in , ,

Liderlerin dijital anlayış karnesi

Dijitalleşme her şirketin ajandasında ilk sırada yer alıyor… Ancak bu, beklenen değişim ve dönüşüm için yeterli değil. Yeni dönemde başarının yolu, patrondan CMO’ya bütün liderlerin “dijital anlayış” düzeyinden, yüksek olgunluktan geçiyor.

liderlerin-dijital-anlayis-karnesi

YAZI: HANDE YAVUZ ÇALIK

Dünyanın önde gelen teknoloji ve endüstri şirketlerinden Schneider Electric CEO’su Jean-Pascal Tricoire, çok önemli bir saptamayla yeni dönemin liderlerine kritik mesaj veriyordu. Ona göre hep şirketlerin dijital dönüşümünden söz ediliyor. Oysa bu tek başına yeterli değil. Tricoire, bu nedenle de, “Her iş dijitalleştiğinde her yöneticinin kişisel dijital dönüşüme ihtiyacı olacak. Takımınızda isteyeceğiniz son şey, dijitalin bir başkasının problemi olacağı anlayışı” diye konuşacaktı.

Büyük ya da küçük şirket fark etmez, eğer dijital dönüşüm olacaksa, kritik rollerdeki liderlerin dönüşüme katılmaları gerekiyor. Bunun yolu da dijitalleşmede belli bir aşamaya gelmeleri, daha moda deyimiyle “dijital olgunluk” düzeyine yaklaşmaları gerekiyor. Patrondan CEO’ya, CIO’dan CMO’ya kadar bütün üst düzey yöneticilerin dijitalleşmede yüksek olgunluk düzeyine ulaşmaları, sadece dijital dönüşümü değil, şirketin başarısını da yakından ilgilendiriyor.

MIT’nin önemli bir araştırması, ABD’deki şirketlerin bu konudaki durumunu ortaya koyuyor. Araştırmaya cirosu 1 milyar doların üzerindeki 3 bin 228 şirketten çok sayıda yönetim kurulu üyesi katıldı. MIT uzmanları, bu şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin dijital anlayışa (digital savvy) sahiplik düzeylerini yüzde 24 olarak hesapladı.

Aynı araştırma, 2020’de, bu kez C düzeydeki yöneticileri de kapsayarak gerçekleştirildi. 1.984 şirketin katılım gösterdiği araştırma sonuçlarına göre bu şirketlerdeki yöneticilerin sadece yüzde 7’sinin “dijital anlayışa” sahip olduğu saptandı. Araştırmada şu önemli sonuçlara da ulaşıldı:

  • Araştırmaya katılan her 4 CEO’dan 1’i bu anlayışa sahip.
  • CFO’ların karnesi ise zayıf. 8 CFO’dan sadece 1’i dijital anlayışla görevlerini yürütüyor.
  • CTO ve CIO’lar, işlerinin doğası gereği bu alanda daha iyi konumdalar. CTO’ların yüzde 47’si, CIO’ların da yüzde 45’i dijital anlayışıyla öne çıkıyor.
  • En çok dijital anlayışa sahip yöneticiler de genellikle medya, yazılım ve telekom şirketlerinde. Yapı, sanat, eğlence, tarım, su ürünleri gibi alanlardaki şirketlerin dijital anlayışı ise yüzde 1’in bile altında.

ÇEVİK YAPI ÇOK ETKİLİ

Dijital anlayışa sahip şirket olmak, en üst kademeden en alt seviyeye kadar tüm çalışanların dijital bir kültürü benimsedikleri, tüm iş süreçlerinin, eğitimlerin, kuruma ait tecrübelerin tamamıyla dijital ortamlardan sağlanabildiği, aktarılabildiği çevik bir yapıyı gerektiriyor.

