in , ,

En inovatif şirketler 2020

Dünyanın en yenilikçi şirketlerinden dersler

01 – Snap

SNAP’İN YENİ SOSYAL AJANDASI

Bana Evan Spiegel’in çok hasta olduğu söylendi. Snapchat’i bünyesinde bulunduran Snap’in 29 yaşındaki Ceo’su, ağır bir soğuk algınlığıyla mücadele ediyordu. Bana anlatılana göre, sesi fısıldamanın üstünde zar zor çıkabiliyordu. Snap’in California, Santa Monica’daki Genel Merkez Binasının teras katında buluşacaktık. Bu teras katının aslında tamamı Spiegel’in ofisi; ahşap kaplı duvarları, tonozlu tavanları tezat yaratan bol miktarda doğal ışık sayesinde neredeyse bir katedrale benzeyen sessiz bir yer.

Yazı: Mark Wilson

Bu tanım Spiegel’in kim olduğuna dair hükümlerini uzun zaman önce vermiş olanları neredeyse kesin bir şekilde harekete geçirecek: Herkesçe bilinen bir şekilde Facebook CEO’su Mark Zuckerberg’ın 2013’te kendilerini 3 milyar dolar karşılığında alma teklifini reddedip, kartal yuvasında Facebook’un kendi ürettiği yenilikleri aşırışını izleyen, şimdilerdeyse görkemli bir CEO’ya dönüşmüş kasıntı ve zengin L.A. çocuğu…

Fakat aralık ayının sonuna doğru güneşli bir perşembe sabahı beni karşılayan adam, çizilen bu resimdekine hiç benzemiyordu. Halsiz gibi de durmuyordu. Sohbetimiz boyunca sesi güçlüydü, kendisi de gülümsüyor ve kahkahalar atıyordu. Peki ya saçları? Hiç de yataktan kalkıp gelmiş gibi değildi. Kendisi kadirşinas, düşünceli, kendini eleştirebilen ve belki de hepsinden çok, neşeli birisi.

Spiegel’in toplum gözündeki imajı, Snap’inki gibi, pek çok açıdan Zuckerberg’i reddetme kararıyla şekillendi. Eğer Snapchat’i Facebook’a satmış olsaydı ne olacağını hayal edip edemediğini sordum.

Spiegel, “Aslına bakarsanız, insanlar gelip bana teşekkür ediyorlar. Tanımadığım insanlar. “Hey, Facebook’a satmadığın için sağ ol’” diyorlar. “Garip, değil mi? Hem de çok garip. Ama bence dünya son 7-8 yılda çok değişti.” Facebook’un gizlilik konusundaki bitmek bilmeyen skandalları, Snap’in ileri görüşlülüğünden daha fazla insanın haberinin olmasını sağladı.

Snap’in kısa ömürlü mesajlaşma ve birebir iletişim özelliği, kullanıcı gizliliğini koruyor. Şirket, toplumun tüketmesi için hangi içeriklerin yayımlandığını kontrol ediyor ve uzun zaman önce de, kullanıcılar tarafından paylaşılan materyallerin doğruluğunu kontrol edecek bir ekip kurdu. Programın artırılmış gerçeklik (AR) özellikleri kullanıcıların kısıtlamalarını azaltıyor, kendileri olmalarına ve eğlenmelerine izin veriyor. Snap, çekirdek tasarımı ve fonksiyonuyla, şu anda sosyal medyayla özdeşleştirdiğimiz sorunların pek çoğunu çözdü.

Fakat Snap’in bu yılın “Dünyanın En Inovatif şirketleri” listesinin en üstünde olmasının nedeni, şimdiye kadar hep haklı çıkmış olması değil. Spiegel, ayrıca, Snap’in sıkıntıda olduğunun söylendiği 2018 yılından sonra dikkat çekici bir şekilde geri döndü. 2018 yılı boyunca, Snapchat günde 5 milyon kullanıcı kaybetmişti. Şirketin Mart 2017’deki halka arzı ile 2018’in son haftaları arasında 17 yönetici gitti. Facebook’un Snap’in özelliklerini yüzsüzce kopyalaması (örneğin, yöneticiler Instagram Hikayeleri ve Snapchat Hikayeleri arasındaki benzerliği kabul etti, fakat Hikayelerin geliştirilebilecek bir format olduğunu ve telif haklarına tabi bir teknoloji olmadığını belirttiler) etkisini göstermeye başlamıştı. Uygulamanın yeniden tasarlanması da suya düştü.

ÇEKİME HAZIR CEO Evan Spiegel, “İşe yarar bir artırılmış gerçeklik (AR) platformu olan sadece biziz” diyor.

Noel’e yaklaşırken, Snap’in hisseleri bir keresinde çıktığı 29,44 dolardan yüzde 84 kayıpla 4,82 dolara kadar düştü. Forbes, “Snapchat’in felaket durumdaki hisselerinin neden Facebook Tarafından asla toparlanamayacağı” konusunu tartışırken, iş dünyasının bilgelerinden Scott Galloway şirketin “enkaz” olduğunu beyan etti ve Snap’in 2020’den önce, muhtemelen Amazon’a satılacağını söyledi.

Olayları takip edenlerin çoğunun bilmediği şey ise, Spiegel’in şirketi sıkan sorunlardan haberinin olduğu ve ciddi iyileştirmeleri harekete geçirdiğiydi. Kendi liderlik becerileri üzerinde çalıştı ve Snap’in yenilikleri uygulamada daha etkili olmasını sağlamak için yönetici ekibini ve yönetim yapısını değiştirdi. Snap, Android uygulamasını yeniden yazdı ve dünyadaki telefonların -iPhone olmayan yüzde 85’inde daha iyi çalışmasını sağladı. Reklam alma araçlarını basitleştirerek gelirini her yıl yüzde 65 oranında artırdı ve 2019’da platforma günlük 31 milyon kullanıcı ekledi.

Yatırımcıların bunu fark etmesiyle, Snap’in hisse fiyatları geçen yıl neredeyse yüzde 250 oranında arttı. Şirket hâlâ para kaybetse de Snapchat, uluslararası büyüme için pozisyon almış durumda. Galloway yanıldığını kabul ettikten sonra ocak ayında “Artık Snap’i destekliyorum” diye yazdı. Moffett Nathanson analisti Michael Nathanson geçtiğimiz yaz “Snap kendi ‘Külkedisi masalını’ yaratmanın eşiğinde” değerlendirmesini yaptı.

