in , ,

Şirket Doktoru

Şirketler için yeni dönem stratejileri

M. Rauf AteşFast Company Türkiye Kurucusu
M. Rauf Ateş Fast Company Türkiye Kurucusu

KAZANILAMAYACAK OYUN OYNAMAK!
Çok uzun yıllardır iş ve ekonomi yayıncılığında olmamın verdiği avantajla Türkiye’deki şirketleri yakından izliyorum. Onlarca iş insanı tanıdım, bazı şirketlerin kuruluş aşamasına tanıklık ettim. Bu süreçte dergilerimizde geniş yer verdiğimiz, “başarı hikâyesi” olarak anlattığımız şirketlerden bazılarının ne yazık ki zamanla yok oluşunu da izledim. Özellikle 1980’lerin ve 1990’ların yıldız şirketlerinin bir kısmının bugün nerede olduğu hakkında fikrim bile yok.

Beni geçmişe götüren ise ünlü yönetim uzmanı Simon Sinek’in okuduğum bir yazısı oldu. “Sonsuz Oyun” adlı kitabın da yazarı olan Sinek, “kazanamayacakları bir oyun gerçeğine rağmen” pek çok iş insanının sanki 1 numara olacaklar gibi hayatlarına devam ettiğine dikkat çekiyor: “Kendilerinin ‘en iyi’ ya da ‘bir numara’ oldukları iddialarını sürdürmeye devam ediyorlar. Üstelik bu düşünce yapısı günümüzde oldukça yaygın. Bir şirket kendisini en iyi ya da bir numara ilan ettiğinde, rakamları nasıl yorumladığını görmek için mutlaka raporlarının detaylarına bakarım. Geçmişte bunun çok sayıda örneğini gördüm.” Sinek’e göre iş dünyası bu anlayıştaki şirketlerle dolu. Kazanamayacakları belli olmasına rağmen stratejilerini değiştirmeden yollarına devam ediyorlar. Sinek, 1 numara olmak için birkaç önemli konunun altını çiziyor:

Bazı şirketler hizmet verdikleri müşteri sayısına odaklanır. Bazıları hisse performansını ve kârlılığı önceliklendirir. Kimileri ise çalışan bağlılığını ve kurumsal kültürü temel başarı ölçütü olarak görür. Bu hedefler doğrultusunda ilerlerler ama kendilerini hiçbir zaman “kazanan” ilan etmezler. Çünkü onlar için oyun hiç bitmez. Türkiye’de ise yıllar boyunca kendisini “lider”, “bir numara” ya da “dünya devi” olarak tanımlayan çok sayıda şirket gördük. Ancak bugün o şirketlerin bir bölümü artık yok.

Suna Kıraç
Suna Kıraç

SUNA KIRAÇ VE SİSİN DAĞILMASINI BEKLEMEMEK!
Vehbi Koç’un kızlarından merhum Suna Kıraç, 3 Haziran doğumluydu. Haziran sayısında kendisini rahmetle anmak istedim. Erken denebilecek kadar genç bir yaşta iş hayatından uzaklaşmak zorunda kaldı, ardından da aramızdan ayrıldı.

Kendisini tanıma ve dinleme şansını yakalamıştım. Kendi ifadesiyle, “Vehbi Bey’e en çok benzeyen çocuklarından” biriydi. Arçelik’in büyümesinde, globalleşmesinde büyük payı vardı.

Allah rahmet eylesin, ülke ekonomisine bakışı da babası merhum Vehbi Koç gibiydi. Bu yaklaşımı anlatan kısa bir değerlendirmesini “önemli” notlarım arasına almışım. Yatırıma ve ülkeye bakışını göstermesi açısından paylaşmak istedim:

“Bizim yatırım stratejimiz için şöyle bir benzetme yapabiliriz: Varmak istediğiniz bir hedef var ve oraya erişmek üzere yola çıkmışsınız. Önünüze yoğun sis inmiş. Yolun bir metre ilerisini göremiyorsunuz. Ancak, hedefe de bir an önce varmak istiyorsunuz. Bu gibi durumlarda yolu bilen usta şoförler kenara çekilip sisin dağılmasını beklemezler. Temkinli ve yavaş bir şekilde, önceden bildikleri yolda devam ederler.

Biz Koç Topluluğu olarak Türkiye’ye ve potansiyeline güveniyoruz. Planlarımızı önümüzdeki yoğun sise göre değil, ufuktaki parlak geleceğe göre yapıyoruz.”

VERİ VE BEYİN YORGUNLUĞU!
Milattan önce 3000 yılında dünyada üretilen toplam veri miktarının, taş tabletler ve çeşitli çizimler de dahil olmak üzere, yaklaşık 1 gigabyte düzeyinde olduğu tahmin ediliyor. Bu da kabaca 4 bin kitaba denk geliyor. Bu bilgiyi ünlü düşünür Peter Diamandis’ten dinledim. Bu saptamadan sonra günümüze geliyor ve 2025 yılında ulaşılan veri miktarının 191 zettabyte’a eşit olduğunu hatırlatıyor. Yani yaklaşık 191 trilyon gigabyte… Diamandis’e göre bu veri seli insan beynini bir yandan geliştirirken diğer yandan ciddi biçimde yoruyor. “Beynimiz yaklaşık 150 kişilik bir kabiledeki ilişkileri ve bilgileri takip edecek şekilde evrimleşti. Şimdi ise hiçbir insanın başa çıkmak üzere tasarlanmadığı büyüklükte bir veri fırtınasını işlemeye çalışıyor. Kendinizi sürekli yorgun hissetmenizin nedenlerinden biri de tam olarak bu.”

Yazar: Rauf Ateş

Fast Company Türkiye Kurucusu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

RICE zihniyeti, pazarlamanın yeni oyun planı

Yapay zekada Chro’ların yanlış sorduğu soru