in , , ,

81 yıllık startup’ın 5M formülü

Nisan ayında CEO’luğunu üstlendiği Ülker’i “81 yıllık startup” olarak tanımlıyor. Atıştırmalık sektörünün global markası pladis’in amiral gemisi Ülker’in payını artırmak için stratejiler geliştiren Özgür Kölükfakı, 5M’li büyüme formülünü uygulamayı hedefliyor. Kölükfakı, yapay zeka başta olmak üzere teknolojiye yaptıkları yatırımları, aldıkları sonuçları ve CEO olarak önceliklerini Fast Company Türkiye okurları için paylaştı…

81-yıllık-startup-özgür-kölükfaki

YAZI: TALAT YEŞİLOĞLU
FOTOĞRAF: HÜSEYİN ALSANCAK

İkinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü zor yıllarda iki kardeş bir yandan da kendi geleceklerini arıyorlardı. Bir dönem ikisi birlikte daha çocuk denecek yaşta bisküvi fabrikasında çalışmışlardı, dolayısıyla o alanda deneyime sahiplerdi. Bir süre de ailenin şeker dükkanı olmuştu. Bugünkü deyimiyle, startup’larını 1944 yılının Şubat ayında, Eminönü’ndeki Nohutçu Han’da kurmaya karar verdiler. Gerekli aletleri de ikinci el almışlardı. Sabri Ülker, girişimlerini başlattıkları o günü şöyle anlatıyordu:

“Tahmin edersiniz 1944’te, 2.Dünya Savaşı’nın sorunlarını yaşayan genç cumhuriyetimizde üretim aletlerini bulmak çok zordu. 1944 yılı sonbaharında sabahın erken saatlerinde, İstanbul’un o zamanlardaki iş merkezi sayılan Eminönü’ndeki Nohutçu Han’a geldim. Üçüncü kata çıktım ve hafifçe alçak bir kapıdan geçerek içeri girdim. Yaklaşık 100 metrekarelik alandaki kazanları, kepçeleri, kalıpları, arkada duran fırını ve diğer aletleri tek tek inceleyerek; ‘Bu işi başarmalıyım’ dedim.”

81 yıl önce kurulan Ülker Bisküvi bugün global bir deve dönüştü. Şirketin Pladis dünyasında 27 fabrikası var. Kendi coğrafyasındaki fabrika sayısı ise 13’e ulaştı. Bunların 9’u Türkiye’de, 2’si Suudi Arabistan ve 1’er adedi de Kazakistan ile Mısır’da.

Onun da içinde bulunduğu Yıldız Holding ise atıştırmalık alanında dünyanın önde gelen şirketleri arasına girdi.

Ülker Bisküvi’nin CEO’luk görevini yakın zamanda üstlenen Özgür Kölükfakı, şirketin temelini girişimcilik ruhuyla atan kurucuların vizyonuna da katılarak, “81 yıllık startup olarak faaliyetimize devam ediyoruz” diye konuşuyor.

Kölükfakı, mühendis kökenli bir yönetici. ODTÜ’den sonra kısa süreli ASELSAN deneyimi, ardından üniversitede yine kısa süreli akademisyenlik kariyerinden sonra 1998’de Unilever’de göreve başladı ve ve 25 yıllık kariyerinin ardından Eylül 2024’te Ülker Ailesi’ne katıldı. Nisan 2025 itibariyle Ülker CEO’su olarak göreve başladı, aynı zamanda Pladis Türkiye ve Orta Asya Başkanlığı’nı da üstlendi.

Özgür Kölükfakı ile hızlı tüketim dünyasının en hızlı büyüyen alanı olan ‘Atıştırmalık’ sektörünün büyük ve “81 yıllık startup” olarak tanımladığı Ülker’in yeni dönemini, dünyada ve Türkiye’deki değişen eğilimleri konuştuk. Kölükfakı, teknoloji ve yapay zeka uygulamalarında aldıkları sonuçların yanı sıra önceliklerini de anlattı.

SEKTÖRDE SON TABLO

Nielsen verilerine göre, 30 Eylül 2025 itibarıyla son 12 ayda sektörün büyüklüğü 427 milyar liraya ulaştı. Bu büyüme, FMCG ortalamasının üzerinde bir performansa denk geliyor. O da bizim ürünlerimizin tüketicinin hayatında ne kadar fazla olduğunu gösteriyor. Sektörde pazar lideriyiz ve Türkiye’nin her hanesinde en az 1 ürünümüzle bulunuyoruz.