Snap şimdi yazılımın yeni dalgasına yol gösteriyor. Teknoloji devleri artırılmış gerçekliği 10 yıl içinde ana akıma dahil etmeyi umarken, Snap bu yazılımı çoktan yaygın hale getirdi. Ortalama olarak, Snapchat’in günlük 218 milyon kullanıcısının yüzde 75’inden fazlası her gün uygulamanın artırılmış gerçeklik “lensleri”yle oynuyor. Bu, motorcu sakalı veya köpek kulakları gibi komik dijital efektleri yüzünde kullanan 163 milyondan fazla insan demek. Geçtiğimiz yıl, şirket artırılmış gerçeklik alanını daha da genişletti ve binaları dev pizzalara ve ürünleri de üstünde alışveriş yapılabilir sayfalara çeviren lensler kullanarak dikkatini kullanıcıların sadece yüzlerini değil, etraflarındaki dünyayı da değiştirmeye yöneltti.

Snap ayrıca “Keşfet” platformu üzerinde devasa bir premium içerik işi geliştirdi. Bu platform, kullanıcıların abone olup doyasıya izleyebileceği 5 dakikalık şovlarla mini boyutlarda, cep telefonları için optimize edilmiş bir Net ix gibi çalışıyor. şu anda dünya çapında 450’den fazla içerik kanalı var ve 2019’un 4’üncü çeyreğinde, elliden fazla şovun aylık 10 milyonun üzerinde izleyicisi oldu. Gençlere yönelik yazılmış dizilerden biri olan ve “The Real World” ve “Keeping Up with the Kardashians”ın yapım şirketi tarafından hazırlanan “Endless Summer”ın ilk sezonu 28 milyon izleyici elde etti. Spiegel, “Başkalarının çalışma şekline mecburmuş gibi hissetmek zorunda değilim” diyor. Snap’i, başarmak istediği şeyi elde etmek için en iyi nasıl işleyecekse, o şekilde inşa edebilir. “Yeni şeyler deneyebiliriz.”

Fark ediyorum ki Spiegel hasta değil. “Santa Monica” hastalığına yakalanmış. “Soğuk sıkım meyve sularından doğru miktarda içme” hastalığına sahip. 30’lu yaşlara yakın olma hastalığından muzdarip. Yani yenilmez işte.

Snapchat’in ilk prototipini üretmeden çok önce, 2011’de Spiegel ve şirketin kurucu ortağı Bobby Murphy, Future Freshman adında, müstakbel üniversite öğrencilerinin başvuru sürecini yönetmesine yardımcı olan bir platform üzerinde çalışmışlardı. Spiegel tasarımcıydı. Murphy de mühendis. Birlikte, haftalar boyunca günde 18 saat yan yana çalışmış, sürekli dışarıdan yemek söylemiş, iş yerinde uyumuş ve en nihayetinde batan bir ürün yaratmışlardı. Murphy, “Hiçbir yere varamasak bile birlikte çalışmak çok hoşumuza gitti” diyor. “Kısmen, arkadaş olduğumuz için. Ama ayrıca projede kullandığımız farklı becerilerimiz vardı. Ben daha çok geliştirme tarafıyla ilgileniyordum, o da tasarım tarafıyla.” Spiegel, Tasarım ve mühendislik arasında olması gereken bu paslaşmayı “çok kolaydı” diye onaylıyor. “Birlikte masada oturuyorduk. Gerçekten de uğraşmak zorunda kalmıyorsun, kendiliğinden oluyor işte, değil mi?”

Bu dinamik, Snapchat iki kişiden oluşurken, hatta 20 kişiden oluşurken bile işe yaradı. Fakat 2015 ile 2016 arasında, çalışanlar 600’den bir anda yaklaşık 1900’e çıktı. Tüm bu yeni insanlar yetenekliydiler, fakat Spiegel ile Murphy arasındaki anlayışa sahip değillerdi. Spiegel buna pek uyum sağlayamadı. Yaygın şekilde haberleri yapıldığı üzere içine kapandı. Eğer yeni Steve Jobs olmak istediyse, kendisinin en kötü tara arını örnek almışa benziyordu. Tam stratejik gözetim talep etmiş ve bir gizlilik kültürü inşa etmek istemişti. Dışarıdan bakınca, Snapchat hâlâ eğlenceyi seven popüler bir dalgaydı, fakat Spiegel artık tanıyamadığı bir organizasyon inşa ettiğini fark etti ve bu da onu kişisel olarak mahveden bir şeydi.

Spiegel, bir keresinde Snapchat’in kullanıcı deneyimi yüzünden kafası karışan 38 yaşındaki bir gazeteciye “Sen pek hedef kitleden sayılmazsın” diyen o aynı CEO, kendini geliştirme arayışı içine girdi. Spiegel, 21 yaşında CEO olmak hakkında “Demek istediğim, belli ki bunu daha önce hiç yapmadım” diyor şakacı bir tavırla ve ekliyor: “Sanırım temel olarak bütün her şeyi öğrenmek zorunda kaldım.”

İşe, hem kişisel bir yol gösterici olması hem de yönetim ekibine koçluk yapması için CEO danışmanı Steve Miles’ı aralarına katarak başladı. Miles, Snap içinde konuştuğum çoğu insan gibi, Spiegel’i açık görüşlü, yeni şeyler denemeye hazır ve meraklı olarak tanımlıyor. “Sokrates’e çok benziyor” diyor, Spiegel’le birlikte Santa Monica sahilinde yaptıkları 90 dakikalık ilk yürüyüşü anlatarak.

Spiegel, ayrıca yöneticilikle ilgili, insanların havaalanlarında satın aldıkları türden kitapları da okumaya başladı, bunlara Safi Bahcall’ın “Loonshots” isimli kitabı ve Jon Gordon’ın “Power of Positive Leadership”i de dahildi. Snapchat’in tasarımının değişmesine isyan eden kullanıcıların ardından, Eylül 2018’de “Ve Jon Gordon diyor ki: ‘Hayat kolay olduğu için pozitif davranmıyoruz. Pozitif davranıyoruz, çünkü hayat bazen zor olabiliyor.’ Pozitif davranışlar zorlukların ve olumsuzluğun üstesinden gelmek için kullandığımız şeyler. Pozitif olmak çok çaba gerektirir. Pozitif olmak bir seçimdir” cümlelerini içeren 6 bin 600 kelimelik bir notla tüm ekipleri harekete geçirdi.

