, ofislerin bütün ihtiyaçlarının internet üzerinden satışını yapan bir firmaydı.

İki kardeş bir süre sonra bize gelerek bu işi beraber yapmamızı teklif etti. Biz de gerekli incelemeleri yaptığımızda, bu alanda da bir boşluk ve ihtiyaç olduğunu gördük ve girmeye karar verdik. Kurucularıyla yüzde 50-50 ortak olduk. Hem iş tanımlarıyla hem kurumsallığıyla aynı BİM’de ve E-Bebek’te olduğu gibi tecrübelerimizi oraya aktardık. Büyütmeye devam ediyoruz.

Sonra bir perakende işimiz daha oluştu; Evidea. Bu şirketin konsepti (Burada Her Şey Evim İçin) ev ihtiyaçlarını karşılama üzerineydi. Bunu iki genç arkadaş kurmuşlar, ardından işi büyütmek için yabancı ve Türk yatırımcılarla ortak olmuşlar, fakat iş istedikleri gibi ilerleyememişti.

Biz de bir süredir ev ürünleri perakendesine girmeyi düşünüyorduk. Konuyu önce kardeşim Musa Topbaş, ardından E-Bebek’in kurucusu olan Halil Erdoğmuş ile istişare ettim. Bazı kuzenlerim de iş yapmak istiyordu, onları da dahil ederek şirketin çoğunluk hissesini aldık.

Şirket e-ticaret üzerinden iş yapıyordu. Onda da aynı E-Bebek’te yaptığımız gibi mağazalaşma sürecimiz başladı. İlk başta konsepti net belirledik ve pazarı çok iyi araştırdık, ardından kurumsal kimliğini ve iş tanımlarını oluşturduktan sonra mağaza açmaya başladık. Bugün Evidea 50’nci mağazasına ulaştı. Gayet başarılı ilerliyor. 2024 bütçemizde 14 yeni mağaza hedefliyoruz. Büyütmeye de devam ediyoruz.

BİM FİKRİ NASIL DOĞDU?

BİM, faaliyete geçmeden önce yoğun bir hazırlık dönemi olduğunu hatırlıyorum. Babam Mustafa Latif Topbaş ve o dönem BİM’in kuruluşunda yer alan Cüneyd Zapsu, Aziz Zapsu, diğer ortaklar ve yöneticiler, sürekli toplantı yapıyordu. 1995 yılında 21 mağazayla yola çıktılar.

1998 yılında Merrill Lynch’e, ardından Bank of America’ya hisse satışı gerçekleşti. 2003 yılına geldiğimizde önce Cüneyt Zapsu hisselerini satarak ortaklıktan ayrıldı. 2005 yılında da Merrill Lynch ve Bank of America hisselerini sattı ve BİM halka açıldı. O dönem yüzde 44,12’si halka açılmıştı. Halka açılma sürecinde Aziz Zapsu da hisselerini satarak ortaklıktan ayrıldı.

Babamın ve ortaklarının BİM’i kurarken örnek aldıkları konsept Almanya’daki ALDI firmasıydı. Hedefleri ise, o zamana kadar Türkiye perakende sektöründe olmayan bir iş modeli ile pazarın önemli oyuncularından biri olmaktı. Gereksiz maliyetleri kısarak ve kâr marjını düşük tutarak yüksek kaliteli ürünü düşük fiyatlarla tüketicilere sunmayı hedeflemişlerdi. Kurulduğumuz zamandan beri de bu anlayışla devam ediyoruz.

Tüketiciler sağ olsunlar, kurulduğumuz zamandan beri bize büyük bir teveccüh gösterdiler. Ancak, babamlar, sanırım yaklaşık 1000 mağazaya ulaştığımızda, “bu iş tuttu” demişti.

BİM’DE BAŞARININ 3 SIRRI

BİM’in çok sağlam bir kurum kültürü var. Kendi içimizden yetiştirdiğimiz yöneticilerimizle işimizi uzun yıllardır devam ettiriyoruz. İnsani değerleri her zaman çok önemsiyoruz.
Çalışanlarımıza çok kıymet veriyoruz. Çalışanlarımızla uzun süreli çalışmayı hedefleyen, isteyen bir şirketiz. Bu yaklaşımımız onların da motivasyonunu artırarak şirketi daha çok sahiplenmelerini sağlıyor.

Tedarikçilerimizle, ki biz onları sadece tedarikçimiz olarak değil, iş ortaklarımız olarak görüyoruz, ilişkilerimiz de bizim için çok önemli. Yaklaşık 500 tedarikçimiz (iş ortağımız) var. Müşterilerimize en üst kalitede ürünleri uygun fiyata sunabilmek için kalite standartlarını titiz bir şekilde denetlediğimiz üreticilerle çalışıyoruz.

2005 yılından bu yana halka açığız. Şu an halka açıklık oranımız yüzde 71,8 düzeyinde. Yurt içi ve yurt dışı yatırımcılarımızla her zaman güvene dayalı, şeffaf bir ilişki kurmaya, gelişmelerle ilgili düzenli bilgilendirmeye özen gösterdik.

