in , , ,

Paranoyaklar hâlâ ayakta kalıyor mu?

Intel’in eski CEO’su Andrew Grove’un 25 yıl önce yazdığı “Yalnızca Paranoidler Ayakta Kalır” kitabı yıllarca iş dünyasına yön verdi, bazı liderler için önemli bir “yaklaşım” oluşturdu. Peki, bu görüş hâlâ eskisi gibi destek görüyor mu?

Paranoyaklar-hâlâ-ayakta-kalıyor-mu-

Intel’in efsanevi CEO’su Andrew Grove, unutulmaz kitabına, “‘Yalnızca paranoyaklar ayakta kalır’ deyişi genellikle bana atfedilir. Bu sözü ilk kez ne zaman söylediğimi hatırlamıyorum ama iş dünyasında paranoyanın değerine gerçekten inanırım” diye giriş yapıyordu. Grove, 1996 yılında yayınlanan bu kitabın girişindeki sözlerini şöyle sürdürüyordu:

“İş dünyasında başarıya ulaşmak, kendini yok etmenin tohumlarını da içinde taşır. Ne kadar başarılıysanız, işinizin bir parçasını kapmak isteyen insan sayısı o kadar artar; bir parça daha, bir parça daha, ta ki hiçbir şey kalmayana kadar her şeyi ellerinizden almak isterler.”

Intel’in büyük bir riskten büyüme evresine geçtiği dönemi de anlattığı bu kitapta Andrew Grove, “Ben bir yöneticinin başlıca sorumluluğunun başkalarının saldırılarına karşı sürekli korunmak ve bu korunma tavrını kendi yönetimi altındaki insanlara da aşılamak olduğuna inanıyorum” diyor.

İş dünyasına damgasını vuran, uzun süre büyük onay gören “Sadece paranoyaklar ayakta kalır” deyişi hâlâ geçerliliğini koruyor mu? Aradan neredeyse 30 yıl geçti, şirket yönetimi, insan kaynağına yaklaşım ve şirket kültürleri ciddi şekilde değişti. “İnsan odaklı” yönetim, biraz daha ağırlık kazandı.

Efsane yaklaşımın özü

Sürekli paranoya ve endişe halinin başarı getireceğini öne süren yaklaşımın arkasındaki gerçekleri Andrew Grove, şu başlıklarda ortaya koymuştu:

  • Örneğin, ürünlerin bozulmasından ya da henüz olgunlaşmadan piyasaya sunulmasından endişelenirim.
  • Fabrikaların iyi iş çıkarmamasından, çok fazla fabrika olmasından endişe duyarım.
  • İşe aldığım insanların doğru olmamasından, ahlaki bozulmadan endişe duyarım.
  • Tabii rakipleri de izlerim, endişelenirim. Nasıl daha iyi ya da ucuz üretim yaptığımızı, başkalarının öğrenip müşterilerimizi kapması beni paranoyaya sevk eder. Grove, bir de “stratejik dönüş noktalarının” kaçırılmasından endişe duyduğunun altını çiziyor. Bu noktaları kaçırmanın endişeyi, dolayısıyla paranoyayı artıracağını söylüyor.

Liderlerin “paranoya” karnesi

2021 yılı sona ererken, iş dünyasından liderlere, “Hâlâ paranoyaklar mı ayakta kalır?” sorusunu yönelttik. 52 başkan, CEO ve aile şirketi bireyinin yanıtladığı anketten şu sonuç çıktı: Katılanların yüzde 41’i, “Hayır” yanıtını verdi. Onlara göre, artık sadece paranoyaklar ayakta kalmıyor. Yüzde 33’ü ise Andrew Grove’un 1996 yılında ortaya koyduğu yaklaşımı destekliyor. Geri kalan grup ise “sağlıklı paranoya” taraftarı…

Microsoft Türkiye’nin CEO’su Levent Özbilgin, Andrew Grove’un sözüne katılanlardan… Ancak görüşünü, “Ama” diye başlayarak ortaya koyuyor:

“Bu, pozitif paranoya ve negatif paranoya olarak ikiye de ayrılabilir. Her ikisinden de dengeli bir şekilde güdülenmek gerektiğini söyleyebilirim. Negatif paranoya, halihazırda başarılı olduğumuz bir alanda rekabetin bizi geçmesinden korkarak ilerleme sağlamaya katkı sunar. Pozitif paranoya için ise rekabetin bizden üstün olduğu alanlardaki paranoyayı kullanarak gerekli dönüşümün güdülenmesinden söz edebiliriz.

Sonuçta, ben paranoyayı, kurumsal ve kişisel dönüşüm için tetikleyici olarak görüyorum.”

