in , ,

Z Kuşağı ve Aşk Markalarının Stratejisi

Lovemarks’ın yaratıcısı Kevin Roberts, sorularınızı yanıtlıyor.

Kevin Roberts

Bütün dünyada Z Kuşağı diye yeni bir jenerasyon var ve bu kuşak şirketler için çok önemli… Özellikle Aşk Markaları için bugün ve gelecekte Z Kuşağı çok önemli.

Z Kuşağı, güçlü dijital bağlarla yetişti. Cihazlarıyla birlikte yaşıyorlar. Bağlantı, işbirliği ve yaratıcılığa gerçek bir inanç duyuyorlar. Irk ve etnik çeşitliliğe sahipler ve sosyal adalete büyük önem veriyorlar. Bu özellikleri nedeniyle önceki bütün kuşaklardan çok farklı yapıya sahipler.

Bir markanın, “aşk markası” olabilmek için “doğru şeyleri”, “doğru şekilde”, “doğru zamanda” yapması gerekiyor… Sadece marka/kategori açısından değil, toplumsal/kültürel açıdan da bunlar önemli… Markalar, yalnızca gerçeklik ve eylem yönünde pozisyon aldıklarında sevilebilir; Z Kuşağı için eylem, kelimelerden daha önemli. Ve aşk markaları Z Kuşağı’nın kullandığı dijital platformlarda önemli bir rol oynayacaktır; bu etkileşimde pozisyon alacaklardır. Aksi halde kuşakla iletişimlerinde sıkıntı yaşayacaklar.

YENİ NORMALE İNANIYOR MUSUNUZ?

Covid-19 döneminde böyle bir kavram ortaya çıktı. Bu dönemde her şeyin değişeceği, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı konuşuluyor. Bana göre “Yeni normal” diye bir şey olmayacak.
Önümüzdeki 3 yıl boyunca dört ana meydan okumayla karşı karşıya kalacağız. Bunları da şöyle sıralamam mümkün:

1. Sağlık
Bir aşı bulunana ya da virüs mutasyona uğrayıp zayıflayana kadar bu konuyu konuşacağız.

2. Sosyal
İzolasyon, zihinsel sağlık, milliyetçilik ve ırkçılık önemli sorunlar olarak gündemde kalacak.

3. Ekonomi
Resesyon, işsizlik, sermaye yetersizliği, şirketlerin kapanması.

4. Etik liderlik
Siyasi liderliğin tüm zamanların dip noktasında olduğu bir dünyada, mükemmelden uzak tercihler yapmak zorunda kalacağız.

Bu süre boyunca ana mesaj, yeni bir normalin ortaya çıkmamasına hazırlıklı olmaktır, bence. Bunun yerine bahsettiğim dört gündem tükenene kadar yeni bir “anormale” hazır olmalıyız. Bir şirketin yoluna devam etmesi için şu motto hayati önemde olacak:
“Adapte ol – Doğaçlama yap – Üstesinden gel.”

GİZEM, DUYGUSALLIK VE YAKINLIK

Teknoloji, tüketici talepleri ve iş modellerindeki büyük değişim ile Covid19’a rağmen aşk markası olmayı sürdürmeyi başaran markalara birkaç örnek verir misiniz?
Aşk markaları kişiseldir. Benim aşk markalarım arasında şunlar var: Tommy Bahama, Mont Blanc kalemleri, Adidas, Aman Resorts (özellikle Bodrum), Manchester City, Booths marketleri, Yeni Zelanda’daki All Blacks takımı, Apple, Barca Velha şarapları, Hydra, Chanel ve Fast Company!!!
Bunların hepsi gizem, duygusallık ve yakınlık sunuyor.

“Influencer”lar (sosyal medyadaki fikir önderleri) ve “influencer marketing” için ne düşünüyorsunuz? Şirketler için hâlâ işe yarıyor mu?
Dijital bir dünyada, evet, etkin olabilir; marka tescillerinin uygun ve güvenilir olduğunda büyük ve güçlü olması gibi…

Büyük bir şirketin CMO’su olsanız, gündeminizde hangi konular olurdu?
Zor, üst düzey bir soru. Aklın ötesinde nasıl sadakat yaratabilirim?

Sorularınızı iletmek için: info@fastcompany.com.tr

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 ayda 3 yıllık yol

Paypal’ın ileri adımı