in , ,

Bir sonraki CFO’nuz yapay zeka mı?

Finansal yazılımları bir “zeka sistemi”ne dönüştürme vizyonuyla hareket eden Intuit CTO’su Alex Balazs, otomasyonun sınırlarını, yapay zeka çağında güvenin neden hâlâ en kritik mesele olduğunu ve şirketlerin finans fonksiyonunu nasıl yeniden tasarlaması gerektiğini Fast Company Global edisyonuna anlattı.

Alex Balazs, yirmi yılı aşkın süredir Intuit bünyesinde çalışıyor. Kariyerine, finansal iş akışlarını internete taşımak hâlâ deneysel bir fikir olarak görülürken, QuickBooks Online’ın ilk versiyonları üzerinde çalışan bir mühendis olarak başladı. Bugün ise CTO olarak, çok daha radikal bir dönüşüme liderlik ediyor: Finansal yazılımları kullanıcı adına düşünebilen ve hareket edebilen sistemlere dönüştürmek.

Intuit CTO’su Alex Balazs
Intuit CTO’su Alex Balazs

Alex Balazs, Fast Company’ye verdiği röportajda, “Bu yaklaşım, yapay zekanın hızını ve ölçeğini, insan muhakemesi ve hesap verebilirliğiyle birleştiriyor” diyor.

On yıllar boyunca finansal yazılımlar birer kayıt defteri gibi çalıştı; işlemleri kategorize etti ve geçmişte ne olduğuna dair raporlar üretti. Ancak bu model artık kırılmaya başlıyor. Yapay zekadaki gelişmeler, bu kategoriyi gerçek zamanlı yorumlama ve aksiyona doğru itiyor. Yazılımlar artık yalnızca kayıt tutmak yerine görevleri yerine getiren ve iş akışlarını yöneten sistemlere dönüşüyor.

Bu dönüşüm beraberinde temel bir gerilim getiriyor. Finansal sistemler hassasiyet, hesap verebilirlik ve denetlenebilirlik gerektirir. Yapay zeka sistemleri ise olasılıksal çalışır; çıktıları kesinlikten ziyade olasılıklara dayanır. Riskler arttıkça, makinelerin finansal kararlar almasına duyulan güven de daha büyük bir sorunhâline gelir.

Intuit, bu boşluğu agresif şekilde doldurmaya çalışıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (SMB) için muhasebe yazılımı pazarının yüzde 60’ından fazlasını kontrol eden şirket, finansı “zeka sistemi” olarak tanımladığı yeni bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. Bu sistem, finansal bağlamı anlayan ve buna gerçek zamanlı olarak aksiyon alan sürekli çalışan bir katman olarak kurgulanıyor.

Şirketin platformu, 180 petabaytlık veri altyapısı üzerinde günde yaklaşık 60 milyar makine öğrenimi tahmini işliyor ve yaklaşık 100 milyon bireysel kullanıcıya ve 10 milyon KOBİ’ye hizmet veriyor. Bu strateji büyümeye de yansımış durumda. Intuit, son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 17 artışla 4,7 milyar dolar gelir açıkladı. Faaliyet kârı ise GAAP bazında yüzde 44 arttı. Şirket, platformunun yıllık yaklaşık 890 milyar dolarlık para hareketine ve 336 milyar dolarlık bordro yönetimine aracılık ettiğini belirtiyor.

Balazs liderliğinde Intuit, modelleri, veriyi ve iş akışlarını bir araya getirerek görev odaklı ajanlar oluşturan “Generative AI Operating System” (GenOS) adını verdiği bir yapı geliştirdi. OpenAI ve Anthropic ile yapılan iş birlikleri sayesinde şirket, bu yetenekleri dış yapay zeka ekosistemlerine entegre ederken müşteri verisi üzerindeki kontrolünü koruyor.

Yine de temel soru değişmiyor: Eğer yapay zeka bir CFO gibi otonom çalışmaya başlarsa, bir şeyler ters gittiğinde sorumluluk kime ait olacak? Fast Company ile yaptığı söyleşide Balazs, cevabın tam otomasyonda değil; yeni bir güven mimarisinde ve insan uzmanlığının giderek otonomlaşan bu sistemlerdeki rolünün yeniden tanımlanmasında yattığını savunuyor.