Sektördeki şirket sayısı konusunda bir rakam vermek doğru olmayabilir. Çünkü, sayı sürekli artıyor. Nielsen verilerine göre, 2023-2025 yılları arasında sektördeki şirket sayısı yüzde 32 artmış durumda. Bu da bu sektörün potansiyelini gösteriyor.

Pandemiyle beraber insanlar evde daha fazla zaman geçirmeye ve daha küçük mutluluklar, pratik çözümler peşinde koşmaya başladılar. Bu tabloda da bizim atıştırmalıklar devreye giriyor.

Bu dönemde bizim ‘bütünsel iyilik dediğimiz’, ‘health& wellness’ trendi insanların hayatına etkide bulunmaya başladı. Aynı zamanda ‘ulaşılabilir’ ve makul fiyatlı ürünlere talep arttı. Bununla birlikte tüketicilerin bir bölümü, kendilerini daha özel hissedecekleri ‘premium’ denilen ürünlere yöneldiler. Bu iki uçtaki ürünlere, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilgi var.

Pratiklik, öğün yerine tüketme ve doyuruculuk Türkiye’de biraz daha öne çıkıyor. Avrupa’da ise fiziksel ve zihinsel zindelik ile enerji daha fazla talep görüyor.

5M’LİK BÜYÜME REÇETESİ

Bizim amacımız her lokmada mutluluk vermek. Bunu yaptığımız tüm işlerin merkezine koyuyoruz. Göreve geldiğimde bütün ekip arkadaşlarımla birlikte çalışıp düşünerek geleceğimize yön veren bir formül geliştirdik. Buna da ‘5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli’ diyoruz. Hem tüketicilerimizi mutlu edeceğiz hem de çalışanlar olarak mutlu olacağız. Bu büyüme formülünü işimizin temeline yerleştirdik.

Bu formülde birinci sırada ‘tutarlı mutluluk’ büyümesi var. Biz Ülker, McVitie’s, Godiva gibi güçlü markalarımızla ve inovasyonlarımızla tüketiciye sürekli daha fazla ulaşarak her lokmada mutluluk verme gayreti içindeyiz.

Pladis, dünyanın en hızlı büyüyen atıştırmalık şirketi ve biz de Türkiye olarak bu şirketin amiral gemisiyiz. Ürünlerimizi 100’ü aşkın ülkeye gönderiyoruz. Tutarlı büyüme formülümüzde ‘Core’ dediğimiz temel ürünler bizim için çok önemli. Bunlardan biri olan Ülker Pötibör, günde 12 milyon adet üretiliyor. Ülker Çikolatalı Gofret’in günlük üretimi 2 milyon adede ulaşıyor. Bu gibi temel ürünler ve sürekli tüketici odaklı yaklaşımla onları çok iyi anlamaya çalışıyoruz. Gündemi sürekli takip ediyor ve tüketici içgörülerini iyi anlayarak, en yeni inovasyonları ve en lezzetli ürünleri sunuyoruz. Yılda ortalama 55’e ulaşan yeni ürün portföyümüz bizim büyümemize önemli katkıda bulunuyor.

REKABETÇİ MUTLULUK BÜYÜMESİ

Formülün ikinci maddesini ‘rekabetçi mutluluk’ büyümesi oluşturuyor. Biz Türkiye’deki atıştırmalık sektörünün açık ara lideriyiz. Eylül 2025 itibarıyla makro atıştırmalık kategorisinde pazar payımızı artırmaya devam ediyoruz.

Aynı zamanda Ülker Bisküvi içinde yer alan Suudi Arabistan ve Mısır’da bisküvi pazarında liderliğimizi sürdürüyoruz. Orta Asya’da müşterilerimize daha fazla katma değer yaratarak sürekli büyüme gayretindeyiz. Bu pazarda önemli büyüme fırsatı olduğunu düşünüyoruz. Oturmuş bir pazar olan Kazakistan’da şirketimiz ve organizasyonumuz var.

Bununla birlikte bölgede yeni ülkelere giriş yapıyoruz. Örneğin, geçen Nisan ayında Özbekistan’da Taşkent’te direkt satış dağıtım merkezimizi açtık ve Pladis Confectionery adıyla şirketimizi hayata geçirdik.

