in , ,

Toprağın kodlarını çözmek: Tarımın geleceğinde yapay zekanın rolü

Esas Holding YKÜ ve Ceo H. Çağatay Özdoğru sorularınızı yanıtlıyor.

topragin-kodlarini-cosmek

Fotoğraf: Pixabay

H. Çağatay Özdoğru

Dünya, yeni bir tarım devriminin eşiğinde. Ancak bu devrim, sabanla değil sensörle; mevsim takvimiyle değil makine öğrenmesiyle ilerliyor. Yapay zeka (YZ), tarım sektörünü dönüştürerek yalnızca verimliliği değil, gıda güvenliğini, iklim değişikliğine uyumu ve kırsal kalkınmayı da yeniden tanımlıyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2023’te açlıkla mücadele eden kişi sayısını 828 milyon olarak açıkladı. Dünya nüfusunun 2050’ye kadar 9,7 milyara ulaşması öngörüldüğünden, tarımdaki bu dönüşüm haliyle stratejik bir zorunluluk haline geliyor.

Tarımın geleceği, insanlık tarihiyle iç içe. Bununla birlikte, artan nüfus, iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması ve tarım arazilerinin daralması karşısında geleneksel yöntemler artık sınırlarına dayandı. Enerji maliyetleri ve iklim olayları nedeniyle 2023’te küresel gıda fiyatları yüzde 10 arttı. İşte bu noktada YZ, veriye dayalı çözümlerle devreye giriyor. Örneğin Hindistan’da başlatılan bir yapay zeka destekli tarım projesi olan Saagu Baagu, bir çiftçinin mahsul verimini yüzde 21 artırabildiğini gösterdi. (World Economic Forum, 2024; Hindistan Tarım Bakanlığı, 2023)

YZ, HER AŞAMADA ÇİFTÇİNİN REHBERİ

YZ, tarımda hem mikro hem de makro ölçekte fark yaratıyor. Uydu görüntüleri, toprak analizleri ve hava durumu verilerini analiz ederek çiftçilere tohumlama, sulama ve zararlılarla mücadelede rehberlik ediyor. Örneğin, YZ tabanlı drone’lar, multispektral kameralarla tarlalardaki haşereleri tespit ederek kimyasal kullanımını yüzde 50’ye kadar azaltabiliyor. Otonom traktörler, GPS tabanlı navigasyonla tohum ekimini optimize ediyor. Hastalık tahmini modelleri ise mahsul kayıplarını yüzde 30’a kadar düşürebiliyor.

Örneğin, Hindistan hükümeti tarafından yürütülen bir girişim olan Digital Agriculture Mission, tarımda dijital teknolojileri ve YZ kullanımını teşvik ediyor. Bu girişimin AgriStack veri platformu, çiftçilerin dijital kimliklerini oluşturarak kredi, sigorta ve devlet desteklerine erişimini kolaylaştırıyor. Microsoft’un ülkenin 6 eyaletinde 100 köyde yürüttüğü pilot projeler, rekoltede yüzde 15-30 artış ve maliyetlerde yüzde 5-10 düşüş sağladı.

KÜRESEL ÖNCÜLER VE YATIRIMLAR

Bu dönüşüm sadece Hindistan’la sınırlı değil. ABD, Çin, Hollanda ve Brezilya gibi ülkeler YZ temelli tarımsal inovasyonlarda öncü haline geldiler. ABD Tarım Bakanlığı, dijital tarım projelerine önemli kaynaklar ayırıyor; örneğin, John Deere’in YZ tabanlı otonom traktörleri, çiftçilere hassas tarım imkânı sunuyor. Çin’de Alibaba, tarımsal üretkenliği ve yerel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla yürüttüğü Digital Village girişimiyle kırsalda YZ kullanımını yaygınlaştırıyor. Hollanda, Wageningen Üniversitesi’nin YZ destekli sera otomasyonuyla tarım ihracatında dünya ikincisi. Brezilya’da ise YZ, soya fasulyesi verim tahminlerinde yüzde 15 artış sağladı. Küresel olarak, 2022’de tarımda yapay zekaya yapılan yatırımlar 7,5 milyar doları aştı ve 2030’a kadar da 30 milyar dolara ulaşması bekleniyor. (Kings Research, 2023; MarketsandMarkets, 2023)

YZ’nın katkısı sadece üretimle sınırlı değil. Üretim maliyetlerini düşürüp verimliliği artırarak, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda fiyatlarını düşürme potansiyeline sahip. Afrika’da YZ tabanlı talep tahmini, gıda israfını yüzde 20 azalttı. Bu hem çiftçilere daha yüksek gelir hem de tüketicilere daha uygun fiyatlar sunuyor.