Yapay zeka ajanları muhasebe, vergi hazırlığı ve nakit akışını otonom şekilde yönetirken, destek ile yetki arasındaki sınırı nerede çiziyorsunuz? Ve işletmeler, doğası gereği olasılıksal olan sistemlere bu düzeyde karar alma yetkisi vermekte ne kadar rahat olmalı?
Kritik karar alma süreçlerinde nihai kontrol her zaman müşteridedir ve bu kararları verebilmeleri için gerekli veriler kendilerine sunulur. Intuit platformunda “sizin yerinize yapılan” deneyimler geliştirmeye devam ederken, müşterinin izniyle işlerin yapıldığı, yapay zeka destekli uzman platformu üzerinden çalışan yeni yetenekler oluşturuyoruz. Gücü her zaman müşterilerimizin elinde tuttuk. Bu yaklaşım bize kalıcı bir rekabet avantajı sağlıyor çünkü finansal görevlerde müşteriler için en önemli şey, yüksek riskli kararlarında tam güven duygusunun oluşmasıdır. Tescilli verilerimiz, alan odaklı yapay zeka platform kabiliyetlerimiz ve insan zekasını bir araya getirerek oluşturduğumuz “zeka sistemi”, on yıllara dayanan güvenilir tescilli veri üzerine inşa edilmiş deterministik modeller kullanır. Intuit Intelligence, yanıtlarını kendi veri altyapısına dayandırır ve kullanıcı adına aksiyon alabilir; bunu otomasyon yoluyla ya da yapay zeka destekli güvenilir bir insan uzmana devrederek gerçekleştirir. Bu, genel büyük dil modellerinden değil, gerçek finansal deneyimlerden beslenen bir zekadır.

Sektör tam otomasyona doğru ilerlerken neden insanları finansal iş akışlarının merkezinde tutmaya devam ediyorsunuz? Bu devir noktası tam olarak nerede gerçekleşiyor ve insan katmanının gerçekten bir güvenlik mekanizması olarak kalmasını ne sağlıyor?
Finansal iş akışlarında yalnızca yapay zekanın yeterli olmadığını öğrendik. Müşterilerin psikolojik olarak bilançoya kadar izlenebilen bir “veri izi” görmeye ihtiyacı var.

QuickBooks Live hizmetimiz, yapay zeka ile birlikte büyüyor çünkü insan uzmanlar “alan uzmanı kontrolü” sağlayarak insan zekasının gücünü ortaya koyuyor. Yapay zeka yüksek hacimli sınıflandırmaları üstlenirken, insanlar doğruluğu garanti altına almak için bağlamsal “son kilometreyi” tamamlıyor.

Bizim sistemimizde sorgular sadece bir arama değil. “Konuşma tabanlı bir giriş kapısından” geçerek GenOS’u tetikliyor ve bu sistem, tescilli veriyi canlı işlem verileriyle birlikte analiz ediyor. “Güven açığını” ise “nasıl sonuca ulaştığını göster” yaklaşımıyla kapatıyoruz. Kullanıcıya bilançoya kadar uzanan bir veri izi sunuyor ve karmaşık görevleri canlı uzmanlara devrederek “çıkmaz sokak” oluşmasını engelliyoruz (örneğin vergi ve muhasebe işlemleri). Zeka sistemimizde gördüğümüz sürprizlerden biri de şu oldu: Kullanıcıların sadece muhasebe soruları sormasını bekliyorduk. Oysa QuickBooks’a yeni başlayan kullanıcılar, yapay zekayı tüm işlerini kurgulamak için kullanıyor; depo düzeninden çalışan el kitaplarına kadar pek çok konuda soru soruyorlar.

Sadece otomasyona güvenmek yerine; insan incelemesi, gözetimi ve geri bildirimini kullanıyoruz. Bu sayede yüksek etkili çıktıları doğruluyor, hataları yakalıyor, model performansını geliştiriyor ve zaman içinde daha iyi kararlar alınmasını sağlıyoruz.

Intuit, GenOS’u bir orkestrasyon katmanı olarak konumlandırıyor. Ancak sektör modelden bağımsız mimarilere doğru ilerlerken ve OpenAI ile Anthropic gibi partnerlerle çalışırken, asıl rekabet avantajı modellerden orkestrasyon ve veri sahipliğine mi kayıyor? Eğer öyleyse, rakipler ve bulut platformları benzer yetkinlikler geliştirirken bu katmanın standartlaşmasını ya da metalaşmasını ne engelliyor?
Generative AI Operating System’ı (GenOS), çok büyük bir sorunu çözmek için geliştirdik: Üretken yapay zekayı, tüm ürün ekiplerinin platformumuz üzerinde bu teknolojiyi güvenli ve sorumlu şekilde uygulamalara entegre edebileceği ölçekte erişilebilir kılmak.

