in

Uzak durmanız gereken 7 şirket!

Bu şirketlerden herhangi birinden gelen iş teklifine “evet” demeden önce bilmeniz gerekenler…

Fotoğraf: Joshua Ness/Unsplash

YAZI AMY ELISA JACKSON

OKUMA SÜRESİ 6 DAKİKA

Ne kadar yana yakıla aradığınız veya mevcut işyerinize karşı ne kadar öfkeli olduğunuz fark etmez. Bazı şirketlerde çalışmamak, sizin için çok daha iyi. Maaşı iyi olsa, üstleneceğiniz rol çok çekici olsa ve hatta arkadaşlarınız bile denemeye değer olduğunu söylese dahi, kötü bir şirketteki görevi kabul etmek, kariyer basamaklarında tökezlemenize, hatta gelecekteki başarınızı riske atmanıza sebep olabilir.

Peki, hangi şirketlerden uzak duracağınızı nasıl bileceksiniz? Glassdoor’da parmakla göstermeyi sevmeyiz, çünkü her şirket, değişim için gerekli araçlara sahiptir. Ancak yine de, camına, “Başvurmayın” yazılı neon bir tabela asmaları gereken 7 şirket türü var.

1. Çalışanlarını devamlı kaybeden şirketler

İşaretler: Şirketin internet sitesinde, sürekli kritik roller için açılan ilanlar.

Durum ne kadar kötü? Şirket, her altı ayda bir yönetim veya liderlik kademelerinde, aynı önemli roller için arayış içinde olmamalı. Eğer öyleyse, şirket “işe al ve işten çıkar” döngüsüne düştü demektir. Bu, birkaç şeye işaret edebilir. Birincisi, liderlik için gerekli standartlar çok değişken olabilir ve bir adaydan beklenen belirli niteliklere ulaşmak zor olabilir. İkincisi, şirketin kültürü kötü olabilir ve bu da, yeni işe alınan kişiler ne kadar yetenekli olursa olsun, onları elde tutmayı neredeyse imkansız kılar. Üçüncüsüyse, tıpkı yetenekler gibi, üst düzey hedefler de kısa süreli olabilir.

Ne yapılmalı? Çalışanların işten ayrılma oranının yüksek olduğu şirketler, vadettiklerini yerine getiremez ve zaman kaybından başka bir şey olmayabilir.

2. Kültür çatışmalarına sahne olanlar

İşaretler: Olumsuz çalışan değerlendirmeleri, gerçek çalışan deneyimine yeterince odaklanmama, sorularınızı geçiştiren işe alım yetkilileri.

Durum ne kadar kötü? Zayıf bir şirket kültürü, her şeyi mahvedecek bir şey gibi görünmese de aslında öyle olmalıdır. Kısa süre önce, şirket kültürünün halkın algılarını nasıl yerle bir ettiğine birkaç örnekte şahit olduk. Bir şirketin zayıf kültürü halkın algısına zarar vermese bile, kariyeriniz için kötü olabilir. Olumlu bir şirket kültürünün finansal performansı ve üretken bir işgücünü de beraberinde getirebileceği gayet iyi bilinen bir gerçek. Dolayısıyla, olumsuz bir kültür de bu etkinin tam tersini yapabilir.

Ne yapılmalı? Pinpon turnuvalarından bahsetmeden duramayan ama çalışanlarıyla, deneyimleri hakkında konuşmanıza izin vermeyen şirketlerden uzak durun. Kültür hakkındaki soruları geçiştiren şirketlerle yaptığınız mülakat tartışmalarını bitirmeyi düşünün. Ayrıca, “çok çalışma”yı günde 15 saat çalışmak ve hafta sonlarını uzun e-postalarda geçirmek olarak tanımlayan yerlere hiç düşünmeden “hayır” deyin.