Herkes bu seçimi yapmak istemedi veya bunu onlar için Spiegel yaptı. Sonraki 4 ayda 10 kıdemli yönetici işten ayrıldı, bunlara sözleşmeli bir çalışan ile yaşanan uygunsuz bir ilişkideki rolleri sebebiyle kovulan iki kişi de dahildi. Bu toplu göç kötü görünüyordu, fakat şirketi Snap’in bir sonraki aşaması için toparlamak şarttı ve Spiegel daha fazla deneyimi olan bir yönetim ekibi oluşturdu. Bu ekibe strateji genel müdürü Jared Grusd (önceden Huf ngton Post ve Google’da çalışmış), pazarlama genel müdürü Kenny Mitchell (Gatorade ve McDonald’s), mali işler genel müdürü Derek Andersen (Amazon), iletişim genel müdürü Julie Henderson (21st Century Fox ve Newscorp) ve ürün genel müdürü Lara Sweet (AOL) de dahildi. Dışarıda şüpheciler sevinç çığlıkları atıyordu; Snap’in içindeyse, en kötü günler geride kalmıştı.

SNAP, TELEVİZYONA DA EL ATIYOR
Snapchat, “sosyal”i “medya”dan ayıralı çok oldu. Fakat şimdi bu ikisini birbirine entegre ediyor -ve işler karışmak üzere.

– Orijinal Diziler

İlk Hamle
2018 sonbaharından beri -kurgu ve gerçekliğin bir karışımı olan18 dizi yayına girdi ve hepsi, Snap’in reklamcıların gözdesi olan 13-24 yaş aralığındaki izleyicilerine yönelik.

Yükselen Yıldız
Gizemli cinayetleri çözen bir grup hayalet hakkındaki The Dead Girls Detective Agency (1), dördüncü sezonunda.

Sırada Ne Var? Seyircileri, izlemeye devam edebilmek için dizideki aktiviteye katılmaya davet eden yeni diziler yapılıyor.

– Kitle Kaynaklı Diziler

İlk Hamle
2014’te Snapchat, müzik festivalleri gibi etkinliklerde insanların paylaştığı videoları toplamak için Our Story’yi tanıttı. Bu özellik, “10-Second Talents” (10 Saniyelik Yetenekler) gibi şovları da içeriyor.

Yükselen Yıldız
Best of College (2), kampüs hayatına, Snap’in belli kampüslerde öğrencilere sunduğu versiyonlardan bir derlemeyle göz atmanızı sağlıyor.

Sırada Ne Var? Snap, yerel izleyicilerle yakınlaşabilmek ve şovları onların zevklerine uygun hale getirebilmek için Hindistan gibi önemli pazarlarda uluslararası ofisler açıyor.

– Bitmoji

İlk Hamle
2014’te Snap, kullanıcıların iletişim kurmalarına yardımcı olmak için kendilerinin çizgi resimlerini yapmalarını sağlayan Bitmoji’nin arkasındaki şirketi satın aldı.

Yükselen Yıldız
Bitmoji Hikayeleri, kullanıcıların avatarlarıyla Snapchat’teki arkadaşlarının avatarlarını birleştiriyor ve komik çizgi roman tarzında şakalar üretiyor.

Sırada Ne Var?
Bitmoji TV (3) , Hikayeler’i bir adım öteye taşıyor ve tam bir animasyon ekleyerek kullanıcıları ve onların arkadaşlarını da işin içine katıyor.

SNAP & SANAT
Şirket, sanatçılarla yaptığı işbirlikleriyle teknolojisini (havalı şekilde) gösteriyor.

Artırılmış Gerçeklik (AR)
Teknoloji: Snap, AR’ın bir sanatçının hevesini nasıl artırabileceğini ve yüzeysel bir görüntüden daha derin bir görüşü nasıl sunacağını göstermek istedi.

Sanatçı: Alex Israel, multimedya alanında çalışıyor ve genellikle L.A. ve ünlü kültürünün kaygan zeminleriyle oynuyor.

Proje: Israel, kendisinin beş adet portresine kafasından çıkan bir palmiye ağacının da (1) dahil olduğu AR efektleri ekledi.

Ses
Teknoloji: şirketin mühendisleri, videoları işitsel özelliklerine göre toplamak için algoritmalar geliştirdi.

Sanatçı: Christian Marclay, 40 yıl boyunca, sese fiziksel bir form kazandırdı ve bu ikisini sanat eserlerine çevirdi.

Proje: Marclay, belli notalara basıldığında bir ekranda (2) snap’leri oynatan piyano gibi işler yaptı.

3D
Teknoloj: Spectacles 3, gözlüklerine ikinci bir kamera ekledi, böylece kullanıcılar üç boyutlu kayıt yapabiliyor ve kayıtlarına gerçek bir derinliği olan efektler ekleyebiliyorlar.

Sanatçı: Harmony Korine, “kristal meth estetiği” ile göze çarpan kışkırtıcı filmleriyle biliniyor.

Proje: Korine’in Spectacles ile çektiği kısa film “Duck Duck” (3), dans eden bir sosisli sandviç ve diğer Snap efektlerinin gerçek hayata uyarlanmış halini gösteriyor.

Duvar Resimleri
Teknoloji: Scan, Snap’in artırılmış gerçekliğini gerçek dünyaya taşıyarak eğlence ve faydalı bilgiler sunuyor.

Sanatçı: Juan Hector Ponce ve Hector Rios, Los Angeleslı tanınmış grafiti ve duvar resmi sanatçıları.

Proje: Kullanıcılar Snapchat kameralarını 5 kayıp eserin olduğu alana yönelttiklerinde, bu eserler sihirli bir şekilde ortaya çıkıyor.

TO Bobby Murphy, “Mümkün olan en iyi AR deneyimini,” yaşatmak için donanımı geliştirmeliyiz” diyor.

Spiegel, Snap’i en başından beri nasıl oluşturduğunun ayrıntılarını düşünerek, nerede yanlış yaptığını yavaş yavaş anlamaya başladı. Snap’i, Apple’ın ilk günlerindeki, 1-2 kişi her şeyi icat etmiş gibi görünen haline benzetmeye çalışmıştı. Sonuç olarak da Spiegel, bir “toplama dağıtım modeli” (bilginin/kararın merkezden birimlere dağıtıldığı model) ortaya çıkarmıştı. Kendisi tabii ki toplayan (merkez) taraftı, dağıtımda bulunanlar da şahsen görüştüğü ve başkalarının bildiklerini bilmek zorunda olmayan şirket çapındaki yönetici ve müdürlerdi.

