in , , ,

Kuşaklar buluşması!

Mudo’nun kurucusu Mustafa Taviloğlu, bir telefon için birkaç yıl bekleyen kuşaktan… Dijital dünyayı hayatına ve işine taşımaya çalışıyor.

Selin, 13 yaşında, önemli ödülleri olan, Google “Geliştiriciler” dünyasında tanınan bir “robot” tasarımcısı… Aralarında 60 yıl olan bu iki kuşak, bir araya gelip, birbirleriyle röportaj yaptılar… Mudo, çalışanın önemini, başarının sırlarını anlattı. Selin işe yeni dönemi, yükselen robotları ve teknoloji hakkında bildiklerini paylaştı.

MUDO, SELİN’E SORUYOR
ÖNCE GOOGLE’A GİRİP SONRA İŞİMİ KURACAĞIM”

Selin Alara Örnek
Selin Alara Örnek

– Sevgili Selin, çok başarılı, harika bir kızsın. Sen yazılımla, robot yapmayla nasıl tanıştın?
8 yasında köpeğim Korsan’ı kaybettim ve çok üzüldüm. Onu tekrar canlandırmak istemiştim. O zamanlar Minecraft oynuyor ve nasıl yapıldığını merak ediyordum. Aynı zamanda Fen-Matematik projesi yapıyordum. Babamın makine mühendisi arkadaşıyla röportaj yaptım. Robotu nasıl yapabileceğimi sordum. O da bana kodlama yapmam gerektiğini söyledi. Bu şekilde başladım.

– Robot yaparken nelerden ilham alırsın?
Günlük hayatta yasadığımız sorunlardan ilham alırım… Ayrıca, beni eğlendirebilir diye düşünürüm.

– Harika bir ürün yapmışsın. Esinlendiğin şey neydi, nereden aklına geldi?
Robot köpeğimi yapmadan önce, Türkiye’de görme engelliler için köpek yetiştirilmeye yeni başlanmıştı. Çok güzel bir projeydi. Ben de İngiltere ve Amerika’dan bilgi alarak robot rehber köpek yaptım.

– O halde bana yaptığın robotlardan bahseder misin?
Tabii ki! İlk yaptığım robot görme engelliler için rehber robot köpekti. Adı ic4u. Turuncu renkteydi ve yapımı 5 ay sürdü. Birinci versiyonu daha kolaydı. Az görevi vardı. Telefon uygulamasıyla ses komutu verebiliyordum. Görme engelli kişi nerede onu görebilmek için lokasyon gösteriyordu. Bir de engelleri tanımlayıp yangın ya da yağmur yağdığı zaman algılayabiliyordu. Ondan sonra ikinci versiyonunu yapmaya başladım. Onun yapımına 1,5 yıl önce başladım ve hâlâ devam ediyorum. Bu kez telefona degil, robota komut veriyorum. Bu robotu “Raspberry pi” ve “arduino” teknolojilerini kullanarak yaptım. Otur, kalk yat ileri geri ve dur komutları direkt ses komutu ile verilebiliyor. Görüntü işleme sayesinde dur işaretleri, trafik ışıkları ve diğer engelleri gördüğünde duruyor. GPRS sayesinde takip edilebiliyor. Engelli kişi ile sohbet edebiliyor, kendini tanıtabiliyor ve önceden belirlenmiş sorulara yanıt verebiliyor. Aynı zamanda Google asistan entegresi var.

– Nasıl yani? Bildiğimiz robot ve yürüyor öyle mi?
Evet! Ses kontrolüyle! ‘Ileri git’ dediğim zaman ileri gidiyor, ‘dur’ işareti gördüğü zaman duruyor.

– Yardımcı robot fikrine bayıldım. Bence çok güzel düşünmüşsün. Rehber köpek dışında robotun var mı?
Evet, iki tane daha var. Biri BB4All (Best buddy for all)… Bunu okul için destek robotu olarak tasarladım. Yapımı 6 ay sürdü. Öğretmenlere, öğrencilere ve yönetime yardım ediyor. Görüntü işleme, yüz tanıma sistemi sayesinde her öğrenciyi tanıyarak ‘günaydın’ deyip, nasıl olduğunu soruyor. Öğrencinin mutsuz olduğu durumlarda yönetime yönlendirebiliyor. Her öğrenci koluna saat takıyor. Robot da, öğrencinin nabzı arttığında veya panik butonuna bastığı zaman, öğrencinin yerini belirleyerek yanına gidiyor. Görüntü işleme sayesinde de zorbalığı engelliyor. Bir de eğlenme amacıyla Android robot Haşmet’i yaptım. Onu yapmak bir hafta sürdü. Çünkü, geçtiğimiz aylarda Google’da, Matt Brittin ile yemek yedim. Matt, Android Google’ın logosunu benim yapmamı istedi. Ben de 24 Kasım’da GDG Devfest İstanbul’da konuşma yaptım ve giderken onu da yanımda götürdüm.

– Eminim ki yalnız değilsin. Seninle birlikte olanların daha iyisini bul. Önüne değil, hep ileri bak. Ünlü futbolcu Pele futbolu bıraktığı zaman dedi ki: “Ben Pele isem, bunu oynadığım arkadaşlara borçluyum” Anlayacağın, bulunduğun ortam, yaşamın, seçimlerin, gelişimin için çok önemli. Sen geleceğe dair neler hedefliyorsun?
Büyüyünce üniversiteyi MIT’de okumak istiyorum. Sonra Google’da çalışıp, kendi şirketimi açmak istiyorum. Bana herhangi bir öneriniz var mı?