“Farklı bir dönem yaşıyoruz”

Teknolojideki gelişmeleri uzun süredir yakından izleyen Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Eczacıbaşı, “Andrew Grove’un bu kitabının üzerinden 30 yılı aşkın süre geçti” sözleriyle, değişen döneme dikkat çekiyor. Ona göre, bu söz ortaya atıldığında, şirketler sadece kendi alanlarındaki rakiplerle uğraşıyordu. Şimdi ise farklı bir tablo var. Rakipler farklı sektör, farklı kanal yapıları ve üretim teknolojilerinden geliyor:

“Şirketler yalnızca rekabet alanında değil, aynı zamanda şirketin her katmanında varoluş düzeyinde gelişmeleri izleyip bir adım ötesini düşünmek zorundalar. Kodak’ı pazardan silen sadece rakipleri değil, cep telefonu pazarındaki gelişmeler de oldu.

Intel, Andrew Grove’un yönetiminde en büyük chip (yonga) şirketi olarak piyasa koşullarını belirliyordu. Oysa bugün savunma konumuna geçti ve irili ufaklı birçok şirket ile mücadele ediyor.”

Paranoyaya hep inananlar

Andrew Grove, kitabını anlattığı söyleşilerinde, “Dalgalar var ve tsunamiler hep olacaktır” görüşünü ileri sürmüştü. Ona göre, iş dünyasında hep endişelenecek gelişmeler olacak.

Tsunamilere inananlardan biri olan Global Ports Holding CEO’su Emre Sayın, “Bu söze inancım Covid döneminde daha da arttı” diye konuşuyor. Ancak, Bill Gates’in kullandığı “sağlıklı paranoya” versiyonuna inandığını ekliyor:

“Krizler, tehlikelerle birlikte fırsatları da barındırıyor. Bu fırsatlar, sağlıklı bir paranoya içinde her zaman gelebilecek krizlere hazır, sağlam bir yapı kuran ve açıklarını kapatan şirketlere yardımcı oluyor. Sağlıklı kısmı da şurada devreye giriyor: Kriz geçer geçmez paranoyaya kapılmadan, cesur kararlar alanlar bu pozisyonu avantaja çeviriyor.”

UiPath Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen, “Paranoyakların ayakta kaldığına inanıyorum” diyor ve ekliyor:

“‘Sonucu sisteme yansımadan ya da son imza atılmadan her iş son saniyede gerçekleşmez’ varsayımı ile ilerleyip bunun olmaması için tüm kötü ihtimalleri düşünür ve önlemlerini alırım.”

İngilizce ve Türkçe sözlüklerdeki anlamı

Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral, konuya farklı yaklaşıyor. Bu sözün ortaya atıldığı ülke/toplumdaki anlamının önemli olduğuna dikkat çekiyor.

“Andrew Grove, bu sözü kendi ülkesi için söylemişse ve sadece atılganlar, çalışkanlar, risk alanlar ayakta kalır demişse, doğru söylemiştir. Buna katılıyorum” diyor. Ona göre, bu, yaşadığı ülke olan ABD için geçerli olabilir. Nafi Güral, şöyle devam ediyor:

“Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise paranoyanın karşılığında şu tanım var: ‘Düzenli ve sürekli sabuklamaların, bencillik, güvensizlik, kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun olduğu bir ruh hastalığı.’

Bizim sözlükte böyle bir tanım olduğunu görüyoruz. Eğer bu tarife uygun bir yaşam tarzı kastediliyorsa, elbette ki paranoya görüşüne hayır diyorum. Ben her zaman endişeye, hele hele paranoyaya gerek olmadığını düşünürüm. Ancak, eğer paranoyadan kasti, çeviklik ve risk almak ise buna katılırım.”

“Hayır” cephesindekiler

Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, çok güçlü bir şekilde “hayır” yanıtını veriyor. Ona göre liderlerin “paranoyak” olma lüksü yok. Kendi iç dünyasında paranoyak olduğunda zararı kendine verir. Ancak, iş hayatında etrafına yansıtır ve şirkete büyük zarar verir. Alaton, “Dengeli, süper soğukkanlı, etrafına güven vermek durumunda olan kişinin paranoyak olması, çalışanlarının da ruhsal dengesini bozar” diye konuşuyor.

Mudo Onursal Başkanı Mustafa Taviloğlu, “Paranoyaklar her zaman olup bitenin farkındadır” görüşüne dikkat çekiyor. “Yangından ilk kurtulacakları bilirler, neyin yaklaşmakta olduğunun farkındadırlar” diyen Taviloğlu, şöyle devam ediyor:

“Ben sürekli yenilenmek isteyenlerdenim. O yönde çaba gösteririm. Hep endişem vardır. Ancak, her şeyin fazlasının da zararlı olduğunu düşünürüm. Paranoyaklığın fazlasından da kaçınmak gerekir. Makul ölçüde paranoyak olmak yeterlidir, dozunda yapmak, hayatın tadını kaçırmamak gerekiyor.”