Doğal olarak rekabetçi büyümede sağlam finansal altyapı çok önemli ve biz de gerçekten bu konuda kendimizi güçlü hissediyoruz. Son dönemde de çok önemli iki sendikasyon kredisine imza attık.

KÂRLI MUTLULUK BÜYÜMESİ

‘Kârlı mutluluk büyümesi’, 5M formülünün 3’üncü bileşenini oluşturuyor. Biz kârlılığı geleceğe yatırım yapma özgürlüğü olarak görüyoruz. Türkiye ve dünyada belirsizliklerin, bazı zorlukların olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde artan maliyetleri tüketicilerimize minimum oranda yansıtarak en kaliteli ürünleri sunma gayreti içindeyiz.

Burada da operasyonel verimlilik, uçtan uca entegre çözümler ve ‘israfsız’ şirket kültürü bizim yaklaşımımızda önemli bir paya sahip. Dijitalleşme ve özellikle de yapay zeka bu konudaki en önemli araçlardan biri oldu. Yapay zekayı, ‘nesnelerin internetini’ ve makine öğrenmesini işimizin her alanında çok etkin bir şekilde kullanıyoruz. Bu da bizim maliyetimizi pozitif anlamda etkiliyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME

Dördüncü bileşen olan ‘sürdürülebilirlik’ için 4 temelli yaklaşımımız var. ‘Dünyamıza, değer zincirimize, topluma ve çalışanlara’ odaklı dörtlü bir model ile yola devam ediyoruz.

Merhum kurucumuz Sabri Ülker’in çok anlamlı bir sözü var: “Suyun damlasını, unun gramını ve insan emeğini israf etmeyen şirket olmak.” Biz de ‘israfsız şirket’ kültürümüzle, sürdürülebilirliği güzel bir şekilde harmanlayarak geleceğe adım atıyoruz. 2050 yılındaki ‘net zero karbon’ salımı hedefine emin adımlarla gidiyoruz. Biz 2014 yılından bu yana karbon salım artışı olmadan büyüyoruz.

Beşincisi ve benim için en önemli bileşeni ‘insan odaklı mutluluk’ büyümesi oluşturuyor. Çünkü, her türlü finansal rakamlar ve hedefler önemli, ancak bu yolculuğun merkezinde insan var. Her lokmada tüketicilerimizi, müşterilerimizi mutlu ediyoruz. Bu döngüyle, bu 5M mutluluk formülünü büyütmeye çalışıyoruz.

YAPAY ZEKA DÖNÜŞÜMÜ

Ülker ve pladis olarak kendimizi ’81 yıllık startup’ olarak görüyoruz. 81 yılın deneyimiyle birlikte ilk günkü girişimci ruhumuzu, merak ve teknolojiyi izleme iştahını kullanıyoruz.

Yapay zeka büyük bir hızla hayatımıza girdi ve iş dünyasını dönüştürmeye başladı. Biz de bu konuda öncü olmak için yola çıktık. Yapay zekayı işimizin her alanında etkin bir şekilde kullanarak verimliliğe katkıda bulunmasını sağlıyoruz.

Tedarik zincirinde operasyonumuz aylık, yıllık tahminlerle başlar. Şimdi tahminleri yaptık, üretime başladık. Yapay zekayı üretimde de en etkin şekilde kullanıyoruz. Makineler kendi verileriyle öğreniyor, verimliliği arttırmaya çalışıyorlar. Örneğin, Ankara’daki fabrikada Nova adlı bir proje gerçekleştirdik. Burada yapay zekayı bütün uygulamalara yedirdik. Verileri makinelerden toplayıp üretimde ve operasyonda kullanıyoruz.

Otonom robotları da uzun zamandan beri kullanıyoruz. Gebze fabrikamızda 22 otonom mobil robot hammadde taşımasında çalışıyorlar ve hiç kimseden komut almadan organize oluyorlar.

Pazarlamada de yapay zekayı en etkin şekilde kullanıyoruz. Bu araçlarla beraber biz yüzde 15’ten fazla tasarruf elde ettik. Prodüksiyon alanında da yapay zekayı kullanıyoruz.

CEO OLARAK ÖNCELİKLERİM

Amaç odaklı olmak sadece şirket için değil, bence her birey için önemli. Ben amaç odaklı liderliğe çok inanan bir insanım. Benim liderlik amacım, insanlardaki potansiyeli açığa çıkararak, tutkuyu aksiyona dönüştürerek kazanmak.