BİM’İ YÖNETİM FELSEFESİ

Bizim için kurulduğumuz günden bu yana her zaman ilk sırada müşterilerimiz yer alır. Ardından çalışanlarımız, hissedarlarımız ve iş ortaklarımız. Bu 3 gruba karşı daima şeffaf, dürüst, güvenilir ve adil olmaya özen gösterdik. Ne kadar büyürsek büyüyelim bu önceliklerimizden ve ilkelerimizden taviz vermeyiz.

Biz yöneticilerin çalışanlarla olan ilişkisine de çok dikkat ediyoruz. Ast-üst ilişkisinden ziyade herkesin birbirini iş arkadaşı olarak görmesini önemsiyoruz. Çalışanların fikrine değer veriyoruz. Ödüllendirme sistemimiz vardır.

Ancak, müşterimiz her zaman önceliklidir. Dolayısıyla gerek tedarikçi gerek çalışan kaynaklı müşterimizi rahatsız edecek, onların güvenini, memnuniyetlerini sarsacak bir durum oluşursa o zaman da gerekli aksiyonu alırız. BİM’in hedefinde üretim yapmak yoktur, Amacımız en üst kalitede ürünü tüketiciyle buluşturmaktır.

Ancak az önce belirttiğim gibi müşterimizi mutsuz eden, üretiminde sorun olan bir ürün olduğu zaman da kendimiz müşterimize karşı sorumluluğumuzun gereği, üretim sürecine dahil oluruz. Müşterilerimizin memnuniyeti, daha kaliteli ve daha uygun fiyata üretim yapabilmek için halihazırda BİM olarak kurduğumuz bazı üretim tesislerimiz bulunuyor.

Mahmud Muhammed Topbaş ve BİM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Galip Aykaç

HAYAT FELSEFESİ

Bu bana devredilen bir görevdir. Aynı anlayışla, aynı hassasiyetlerle, daha profesyonel, daha kurumsal işleyişle BİM’i de aynı şekilde iş arkadaşlarımla yönetmeye ve büyütmeye devam edeceğiz. Bunu yaparken buradaki en önemli unsur, insan. Bugüne kadar hem bizim kısmetimiz hem de titiz seçimlerimiz sonucunda Allah’a şükür hep iyi ortaklarla, iyi yöneticilerle çalıştık.

Bu vesileyle bütün ortaklarıma, bütün yöneticilerime, çalışanlarımıza, danışmanlarımıza, tedarikçi ve iş ortaklarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu işlerin hiçbiri benim tek başıma yaptığım işler değildir. Bunlar ancak güven, ahlak, yalan söylememe, doğru insanlarla beraber iş yapma sayesinde elde edilebilir. Zaten bunlara dikkat ederseniz işin başarılı olmama ya da bereketli olmama gibi bir ihtimali olduğunu ben bu zamana kadar görmedim.

Yunus Emre’nin sevdiğim bir sözü vardır, der ki “Kader, gayrete aşıktır.” Ancak, Cahit Zarifoğlu’nun da dediği gibi “Bir ömür boyu koşarsın, yetiştiğin sadece nasibindir.” Biz çalışacağız, çabalayacağız; nasip, kısmet Allah’tan.

  • YENİ NESİL
    Mahmud Muhammed Topbaş, Türkiye’nin büyük perakende şirketlerinden BİM’in yeni yönetim kurulu başkanı… Babasından devraldığı şirketi, onlardan aldığı kültürün de katkısıyla ileri taşımayı hedefliyor. Bunun için en çok ekibine, insan kaynaklarına ve dijitalleşme gücüne inanıyor.
  • MÜŞTERİ YAPISI
    “Mağazalarımıza günlük 6 milyona yakın müşteri geliyor. Her sosyal gruptan müşterimiz var. Biz kaliteli ürünleri uygun fiyata sunmanın yanı sıra özellikle Salı ve Cuma günleri satışını yaptığımız aktüel ürünlerle her gelir grubundan tüketiciye hitap ediyoruz.”
  • ‘MÜŞTERİ ÖNCElİKLİ’ YAKLAŞIM
    “Bizim için her zaman müşterilerimiz öncelikli olmuştur. Bu işlere girerken de müşterilerimizin farklı perakende alanlarındaki ihtiyaçlarını yüksek kalite ve uygun fiyatla karşılamak hedefiyle yola çıktık. Elhamdülillah birçoğunda da ortaklarımızın düzgün, dürüst, çok iyi niyetli olmasından dolayı bereketli bir şekilde ilerledik.”