Bugünün hızla evrilen teknoloji dünyasında, LLM’den bağımsız (LLM-agnostic) stratejimiz, Intuit mühendislerine en iyi ticari büyük dil modellerinden oluşan geniş bir katalogdan seçim yapma özgürlüğü sağlıyor (15’ten fazla model, 70’ten fazla versiyon) ve aynı zamanda kendi tescilli, özel eğitilmiş Intuit Financial LLM’lerimizi kullanmamıza imkân tanıyor.

GenOS; prompt injection, veri sızıntısı ve zararlı çıktılar gibi riskleri ele almak üzere tasarlanmış güvenlik katmanları (guardrails) içeriyor ve tüm bunlar daha geniş bir sorumlu yapay zeka yönetişimi çerçevesine entegre ediliyor. Platform ayrıca standartlaştırılmış çalışma zamanı (runtime) ve kullanıcı deneyimi katmanları kullanarak ekiplerin yapay zeka özelliklerini tutarlı biçimde geliştirmesini, izlemesini ve iyileştirmesini sağlıyor. Bu da ürünler genelinde daha güvenilir performans ve ölçeklenebilir, istikrarlı bir deneyim sunulmasına yardımcı oluyor.

Intuit; bireysel kullanıcılar, KOBİ’ler ve artık orta ölçekli şirketler segmentinde faaliyet gösterirken, ERP sağlayıcıları, fintech’ler ve bulut oyuncuları da kurumsal yapay zeka katmanını sahiplenmeye çalışıyor. Bu yarışta platformun temel farklılaştırıcısı ve gerçek “moat”u nedir? Yerleşik oyuncular kendi sistemlerine yapay zekayı entegre ederken ve hyperscaler’lar altyapıyı kontrol ederken, Intuit’in ortada sıkışmasını ne engelliyor?
Finansal hizmetlerde ajan tabanlı büyümenin yeni bir döneminin henüz başındayız ve bu, Intuit için önümüzdeki dönemde güçlü bir itici güç anlamına geliyor. Veri, yapay zeka ve insan zekası üzerine kurulu “service-as-software” yaklaşımı; güçlü çift haneli gelir büyümesi, artan marjlar ve yüksek müşteri etkisi sağlıyor. Bu da Intuit’in platform avantajını ortaya koyuyor — ve neden tam da bu an için doğru şekilde konumlandığımızı gösteriyor.

Yapay zeka ve insan zekasını bir araya getiren platform inovasyonumuz, büyümemizi hızlandırırken müşteriler için de önemli faydalar yaratıyor. İşletmelerin “lead-to-cash” süreçlerini uçtan uca yönetmesini sağlıyor, bireysel kullanıcıları ise kredi oluşturmadan varlık yönetimine kadar destekliyoruz — üstelik tüm bunları regüle bir ortamda gerçekleştiriyoruz. Biz sadece “veri kullanan” bir şirket değiliz; sorguları, platformumuzdaki her işletme için 625 bin finansal özellik ve 24 bin banka bağlantısı üzerinden temellendiriyoruz. Ölçek büyüdükçe iş modelimiz de güçleniyor: Daha fazla müşteriyle etkileşime girdikçe daha fazla içgörü elde ediyoruz; bu da önerileri, sonuçları ve her müşteri için yaratılan değeri iyileştiriyor. Bu süreç güçlü bir ağ etkisi yaratıyor ve rekabet avantajımızı pekiştiriyor.

Günde 60 milyar tahmin üretiyorsunuz ve bu süreç son derece hassas finansal veriler üzerine kurulu. Ancak en iyi modeller bile halüsinasyon üretebiliyor veya hata yapabiliyor. Neredeyse kusursuz doğruluk gereksinimi ile doğası gereği kusurlu sistemler arasındaki bu gerilimi nasıl yönetiyorsunuz? Bir yapay zeka ajanının verdiği finansal karar yanlış çıktığında nihai sorumluluk kimde oluyor?
Platformumuz, büyük ve yüksek kaliteli veri setlerimizden beslenen birden fazla ileri teknoloji kullanarak müşterilere doğru yanıtlar sunmayı ve halüsinasyon ya da hatalı/uygunsuz çıktılar riskini azaltmayı hedefliyor.