Buraya baktığınızda birkaç tane anahtar kelime var. Bunlardan ilki tutku ve iştah. Yaptığınız iş ne olursa olsun, bunu iştahla yapmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

İkincisinin ise ‘kazanmak’ olduğunu söyleyebilirim. Zamanımızın büyük bir kısmını işte geçiriyoruz. Eşimizden, dostumuzdan daha fazla çalışanlarla birlikte vakit geçiriyoruz. Bu çabanın sonunda güzel bir kazanım elde etmek, iş sonuçlarını yakalamak çok önemli… Gurur duyacağınız ve anlamlı şeyleri hayata geçirmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Üçüncüsü ise aksiyon. Bir hedef ve strateji koyuyor, yola çıkıyorsunuz. Ama kolu sıvayıp yola çıkmaz ve en etkin aksiyonu almazsanız, o kurduğunuz stratejiyi kağıttan hayata geçiremezsiniz.

Son olarak benim için en önemlisi insan unsurudur. Muhtemelen beni her gün işe getiren faktör de insandır. İnsanlardaki o potansiyeli açığa çıkarmak benim liderlik misyonumun temelinde oluyor.

SEKTÖRÜ ETKİLEYEN 6 MAKRO TREND

  1. DEMOGRAFİK YAPI Dünyada ve Türkiye’de hane içindeki sayı azalıyor, tek ve 2 kişilik haneler daha fazlalaşıyor.
  2. ŞEHİRLEŞME İnsanlar daha fazla şehirlere taşınıyor, o yaşam tarzını benimsiyorlar. Bununla birlikte kadının iş dünyasına katılım oranı giderek artıyor.
  3. ÇOKLU KANAL Tüketici artık ürüne her kanaldan ulaşabilmek istiyor. ‘Omnichannel’ yaklaşımı yayılıyor, tüketici gerektiğinde bakkal, büyük market ya da online alışverişe yönelebiliyor.
  4. TARIMDA KALİTE Tarımda sürdürülebilirlik hedeflerine uygun kaliteli tarım ürünlerini üretebilmek çok önemli… Bunun farkındalığı artıyor ve insanlar giderek daha fazla önem veriyor.
  5. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İnsanlar gerçekten artık dünyaya, çevreye, yaşadıkları gezegene daha fazla önem veriyorlar.
  6. SAĞLIK/İYİLİK ‘Bütünsel iyilik’ dediğimiz ‘sağlık’ ve ‘iyilik’ bizi de etkileyen bir trend. Bütünsel iyilik kategorisi de en hızlı büyüyen kategorilerden bir tanesi. Sadece fiziksel değil zihinsel sağlığa verilen önem de artıyor.

KÜLTÜRÜ OLUŞTURAN 5 DEĞER

  1. GÜVEN Ne yaparsak yapalım, karşılıklı güven, etik kriterleri, en temel kırmızı çizgimizi koruyarak ilerlemek.
  2. İŞ BİRLİĞİ Biz değişik fonksiyonlar halinde bir ekip olarak çalışıyoruz. Her ekip bir çark ise bu çarkların hepsinin dönmesi lazım ki en büyük çark çalışsın. Dolayısıyla bu iş birliğini çapraz fonksiyonların içinde en iyi şekilde yönetebilmeliyiz. Ben de kendimi aslında CEO değil de, Chief Energy Officer olarak görüyorum. Yani bu çarkları dönüştürecek enerjiyi organizasyona vermeye çalışıyorum.
  3. SAHİPLENME Çarkların hepsi kendi içinde iyi çalışabilir. Bir yerde bir çark tıkanıklık yapıyorsa diğer arkadaşlar da o işi sahiplenip, destek olarak o çarkı da döndürebilmeleri lazım.
  4. DAYANIKLILIK Sadece Türkiye değil, dünyada da belirsizlik var. Belirsizliği yönetmenin en önemli, en iyi yolu onu beraber inşa etmek. Sürekli ne olacak diye düşüneceğimize, o dalgalarla boğuşmak yerine o dalgalarla nasıl sörf yaparız, onun gayreti içindeyiz. Ve birlikte nasıl daha iyi sörf yapabiliriz ve birlikte sörf yaparak geleceği nasıl daha iyi inşa edeceğimizi planlıyoruz, onun gayreti içindeyiz.
  5. ÇEVİKLİK Bu kadar değişimin, dönüşümün olduğu dünyada bizim hem birey olarak, hem de organizasyon olarak çevik olmanızın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