İçinde bulunduğumuz dönemde dijital anlayışa sahip liderler tarafından yönetilen şirketlerin avantajları da çok. Öncelikle, araştırmalar, bu şirketlerin, kârlılık ve gelir konusunda daha iyi bir büyüme performansı ortaya koyduğunu gösteriyor. Buna göre üst yönetim takımı dijital anlayış konusunda yüzde 10 öne çıkan bir şirkette yıllık yüzde 0,4 puan kârlılık artışı ve yüzde 0,7 ciro büyümesi yaşanıyor.

Söz konusu lider CEO olduğunda dijital anlayışın şirkete getirisi daha da fazla. Bu durumda yıllık ciro büyümesi yüzde 0,8 oranında artıyor. Bu anlayış CEO’nun yanı sıra tüm ekibe taşındığında yüzde 5,9’luk bir artış yaşanıyor.

Dijital anlayışa sahip olmak şirkete finansal olarak böylesine katkıda bulunurken bu anlayış eksikliğinin faturası da ağır oluyor. Örneğin dijitalleşme anlayışı zayıf olan CEO’ların yönettiği şirketler dijitalleşme vizyonu açısından da zayıflıyor. Beklenen hızlı büyümeleri yakalayamıyor.

Dijital anlayışı düşük patronlar da şirketlerdeki dijitalleşme hızı ve uzun dönemli yatırımlar açısından önemli bir engel oluşturabiliyor.

HER KADEMENİN PERFORMANSI

Türkiye’deki duruma baktığımızda araştırmaya paralel sonuçlar olduğunu görüyoruz. Bu konudaki son durumu ortaya koyan araştırmayı 106 şirketin liderinin katılımıyla ortaya koyduk. Patron ve C düzeydeki yöneticilerin katıldığı araştırmadan, Türkiye’deki liderlerin tahmini “dijital anlayış” ve “olgunluk” düzeyi öne çıktı. Liderlerin değerlendirmelerine göre en kötü durumda yüzde 48.2 ile “patronlar/başkanlar” yer aldı. İşleri gereği dijitalleşmeye en hakim grup olan CIO’lar yüzde 78.9 ile ilk sıraya oturdu.

Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, pandemiyle birlikte daha da hız kazanan dijitalleşmenin yanı sıra değişim gösteren bir diğer kavramın liderlik olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

“Kurumların teknolojiyi en üst düzeyde kullanarak müşterileri için en iyi çözümü sunma gayreti içinde oldukları bu dönemde, dijital okuryazarlığı yüksek, çevikliği özümsemiş, bu hızlı değişime kolaylıkla adapte olabilen ve bu değişimi yönetirken insanı merkeze alan esnek liderlik anlayışının da önem kazandığını görüyoruz.”

Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Barış Karakullukçu, dijital anlayışın tam anlamıyla kurum bünyesine yerleşebilmesi için sadece C seviyesinde değil, en yukarıdan başlayarak tüm kuruma, ekibin her parçasına yayılması gerektiği kanaatinde. “Bu alanda uzmanlığa sahip CTO liderliğinde yapılan eğitimler ve uygulamalar, dijital anlayışın benimsenmesi ve bu anlayışla çalışılmasında önemli rol oynuyor” diyen Karakullukçu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Kurumsal bir dönüşüme gidebilmek, her kuruma bu anlayışı kazandırabilmek için üst düzey yöneticilerimizin teşvikiyle dış müşterimize dokunan ve iç müşterimize öncelik veren bir yaklaşımla hedef kitlemizi oluşturuyoruz. Biz Türk Telekom olarak dijital anlayışı bir kurum kültürü haline getirdik.”

“BENİMSENMESİ GEREKEN BİR STANDART”

IBM Türkiye Genel Müdürü Volkan Sözmen, dijital anlayışın sadece C level yöneticilerde değil, kurumların tüm seviyelerinde etkili olmasının önemine dikkat çekiyor ve “Dijital anlayış, artık benimsenmesi gereken bir standart” diyor:

“Çünkü, önümüzdeki dönemdeki iş modelleri, şartlar nasıl olursa olsun dijital bir tabanda ilerleyecek. Bizim dijital anlayış stratejimiz, içinde yaşadığımız dünyanın gerçekliğine ve müşterilerimizin oluşturmaya çalıştıkları geleceğe dayanıyor.”

