in

Ulaşım sektörünün geleceği, bir örnek otomobiller mi?

Otomobil endüstrisi, üreticiler müşteriye ne sundukları üzerine tekrar düşünmezse, uçak sanayisine daha fazla benzeyecek.

DEVIN LIDDELL (4 DAKİKALIK OKUMA)

Uçak endüstrisinin iki önemli özelliği var. Birincisi, dünyadaki uçakların yüzde 99’u iki şirket tarafından üretiliyor. İkincisi, yolcuların çoğu bindiği uçağın hangisi olduğunu bilmiyor ve çoğunlukla umursamıyor. Tuhaf bir şekilde, bu özellikler otomobillerin geleceği açısından önemli. Neden mi? Çünkü Boeing ve Airbus’ın mevcut durumu, o sektörün geleceğini yansıtıyor olabilir.

Otomotivin daha az marka ve modelin bulunduğu bir geleceğe doğru, havacılığın izinden gittiğine dair göstergeler var. Birçok otonom aracın prototipi, benzer şekillere sahip mobil kutular. Muji, Olli, Transdev, ve evet, Teague’yi düşünün… Otonom araç konseptlerinin içi de birbirine benziyor. Audi, Mercedes ve Volvo’daki yatan koltuklar ve çalışma masaları belirgin ortak özellikler. Hem iç hem dış tasarımdaki bu benzerlik, faydaya dayalı bir geleceğe işaret ediyor. Oysa arabalarla tarihimizde onları hem ulaşım aracı hem de kişiliğimizin pahalı dışa vurumları olarak görmüştük. Bu şekilde bakılmadığında, bir Lamborghini satın almanın arkasında mantıklı bir gerekçe olmayabilir.

Bütün bunların nereye gittiğini görmek zor değil. Ulaşım ağı şirketlerinin insanları arabalarından vazgeçerek bir yerden bir yere gitmeyi donanımdan çok hizmetle alakalı olarak düşünmeye davet ettiği bir dünyada, şehirlerde kullanılan taksi filolarını üretmek için birkaç şirket yeterli olacak. 911, Golf, Land Cruiser, Mini, Mustang, Wrangler ve daha binlerce modelin yaratıldığı “marka yaratma yüzyılı” yerini “otonom kutular çağı”na bırakacak.

Oysa bu gelecek kaçınılmaz değil. En az iki alternatif gelecek senaryosu var. Hangisinin gerçeğe döneceği, otomobil üreticilerinin 2030 yılı ve sonrası için tekerlekli kutuları aşan araçlar hayal etmeleri ve tasarlamalarına bağlı.

 

YENİ MODELLER İÇİN YENİ DÜŞÜNÜŞ BİÇİMLERİ

Ford, 2020 yılında Kuzey Amerika ürün portföyünü temel olarak kamyonlar, SUV’ler ve ticari araçlardan oluşturmayı planlıyor. GM de yakın gelecek için benzer bir vizyona sahip. Araç satışlarındaki mevcut duruma bakıldığında bu oldukça mantıklı. Öte yandan daha az çeşit otomobil tasarlamak ve üretmek, otomotiv endüstrisini bizim ihtiyaçlarımızı daha az sayıda şirketin karşılayabildiği bir geleceğe doğru götürüyor. Üreticiler bu senaryodan kaçınmak istiyorsa, farklı tür araçlar için yeni örnekler yaratmalı.

Onları geleceğe taşıyacak bir yol var. Otomobil üreticileri, bireysel sürücü ve yolculara daha az araba satacaklarını düşünüyorsa -ki bu kesin görünüyor- o halde şehirlere odaklanmak mantıklı. Bu potansiyel, şehir ve eyalet bazlı satış verilerinde zaten görülebiliyor. ABD’de Seattle, Denver ve Salt Lake City’de Subaru özellikle seviliyor. Baton Rouge ve Louisiana, güçlü arabaları seviyor. San Francisco Körfez Bölgesi hibrit otomobilleri seviyor; Oklahoma City ise sevmiyor. Porsche birçok kentte görece nadir ama Arizona’daki Tuscon’da daha az nadir. Kentler de müşteriler gibi otomobil seçiminde değerlerini, tutkularını, fonksiyonel ihtiyaçlarını yansıtmak açısından benzerlik gösteriyor. Seattle’ın Subaru sevmesinin gerisinde bu kentte yaşayanların dışarıda zaman geçirmekten hoşlanması, daha az karbon ayak izi bırakmak istemesi, farklı sporlara yönelmesi gibi nedenler var. Bu nedenle Outback ve Forester burada popüler.

İş ve tasarım açısından bakıldığında bu potansiyel heyecan verici. Çünkü belli tipteki şehirlere ve orada yaşayanlara dönük, özel olarak tasarlanmış araçları henüz keşfetmedik. Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa gibi bir kentte ihtiyaç duyacağımız araçlar, kuşkusuz Zürih gibi bir yer için tasarlanmış araçlardan çok farklı olacaktır. Elbette gezegenimiz üzerindeki her şehir için ayrı bir araç tasarlamak gerekmiyor. Ancak şehirlerin sosyal özellikler, büyüklük, arazi, hava koşulları gibi konulardaki çeşitliliği, birkaç otomobil markasından fazlasını gerektiriyor.

ARABALARI MEVCUT ALGIMIZIN ÖTESİNE TAŞIMAK

Bizim için mobil kutulardan fazlasını tasarlamak isteyen otomobil üreticilerinin önünde, ilerleyebilecekleri bir yol daha var. Bu yolu görebilmek için öncelikle şunu kavramak gerekiyor: Otonom araçlar mevcut otomobillerden çok daha farklı işleyeceği halde, geleceğin araçlarına dönük algımız bugünkü otomobillerden fazlasıyla iz taşıyor. Örneğin, otonom araçların prototiplerinin çoğunda, içinde uyuma ve toplantı yapma fonksiyonu dikkat çekiyor. İnsanların gerçekten uykudan mahrum kaldığı düşünülürse ilki anlaşılabilir. Biraz daha dinlenmek iyi bir fikir olabilir ama geleceğin iş yeri kültüründe sahiden daha fazla toplantı yapma ihtiyacı olacak mı?

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mojo’nun gözlerinize “süper güç” veren AR kontakt lensleri nasıl doğdu?

En iyi liderlerde bulunan ama genellikle bahsetmekten kaçınılan özellik: Sevgi