in , , ,

Tedarik sendromu

Covid-19 pandemesiyle birlikte öne çıkan konulardan biri de “tedarik zinciri” bozulmalarıydı. Perakendeden otomotive çok sayıda sektörü derinden etkileyen, enflasyonu yükselten, stok yönetimini zora sokan bu sorun, zincirin yeniden yapılanmasıyla aşılmaya çalışılıyor. Hedef, kesintisiz ve düşük maliyetli bir yapı oluşturmak…

tedarik-sendromu

YAZI: TALAT YEŞİLOĞLU

Aslında sorunun kökeni bir miktar daha eskiye dayanıyordu. Ancak, pandemiyle birlikte tedarik zinciri halkasında ilk sorunun sinyalleri gelmeye başladı. ABD’deki limanlarda yükleme ve boşaltma süreleri uzama sürecine girdi. Eskiden 3-5 gün aralığında boşalan gemilerde bu süre 20 güne kadar çıktı. Aradaki bu 15-17 günlük süre, sıkıntıları artırdı.

Bir elektronik şirketinin CEO’su, “Havayolu şirketleri için uçakların yerde kalma süresini en az düzeye indirmek gerekir. Gemilerde ise limanda kaldıkları süreyi azaltmak kritiktir. Pandemide bu süre çok uzadı” diyerek o döneme dikkat çekiyor.

Gemilerin limanda kalma süresi 17 güne kadar çıkınca, piyasada gemi ve dolayısıyla boş “konteyner” sıkıntısı baş gösterdi. Eskiden “zamanında ulaşan” gemi oranı yüzde 90’lardayken, son dönemde yüzde 30’lara kadar düştü. Bu da beraberinde navlun fiyatlarına yansıdı.

Konteyner başına fiyatlar 3-4 bin dolardan, önlem alıp, uzun vadeli anlaşma yapmayan şirketler için 15-18 bin dolara çıktı. Bir şirketin genel müdürü, “Bizim gibi yerleşmiş ve büyük şirketler bu konuyu bir şekilde aştı. Ancak, az sayıda ve dönemsel ithalat yapanlarda sıkıntı büyük oldu” diyor ve ekliyor:

“Spottaki 18 bin dolara yakın fiyatlar bizim için geçerli değil. Bazı şirketler için 20 bin dolara ulaşan navlun bedellerini küçük ve dönemsel mal getirenler ödüyor. Eskiden 2 bin 400 dolar konteyner bedeli ile çiçek, terlik ve spot ürünler getirenler, kâr ediyorlardı. Şimdi bu fiyatlarla getiremiyorlar.”

Konteyner ve gemi tarafını çözen şirketleri bir de parça ve hammadde sorunu bekliyordu. Sıkıntının ilk sırasında ise “çip” (chip) stoku var. Özellikle, özellikli ve tasarıma dayalı “çipler”de ciddi sorun yaşandı, hâlâ da yaşanıyor. Tedarik zincirinin bu bölümünde ise en büyük sıkıntıyı bilgisayar, cep telefonu ve otomobil üreticileri yaşıyor. Elektronik ve TV üretiminde çip fiyatları 1-2 dolardan 3-4 dolara kadar çıktı. Ancak, otomobil ve cep telefonunda 200 dolarlık fiyatlar oluştu.

Bir şirketin genel müdürü, “Eskiden tasarım çip yapmak büyük bir başarıydı. Apple gibi şirketler yaptıkları tasarımla adlarından söz ettirir, Çin’deki şirketlere bunları yaptırırdı. Şimdi ise tablo farklı” diyor ve ekliyor:

“Pandemiyle birlikte dünyada yeterince çip fabrikasının olmadığı ortaya çıktı. Sadece 3-4 fabrika var. İstediğin tasarımı yap, fabrikalar üretemiyor. Yeni fabrika yapmanın bedeli 7-8 milyar dolar ve tamamlanması da 3-4 yılı buluyor. Gördüğüm kadarıyla yeni fabrikaların devreye gireceği 2022 sonuna kadar çip sıkıntısı devam edecek.”