Spiegel’in özel ve bire bir toplantılar yapmasının bir sebebi var mıydı?

“Geçerli bir sebebi yoktu” diyor gülerek. Spiegel’e göre alternatif, Samsung veya Foxconn benzeri büyük ve etkili şirketler gibi iş yapmaktı. “Bu devasa kuruluşlar yönetim konusunda inanılmaz iyiler” diyor. “Tipik olarak hiyerarşiye çok önem veriyorlar, bir sürü süreçleri var. Ama bu tür kuruluşlar yenilik konusunda çok da iyi değiller.”

Spiegel, kendi kabiliyetleri üzerinde çalışırken, bir yandan da uygun miktarda süreci uygulayarak Snap’in yeniliklerini nasıl yönetebileceği üzerinde düşünüyordu. “Dünya hakkında ne düşündüklerini veya takımlarını nasıl oluşturduklarını paylaşma ya da bize sorunlarımızı çözmemiz için yardımcı olma konusunda inanılmaz şekilde cömert davranan bir sürü insanla tanıştığım için çok şanslıyım” diyor. Sonunda, Snap için gerekli olan cevabın, Murphy ile kendisinin (çok sevdiği) çalışma şeklini Foxconn’un etkili tara arıyla birleştirmek olduğuna kanaat getirdi.

Bu CEO şimdi vaktinin yarısını kendi katında çalışan 12 tasarımcıdan oluşan hızlı inovasyon ekibiyle geçiriyor. Bu ekip, geleceğin Snapchat’ini geliştirmeye odaklanmış bir görevdaşlar topluluğu olarak hareket ediyor. Dikdörtgen masası, iş istasyonlarından oluşan uzun bir odanın bir ucunda bulunuyor. Kendisini tasarımcı görevdaşlarından ayıran duvarlar veya ses geçirmez özellikte camlar yok.

Spiegel’in Pasadena’daki ünlü ArtCenter College of Design’da (henüz lisedeyken) aldığı derslerde edindiği deneyimden ilham alan inovasyon takımı her salı toplanıyor ve Spiegel de dahil olmak üzere herkesin yaptığı işi göstermesi gerekiyor. Henüz işe başlayalı iki gün olmuş olsa bile. “Çünkü hepimiz aynı gemideyiz, bir şeyler üretiyoruz; gerçekten açık davranmamız ve birbirimize karşı dürüst olmamız normal, çünkü yarın zilyon tane daha krimiz olacak” diyor Spiegel. “Ekip süper hızlı işler, sanat okulu stili ve insanlara dair derin bir anlayışa sahip olmanın birleşimiyle çalışıyor.”

Sonra da Spiegel’in yeni yönetim ekibi bu kirlerin tüm şirkette hayata geçirilmesine yardım ediyor. “insanlar her gün sürekli bir inovasyon kültüründen bahsediyorlar” diyor Spiegel, “ama aslında ihtiyacınız olan şey bir inovasyon yapısı.”

Spiegel ve onun kıdemli takımıyla çalışmaya devam eden Miles, Spiegel’in “Eskiden kimsenin görüp duymadığı gizli bir adam, usta bir Evanjelist olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Çok daha açık, şeffaf ve dengeli bir liderlik modeline evrildi.”

Spiegel bana çoğu toplantının artık bir takım toplantısı olduğunu söylüyor; birebir toplantılar insanlara kişisel gelişimleriyle ilgili yardım etmeye ayrılıyor.

Snap’te değişim karmaşık bir şekilde gerçekleşti ama görece hızlı da oldu. Spiegel bu dönüşümü sadece 3 yılda, halka açık bir şirketi yönetirken ve 3 çocuk babası olarak başardı. Biz görüştüğümüzde, kendisi teknik olarak hâlâ model ve girişimci olan karısı Miranda Kerr’in oğulları Myles’ı dünyaya getirdikten sonra aldığı doğum iznindeydi. Tüm bu sebeplerden Spiegel, Snap’te birkaç yıl önce olduğundan “sonsuz şekilde” daha mutlu olduğunu söylüyor. “Her gün o se ilk gelen benim. Bunu seviyorum. Buraya koşa koşa geliyorum” diyor, söylediklerini bir kıkırdamayla desteklemeden önce. “Bazı günler çocukları okula bıraktığım oluyor, ama onun dışında ilk gelen benim.”

Snap’in hem yakın hem de uzak geleceğini anlamak için, bütün bir “içerik” kavramını yeniden düşünmek yardımcı olur. Bugün, Snapchat’te iki ana tipte içerik var. İlki, uygulamanın Keşfet sekmesinde izlenebilen videolar. Bu sekme, dijital alemin ürettiği, kablolu televizyona en çok benzeyen şey. Snap, kitle kaynaklı videolarını, Snapchat kullanıcılarının baloncuklu poşet patlatmak gibi şaşırtıcı görevleri yerine getirdiğini gösteren “Oddly Satisfying” gibi dizilere çevirdi. şirket ayrıca kendi orijinal dizilerini de geliştirdi. Bunların Snap’in öncelikli olarak 13-24 yaş arası izleyicilerine hitap etmesi, Snapchat’in işlevleriyle ne kadar iyi oynadıkları ve ne kadar kusursuzca yapılmış oldukları kayda değer bir şey. “Second Chance” adındaki dizi, iki eski sevgiliyi yan yana getiriyor. Bu sevgililerden sadece bir tanesi tekrar barışmak istiyor ve dram, yalanlar, kahkahalar ve derin gerçekler sadece birkaç dakika içinde ortaya çıkıyor; böylece bir aşk hikayesi, bir lise öğrencisinin dikkat süresi içinde anlatılmış oluyor. 10 saniyelik her klip heyecanlı bir sonla bitiyor.

İçeriğin ikinci çeşidi ise arkadaşlar arasında iletişimi artıran bir dijital efektler serisi. Bu seri, Snap’in artırılmış gerçekliğe yaptığı yatırımdan ortaya çıkıyor. Son örnekler, Cameos adındaki yeni bir ürün sayesinde kendinizi dans eden bir tavuğa çevirmeyi (bu ürün Snap’in geçen yıl satın aldığı teknolojiyi kullanıyor) ve Snappables adında, kullanıcıların Snapchat’in kamera fonksiyonu aracılığıyla kendi gerçek dünyaları içindeki 8 nesneyi bulmalarını isteyen bir oyunu içeriyor. Snap, bunların ikisini birleştirerek ilerleyecek. Spiegel içeriğin “günümüzde artırılmış gerçekliğin temel kullanılma sebebi” olduğunu söylüyor. “Artırılmış gerçeklik içeriğinin çoğu etrafınızdaki dünya üzerine veya yüzünüze yerleştiriliyor.”