Yapay zekamız bir müşteriye yanıt verdiğinde ya da yönlendirme sunduğunda, bu yanıt Intuit’in yıllar içinde geliştirdiği derin uzmanlığa ve müşteriye 360 derece bakış sağlayan veri altyapısına dayanır. Bu sayede verilen yanıtın hem ilgili hem de müşterinin kendi verisiyle temellendirilmiş olması sağlanır.

Şirket, veri egemenliği konusunda net bir duruş sergileyerek müşteri verisini Intuit içinde tutarken aynı zamanda ChatGPT ve Claude gibi ekosistemlere entegre oluyor. Bu açıklık ile kontrol arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Ve modeller giderek ana arayüz hâline gelirken, tüm bu önlemlere rağmen platform katmanının görünmezleşmesi riski var mı?
Müşteriler, ChatGPT ve Claude gibi yapay zeka araçlarıyla ilişki kuruyor ve biz de onların ihtiyaç duyduğu noktada var olmak istiyoruz. Bu araçlar içinde Intuit yeteneklerini kullanan bireyler ve işletmeler, platformumuz tarafından desteklenen kişiselleştirilmiş içgörüler ve öneriler elde ederek belirli aksiyonlar alabiliyor.

Amacımız müşterilerimizin bulunduğu her yerde olmak ve aynı zamanda müşteri ilişkisini ve veriyi sahiplenmeye devam etmek. Güvenlik ve gizlilik platformumuz içinde sağlanıyor; kullanıcı Intuit hesabına giriş yaptığında ve talep ettiğinde, verilerini seçici biçimde kullanarak ChatGPT ve Claude içinde güvenilir ve doğru yanıtlar üretiyoruz.

Yapay zeka ajanları uygulamayı devralırsa, finans ekipleri de doğal olarak işi yapmaktan çok denetlemeye kayacaktır. Sizce geleceğin finans organizasyonu nasıl görünecek? Yapay zeka denetçileri ve sistem gözetmenlerinden oluşan bir dünyaya mı gidiyoruz, yoksa aşırı otomasyonun finansal sezgi ve okuryazarlığı zayıflatma riski var mı?
Yapay zeka, finans sektöründe şimdiden önemli bir büyümeye katkı sağlıyor. Özellikle veri odaklı dijital markalarda bu durum net şekilde görülüyor. Finansta yapay zekâ kullanan şirketlerin yaklaşık yüzde 92’si yatırım getirisinde (ROI) beklentilerini karşıladığını ya da aştığını belirtiyor.

Yapay zeka, ekiplerin ve organizasyonların nasıl çalıştığını ve rekabet ettiğini yeniden tanımlıyor. Finans içindeki rolü geliştikçe, zeka odaklı operasyonlara doğru açık bir kayma yaşanıyor. Ancak uzun vadeli başarı dengeye bağlı olacak. Sektör liderlerinin başarılı olabilmesi için insan yeteneğinden yararlanmaya devam etmesi gerekiyor. Aynı zamanda hesap verebilirlik ve sorumluluğu merkeze alan iç sistemler kurmaları da şart.

“Kritik karar alma süreçlerinde nihai kontrol her zaman müşteridedir. Bu kararları verebilmeleri için gerekli tüm veriyi sunuyoruz. Intuit platformunda ‘sizin yerinize yapılan’ deneyimleri geliştirirken, aynı zamanda müşterinin izniyle çalışan, yapay zeka destekli uzman katmanını da devreye alıyoruz.”

INTUIT’IN ‘ZEKA SİSTEMİ’ YAKLAŞIMI
KONTROL HER ZAMAN KULLANICIDA
Yapay zeka görevleri üstlense de nihai karar ve yetki müşteride kalıyor. Sistem, ‘sizin yerinize yapan’ değil, veri ve içgörüyle karar almayı güçlendiren bir yapı olarak kurgulanıyor.

YAPAY ZEKA + İNSAN = GERÇEK GÜVEN
Yüksek hacimli işlemleri yapay zeka yürütürken, insan uzmanlar ‘son kilometreyi’ tamamlıyor. Bu hibrit model, finansal süreçlerde doğruluğu ve güveni birlikte sağlıyor.

ŞEFFAFLIK
Sistem yalnızca sonuç üretmiyor; o sonuca nasıl ulaştığını da gösteriyor. Kullanıcıya bilançoya kadar uzanan bir veri izi sunularak ‘güven açığı’ kapatılıyor.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adidas nostaljiye dokunup ayakkabı satışlarını artırdı