Aynı genel müdüre göre, büyük ve köklü geçmişi olan şirketler, parça ve hammadde tedarikinde sıkıntı yaşamıyor ve yaşamayacak: “Örneğin, yeni bir sağlık cihazı ürettiniz. İlk defa parça alacaksanız, sıkıntı yaşarsınız. Ancak, bu işi 40 yıldır yapıyorsanız, sorun yaşamazsınız. Gerekirse tasarımı 1 ayda değiştirir, yolunuza devam edersiniz.”

DÜNYADA NELER OLUYOR?

Beyaz Saray (The White House) tarafından hazırlanan raporda, perakende, otomobil, bilgisayar ve cep telefonu gibi alanlar başta olmak üzere tedarik zincirinde yaşanan sorunlara dikkat çekiliyor:

  • Stoklarda ciddi sıkıntı yaşanıyor. Perakendede, 2020 yılının şubat ayında 43 gün olan stok miktarı, pandemide 33 güne geriledi. Bu dönemde bazı ürünlerin bulunurluğunda ciddi sorunlar yaşandı. Örneğin, tuvalet kağıdı talebi yüzde 40 artınca, ürün bulunamadı. Perakendeciler 2-3 haftalık stokla çalışabildi.
  • Otomobil ve konut satışlarında “stok” miktarı tarihi rekorlara indi. Pandemi öncesinde otomobilde stok karşılama düzeyi 2 aydan 1 aya, konut satış süresi 5,5 aydan 4,4 aya geriledi. Düşük stok düzeyleri, tedarik zincirinde kademeli sorunlara yol açtı.
  • ABD’de üretim, inşaat ve perakende ticaretteki küçük işletmelerin yüzde 36’sı “teslim sürelerini” tutturamadı.
  • “Endüstrilerin endüstrisi” olarak tanınan otomobil sektörüne 30 bin parça hayat verir. Çelikten plastiğe lojistikten çipe kadar bu parçalardaki fiyat artışları, otomobilin fiyatına yansıdı.

BÜYÜKLER KENDİ GEMİSİNİ ALIYOR

Ortaya çıkan bu tabloya şirketler değişik stratejilerle çözüm buldu. Örneğin, Tesco, mağazalarındaki ürün sıkıntısına, tedarikçilerle yakın çalışarak, ürün çeşidini azaltarak çare yarattı. Çok talep gören tuvalet kağıdındaki ürün sayısını 33’ten 10’a kadar indirdi.

Hızlı tüketim devi Unilever, tüketimi 600 kat artan el jeli üretimi için kritik bir adım attı. Şirket, bazı deodorant fabrikalarını uyarladı ve jel üretimini artırdı. Böylece 100 günden daha kısa sürede ürünü 50 pazarda piyasaya sürdü.

Ağırlıklı olarak Uzak Doğu olmak üzere “gemi” ve “konteyner” krizi, ABD’nin önde gelen şirketlerini kalıcı önlem almaya itti. Önce ev ve mobilya perakendecisi Home Depot, kendi ihtiyacı için gemi ve konteyner kiraladı. Böylece işlerini garanti etmeyi ve maliyetleri aşağı çekmeyi hedefledi.

Eylül ayının son haftasında ise bir başka büyük perakende zinciri Costco, Asya’dan ithal ürünlerini getirmek için gemi ve konteyner kiraladığını duyurdu. Şirket, böylece hem “Covid-19” benzeri durumlarda ortaya çıkan tedarik zinciri sorununu ortadan kaldırmayı hem de normalden 6 kat ödediği bütçeleri aşağıya indirmeyi hedefliyor. Yeni dönemde Costco, 3 büyük gemiyle, Asya’dan ABD ve Kanada’ya ürün taşıyacak. Her gemide ise 800 ile 1000 adet konteyner bulunacak. Bu gemiler, şirketin ithalatının yaklaşık yüzde 20’ini yapacak.