5 LİRAYA MUTLULUK

  • İKİ ÖZEL ÜRÜN Uygun fiyatlı ürünleri tüketicilerimize sunmak için biz her zaman operasyonel verimliliği ve artan maliyetleri minimumda yansıtmaya çalışıyoruz. Ülker Çubuk Kraker, şu anda tavsiye raf fiyatıyla 5 liradan sunulan bir ürünümüz. Bir başka örnek Ülker Çizi. Biz o üründe mesela simit endeksine bakarız. Simit endeksine baktığımızda şu anda simitin çok daha altında o ürünü bulabiliyorsunuz.
  • TERCİHİMİZ YERLİ BUĞDAY Biz ağırlıklı olarak yerli ham madde kullanmayı tercih ediyoruz. Ülkemizde yetiştirilemeyen ham maddeler hariç toplam yerli tarımsal ham madde kullanımımız yüzde 86. 2030’a kadar bu rakamı yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz.

“HER YIL 55 YENİ ÜRÜN ÇIKARIYORUZ”

  • YENİ ÜRÜN SAYISI Her yıl ortalama 55 yeni ürün piyasaya sunuyoruz. Ancak, her yıl bu kadar ürünü sunacağız diye bir kuralımız yok. Tüketici içgörülerine göre uygun olan ürünleri biz üretmeye çalışıyoruz. Burada da özellikle etkin olan inovasyonlara ağırlık vermeye çalışıyoruz.
  • BIGBET İNOVASYON Tüketicilerin hayatına dokunan, tüketicilerin tüketmekten, yemekten keyif alacağı, mutluluk alacağı ürünleri belli bir ölçekte onların hayatlarına sokabilmek bizim için önemli. Biz onlara ‘bigbet inovasyon’, yani büyük ölçekli inovasyon diyoruz.
  • CİRO PAYI Biz bu yeni ürünlerin yani inovasyonların cirodaki payını arttırma gayreti içindeyiz ve son dönemde bunu gerçekten güzel bir şekilde arttırıyoruz. Orada da son dönemde 2 haneli rakamların üzerine çıktığımızı söyleyebilirim. Ülker Bisküvi olarak en son rakamımız yüzde 11’di.

İZLEDİĞİM GÖSTERGELER

  • YETENEK Çalışan arkadaşlarımızın yetenek ve yetkinliklerini sürekli daha iyiye götürmek benim için önemli… Onların içindeki potansiyeli açığa çıkarmak ve organizasyonumuzda doğru araçları seferber etmeyi istiyorum.
  • KAPASİTE Mevcut kapasitemizin en etkin şekilde kullanılması çok önemli. Katma değer sağlamayan işlerimizi ve bürokrasiyi azaltıp, daha etkin işleri açığa çıkarmak gerekiyor. Böylece daha önemli işlere zaman ve enerji ayırmak mümkün hale gelecek.
  • KÜLTÜR Siz ne yaparsanız yapın, o kültürü etkin bir şekilde ve özünüze uygun hale getirmeniz çok önemlidir. Ancak, öyle olduğunda sonuca daha etkin gidebilirsiniz. Orada da Peter Drucker’ın çok sevdiğim bir sözü var: “Kültür stratejiyi kahvaltıda yer”. Buna çok inanıyorum.

GELECEĞİN ÜLKER’İ

  • AMİRAL GEMİSİ Biz yola Ülker olarak çıkmıştık. Şimdi bu yolculuk, global yolculuğa, pladis’e dönüşmüş durumda. pladis dünyanın en hızlı büyüyen atıştırmalık şirketi. Bu grup içinde Türkiye olarak amiral gemisiyiz.
  • GLOBAL OYUNCU Bu ‘amiral gemisi’ önemli sorumluluk veriyor. Hayalim, bu şirketi daha ileriye götürüp, global pladis yolculuğumuzu daha da büyütmek… Dünyada daha da büyük bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.
  • 5M’İN ÖZÜ Bu da 5M mutluluk büyüme formülünün özüdür. Çünkü, büyümeyen şeyler ölmeye başlıyor. Bizim de gerçekten o büyüme yolculuğuna emin adımlarla ilerlememiz lazım.

Yazar: Talat Yeşiloğlu

Fast Company Türkiye Genel Yayın Yönetmeni

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yeni-nesil-internet-geliyor

Yeni nesil internet geliyor

hazırlıksız-yakalananlar

Hazırlıksız yakalananlar!