Mustafa Taviloğlu
Mustafa Taviloğlu

SELİN, MUDO AMCASI’NA SORUYOR
KAPTAN OLACAKTIM, ANNEM İSTEMEDİ”
– Mustafa Bey, deneyimli bir iş adamısınız. Sizin teknolojiyle aranız nasıl?
Sen o yılları bilmezsin. Eskiden eve telefon bağlatabilmek için torpil kullanırdık. Yurt içi telefonlar santralden bağlanırdı. En hızlı olanlar için 5-6 saat beklerdik. Aklımın köşesinden geçmezdi ki cebimde bir şey çalacak, ben New York’ta olan biriyle konuşacağım. Ben bu ekolden geliyorum. Teknolojiyi de ihtiyacım olduğu kadar kullanıyorum. O yüzden bugün bana teknolojiyle ilgili ne söylersen ben inanacağım…

– Benim yaşlarımdayken ne olmayı düşünüyordunuz?
Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Küçükken kaptan olmak istiyordum; annem istemedi. Ticaret okumamı söyledi. İstanbul İktisadi Ticari Bilimler Akademisi’ni bitirdim. 8 yaşından beri çalışıyorum. Yazları sinema büfesinden manava kadar birçok iste çalıştım.

Siz işinizi ilk kurduğunuz zamanlarda nelerden ilham aldınız?
Bu işi en iyi kim yapıyor diye baktım. İlk ilham kaynağım Türkiye’de Vitali Hakko’dur. Hayatım boyunca hep rakibe baktım. Yurt dışındaki moda fuarlarına giderken orada en iyilerini seçmeye çalışırdım. En iyileri de en kalabalık olanlarıydı. Burada da rakiplere bakardım. Niye bakardım biliyor musun? Aynısını yapmamak için. İki türlü bakış açısı vardır. Birincisi bakıp aynısını yapmak, diğeri de daha iyisini yapmak. Boş zamanlarımı en çok denizde geçiriyorum. Denizde gezmekten ziyade, balıkçılarla beraber oluyorum. Balıkçı neye bakar? Bir balıkçı diğer balıkçıya bakar ve tutmasını tüm gönlüyle ister. Çünkü, o zaman o da balık tutabilecek demektir. Ben hep en iyilere ve halka baktım. Fuarlarda stantlar kadar, insanların giyimlerine de dikkat ettim.

– Bana hep robotların dünyayı ele geçirip geçirmeyeceklerini soruyorlar. Ben de hep ortak çalışacaklarını söylüyorum. Sizin hayatınızda robotlar sizce nerede görev yapabilir?
Ben bir robot alacak olsam, o işi otomatik olarak mı yapıyor, yoksa aklını kullanabiliyor mu diye bakarım. Düşmanın bile akıllısı olsun demişler. Robotun akıllısı işe yarar. Standart bir robotu yaşamım içinde kullanamam, çünkü robot gibi iş yapan çok insan var. Bizim sektörde otomasyona bağlanmış sistemler kullanılıyor. Her şeyin robotla çözülebileceğini tahmin etmiyorum, çünkü robot sadece verdiklerini alabiliyor. İnsanlar ruh ve aklı bir arada istiyorlar. İkisini bir arada barındırmıyorsa yaşama sansı yok.

– Genç kuşağı nasıl görüyorsunuz?
Müthiş insanlar var. Bütün hayatımı gençliğin üzerine kurdum. Sanat hayatımda da sadece gençleri takip ediyorum. İsmini bilmediğim gençlerden alışveriş yapıyorum. Artık herkes, her şeye oturduğu yerden ulaşıyor. Ancak farklı olan kendini gösterebiliyor. Arkadaşım Hüsnü Özyeğin, sıfırdan bir banka kurdu. Sonra kitap yazdı. Kitabın arkasında şu yazıyor: Hayatta üç kelime benim için çok önemlidir, “Çalışmak, çalışmak, çalışmak…”

– Mağazanıza teknolojiyi daha fazla sokmak ister misiniz?
Müthiş olur. Kendime ait 50 yıllık bir sanat koleksiyonum var. Niyetim eserleri sergilemek ve bunu yaparken de dediğin yöntemi kullanacağım! Esere dokunulduğunda o eserin kronolojisi okunacak.

SELİN’İN ÖDÜLLERİ
1. Coderdojo Coolest Projects 2018’de 1’incilik

2. European Youth Awards 2018 Finalist

3. Ada Awards Digital Girl of the Year 2019

KÜÇÜK PRENS’TEN BİR ÖNERİ
Okulunun ismi bana Küçük Prens kitabından bir söz anımsattı. Yazar Antoine de Saint Exupery’nin şu sözü geçer: ‘İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir, asıl görmesi gerekeni gözler göremez’. Yani her şeyi yürek görür. Mesela sen de bu robotları nasıl daha hisli hale getirebileceğini düşünebilirsin. Ölen köpeğini, robot köpekten daha çok sevdiğini söyledin. Çünkü, onun hisleri var. Evet, belki dediğim şey kolay değil ama neden olmasın?

 

FOTOĞRAFLAR: HÜSEYİN ALSANCAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sonsuz oyun zamanı

Sektörün 7 farklı senaryosu