RİSK HER ZAMAN VAR

McKinsey, pandemi süresince dünyanın dört bir yanındaki şirket yöneticileriyle ilginç bir anket yaptı. Ankette, ortaya çıkan ve “tedarik zincirini” bozan gelişmelere yönelik beklentileri ortaya konuldu. Yöneticiler, her 3,7 yılda bir “bozucu” bir gelişme olacağını, bunun 1-2 ay arasında süreceğini tahmin ediyor. 2 ay ve daha uzun sürecek “bozucu” gelişmelerin ise ancak 5 yılda görüleceğini öngörüyorlar.

McKinsey’nin incelediği 23 önemli “bozucu” olayda “tedarik zinciri” en çok etkilenen sektörlerin başında telekom cihazları, ardından da giyim sektörü geliyor.

Yapılan bir başka analiz ise ortaya çıkan bu “bozucu” gelişmeler ve onların yarattığı etki üzerine oldu. McKinsey hazırladığı senaryoda, 100 günlük aksamanın şirketlerin EBITDA’sında yüzde 30-50 arasında olumsuz etki yapacağını hesaplıyor. Bu oran, Türkiye için çok kritik olan giyimde yüzde 40 olarak öne çıkıyor.

GEP’in araştırmasına göre ise Covid-19 ve ABD ile Avrupa arasındaki coğrafi anlaşmazlıkların 2020 yılında tedarik zincirine maliyeti 4 trilyon doları buldu. Aynı araştırma, Covid-19 nedeniyle araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 45’inin “ciddi şekilde” zarar gördüklerini ortaya koydu. Ayrıca enflasyonu yükseltmesi nedeniyle tedarik zincirindeki bozulma, Amerika ve Avrupa Merkez Bankası’nın yakın gözetiminde.

ALİ BİLALOĞLU

OTOMOTİVDE SIKINTI BÜYÜK

Tedarik zincirinde en ciddi sıkıntı çeken sektörlerin başında otomobil geliyor. Bunun arkasında önemli bir oran yatıyor: Otomobil üreticileri ortalama olarak 1 aracın yüzde 30’unu kendi üretiyor, geri kalan yüzde 70’ini ise başka üreticilerden alıyor. Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu’nun dikkat çektiği gibi, “Bir parça eksik olduğunda, şirket üretimini tamamlayamıyor.”

Ali Bilaloğlu, “çip” ve “yarı iletken” maddelerdeki sıkıntıyla öne çıkan, otomobil sektöründeki sorunu şu başlıklarla ortaya koyuyor:

  • Tedarikte yaşanan sıkıntılar, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkisini hissettirmeye devam ediyor. Talep, markalar tarafından arzu edilen oranda karşılanamaz hale geldi.
  • Üretimde yaşanan bu sıkıntının, yılın geride kalan döneminde ve hatta 2022 yılının ilk çeyreğinde de kendini hissettireceğini öngörüyoruz. Belirlediğimiz farklı senaryolarla, tedarik planlamaları yapıyoruz. Ancak, model ve motor seçeneklerine bağlı olarak Türkiye’de satışını yapacağımız markalarda gecikmeler yaşayacağımızı söyleyebiliriz.
  • Tedarik zincirinin bozulması nedeniyle üretim sekteye uğradı. Üreticiler, bu kırılganlığı azaltmak için üretim üslerinin yerlerinde değişiklik gibi çözümlere başvurabilecek, Uzak Doğu’daki tesislerini başka ülkelere kaydırabilecekler.

ÜRETİME YEDEK KAPASİTE ZAMANI

ABD’de Interos adlı araştırma şirketi tarafından yapılan ankete katılan CEO’ların yüzde 90’ı, gıda ve içecek alanında pandeminin, tedarik zincirinde önümüzdeki dönemi de etkileyecek bir “bozulmaya” neden olduğunu paylaştı. Yüzde 98’i ise tedarik zincirlerinin çok büyük zarar gördüğünü söyledi.