Dijitalleşme ve kapsayıcılık olmadan sürdürülebilir büyümeyi sağlamanın imkansız olduğunu belirten Philip Morris Genel Müdürü Filiz Yavuz Diren, dijital yetkinlikleri ve teknolojileri iş hayatının her alanında hızla yaygınlaştırmak gerektiğini savunuyor.

Böylelikle yalnızca iş modeli etkinliğini artırmanın değil, aynı zamanda bulunulan ekosistemlerin dönüşümüne liderlik ederek toplumsal bir değişim sağlamanın da mümkün olduğunu ifade ediyor. Filiz Yavuz Diren, “Tüm ekosistemimizle dijital dönüşümü gerçekleştirebilmemizin arkasında, yalnızca operasyonumuzun bir bölümü için değil, iş modelimizin her kademesi için dijital anlayışı geliştirmiş olmamız bulunuyor. Bu sayede artık dijitalleşmek bir araç haline gelirken, dijitalleşmeyle birlikte gelen fırsatları değerlendirerek iş modelimizi bir üst seviyeye taşıyabiliyoruz” diyor.

Mondelez International Türkiye Genel Müdürü İhsan Karagöz, “Günümüz koşullarında şirket ve markaların dijitalleşmeye uyum sağlamama gibi bir lüksü yok” diyor. Ona göre, bu artık bir seçenek değil, zorunluluk. Karagöz, “Türkiye’deki yöneticilerin de dijitalleşme sürecine hızla adapte olarak bunu iş yapış şekillerine başarıyla yansıttıkları kanaatindeyim” diye konuşuyor.

“KÜLTÜREL BAKIŞ AÇIMIZI ARTIRDIK”

Anadolu Efes Genel Müdürü Tuğrul Ağırbaş, dijitalleşme ve teknolojiye yapılacak yatırımların başarılı olmasının, sadece üst düzey yöneticilerin değil, tüm şirketin bu kültürü benimsemesiyle mümkün olabileceğini savunuyor. “Bir şirketin dijital stratejisiyle kurum stratejisi aynı yönde olduğunda, topyekûn bir başarıdan ve uzun dönemli yatırımların meyvelerini toplamaktan bahsedebiliriz” diyen Ağırbaş sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Dijital yol haritamızı, sadece teknolojiyi ve potansiyel uygulamaları göz önünde tutarak değil, en önemli varlığımız olan insanı ve işimizi merkeze koyarak belirliyoruz. Yeni normallerin bir gereksinimi olarak biz de Dijital Mükemmellik Yolculuğu (DEX) adını verdiğimiz dijital dönüşüm projemizi hayata geçirdik. Bununla birlikte tüm iş süreçlerinin yapay zekayla yeniden yapılandırılması, verinin demokratikleştirilmesi gibi birçok değişiklik hayatımıza girdi. Bunun sonucunda operasyonel verimliliğimizin yanı sıra dayanıklılığımızı ve teknolojiye olan kültürel bakış açımızı da artırdık.”

Mey Diageo Finans ve Dijital Transformasyon Direktörü Özlem Yeşildere ise konuya biraz daha eleştirel yaklaşıyor. Teknolojinin rekabette ciddi bir farklılık sağlarken hâlâ teknolojinin ezbere uygulandığından söz eden Yeşildere, “Oysa teknolojinin, başta şirketlerin üst yönetimleri olmak üzere her departman ve seviyede çalışanlar tarafından daha etkili ve verimli kullanılması ve dijital anlayışın strateji, kültür, organizasyon ve yetkinlikler olmak üzere dörtlü bir bakış açısıyla hayata geçirilmesi, şirketin sağlam adımlarla ilerleyerek hedeflerine daha hızlı ulaşması açısından kritik bir öneme sahip” diyor.