Şirketin içerik müdürü Sean Mills, bu yıl karşılaştığı en büyük zorluklardan birinin artırılmış gerçekliği eğlence programlarına “zorunlu bir bileşen” olarak katmak olduğunu söyledi. 2018’de, yukarıda bahsedilen gençlik dizisi “Endless Summer”, hayranlarına Snapchat içinde bulundukları yerde bir kumsalın belirdiği ve bu kumsalda dizinin oyuncularının bir ateş etrafında oturduğunu gösteren bir artırılmış gerçeklik kapısı açma şansı verdi. Mills, “Bir dizi yaptığımda, piksellerinin yüzde yüzünü ben kontrol ediyorum” diyor. “AR ile bir şeyler yaptığınızdaysa, piksellerin yüzden seksenden fazlasını anlatımı yeniden şekillendirmeleri için izleyicilere veriyorsunuz. Bu çok farklı bir deneyim olacak.”

Ama Snap ayrıca, arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde de eğlence yaratmayı amaçlıyor. Şubat ayında şirket, “Bitmoji TV” adında yeni bir dizi yayınladı. Snap’in 2016’da satın aldığı Bitmoji (Apple’ın Animoji’sinden bir yıl önce), kullanıcıların kendilerinin Simpsons karakterlerine benzeyen karikatürlerini yapmalarına ve bu avatarları kendilerini ifade etmek için kullanmalarına izin veriyor. BitmojiTV, bunu bir adım öteye götürerek sizin ve arkadaşlarınızın avatarlarını 10 bölümlük bir çizgi dizide oynatıyor. Bu dizi, cumartesi sabahları yayınlanan çizgi dizilerin, “American Idol” gibi büyük televizyon programlarının da parodisini yapan bir versiyonu oluyor. Sonuçlar sadece ilgi çekici olmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcıları Snapchat’in içine daha da çok çekiyor. Snap ayrıca, artırılmış gerçekliği insanların yüzlerine filtre eklemekten (telefonlarındaki sel e modu), telefonun arkasındaki kameradan göründüğü haliyle etraflarındaki dünyaya da filtre eklemeye doğru genişletmek istiyor. Snap’in artırılmış gerçeklik ürünlerinin teknik gelişimini kontrol eden teknoloji genel müdürü Murphy, “Herkes kendi yüzünün benzersiz ve kendine özgü olduğunu düşünür” diyor. “Bu yüzden benim yüzüme eklenen içerik senin yüzüne eklendiğinde farklı görünür.”

Geçtiğimiz yıl, Coca-Cola ve McDonald’s ile yapılan ortaklıklar, markaların Snap’in geçtiğimiz ilkbaharda tanıtılan Scan özelliği için reklam satın alabileceğini ilk kez gösterdi. Bu özellik, kullanıcıların Snapchat kamerasını bir kola kutusuna veya bir McDonald’s patates kızartması kutusuna doğrultarak masanızda belirecek bir kutup ayısı gibi gizli lensleri ortaya çıkarmasına izin veriyor. Scan özelliğini kullanan ilk 2 şirketin dünyanın en çok tanınan markalarından olması tesadüf değil. Ortakları ne kadar tanınır durumdaysa, kullanıcıların kameralarını gerçek dünyaya çevirdiklerinde bulacakları o kadar çok AR içeriği olur. Bu, şirketin geçmişte de başarıyla kullandığı bir kurallar bütünü. Snap, kullanıcıların kafalarından aşağı sanal meyve pançı dökmelerini sağlayan AR lenslerini popüler hale getirmek için Gatorade, ve müşterilerin sadece restorana gittikleri zaman patates kızartması ltresinin kilidini açmasına izin vererek lokasyon bazlı snap’leri yaygınlaştırmak için McDonald’s gibi yaygın bilinen markalarla çalıştı.

Murphy, “Bir Snapchat kullanıcısının bakış açısına göre sorun şu: ‘Orada bir deneyim olduğunu nereden bileceğim?’” diyor. içindeki her bir nesnenin açığa çıkarılmayı bekleyen gizli bir AR bileşeni içerdiği bir dünyaya doğru gittiğimizi düşünüyor. Ama “’Bunu nasıl açığa çıkaracağım?’ Snapchat kullanıcıları için neyin taranabilir olduğuyla ilgili beklentileri belirlememiz lazım.” diye ekliyor.

Spiegel “İnsanların kullandığı bir sürü güzel lens olduğu için, görüş alanı bu kadar büyük olsaydı bunlardan hangisi 10 kat daha iyi olurdu diye kendinize sorular sormaya başlayabilirsiniz” diyor, ellerini göz hizasına kaldırıp aralarındaki mesafeyi bir beyzbol topundan bir şükran günü hindisi büyüklüğüne çıkararak.

Spiegel, diğer (teknoloji odaklı) CEO meslektaşlarının çoğu gibi, akıllı telefonlardan sonra gelecek olan yeni bilişim dalgasının farklı formlardaki headset’ler olacağına inanıyor. Fakat Apple veya Facebook’un aksine (ikisinin de bir tür AR gözlüğü üzerine çalıştığına dair haberler yapıldı), Snap kendi Spectacles markalı AR güneş gözlüğünü halka açık bir şekilde geliştirmeye devam ediyor. şirketin uzun yıllardır geliştirdiği üçüncü örnek olan Spectacles 3, headset’e ikinci bir kamera ekliyor ve izleyicinin dünyayı üç boyutlu olarak ve gerçek derinliği olan efektler kullanarak kaydetmesine izin veriyor.

Kasım 2016’da piyasaya sürülen orijinal Spectacles, basında sansasyon yarattı fakat sonunda Snap’in satılmamış cihazlardan 40 milyon dolar zarar etmesine sebep oldu. Yine de şirket bir şeyler yakalamak üzere olduğunu biliyordu. Snap’in cihaz müdürü Steen Strand, “Başlangıçta önünde satışların ne yöne gittiğine dair veriler olan birinin, inanılmaz başarılı olacağınız fikriyle baştan çıkmaması zor olurdu” diyor.