Coca-Cola İçecek Grup Tedarik Zinciri Direktörü Kerem Kerimoğlu, gıda ve içecekte önemli sıkıntılar olduğuna katılıyor. Özellikle lojistik sektörüne dikkat çekiyor:

“Yaz dönemlerinde araç tedariki ciddi bir sıkıntı haline geldi. Biz de lojistik altyapımızda birtakım değişiklikler yapmak durumunda kaldık. Daha önce lojistik operasyonlarını daha yoğun bir şekilde dış şirketlerden alırken, yeni koşullara uyum ve operasyonlarımızı güven altına almak adına kendi filomuzu artırdık.”

Keremoğlu, izledikleri stratejinin öne çıkan başlıklarını şöyle paylaşıyor:

  • Dünya genelindeki konteyner krizi nedeniyle hammadde tedarikinde sıkıntılar yaşandı. Bu süreçte tedarikçilerimizle iletişimi artırdık, günlük stok ve sipariş yönetimi yapmaya başladık.
  • Ürün, üretim hattı ve fabrika önceliklendirme çalışmaları yaptık. Bir ürünü alternatif olarak nereden tedarik edeceğimizi belirledik.
  • Daha çevik, dirençli ve esnek bir tedarik zinciri yapısı oluşturmak için çalışma başlattık. Satın almadan sevkiyata kadar geçen süreci dijitalleştirecek projeye hız verdik.

“GIDADA BÜYÜK KIRILMA OLDU”

McKinsey’nin danışmanlarından Stacey Haas, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa ABD’de gıda ve hızlı tüketimde “tedarik zincirinin” kırıldığına dikkat çekiyor. Haas, bu sorunun birkaç aydan fazla sürdüğünü ve sektörün, 2020 yılını yüzde 12’nin üstünde büyümeyle kapattığını söylüyor.

Türkiye’nin önde gelen gıda ve atıştırmalık şirketi Ülker’in tedarik zinciri lideri Tayfun Namdar, saptamaya katılıyor. Namdar, “Pandemi dönemindeki kısıtlamalar, tedarik zincirinin önemini bir kez daha gösterdi. Özellikle gıda sektöründe tedarik zincirindeki kırılganlıklar ön plana çıktı” diye konuşuyor. Ona göre, “tedarik zinciri ağlarını” iyi yöneten gıda şirketleri ise bu süreçte büyümeye devam etti. Tayfun Namdar, şöyle devam ediyor:

“Ülker olarak kısıtlamalar altında bile tüm tüketicilerimize kesintisiz hizmet vermeye devam ettik. Bayilerimiz ve tedarikçilerimizle birlikte, toplamda 25 bin kişilik bir ekosistemimiz var. Bu yapı sayesinde, Türkiye’de 190 bin noktaya hizmet vermeye devam ettik.

Bunun yanında hammadde, malzeme ve hizmet alımlarını yerel tedarikçilerden yaparak, ülkemizin ekonomisine destek olmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde gıda sektöründe dayanıklı tedarik zinciri altyapısı olan şirketlerin rekabet avantajı kazanmaya devam edeceğini düşünüyorum.”

Pınar Süt Satın Alma Direktörü Serdar Türkmen, gıda alanındaki tedarik zincirini iki önemli değişikliğin bozduğunu söylüyor. Birincisi, tüketici davranışlarında ortaya çıkan değişikliklere bağlı ürünlerdeki talep artışı oldu. İkincisi ise hammadde üretim ve lojistiklerinde ortaya çıkan aksaklıklar. Serdar Türkmen, “Bu noktada tahminleme, planlama ve tedarik süreçlerinin hızlı bir şekilde güncellenmesi ve alanlarında güçlü tedarikçilerle çalışıyor olmak yeni ve ilave ihtiyaçların karşılanması anlamında bizlere avantaj sağladı” diye konuşuyor.