TMOB İcra Kurulu Üyesi Tunç Akyurt da dijital dönüşümün sadece teknoloji olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle işin kültürel dönüşüm tarafının ihmal edildiğini düşünen Akyurt, görüşlerini şöyle paylaşıyor:

“Çağımızın gerektirdiği dijital savy olma yolunda yetkinliklerin ve yeteneklerin belirlenmesi ve her seviyede yöneticinin bu yönde kendini geliştirmesi gerekiyor. Bu anlamda şirketlerin her şeyi kendi iç bünyelerinde yapmaya çalışması yerine bu işin uzmanlarını dijital dönüşümde çok daha sıklıkla kullanmaları ilerlemek adına önemli.”

CEYHUN ÖZATA – Turkcell Genel Müdür Yardımcısı

“DÖNÜŞÜMÜ TÜM YÖNETİM EKİBİYLE SÜRDÜRÜYORUZ”

  • Artık teknoloji, tek başına şirketlerin dijital dönüşümleri için yeterli değil. Şirketlerde bu teknolojileri özümseyen ve her anlamda dijital düşünebilen bir bakış açısı ve kurum kültürü oluşturmak, liderlerin vizyonuyla mümkün. Yönetimdeki tüm seviyelerin sürece dahil olmasıyla, dijital dönüşüm dikeyde ve yatayda tüm çalışanlar tarafından paylaşılabilir, sürdürülebilir bir hale geliyor.
  • Bir teknoloji şirketi olarak dijitalleşme ve dönüşüm çalışmalarımızı tüm yönetim ekibiyle sürdürüyoruz. Dijital anlayış, şirketin stratejik vizyonu olduğu takdirde başarıyı getirir.
METE BUYURGAN – Ülker CEO’su

“Yöneticilerin dijital bir anlayışa sahip olmaları artık bir zorunluluk olarak görülmeli. Zira pandemiyle beraber dijital dönüşüm ihtiyacı öngörülenin ötesinde bir ivme kazandı.

Yeni normalde ancak dijitalleşmeye en hızlı şekilde uyum sağlayanlar ayakta kalacak. Bu zorlu dönemde, süreçlerin daha verimli hale getirilmesi için dijitalleşme çok önemli bir araç konumuna geldi.

Bu çerçevede üretimden insan kaynaklarına, performans yönetiminden satışa kadar, dijital dönüşümü tüm iş süreçlerimize ve birimlerimize taşıdık.”

PINAR KİTAPÇI
KoçFinans CEO

“Türkiye’deki yöneticiler, dijitalleşme ile daha çok ürün/hizmetlerin ve iş süreçlerinin dijitale taşınmasını anlıyorlar. Yatırım kararlarını da bu yönde kullanıyorlar. Oysa dijital dünyada yeni önceliklere ihtiyaç var. Bunun için dünyada başarı getirecek yeni iş modellerine yatırım yapma, dijital deneyim odaklı yeni süreçler geliştirme, veri analitiğini ve müşteri görüşünü iş kararlarının merkezine yerleştirmeye öncelik vermeliyiz.”

BORA TUNCER
Schneider Electric Türkiye ve Bölge Başkanı

“Yöneticilerin birçok önemli gündemi veya sorunu olsa da, dijital dönüşüm çağında dijital bilgi sahibi olmak ve dönüşümü desteklemek en öncelikli gündemimiz olmalıdır. Bazen dürterek değişimi savunan ve yeterli hızda ilerlemesine yardımcı olanların, bunu yapmayanlardan daha iyi finansal sonuçlar alması kaçınılmaz bir durumdur.”

EMRE AYYILDIZ – Garenta Genel Müdürü

“Geçen yıla kadar dijitalleşmeye mesafeli duran, ana trendleri yakalayamamış büyük bir kesim vardı. Pandemi bu kesimi konfor alanlarından çıkmaya zorladı. Dijital dünyanın içinde doğan MOOV kullanıcıları gibi kitleler de dijital deneyimlerini daha da yukarılara taşıdılar. Benzer durum şirket yöneticileri için geçerli.”

