in , , ,

Sıradaki yeni buluş

MIT Media Lab’den Doç. Canan Dağdeviren’in buluş stratejisi

Giyilebilir kalp pili çalışmasıyla adını duyuran, Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim insanı Canan Dağdeviren, şu sıralar MIT’de (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) çalışmalarını sürdürüyor. Buluş ajandasında “ALS” hastalığı ilk sırada yer alıyor. Ancak, teknolojiyle değişen sağlık alanında hep yeni fikirler aradığını söylüyor.

Yazı: ipek Koşan

Bütün dünya onu yakın zamanda gerçekleştirdiği “Giyilebilir kalp pili” buluşuyla tanıdı. Oysa, biz 2017 yılında katıldığı MIT (Massachusetts Institute of Technology ) Media Lab’ deki çalışmalarıyla yakından izliyoruz. Buluşlarının yanı sıra dünyanın önde gelen yayınları ile kuruluşlarının açıkladığı listelerde önemli sıralara girdiğini görüyoruz.

“Türkiye’nin gururla izlediği” bilim kadınları arasında yer alan Doç. Canan Dağdeviren, kendi deyimiyle, “Sevgileri yarınlara bırakmayan bir ailede” büyüdü. Bilime merakı ise dedesinin vefatını öğrenmesiyle başladı. Herkesin “imkansız olduğunu” söylemesine rağmen, küçük yaşta çakıl taşlarını parçalayarak atomları bulmaya çalışıyordu. Bu davranışı ailesinin bilime merakını desteklemesine katkıda bulunacaktı.

İlerleyen yıllarda babası ona Madam Curie’nin hayatını anlatan bir kitap hediye edecekti. “Sanıyorum, ondan etkileneceğimi düşünmüş olmalı” diye hatırlıyor o günleri. Kitabı okuyunca, “piezoelektrik” olgusunu keşfeden Madam Curie’nin kocası Pierre Curie’ye aşık olmuştu. Fiziğe olan ilgisinin artması da bu döneme denk geldi.

Ardından her genç gibi o da üniversite sınavına girdi. Fizik ve kimya gibi temel bilimlerden bir bölüme girmek istiyordu. Ancak, bir türlü karar veremiyordu. işte bu dönemde karşısına bir başka bilim adamı çıktı. işte o bilim adamı Canan Dağdeviren’in hayatını değiştiren kararı vermesine de neden olmuştu:

“İşte tam bu dönemde, Erdal İnönü ile Kocaeli Kitap Fuarı’nda tanıştık. çocuklarla sohbet etmeyi seven biriydi sanıyorum, çünkü annem ve babamdan çok, ben ve kardeşim Caner ile sohbet etmeyi tercih etmişti. Nerede okuduğumuzu ve ne olmak istediğimizi sormuştu. Tabii, ben de bu imkanı kaçırmayıp Türkiye’nin önemli teorik fizikçilerinden Prof. İnönü’ye kafamdaki soruları sormuştum. Bana, Anılar ve Düşünceler (1.cilt) isimli kitabını imzalayıp vermişti ve “Kitabı okuyunca, ne üzerine eğitim alacağına karar vereceğine inanıyorum” demişti. Caner’de de 2. cildi mevcut. Henüz bebek olan diğer kardeşim Emre’nin adına da 3.cildini imzalamıştı. Belki o sırada olayı tam kavrayamamıştım ama kitabı okumamla birlikte, hayatım derin bir şekilde değişti. Fizik eğitimi almaya karar verdim.”

Kararını, ilk ve kendi deyimiyle “koşulsuz” destekleyen ise annesi olmuştu. Böylece MIT’ye giden yolu açılan Doç. Dağdeviren, buluşçuluğa giden yolu, yeni keşi er yapmayı ve geleceği Fast Company Dergisi’ne anlattı:

CANAN DAĞDEVİREN Bilim insanı

İLK BULUŞUM VE DEDEM

Doktora süresince yapmış olduğum projelerden biri olan “Giyilebilir kalp pili” (PZT MEH) çocukluk hayalimdi. Dedem 28 yaşındayken kalp yetmezliği nedeniyle hayata veda etmiş. Ben bunu 5 yaşındayken öğrendim.

Çocukken, hayal yaşımı 28 olarak belirledim. 28 yaşıma gelene kadar kalp sorunları yaşayan hastalar için bir şey yapmak istedim ve kendi çapımda bunu yaptım. Belki şu an itibarıyla çok ufak bir adım ama inanıyorum ki ileride birçok uygulama alanı ile karşımıza çıkacak. Manevi açıdan böyle bir önemi var. Kendi hayalimi gerçekleştirdim ve hayalleri olan ama sorgulanan gençlere aynı zamanda örnek oldum.

GİYİLEBİLİR PİLİN ÖYKÜSÜ

“Giyilebilir kalp pili”, kalbin, akciğerin ve diyaframın hareketi ile elektrik enerjisi üreten ve bu enerjiyi depolayan esnek ve ultraince piezoelektrik entegre aleti anlatmakta. İnsan vücuduyla uyumlu plastik bir yüzeye tutturulan bu malzeme, saç telinden 100 kat daha ince olup kağıt gibi katlanıp bükülebiliyor.