BENİM İÇİN EN KRİTİK KONULAR

  • FAİZDEN UZAK KALDIK Biz bu işlerin hiçbirinde faize bulaşmadık. Kendi öz sermayemizle iş yapmayı tercih ediyoruz. İşletme finansmanı ihtiyacı olduğunda ise ‘finans kurumlarından’ (faizsiz bankacılık) kullanıyoruz. Biz faize bulaşmamanın çok bereket getirdiğine inanıyoruz. O nedenle faizle hiçbir zaman iş yapmıyoruz.
  • DEDEDEN MİRAS Burada babamın anlattığı bir hikayeyi de aktarmak istiyorum. Bahariye Mensucat kurulduğunda 2 ortağı varmış. Daha sonra dedemin kardeşi, ortaklardan birinden şirketin bir kısmını almış. 6 ay sonra da Nuri dedem, diğer ortaktan kalan hisseleri almış ve böylelikle Bahariye Mensucat yüzde 100 Topbaş Ailesi’nin şirketi olmuş. Dedem ve kardeşi de faizsiz çalışma anlayışında olan insanlardı.
  • ZEKAT HESABI Normalde zekat hesaplarken, bilançoya bakıp artı ve eksiyi hesaplayıp, ikisinin arasında bilanço artıdaysa Hicri takvime göre artı kısmın 40’ta birini zekat olarak verirsiniz. Dedemler, o dönem bu hesaplamayı yaparken, fabrikanın ‘apre ve depo’ kısmında yerde kalan iplikleri, kumaş parçacıklarını, yün parçalarını, yerlere dökülen ürünleri işçilere süpürtüp çıkan malın ağırlığına bakıp bunu da hesaba dahil ederlermiş. İsteseler bilançoda artı çıkan kısma biraz daha ekleyerek, yerden toplama yapmadan da zekatı hesaplayabilirlerdi.
  • HER İŞİ HAKKIYLA YAPMAK Dedemlerin yaptıkları, zekatı ne kadar ciddiye aldıklarını gösteren bir durumdu. Orada gösterdikleri hassasiyeti yaptıkları her işte görebilirdiniz. Bu da bütün aileye örnek olmuştur, hepimize hangi işi yaparsak yapalım hakkıyla yapmamız gerektiği aşılanmıştır. Bu hikaye de benim iş hayatına girdiğimden beri disiplinli ve hassas çalışmak üzerine babamdan duyduğum en iyi öğütlerden biridir.

BİM’İN KURULUŞ STRATEJİSİ

  1. Almanya’daki bir konsepti örnek aldılar. Hedef, Türkiye’de olmayan bir model ile perakendede lider oyuncu olmaktı.
  2. Gereksiz maliyetleri kısıp, kâr marjını düşük tutarak yüksek kaliteli ürünü, uygun fiyata sunmaktı. Kurulduğumuzdan bu yana bu stratejiyle devam ediyoruz.

BİLİNEN PERAKENDE DEVAM EDECEK Mİ?

  • DİJİTAL ÖNEMLİ
    Perakendede artık ‘çoklu kanal’ denilen bir kavram hayatımıza girdi. Özellikle yeni nesil tüketiciler nezdinde e-ticaret daha çok tercih ediliyor. Bu nedenle dijitale yatırım yapan ve bu altyapıyı etkin kullanabilen şirketlerin sektörde rekabet gücü artacaktır.
  • MAĞAZANIN GELECEĞİ
    Ben mağazacılığın aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Ne kadar dijitalleşsek de tüketiciler özellikle gıda ürünlerinde elle tutup gözle görerek almayı tercih ediyor. Mağazalar sosyalleşme alanı olarak da düşünüldüğü için değişim olur evet ama bildiğimiz fiziki mağazacılık da devam edecektir.
  • ÖNCELİK MÜŞTERİ
    Biz de dijitalleşme yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bunu yaparken özellikle müşterilerin faydasına olacak şekilde maliyetleri düşürecek ve verimliliğimizi artıracak dijital uygulamaları hayata geçirmeye dikkat ediyoruz. İlk gün olduğu gibi bugün de amacımız kaliteli ürünleri en uygun fiyata tüketicilerimize sunmak.

“BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

  • 13 BİNE YAKIN MAĞAZA
    BİM, Türkiye’nin en büyük perakende şirketi oldu. Her sene yeni yatırımlarımızla büyümeye devam ediyoruz. Bugün itibarıyla Türkiye’de 11.400 BİM, 240 FİLE ve yurt dışında 1.060 (700’ü Fas ve 360’ı Mısır’da olmak üzere), toplamda 12.700 mağazamız var.
  • 87 BİN ÇALIŞAN
    2024’te de mağaza açılış trendimiz aynı şekilde devam edecek. 80 bini Türkiye’de olmak üzere 87 binden fazla çalışanımız ile istihdama büyük bir katkı sağlıyoruz.
  • E-TİCARET
    BİM’de e-ticaret’e 2021 yılının sonunda BİM Market uygulaması ile girdik. Ancak bu uygulama üzerinden sadece gıda dışı ürün satışları yapılıyor. Bu nedenle henüz ciro içinde çok kayda değer bir payı olduğunu söyleyemeyiz. Ama dijitalleşmeye, e-ticaret uygulamamıza yatırım yapmaya devam edeceğiz.

Yazar: Rauf Ateş

Fast Company Türkiye Kurucusu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Civil Mağazacılık 2024 yılında yüzde 75 büyüme hedefliyor

hanzade-dogan-10-yıl-sonrası

“10 yıl sonrasına yatırım yapıyoruz”