ESNEK YÖNETİM ZORUNLU

Pandemi sürecinde perakende sektöründe hızlı büyüme oldu. Bu beraberinde mal tedarikini, belli düzeyde stok tutma gerekliliğini de getirdi. Getir CEO’su Hatice Evren, ortaya çıkacak sorunları aşmak için “tedarik kapasitesinin” artırılmasına odaklandıklarını söylüyor. İlk dönemde artan talep, sonraki dönemlerde “dalgalanmalarla” devam etti. Bu da beraberinde “esnek” tedarik yönetimi ihtiyacını getirdi. Hatice Evren, bu konuda aldıkları önlemi şöyle anlatıyor:

“Biz de Getir olarak bu süreçle birlikte alternatif tedarikçi sayımızı artırmak amacıyla yeni iş ortaklarını sisteme dahil ederken, mevcut tedarikçilerimizle olan ilişkilerimizi daha da güçlendirip süreçlerimizi esnettik. Bu dönemde müşteri davranışlarındaki değişiklikleri ve talepte yaşanan dalgalanmaları yönetmenin önemi daha da belirgin hale geldi. Getir olarak iş ortaklarımızla kurduğumuz açık ve şeffaf iletişim sayesinde bu süreci sağlıklı bir şekilde sürdürdük. Bundan sonraki dönem için hem tedarikçilerin hem de şirketlerin daha esnek çalışmaya adapte olması bir zorunluluk haline geldi.”

KUTAY KARTALLIOĞLU

Perakende sektörünün önemli şirketlerinden CarrefourSA’nın CEO’su Kutay Kartallıoğlu, “Uzun yıllardır emek verdiğimiz dijital dönüşüm faaliyetleri kapsamında tedarik zincirinde de değişikliklere gittik” diyor. Çözümün, esnek yönetimle birlikte “dijitalleşmede” olduğunun altını çiziyor:

“Doğru ürünü doğru bir hizmetle reyonlara getirebilmek amacıyla her adımda dijitalleşiyor, böylelikle süreçlerde tam kontrol sağlıyoruz. Bu süreç, ürün stok takibi gibi konularda büyük bir artı değer oluşturuyor.”

PROF. CARLOS CORDON
IMD Business School

“BÖLGESEL LOJİSTİK MERKEZLERİ ÖNE ÇIKACAK”

  • Çin’den tedarikle ilgili değişimin işaretleri birkaç yıl önce gelmeye başladı. Çünkü, Çin’de çalışan maliyetleri tahminlerden hızlı artıyor. Bu, sektörleri önemli ölçüde etkiliyor. Örneğin, bugün büyük elektronik ekipman üreten şirketler, parçalarının yüzde 40’ını Çin’den sağlıyor.
  • Avrupa’nın önde gelen ilaç ve sağlık ürünleri şirketleri, ekipmanlarının yüzde 80’ini Çin ve Hindistan’dan alıyor. Pandemi döneminde yaşananlar nedeniyle önümüzdeki dönemde Avrupalı hükümetler, bu tip üretimlerin kendi bölgelerine taşınmasını talep edeceklerdir.
  • Önümüzdeki dönemde bölgesel lojistik merkezleri yeniden ortaya çıkacak. Böylece tek kaynak bağımlılığı ortadan kaldırılacak ve esnek bir tedarik zinciri oluşturulabilecek.
HALUK KAYABAŞI
KİBAR HOLDİNG CEO

“TEDARİKÇİLERDEN FİYAT ARTIŞI VE TESLİMDE ÖTELE TALEBİ GELİYOR”