3. Sesi uzaktan hoş gelenler

İşaretler: Pazarlama materyallerinde ve tanıtımlarda ideal ve güzel imgeler kullanılsa da günlük operasyonlar, göz alıcı olmaktan uzaktır. Yalnızca liderlerin, ofis olarak görülebilecek alanları vardır, çalışanlar dandik kabinlere dağılmıştır, ışıklandırma kötüdür, teknoloji 90’lardan kalmadır. Ve mola odası… Ondan hiç bahsetmeyelim.

Durum ne kadar kötü? Hepimiz, caddenin kenarındaki el değmemiş çimlerin içindeki, her zaman yeni boyanmış gibi görünmeyi başaran renkleriyle, muazzam güzellikteki evleri görmüşüzdür. Bu evlerin sesi, uzaktan hoş geliyor. Evler bütün komşuların kâbuslarını süslüyor ve milyonlar değerindeymiş gibi görünüyor. Ancak, uzaktan bu kadar hoş görünen bir eve hiç girdiniz mi? Gerçekten çok etkileyici bir mahallede değilseniz, büyük olasılıkla bu evlerin içleri, pek de ideal olmayabilir. Bu durum, tüm en iyi yayınlarda yer alan, en havalı web sitesine, en modern reklam kampanyalarına ve pazarlama materyallerine sahip şirketler için de geçerli olabilir. Ancak içeriden birileri, size başka bir hikaye anlatabilir.

Ne yapılmalı? Bir şirkete başvurmadan önce kendi değerlendirmenizi yapın. Ofislerinin içine bakın, nasıl yerlerde çalışıldığını anlayın ve haftanızın 40, hatta daha fazla saatini geçirmek isteyeceğiniz bir yer olup olmadığını düşünün.

4. Ağır toplar

İşaretler: Çok fazla yönetici beyin fırtınası yapıyor, çok az çalışan icraattan sorumlu.

Durum ne kadar kötü? Uzun vadeli çalışan memnuniyetinin üç temel unsuru; kültür ve değerler, kariyer fırsatları ve kıdemli liderlere duyulan güvendir. Ancak bu, tüm odağın üst düzey yöneticileri bir şirkete çekmeye yöneltilmesi gerektiği anlamına gelmez. Elbette olağanüstü bir liderliğe sahip olmak önemlidir, ancak bir şirketin değerlendirmelerini okuduğunuzda, liderlik kademelerinde olmayan çalışanlara ne kadar vurgu yapıldığına dikkat edin. Tüm ekip üyeleri önemlidir ve bunun, şirketin çalışan değerlendirmelerine ve işe alım uygulamalarına yansıdığını görmelisiniz.

Ne yapılmalı? Kendinize şunu sorun: Kimler içeriden terfi ediyor? Yoksa dışarıdan adaylar mı kilit pozisyonları dolduruyor? Neden şirketteki kıdemli başkan yardımcılarının sayısı 10 iken yalnızca 100 çalışan var? Bu soruların cevapları sizi şaşırttıysa, çok fazla sayıda ağır topun bulunduğu bir şirketle karşı karşıya olabilirsiniz.

5. Sürekli vaatlerde bulunanlar

İşaretler: Karşılanmayan şirket beklentileri, çalışanların CEO’ya güvenmediğini bildirmesi, markanın vaatlerini yerine getirememe.

Durum ne kadar kötü? Çoğu şirket, içinde bulunduğumuz şeffaflık çağında eksiksiz, sağlam ve rekabetçi paketlerle en iyi yetenekleri çekmesi gerektiğinin farkındadır. Bunu yapabilmek için de sözler verirler. Şirketler söz konusu rol, ücret paketi, kültür ve marka konusunda vaatlerde bulunurlar. Üstelik şirketlerin, ana iş stratejilerinin yansıması olan bir marka vaadi de vardır. Ancak vaatlerle ilgili sorun şudur ki, şirketler bunları yerine getirilemeyebilir. Sürekli vaatlerde bulunan şirketlere karşı dikkatli olun.