Strand, 2018’in sonlarında Snap’e katılmadan önce, Icon Aircraft için uçak tasarlıyordu. Dediğine göre uçakların “fazlalığı” olamazdı, yoksa uçamazlardı. Spectacles’a işaret ederek “Peki ya böyle bir ürün?” diyor. “Bunda da fazlalığınız olamaz.”

Bu ilginç bir gerilim yaratıyor, çünkü çoğunlukla fabrika işçileri ve girişimcilere pazarlanan ağır, hologramlarla dolu bir headset olan Microsoft HoloLens’in aksine, Spectacles’ın modaya uygun ve işlevsel olması lazım. Snap, Aralık ayında Miami Beach’teki Art Basel’da, Spiegel’in bizzat getirdiği film yapımcısı ve sanatçı Harmony Korine (2019’da yayınlanan “The Beach Bum” filminin yönetmeni) ile, tamamen Spectacles 3 ile çekilmiş 3 dakikalık bir kısa lm yapmak ve elli adet Gucci markalı, el boyaması ve sınırlı sayıda olan, ince simlerle ışıldayan Spectacles üretmek için birlikte çalıştı. Bunlar, Art Basel’daki sanatçılar için değerli birer hediye oldular ve amaç da onların bu abartılı doğalarıydı: Gerçekten havalı görünen giyilebilir bir bilgisayar üretmek doğal olarak riskli bir şey.

Strand ve Spiegel, AR headset’lerinin kabul görmesine daha bir 10 yıl olduğunu kabul ediyorlar (bu, Snap ve Facebook’un üzerinde anlaştığı nadir bir konu. Facebook bu makale üzerine kir bildirme konusundaki davetimize cevap vermedi). O zaman Snap neden hâlâ Spectacles’ı üretiyor ki? Neden Microsoft ve Apple’ın (ürünlerini 2022’de piyasaya sürmeleri bekleniyor) sınırsız araştırma ve geliştirme bütçelerini AR için harcamalarına izin verip, ürünlerini piyasaya sunduklarında hemen benzer bir ürün tanıtarak, bunları çekici hale getirmek için de milyon tane dijital lens kullanmıyor ki? “önümüzdeki 3 ila 10 yılı harcamakta serbestiz, çünkü AR ile sürekli haşır neşir olan büyük bir topluluğumuz zaten var” diyor Spiegel. Söylediklerini resimlendirmek için bir kağıt kalem alıyor. Bir dikdörtgen çiziyor ve çaprazlamasına iki tane üçgene bölüyor. Soldakine “iPhone” yazıyor. ilk üçgeni yakında köşeye sıkıştıracak olan diğerine de “Spectacles” yazıyor.

“Önümüzdeki 10 ila 20 yılda iPhone kullanımı Spectacles’a kayacak” diyor. “Buradaki soru şu, hangi zaman diliminde? ilginç olansa… Eğer bu cihaz bahsini kaybedersek, pek sorun olmaz çünkü dijital AR platformumuz var. Hâlâ epey büyük bir işimiz olacak. Ama eğer cihaz işini de kazansaydık nasıl olurdu? Niye denemeyesiniz ki?”

Bu zihniyet Snap’in pek çok kararına uygulanıyor. Kendi kendini yok edebilen bir internet yaratmak mı? Niye denemeyesiniz ki? Dikey formatta orijinal diziler yapmak mı? Niye denemeyesiniz ki? Satmak yerine kendi işinizi kurmak mı? Niye denemeyesiniz ki?

Ofisinden çıkarken Spiegel’in masasına tekrar bakıyorum ve onun bu devasa odada tek başına çalıştığını, Snap için kendi tasarım projelerini sabahın erken ve sessiz saatlerinde, ekibinin geri kalanı gelmeden önce geliştirdiğini hayal ediyorum. Masasının arkasında destelerce çerçeveli yazı ve not var. Bu yazılar denizinden bir tane mesaj öne çıkıyor. şirketini daha yeni kurtarmış olan 29 yaşındaki bir milyarderin, duymaya hiç ihtiyacı olmadığını sandığınız bir şeyi söylüyor: “iyi gidiyorsun.”

02 – Microsoft

EKİPLERİ KAYNAŞTIRMAK İÇİN

Microsoft’un Teams adıyla bilinen mesajlaşma platformu, geçen Temmuz ayında 13 milyondan fazla günlük kullanıcıya ulaşıp -rakibi Slack’i geride bırakarak2019 yılının en çok kullanılan iş yeri mesajlaşma uygulaması oldu. Ocak ayında kullanıcı sayısı 20 milyonu geçen platform, ABD’nin en büyük 100 şirketinin 91’inde kendine yer buldu. Giderek daha esnek hale gelen yazılım; sohbetleri, çağrıları, dosya paylaşımını, video toplantılarını ve dış uygulamaları birbirine entegre ederek çalışanların doğrusal olmayan bir iş akışında uyumlu çalışmasına olanak sağlıyor. Bulut tabanlı yazılım ve hizmetleri yürüten Microsoft 365’in başkan yardımcısı Jared Spataro, “insanlar çok sayıda iş yapma özelliğini bir arada barındıran bir yol arıyor” diyor. Teams platformu, örneğin, insanların farklı araçlar ya da pencereler arasında geçiş yapmadan, bir doküman üzerinde çalışabilmesini uygulama üzerinden sağlıyor. (Üstelik, bir tele-konferans esnasında ya da iş arkadaşınıza Beyonce’un GIF’ini gönderirken bunu yapabiliyorsunuz). Microsoft ayrıca, program yönetme yazılımları gibi yeni özelliklerle, mevzu verimlilik olunca genellikle ihmal edilen doktorlar, müşteri hizmetleri personeli, bakım elemanları gibi çalışanları da hede iyor. örneğin, Ikea’da 70 bin çalışan Teams üzerinden iletişim kuruyor.

03 – Tesla

ELEKTRİK OTOMOBİL YARIŞINDA ÖNE GEÇMEK İÇİN

Geçen yıl en az 360 bin araç teslim edebileceğini hesaplayan Tesla, 367 bin 500 sayısına ulaştı. Bu, önceki iki yıl sattıklarının toplamının iki katıydı. Bununla birlikte çıkış noktası elektrikli otomobil olan ve ancak milyarderlere hitap eden bir şirket, nihayet kitlesel bir üretici haline geldi. Tesla ilk günlerinden itibaren pazarlamada becerikliydi (dikkatleri mıknatıs gibi üzerine çeken bir kurucu yararlıdır) ancak operasyonel uygulama alanında zayıftı. şimdiye kadar… 2019’un son çeyreğinde üretimde rekor kırarken (ABD pazarında bu dönemde elektrikli otomobillerin yarısından fazlasını sattı) kâr da etti. Geçen yıl Tesla, Çin’de bir fabrika açtı ve dünyanın en büyük elektrikli otomobil pazarına araç taşımaya başladı. Bütün bunlar CEO Elon Musk’ın (Cybertruck’ın sunumunda olduğu gibi) büyüleyici anlar yaratma becerisinin yanı sıra (çin’deki sunumda sahnedeki dansı gibi) tuhaf şeyler yapabilmesinin de önünü açtı. Hamleniz, Büyük Oto.