TÜRKİYE NELER YAPIYOR?

Türkiye de bu dönüşümde adımlar atıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, TARDES (Dijital Tarım Pazarı Platformu) ile Ziraat Bankası’nın YZ destekli kredi skorlamasını ve DİTAP (Dijital Tarım Pazarı Platformu) ile arz-talep optimizasyonunu geliştiriyor. Gediz Havzası’nda FAO ile yürütülen YZ tabanlı damla sulama projesi, su kullanımını yüzde 30 azalttı. TARBİL sistemi (Tarım İzleme ve Bilgi Sistemi), tarlalardan toplanan verilerle mahsul izlemeyi kolaylaştırıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygulaması ‘Tarım Cebimde’ ise çiftçilere tarımsal bilgiler, destek programları ve piyasa verilerine erişimi kolaylaştırıyor.

Türkiye’de YZ, tarımı gençler için de daha cazip hale getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın genç çiftçi programları, 2023’te 50 bin genç çiftçiye hibe sağlayarak teknolojiyle tanışmalarını teşvik etti.

Ancak, Türkiye’de tarımda YZ kullanımı, Hollanda ve Almanya gibi Avrupa ülkelerine kıyasla pilot projelerle sınırlı. Avrupa’da tarımda YZ pazarı 2023’te 1,2 milyar doları buldu, Türkiye ise bu alanda yatırımlarını artırma yolunda ilerliyor. YZ’nın yaygınlaşması için eğitim, altyapı ve kamu-özel iş birliği kritik bir öneme sahip.

ETİK VE SOSYAL BOYUTLAR

Yapay zekanın tarımdaki yükselişi, fırsatlarla birlikte ciddi sorumluluklar getiriyor. Ancak, bu fırsatlar, herkes için eşit oranda değil. Küçük çiftçilerin YZ teknolojilerine erişimi, yüksek maliyetler, eğitim eksikliği ve altyapı yetersizlikleri gibi engeller nedeniyle sınırlı kalabiliyor. Örneğin, Hindistan’da YZ tabanlı tarım araçlarına erişenlerin çoğunluğunu, büyük ölçekli üreticiler oluşturuyor.

Türkiye’de de benzer bir durum var: Küçük ölçekli çiftçiler, TARBİL veya DİTAP gibi platformlara erişimde zorlanıyor.
Veri gizliliği, bir başka önemli endişe. Tarımsal veriler, toprak analizlerinden mahsul verimine kadar hassas bilgiler içeriyor. Bu verilerin kötü amaçlarla kullanımı, örneğin, büyük tarım şirketleri tarafından çiftçilerin aleyhine fiyat manipülasyonu için kullanılması riskini doğurabilir.

Otomasyonun iş gücü üzerindeki etkisi de göz ardı edilemez. Örneğin, Hindistan’da YZ destekli otomasyon, bazı bölgelerde tarım işçisi talebini yüzde 20 azalttı (FAO, 2023). Türkiye’de, tarımda çalışan 4,9 milyon kişinin büyük kısmı düşük vasıflılardan oluşuyor; bu grup, otomasyonun en çok etkilediği kesim olabilir.

Bu nedenle, YZ politikalarının eşitlikçi ve kapsayıcı olması şart. Küçük çiftçilere teknoloji erişimi için sübvansiyonlar, kooperatif modelleri ve mobil eğitim programları gibi çözümler geliştirilmeli.

GELECEKTE BİZİ NELER BEKLİYOR?

Yapay zeka 2030’a kadar küresel gıda krizini hafifletebilir. FAO, tarımda üretkenliği yüzde 30 artırarak 2050’de 9,7 milyar insanı beslemenin mümkün olduğunu öngörüyor. Türkiye, bu vizyonda bir merkez olabilir. Üniversitelerle iş birliği, agritech startup’larına destek ve çiftçi eğitim programları, YZ’nın yaygınlaşmasını hızlandırabilir. Örneğin, Ege Üniversitesi’nin tarım teknolojileri laboratuvarları, YZ tabanlı yenilikler için bir üs olabilir.

Tarım, artık yalnızca toprakla değil, verilerle işleniyor. Türkiye’nin bu devrimi hızlandırması için daha fazla Ar-Ge, eğitim ve iş birliği gerekiyor. Gelecek, tarlada yazılıyor ve bu kez senaryo, algoritmalarla şekilleniyor.

Sorularınız için: [email protected]

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yenilenmenin-en-ideal-orani

Yenilemenin en ideal oranı!

cevik-olmadan-basarili-olunmaz

Çevik olmadan başarılı olunmaz