Bunu, bir terfi örneğiyle somutlaştıralım. XYZ şirketindeki patronunuz, sıkı çalışmanıza ve şirkete verdiğiniz değere dayanarak, size bir terfi vaat ediyor. Yeni rolünüz ve tabii ki artan maaşınız, sizi heyecanlandırmaya başlıyor. Ancak bir ay geçiyor ve kimseden bir ses çıkmıyor. Süreci takip etmeye başlıyorsunuz ve patronunuz, sizi İK’ya yönlendiriyor. İK’dan aldığınız tek karşılık, boş bakışlar ve omuz silkme oluyor. En sonunda, haftalar sonra terfinizin ertelendiğini belirten bir e-posta alıyorsunuz. Yerine getirilmemiş bu vaat karşısında iç çekiyorsunuz.

Ne yapılmalı? Şirketten ayrılmayı düşünün. Bir şirket, ancak marka vaadi ve çalışanlarının duyduğu güven kadar iyidir. Bu ikisi olmadan, başarısız olmaya mahkûmdur.

6. Yerinde sayanlar

İşaretler: Öğrenme fırsatlarının olmaması, mentorluğun teşvik edilememesi, başvurduğunuz rolden çok çok azını yapıyor olmanız.

Durum ne kadar kötü? Hayalinizdeki firmadan veya şirketten iş teklifi aldınız. Maaşı uygun, rol mükemmel ve gelecekteki iş arkadaşlarınız işten sonra kesinlikle bira içebileceğiniz insanlar. Öğrenme ve gelişme adına sunulan bir şey yoksa ne olmuş? İşe alım müdürü gelecekteki hedeflerinizle ilgili sorularınızdan kaçtıysa ne olmuş? Önemli değil, değil mi? Pek sanmıyorum. Yerinde sayan bir şirket de uzak durmanız gereken bir şirket, zira bu tür şirketler için, uzun vadeli kariyer hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmak pek önemli değildir. Bu tür şirketler, çok spesifik bir iş türü arayan bazı kişiler için uygun olabilirse de, çoğu kişiyi çıkmaz sokağa götürür.

Ne yapılmalı? Yerinde sayan bir şirkette çalışmak, büyük olasılıkla 12 ila 18 ay içinde tekrar iş aramaya başlayacağınız anlamına gelir. Yerinde saymak, gelişmenin durması demektir; kariyerinizin gelişimi dursun istemezsiniz.

7. Dümensiz gemiler

İşaretler: Geleceğe dair açık ve net planların olmaması, çalışanların uzun vadeli hedefleri bilmemesi, kıdemli liderlerin yeterince iletişim kurma konusunda başarısız olması.

Durum ne kadar kötü? Elzem olmayan birçok yenilik yapan, ancak net bir yönden yoksun olan dev şirketlere dikkat edin. Bu şirketler, zamanla kaçınılmaz biçimde, buzdağlarına veya büyük zorluklara çarpabilir ve batma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Şirketler finansal olarak ne noktada oldukları ve hangi yöne doğru gittiklerini düşündükleri konusunda açık sözlü olmalı ve karşılaşılabilecek herhangi bir büyük zorluk hakkında konuşmaya razı olmalıdır. İşe alım ekibi, şirketin hangi yöne gitmek istediğini açıkça tartışamazsa bu, büyümeye yönelik bir planlarının olmadığına ve şirketin çalkantılar yaşayabileceğine dair bir ipucu olabilir.

Ne yapılmalı? Bir şirket, medyada ne kadar umut verici görünürse görünsün veya şirketin en son ürünü hakkında ne kadar çok konuşulursa konuşulsun, değer önerisi ve tahmini net değilse, şirketin kazandıracak bir stratejisi yoktur.

YAZAR HAKKINDA Amy Elisa Jackson, yaşam tarzı ve eğlence alanında gazetecilik, içerik yöneticiliği ve sosyal medya stratejisi uzmanıdır. Glassdoor.com’da yayın yönetmeni olarak çalışmaktadır. Stanford mezunudur. Levo League ve Facebook için içerik üretmektedir.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

e-ticaret

E-ticaret kârı yiyor!

tolga-tatari

Tolga Tatari: “2023 yılında ABD’ye gireceğiz”