İLLÜSTRASYON BRATISLAV MILENKOVIC

04 – Big Hit Entertainment

MÜZİK HAYRANLARINI MOBİLİZE ETMEK (VE PARA KAZANMAK) İÇİN

Seul’deki Olimpiyat Stadyumu geçtiğimiz Ekim ayında pop grubu BTS’nin kapalı gişe üç konserine ev sahipliği yaparken, bazı hayranlar grupla ilgili ürünler için özel tekli er sunan Weply adlı e-ticaret uygulaması sayesinde uzun sıralara girmekten kurtulmuştu. Bazıları ise sosyal ağ uygulaması Weverse ile yiyecek “kiosk”larındaki bekleme süresini kontrol ederken BTS üyelerine mesaj gönderiyordu. Bu hizmetleri yaratan, teknoloji startup’ları değil, müzik alanında BTS ve başka sanatçıları temsil eden, Big Hit Entertainment’a bağlı, Seul merkezli bir menajerlik ve yapım şirketiydi. Asya’da bazı yerlerde popüler olan “süper uygulamalara” aşina olan eş-CEO Lenzo Yoon, geçen Haziran ayında çıkarılan uygulamaların Big Hit’in “müzik sektöründe tek noktadan hizmet” sunma planının bir parçası olduğunu söylüyor. Weply 200 ülkeden 1,8 milyon kullanıcıya ulaşmakla övünüyor; Weverse’ün ise günlük 1,4 milyon kullanıcısı var.

05 – HackerOne

HACKER’LARI İŞE DAHİL ETMEK İÇİN

Capital One, Temmuz 2019’da 100 milyonu aşkın kişinin kredi kartı ve uygulama verilerinin ihlal edildiğini keşfettiğinde, bu iyi niyetli bir “hacker” sayesinde ortaya çıkmıştı. Bu “hacker”, para ve şöhret için sistemleri test eden 600 bin hacker’ı bir araya getiren, şirketler ve kamu kurumlarıyla bağlantılı HackerOne adlı şirket için çalışıyordu. Geleneksel siber güvenlik önlemlerinin merkezinde hacker’lara karşı güvenli yazılımlar olsa da, CEO Mårten Mickos, saldırılara açık olmanın kaçınılmaz olduğunu söylüyor: “Bilmek bilmemekten daha iyidir” diyor. (2012’den itibaren siber dedekti ere 80 milyon doların üzerinde ödül veren ve geçen yıl bunun yarıya yakınını dağıtan) şirket, 2019’da hassas projelerde hacker’ları uzak tutan ve kuruluşların bu tür işlerde gizlilik anlaşması talep etmesine izin veren HackerOne Clear programını devreye soktu. Alibaba, AT&T, Hyatt, Priceline ve (Goldman Sachs dahil olmak üzere) ABD’nin en büyük 10 bankasından 4’ünün aralarında bulunduğu yeni müşteriler şimdi bu platformda hacker’lara karşı güvenlik programlarını kullanıyor.

Kaynak: HackerOne. * HackerOne her yıl Mayıs-Temmuz arası verileri yansıtan, kendi “Hacker-Powered Security” raporunu yayımlıyor.

06 – White Claw

UNISEX VE FENOMEN BİR İÇECEK YARATMAK İÇİN

“Hard seltzer” (alkollü, meyve aromalı, şekersiz maden suyu) satışları geçen yıl yüzde 200 artışla 1,2 milyar dolara ulaştığında milenyum kuşağını iyi anlayan White Claw, partinin tam ortasındaydı. Mike’s Hard Lemonade’in üreticisi Mark Anthony Brands tarafından 2016 yılında oluşturulan marka, 2019’da pazarda satışların yüzde 54’ünü gerçekleştirdi. Rakipler (pembe meyveler ve örtik deniz kızları gibi) aşırı-feminen dokunuşlar taşıyan kutularla kadın tüketicileri cezbetmeye çalışırken, White Claw daha nötr bir yaklaşım kullandı. Örneğin zarif bir siyah-beyaz logoyu, kadın ve erkeklerin birlikte White Claw’un düşük kalorili, düşük karbonlu, glütensiz ürünlerini övdükleri pazarlama çalışmalarını tercih etti. Bu, kadın ve erkek müşterilerin yaklaşık eşit sayıda olmasını sağladı. Mark Anthony Brands’in başkanı Phil Rosse, “Yeni jenerasyon cinsiyete dayalı olarak kiminle takılmaları ya da nasıl davranmaları gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmıyor” diyor. Bira satışları yatay seyrederken, butik biracılar ve büyük bira şirketleri geride kalmamak için kendi “seltzer”lerini yapmaya yöneliyor. .

07 – Shopify

GELECEĞİN PERAKENDECİSİNİN ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN

Kylie Jenner, 1,2 milyar dolar değerlemeye sahip 4 yaşındaki girişiminin kontrol hissesini Kasım ayında 600 milyon dolara Fransız güzellik şirketleri topluluğu Coty’ye sattığında, 22 yaşındaki bir CEO’dan bir milyarder haline geldi. “Reality” yıldızlığından girişimciliğe geçiş yapan Jenner’ın Kylie Cosmetics’i satması, şirketin tam ve yarı zamanlı sadece 12 çalışana sahip olduğu düşünüldüğünde, sıra dışı bir başarıydı. Hiper-etkin bir online markanın yaratılmasında, Kardashian-Jenner “in uencer” işbirliği, kuşkusuz yardımcı olmuştu. Ancak bir o kadar da önemli olan, Kanadalı e-ticaret lojistik startup’ı Shopify’ın, Jenner’ın web sitesinden ödeme sistemlerine kadar her şeye kattığı güçtü.