CBOT Kurucu Ortağı Çiler Ay, “paranoya kelimesinin içinde şüphecilik ve güvensizlik barındırdığına” dikkat çekiyor. Bu nedenle negatif bir olgu olduğunun altını çiziyor:

“Ben insanın düşünceleri ile kendi dünyasına şekil verdiğine inanırım. ‘İyi düşün iyi olsun’ kavramına tam zıt bir şekilde endişe ve korku ile hareket eden insan eninde sonunda mutlaka korkuları ile yüzleşecektir. Bu nedenle ben paranoyaya hayır diyenlerdenim.”

İŞ İNSANLARI NE DÜŞÜNÜYOR?

“Günümüzde sistem ve süreci doğru yöneten, riski erken saptayan, ekip çalışmasına değer veren çevik liderler ayakta kalır.”
ACLAN ACAR
Türk Telekom YKÜ

 

“Hayır, bu söze inanmıyorum. Risk almak ve ilerlemek gerekiyor.”
BAŞAK KARACA
Coca-Cola Türkiye GM

 

“Denetim ve kontrol mekanizması süreçlerinin işleyişine bağlı olarak ‘kıvamında’ paranoyaya olumlu bakıyorum.”
M. EMİN BİTLİS
Polisan Holding YKB

 

“Ben paranoyaya inanmıyorum. Temkinli, ölçülü ve özenli olmak çok önemli. Daha fazlasının zararlı olduğunu düşünüyorum. Sürekli endişe ve kuşku ile yaşarsanız, hayatı kaçırırsınız.”
AYŞEN ZAMANPUR
Silk and Cashmere Kurucusu

 

“Günümüzde güven duyan-veren, sorgulayıcı, vizyoner bakış açısına sahip liderler ayakta kalır ve etrafındakileri de ayağa kaldırır. Paranoya ise kişiyi ezkaza başarıya götürse bile, bu başarı ‘yıkıcı’ ve ‘istikrarsız’ bir başarı olacaktır.”
HAKKI YILDIZ
Yıldızlar Yatırım Holding YKÜ

 

“Paranoya kelimesinin doğru kullanıldığından emin değilim. Doğru dozda şüphe, insanı dinç ve tetikte tutar. Eğer paranoyayı, ‘doğru dozda şüphe’ olarak tanımlarsak, gerekliliği için evet diyorum.”
MELDA AKIN
D14 AI Kurucusu

 

“Paranoyaklar, gereğinden fazla frene bastıkları için yarışı öyle ya da böyle bitirebileceklerini düşünür. Belki bitirirler ama maraton sona erdiğinde ipi en son göğüsleyenler onlar olabilir.”
METİN KARABİBER
QNB Finansleasing GM

 

“Sürdürülebilir başarının ancak güven ile elde edileceğine inanıyorum. Üstelik paranoya çok fazla kaynak ve enerji tüketir.”
TOLGA KAAN DOĞANCIOĞLU
Temsa CEO

 

SANİ ŞENER
TAV Holding İcra Kurulu Başkanı

“YAPICI PARANOYA DAHA DOĞRU BİR YAKLAŞIM”

  • Paranoyanın karşısında son yıllarda ‘prudent paranoia’ kavramı çıktı. ‘Yapıcı’ ya da ‘sağduyulu’ diye tanımlayacağımız, ihtiyatı içeren bir deyim var. Ben bu yaklaşımı destekliyorum.
  • İhtiyatlı paranoyanın çok faydalı olduğuna inanıyorum. İnsanı ayakta tutuyor, riskleri ve olası tehlike ile engelleri görmesini sağlıyor.
  • İçinde bulunduğumuz dönemde “Artık sadece paranoyaklar ayakta kalır” demek doğru olmaz. Ama sağduyulu, ihtiyatlı paranoyaklar çok başarılı olur.

 

ESRA ECZACIBAŞI ÇOŞKUN
Eczacıbaşı Holding YKÜ

“İçinde bulunduğumuz dijital çağda, tüm kurallar baştan yazılıyor ve rekabet, asimetrik gelişiyor. Şirketiniz en iyi stratejik düşünme şeklini özümsese bile, öngöremediği bir rakipten gelecek bir yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Her şirketin, her aşamada bu tehdit ile baş etmeye hazırlıklı olması gerekiyor. Bu da ihtimaller üzerinden senaryolar kurmayı, yani bir derece paranoyak olmayı gerektiriyor.”

 

EREN BALİ
Udemy ve Carbon Health’in Kurucusu

“PARANOYAKLAR AYAKTA KALACAK”

“Ben kesinlikle paranoyakların ayakta kalacağına inanıyorum. Başarılı şirketlerin önemli bölümünün bir yerden sonra düşüşe geçmesinin en önemli nedenini, bulundukları pozisyonda kendilerini rahat hissetmeleri oluşturur. Oysa girişimcilerin sürekli sorgulaması, ‘Acaba neyi yeterince iyi yapamıyoruz?’ diye düşünmesi gerekiyor. Rahata kapılmak yerine, hangi zayıflıklarının olduğunu sormaları, onları tehlikeden kurtaracaktır.”

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

amazon

Amazon’un sırrı

fark yaratan markalar

Fark yaratan markalar