Arizona üniversitesi Sarver Kalp Merkezi ile yürütülen ortak çalışma ile yapılan esnek alet, kalp boyutları insana yakın olan koyun, dana ve domuz üzerinde başarıyla denendi. Ayrıca, canlı metabolizmasıyla uyumunu kanıtlamak amacıyla yapılan kontrol deneyinde, fare kas hücrelerinin alet üzerinde sorunsuz büyüyebildiği görüldü. 20 milyon kere katlanıp büküldüğünde dahi mekanik olarak sağlamlığını koruyabilen alet, 3.8 volt`luk pile enerji depolayabiliyor. Bu teknoloji, günümüzde kullanılan boyutça büyük, maliyetli ve kalp ile herhangi mekanik yakınlığı bulunması mümkün olmayan teknoloji için yeni kapılar açıyor. Tamamen esnek, kağıt gibi katlanabilir-bükülebilir alet, kıvrımlı hatlara sahip organlar ile sıkı kontakt kurabiliyor. Bu sayede enerji verimliliği yüksek ve organların hareketini sınırlamayan bir sistem oluşturulmuş oluyor.

Günümüzde kullanılan kalp pillerinin 5 ile 7 yıl arasında ömürleri var ve pilin işlevini yitirmesi durumunda bütün mekanizmanın riskli bir ameliyatla değiştirilmesi gerekiyor. Fakat, tasarladığımız bu alet ile kalbiniz, akciğeriniz veya diyaframınız, kalp pili için gereken enerjiyi kendisi üretiyor.

KALP PİLİ YARATMA SÜRESİ

Giyilebilir olması, gerçekten de vücut ile uyumlu olması anlamına geliyor. Alışılmışın dışında bir tasarım bu. Kalın, kıvrımsız, esnek olmayan bir elektronik alet, esnek ve yumuşak olan biyolojik sistemler üzerinde hiçbir problem yaratmadan “giyilebiliyor”. Bu proje yaklaşık 3 yıl sürdü. Başlarda hızlı gidebilmek için yalnız çalıştım, olguyu gerçekleştirmeye çalıştım. Daha sonra, çıktığım bu yolculukta uzun yol alabilmek için kendi takımımı kurdum, tam 6 öğrencim vardı. Harika bir takım çalışması gerçekleştirdik.

Vücut/deri mekanik özelliklerini tespit eden cihazım ise, annemin fikriydi. Kullandığı yüz kremlerinin işe yarayıp yaramadığını tespit eden bir alet olup olmadığını sormuştu. Ben de sadece annemi değil, deri hastalıklarını da memnun eden bir alet tasarladım. Klinik denemeler, Arizona’da deri kanseri taşıyan hastalar üzerinde denendi; harika sonuçlar alındı.

BİLİM İÇİN SABIR ÖNEMLİ

İçinde bulunduğumuz dönemde en çok “Genom teknolojileri”, “İnsansız taşıtlar” ve “Yapay zeka” üzerine çalışmalar yapılıyor. önümüzdeki yıllarda da bu konuların öne çıkacağını düşünüyorum.

Bizim tarafta ise şu var: ALS hastaları için yaptığımız teknoloji, bitim aşamasında, yakında duyulacak. Bu projeyi anlatan kısa bir film de çekiyoruz; yönetmeni benim. Yaptığımız bilimi paylaşmak gibi insanca bir nedenimiz var, çünkü paylaştıkça büyüyeceğimizi biliyorum. Sabahattin Ali’nin de dediği gibi “insan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.”

Çalışmalar tamamlandıktan sonra, patentler alınıyor. Sonrasında daha geniş izinler alındıktan sonra insanlar üzerinde deneniyor. Bu uzun bir süreç; şu an kullandığımız birçok medikal teknoloji yıllar önce yapılmış deneyler sonucudur. Bu işte, çok çalışmak kadar sabır da önemli.

Kişiselleştirilmiş tıp yolda. Bugünün tıbbı, pijama tarzı biraz; annenizin, babanızın, sevgilinizin pijamasını giyebilirsiniz. Ama size bol ya da sıkı gelebilir. Fakat, gelecek tıbbının takım elbise tarzı olması bekleniyor: Kişiye uyan, kişinin tüm vücut bilgilerini etkili bir şekilde doktorlara aktarabilecek ve büyük veri toplayabilecek platformlar şeklinde olacak. Gelecek, vücuda uyumlu, konforlu ara yüz sistemleridir.

DAĞDEVİREN’DEN 6 ÖNERİ

1- Ben hiçbir şey çalışmadığı zaman Atatürk gibi düşünüyorum, motivasyonumu kendisinden alıyorum. İlmin yolunda yürümüş bir kişi, “Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin” demiş, daha ne desin!

2- İnsan kalmayı hayal ediyorum ben. insan kalabilen birey, yaptığı her eylemde adaletli emeği meydana getirir ve bu iman canlı/cansız ayırt etmeksizin herkesin işine yarar.

3- Bilim insanı kendini tanırsa, kendi için gerekli şartları kendi hazırlar veya yaratır. Benim için gerekenler: Sorgulanmadığım bir ortam, beni destekleyen sevdiklerim, tok bir karın ve türkü dinleyebileceğim bir kulaklık.

4- Günleri hafta sonu veya hafta içi diye gruplandırmıyorum; istediğim zaman çalışıyorum.

5- Sevdiğim işi yaptığım için başarısızlık gibi bir lüksüm olmuyor.

6- Yaşamayı ciddiye alıyorum ve sevgileri asla yarınlara bırakmıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Amazon’un insan uzmanı

Ceo’nun C’si