in , ,

Üçüncü kuşağın sağlıklı girişimi!

Asya Sadıklar, Gedik Holding’in üçüncü kuşak bireyi…Londra’daki üniversite eğitiminden sonra Türkiye’ye döndü, hem aile işine dahil oldu hem de yeni bir girişim başlattı. 2017’de kurduğu Gedik Sağlık için büyük hayaller kuruyor. Hedefinde e-ticaret, işi yeni alanlara genişletmek ve dünyaya açılmak var.

Gedik Sağlık nasıl ortaya çıktı?
Gedik Sağlık, sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme üzerine kurulmuş bir şirket. Şu anda ilk adımını Healin ile atmış bulunuyoruz. İlerleyen zamanlarda, bunu bir yaşam merkezi haline getirmeyi planlıyoruz. “Well-being” konseptini daha geniş bir biçimde işe dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Healin Food, ileride daha geniş çaplı bir işe dönüştürmeyi planladığımız sağlıklı yaşam konseptinin ilk adımı. İstanbul Nişantaşı’nda yer alıyor. Her alanda olduğu gibi bu alanda da işimize ciddiyetle yaklaşıyoruz. Sağlıklı, hijyenik ve lezzetli mutfağın öncüsü olmayı hedefliyoruz.

Londra’da, sağlıklı yemeğe çok merak sardım. Hep öyle beslenmeye çalıştım. Türkiye’ye geldiğimde de bu şekilde yemek yiyebileceğim bir restoran bulamıyordum. Healin, Türkiye’de açılmış ilk sağlıklı restoranlardan biri oldu.

Benim ilk girişimim. Bu trendin çok yaygın olduğu için çok rağbet göreceğini düşündüm. Londra’daki birçok şeyi Türkiye’ye getirmeye çalıştım. Bu şekilde başladık. Bu isteğimi aileme açtım. Onlar da beni destekledi. Şimdi tam zamanlı oradayım. Orayı büyütmeye çalışıyorum. Bu yıl üçüncü yılımızı tamamlayacağız.

Yenilik işin neresinde?
Artık sağlık ve beslenmenin arasında bir bağ olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sebeple insanın sağlıklı olmasına değer veriyoruz. Hem hijyen hem organik tarımla üretilmiş malzemelerden yapılmış yemekleri müşterilerimize sunuyoruz. Bizi tercih edenler bu bilinçte olan ve sağlıklı beslenen kişiler.

Menülerimizi mevsimsel olarak değiştiriyoruz. O yüzden menümüz yılda dört kez değişiyor. İçecek alanlarında sabit bir menümüz var. Mesela şu anki pandemi döneminde çok fazla önem kazanan shot’larımız var. Bu aslında benim de her sabah yaptığım bir rutinim. Zerdeçal, macha gibi farklı tozları ilk yurt dışında gördüm diyebilirim. Burada bulunmayan tozları bile -mesela Baobab tozu- buraya getirmeyi ve menümüze koymayı amaçlıyoruz.

Bizim bir farkımız da her zaman sertifikalı ürünler kullanıyor olmamız. Manavımız, aldığımız sebzeler ve kümes hayvanları, hepsi organik yetiştirilmiş ve sertifikalı ürünler. Masraftan kaçmak adına yanlış bir ürün satıp müşterilere sunmuyoruz. Yeni trendler var. Yeni çıkan bilgileri takip edip uzmanlarla görüşüp restoranımızı her zaman dinç tutmayı planlıyoruz.

E-ticaret ne zaman başlıyor?
Tüm dünyada ve tüm sektörlerde e-ticaret olmazsa olmaz. Biz de ürünlerimizi elektronik ortamda sunma niyetindeyiz. Şu anda bazı şirketlerle anlaşmalarımızı yaparak servise devam ediyoruz. Fakat kendi online platformumuzu hazırladık ve başlatmak üzereyiz. Önce seçili ürünlerle başlayacağız, sonra çeşitlerini artıracağız. Restoranda sunduğumuz, vegan, vejetaryen, şekersiz, glutensiz ürünleri elektronik ortamda müşterilere ulaştıracağız. E-ticaretin gerekliliği bir yana, Healin’in kuruluş amacında olduğu gibi burada da yeni bir dünyamız olacak. Şu anda dünya, dijital mutfak konseptini hızla benimsedi ve bu pandemi öncesinde başlayan bir trenddi. Healin Food isimli telefon uygulamamız bitme aşamasında. O şekilde başlayıp Türkiye’de her yere servis yapabilmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz Nişantaşı’ndaki restoranımızda hijyen koşullarında sunduğumuz sağlıklı ürünlerimizi ev konforunda da müşterilerimize sunabilmek.

3 yılın performansı
15 Mart’ta kapanma süreci yaşadık. Sonrasında sadece paket servis üzerinden satış yaptık. O yüzden ciromuzda 10’da 1 oranında bir düşüş oldu. Ama her geçen gün de online cironun arttığını söyleyebilirim. Günlük ortalama paket servisimiz 20-25 adet.

Teşvikiye çevresi Healin’i biliyor. Ama biz Instagram başta olmak üzere sosyal medya üzerinden ve başka platformlardan diğer müşterilere de ulaşıyoruz. Çevremizi planlı bir şekilde genişleteceğiz. Bu arada biz sadece yemek satmıyoruz, bir yaşam biçimi de vadediyoruz. Özellikle pandemi sırasında bu vaadimizi destekleyen çok güzel işler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.

Healin nasıl büyüyecek?
Healin’i bir dünya markası olarak kurmayı hedefledim. Franchise vererek yeni pazarlara girmeyi hedefliyoruz. Orta Doğu’dan çok talep alıyoruz. Ancak ben ilk olarak Londra’da bir mekan açmayı planlıyorum. Pandemi sonrası yurt dışı planlarımızı hızla hayata geçirmek niyetindeyim.

Sağlıklı yaşam konsepti çok hızlı gelişiyor. Biz bu gelişimin içerisinde rahatlıkla yer alabileceğimizi düşünüyoruz. Bunun için her türlü donanıma sahibiz. Ayrıca sağlıklı yaşam merkezi kurmayı da planlıyorum. 360 derece sağlıklı yaşama destek olmak hedefindeyim.

Aile şirketine geri dönmeden kendi başarımı elde etmek istiyorum. Kendi projem olan Healin’i çok daha fazla büyütmüş olmak isterim. Yurt dışında tanınmış, bilinmiş olmak isterim. Avrupa’nın diğer ülkelerinde olmak isterim. Wellness merkezini de bir noktaya getirmiş olmayı hedefliyorum.

“AİLE ŞİRKETİNDE DE DEVAM EDECEĞİM”
Ben üçüncü kuşağım. O yüzden hem dedem hem annem şirketlere sahip çıkma konusunu bana küçük yaşta aşıladılar. Bunun manevi değeri, benim için maddiyattan çok daha büyük. Dedemin başarı hikayesi, benim için sorumluluk konusunda her zaman itici güç oldu, bana kalpten çalışma isteği verdi. O yüzden aile şirketine devam edeceğim. Ama önce kendi alanımda bir şeyler yapmak istedim. O da Healin oldu.

Fotoğraf: Hüseyin Alsancak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dededen girişimci

Benim işletim sistemim: Akkök Holding YKÜ Alize Dinçkök