  • Talep/arz dengesi sorunları bizim pazarlarda da net olarak görüldü ve bu tür sorunlar yeni boyutlarıyla hâlâ sürüyor. Özellikle 2020 yılı başında taleplerdeki ani düşüşler ile birlikte bir anda pazarda arz fazlası oluştu.
  • Tedarik zinciri yönetimi kapsamında, yüksek envanter seviyeleri ile mücadele etmek durumunda kalındı.
  • Sonraki iki çeyrek dönem içerisinde normalleşme belirtileri ile tüm pazarlarda ani bir talep yükselişi oldu. Bu dönemde hem müşteri talepleri hem envanter seviyeleri hem de üretim faaliyetleri ‘Satış ve Operasyon Planlama’ süreci ile dengelenerek, artan müşteri taleplerinin hızlıca karşılanmasına yönelik çalışmalar yapıldı. Halen talepler yüksek seviyelerde seyrediyor.
  • Pazar çoğunlukla alıcı pazarından satıcı pazarına dönüşmüş durumda. Hammadde fiyatlarındaki ve lojistik maliyetlerindeki olağanüstü artışlar ve lojistik operasyonlarındaki aksaklıklar nedeniyle hammadde tedariğinde ve nihai ürün teslimatlarında sıkıntı devam ediyor. Tüm bunlar maliyet artışlarına ve teslimat performanslarında düşüşlere sebebiyet  veriyor.
  • Satıcı pazarına doğru dönüşüm ile birlikte pek çok sektörde tedarikçiler ile yapılan orta ve uzun vadeli kontratlara uyum konusunda önemli sorunlar yaşanıyor. Tedarikçiler, fiyat artırma ve teslim öteleme talepleriyle geliyor.
SÜLEYMAN ORAKÇIOĞLU
ORKA HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI

“GİYİMDE ŞABLON DEĞİŞİYOR”

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, giyimdeki tedarik zinciri için, “Şablon değişiyor” tanımını yapıyor. Ona göre, yıllarca bu alanda tek tedarikçi Çin idi. Ancak, bu ülkede birkaç önemli gelişme yaşandı: Ülkenin kişi başına milli geliri bin 500 dolar düzeyinden neredeyse 7 bin dolara yükseldi. Bu, işçilik maliyetlerini, “gelişmekte olan ülke” düzeyine çıkardı.

Ayrıca, ülke içinde tüketim arttı, bazı hammadde ve ürün kategorilerinde ülke neredeyse kendi kendine yetmeye başladı. Artık ürettiğinin bir bölümünü kendine veriyor ve bu oran gelecekte daha da artacak. Yani, geleneksel “tedarik zinciri” şablonunda Çin’in ağırlığı bir miktar azalacak, yerine Türkiye gibi ülkeler eklenecek. Ancak, Türkiye’de üretimde kapasite kullanımı yüzde 78’lere ulaştı. Orakçıoğlu, “Türkiye’nin kapasite sorunu var. Artık bu oran yetmiyor.

Yüzde 85 dünya standardı mucize olarak kabul edilir. Zincirin sağlam işlemesi için yeni yatırım gerekiyor” diye konuşuyor.

Orakçıoğlu, yeni tedarik zinciri yapısında öne çıkan diğer önemli konulara ise şöyle dikkat çekiyor:

  • Çin’de 14 günlük bir karantina var. Bir sipariş verdiğinde ona uymak zorundasın. Bu mal tedarikinde sıkıntı yaratıyor.
  • Konteyner maliyeti 3 binden 16 bin dolara geldi. Bu rakam, özellikle hacimli mallarda maliyete büyük etki yapıyor.
  • Teslim sürelerinde zincir çok bozuldu. Eskiden ürün teslimi 10-15 günde mutlaka tamamlanırdı. Şimdi Çin’den 3 aydan önce mal teslimi alamıyoruz. Bence şu anda en pahalı maliyet, “zaman” oldu.
  • Şu anda Avrupalı giyim şirketleri stoksuz çalışma tercih ediyor. Pandemide stokta yakalandılar, kimse stok yapmak istemiyor. Raflarına sıcak ürün koymak istiyor. Eskiden 1 milyonluk siparişler verilirdi. Şimdi sattıkça 15 bin, 20 bin adet veriliyor.