“CMO ve CIO’ların yanı sıra İK ve finans direktörleri de dijitalleşmenin gerekliliğini ilk elden hissetti. Ben özellikle patronların bu dönüşümü herkesten fazla takip etmeye çalıştığını düşünüyorum. Durumun çok  farkındalar ve geç kalan şirketlerin sistem dışına çıkacağı kesin.”

LEVENT ÖZBİLGİN – Microsoft Türkiye GM

“TEKNOLOJİYİ SATIN ALMAKTAN DAHA FAZLASI”

  • Dijital anlayışa sahip olmak, teknolojiyi satın alıp uygulamaya koymaktan fazlasını hedeflemeyi gerektiriyor.
  • Bugün artık teknolojiyi tüketen birey ve kurum kültüründen, teknolojiyle üreten kurum kültürüne geçişi sağlamaya çalışıyoruz. Yani bir noktada, bizim teknolojimizi kullanan birey ve kurumların kendileri de birer “teknoloji yaratıcısına” dönüşüyor.
  • Dijital dönüşüme yatırım yapan, veriden anlam çıkaran ve inovasyon kültürünü benimseyen şirketler yeni ekonominin mimarları olacak.
  • Dijital gelişimi ve dönüşümü mümkün kılan vizyon, sadece yöneticiler seviyesinde takılı kalırsa hedefine ulaşamaz.
  • Biz “her şeyi bilen” değil, “her şeyi öğrenmeye açık” olan çalışanlara ve liderlere daha fazla ihtiyacımız olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla dijitalleşmenin gereği olan adımların da şirketin tüm kademelerinde aynı şekilde benimsenmesi ve içselleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
MUSTAFA KARAMEMİŞ – Bellona Genel Müdürü

CEO’YA GÖRE 5 POZİSYONUN ANALİZİ

  • PATRON İş modelleri ile dijital dönüşüm arasındaki bağlantıyı tam olarak henüz kuramadılar.
  • CEO Dijitalleşmenin trend ve güncel bir mesele olduğunun farkındalar. Ama bunun sadece bir araç olduğu, doğru ve akıllıca bir süreç gerektirdiği noktasında eksiklikleri var.
  • CTO Teknoloji yöneticileri, ürün, hizmet, malzeme ve bilgi akışında dijital dönüşüm ile henüz fark yaratabilmiş değiller. Uygulamalar her düzeyde benzer… Aynı kaynaktan aynı şeyleri uyguluyorlar.
  • CIO Şirketin temel iş süreci ve ihtiyaçları ile ilgili henüz yeterli bilgi düzeyine sahip değil. Henüz dijitalleşme ile fark yaratacak uygulamalar, inovatif geliştirmeler, müşteri, süreç, ürün arasında bütünsel bakış oluşamadı.
  • CMO 4P konusunda dijitalleşmeyi çok çok daha derinlemesine kullanmaları gerekiyor. Beklenen düzey ile gerçekleşen arasında fark büyük.
SEMAVİ YORGANCILAR – Yorglass CEO

“Türkiye’de bankacılık sektörü bu konuda ilk 10 ülke arasına rahatlıkla girer. Ancak, sanayide farklı bir tablo var. Burada ciddi bir çaba olduğunu söyleyebiliriz.”

“ERP sistemlerini kurmuş ve süreçlerini bunun üzerinden yapan şirketler bir adım önde gidiyor. Onlar için yeni hedef, tedarik zincirinin uçtan uca tam entegrasyonunun sağlanmasıdır.”

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Birleşik Ödeme, ödenmiş sermayesini 88 milyon 945 bin TL’ye çıkardı

buluttaki-elbise-dolabi

Buluttaki elbise dolabı