ZİNCİRE DAMGA VURAN MALİYET ARTIŞLARI

  • HAMMADDE Pandemi döneminde başka faktörlerin de etkisiyle pamuk üretimi azaldı. Zaman içinde normalleşme başlayınca, talep de arttı. Bu beraberinde fiyat artışlarını getirdi.
  • PAMUK ETKİSİ Bu kez hem fiyat arttı hem hammadde sıkıntısı başladı. Pamuk başta olmak üzere bütün tekstil hammaddelerinin fiyatı yükseldi. Türkiye’de ise dolar artışı yükselişi daha yukarı çekti.
  • REKOR ELYAFTA Ham pamuk fiyatı son 12 ayda yüzde 43, polyester elyaf fiyatı yüzde 58 yükseldi. Viskon elyaf ise yüzde 67.8 arttı.
  • LOJİSTİK Ulaştırma fiyatları da bu dönemde hızlı yükseldi. Bir giyim şirketi sahibine göre Şangay-İstanbul deniz taşıma maliyeti konteyner başına 2 bin dolardan 16 bin dolara çıktı. Aynı hatta uçak taşıması kilogram başına 2 dolardan 7 dolara yükseldi.
  • DEPO Gebze’de metrekaresi 25-30 TL olan depo fiyatları 45-55 TL düzeyine geldi.
  • Son 1 yılda ambalaj maliyetlerinde büyük artışlar yaşandı. Ürün poşetlemede yüzde 110-120, koli sevkiyatında yüzde 130’luk artış oldu.
NEŞE GÖK
İNCİ HOLDİNG YKB

“AVRUPALI ÜRETİCİLER UZAK DOĞU’DAN TÜRKİYE’YE DÖNDÜ”

  • Önce üretimin sürekliliği için gerekli hammadde/ara mamul ürünlerinin temininde yaşanan sıkıntılar oldu. Özellikle Uzak Doğu’dan temin edilen hammaddelerin tedarik gecikmeleri en büyük sorun olarak üreticilerin karşısına çıktı.
  • Bir başka sorun da sevkiyatlarda yaşanan global konteyner krizi oldu ve ülkemizdeki sevkiyatlarda da gecikmeler yaşandı. Buna rağmen İnci GS Yuasa faaliyetlerine hız kesmeden devam etti. 2021 yılında bir önceki yıla göre üretim ve satışlarda yüzde 30’un üzerinde adetsel bir büyüme sağladık.
  • Pandemi başında beklenmeyen talep düşüşünü, sonraki dönemde ani talep artışları izledi. Özellikle Avrupa’nın Uzak Doğu’dan ürün temininde yaşadığı gecikmeler Türkiye’ye talep artışı olarak döndü.
  • Üretimin sürekliliğini sağlamak adına, tedarik zincirindeki süreçlerimizi çoklu tedarikçilerle birlikte geliştirmeye yönelik çalışmalar başlattık. Kısa sürede olumlu etkisini hissettiğimiz bu uygulamayla oldukça başarılı bir sonuç aldık.

%55: Cap Gemini, araştırmasına katılan CEO’ların yüzde 55’inin, tedarik zincirinde meydana gelen krizleri 3-6 ayda ancak aşabildiklerini paylaşıyor. Yüzde 25’i, 3 ayda sıkıntıyı çözdüğünü söylüyor. Yüzde 71 ile en yüksek oranı, daha dinamik olan perakende sektörü alıyor.

%25: Bain&Co’nun araştırmasına göre tedarik zinciri esnekliğine yapılan yatırımlar, fabrikaların üretiminde yüzde 15 ila 25, müşteri tatmininde ise yüzde 20 ila 30 oranında artış sağlıyor.

%94: Accenture’ın araştırmasına göre, dünyanın bin büyük şirketinin yüzde 94’ü, Covid-19 döneminde “tedarik zincirinde” kesintilere tanık oldu. Şirketlerin yüzde 75’i ise işlerinde “güçlü bir olumsuz etki yaşadık” yanıtını verdi.

%38: Yıllık geliri 1 milyar dolardan fazla olan şirketlerin yüzde 38’i, Covid-19 döneminde gerçekleşen tedarik sıkıntısı nedeniyle marka itibarlarının ciddi şekilde zarar gördüğünü söyledi. Yüzde 33’ü ise “bozucu” etki nedeniyle operasyon giderlerinin arttığını paylaştı.

Yazar: Talat Yeşiloğlu

Fast Company Türkiye Genel Yayın Yönetmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mete-Gazoz-basarinin-sirri

Başarının sırrı 1 milyon atışta!

yeni-calisma-formulleri

Yeni çalışma formülleri