Kylie Cosmetics’in yükselişi sıradışı, ancak benzersiz değil: Shopify; Allbirds, Bombas, Brooklinen, Outdoor Vocies ve Rothy’s (No.33) gibi doğrudan tüketiciye seslenen en başarılı girişimlerin çoğuyla birlikte çalışıyor. Aynı zamanda, Budweiser, The New York Times ve Nestle’nin de aralarında bulunduğu köklü şirketler de müşterileri.

Şirket, 2019 yılında 1 milyonuncu satıcıya ulaştı -175 ülkede satıcısı bulunuyor ve 2018’de 1,1 milyar dolar olan yıllık gelirini yaklaşık 1,6 milyar dolara taşıdı. (şirket “premium” özelliklerden aldığı ek ücretlerin yanı sıra aylık aboneliklerden para kazanıyor.) Deloitte’un hesaplamasına göre 2016-2018 arasında Shopify’daki şirketler 183 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdi ve 1,4 milyon kişiye tam zamanlı istihdam sağladı. Geçen yıl sadece Kara Cuma’dan Siber Pazartesi’ye kadar, Shopify’daki şirketler 25,5 milyon kişiye 2,9 milyar dolar değerinde ürün sattı –önceki yıl bu tutar 1,8 milyar dolardı.

2004 yılında girişimcilerin profesyonel “developer” (geliştirici) istihdam etmeksizin e-ticaret siteleri tasarlamasını kolaylaştırmak üzere Shopify’ı inşa etmeye başlayan Kurucu Ortak ve CEO Tobias Lütke’nin ABD’de e-ticaret satışlarının yarısını kontrol altında tutan ve geçen yıl 300 milyar dolarlık işlem hacmine imza atan Amazon’u yakalamak için daha uzun bir yolu var. (Shopify’ın brüt ticaret hacmi 2019’da yaklaşık 60 milyar dolardı.) Ancak dünya çapında Amazon’a giderek daha fazla kuşkuyla bakan tüccarlar için Lütke’nin şirketi güçlü bir alternatif olmaya başladı. E-ticaret devi, markaları fiyatları düşürmeye, taklite (ve Amazon markalı ürünlere) göz yummaya ve sitenin arama sonuçlarında önde yer almaları için Amazon reklamları ve depolama hizmetlerine bolca para harcamaya zorlarken, Shopify tüccarları geliştirmeye odaklanıyor. Shopify’ın COO’su (“Chief Operating Of cer”) Harley Finkelstein, “İsyancıları güçlendiriyoruz” diyor.

Markalar, Shopify’da büyüdükçe şirket onların ölçek değiştirmesine yardımcı olacak araçlar sundu. Dijital ve ziki mağazalarda çalışan (büyük tüccarlar için premium abonelikler içeren) ödeme ve lojistik çözümleri ekledi. 2016 yılında küçük ve orta ölçekli işletmelere daha sonra (gerçekleşecek satışların geliriyle) geri ödeme yapmalarını sağlayacak şekilde kredi vermek üzere kurduğu Shopify Capital, 760 milyon doların üzerinde fon dağıttı. şirket Ocak ayında hizmetlerini kredi ya da ödeme sicili olmayan girişimcilere kadar genişleterek onlara 200 dolar başlangıç kredisi önerdi ve böylelikle daha başlangıç aşamasındaki girişimcilerin e-ticaret ekosistemine katılmasına imkân sağladı. Shopify, platformuna yeni özellikler eklemeye devam ediyor –örneğin geçen yıl kurulan sohbet fonksiyonu, satıcıların müşterilerle gerçek zamanlı görüşmeler yapmasını sağlıyorve şirket muhasebeden çekiliş düzenlemeye kadar satıcılara her konuda yardımcı olan 3 binin üzerinde üçüncü taraf uygulamanın yer aldığı bir pazaryerine sahip. Shopify’ın, tüccarların satışları hangi sosyal medya sitelerinin ateşlediğini görmesini sağlayacak ve reklamlarını buralara yöneltmelerini kolaylaştıracak bir veri (analitik) hizmeti bile var. Finkelstein, “Shopify artık sadece bir e-ticaret platformu değil” diyor. şirketten “Dünyanın ilk perakende işletim sistemi” diye bahsetmeyi tercih ediyor. Shopify, şu ana kadarki en hırslı projesinin de sunumunu yapıyor: Satıcılara 2 günde gönderim hizmeti sunmaya hazır bir erişim ağı. şirket California, Georgia ve Ohio gibi eyaletlerde yedi dağıtım merkezinden oluşan bir ağ kurdu ve gelecek beş yıl içinde bunun kapasitesini artırmak için 1 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Geçen Eylül ayında, Amazon’un 2012 yılında satın aldığı otomatik depo sistemini geliştiren ekipten bazı kişilerin yarattığı robotik lojistik girişimi 6 River System’ı 450 milyon dolara satın aldı. Shopify seçtiği satıcılara 2 günde teslimat hizmeti sunmaya başladı bile ve daha fazlası da yolda. Bu ağı oluştururken, şirket en büyük yeni kaynağından yararlanıyor. Finkelstein, “Mağazalarımızı birleştirdiğinizde, dünyanın en büyük perakendecilerinden birine ulaşırsınız” diyor ve ekliyor, “Bunu kendimize saklamak yerine, küçük işletmelere dağıtmaya odaklanıyoruz.”

PERAKENDE HİKAYELERİ

Shopify, markalara ürünlerini ulaştırmada nasıl yardımcı oluyor?


Allbirds
Ayakkabı startup’ı uluslararası alana açılırken yürüttüğü işlemlerde Shopify’ın çeviri ve kur hesaplama hizmetlerini kullandı.


Brooklinen
Yatak takımları satan startup’ın kurucuları, Shopify’ın, markanın yaşam tarzı kimliğine ışık tutan bir online mağaza yaratmada yardımcı olduğunu söylüyor.


Budweiser
AB InBev, Budweiser’ın çorap, Noel süsleri, kemer tokası ve bira severler için bar sandalyesi gibi ürünler satan hediyelik mağazasında Shopify’dan yararlandı.


LeSportsac
Aksesuar markası müşterilere kişisel tekli er sunmak üzere Shopify’ın yapay zeka araçlarını kullanmaya başladıktan sonra, kurduğu iletişim yüzde 7 arttı.

08 – Canva

KURUMSAL YARATICILIĞI ÖZGÜR BIRAKMAK İÇİN

Canva’nın grafik tasarım şablonları, posterlerden şirket kartına ve web reklamlarına kadar her şeyi yapma konusunda insanlara yardımcı oluyor. Şirketin ana ürünü Presentations, esnekliği giderek artan bir slayt gösterisi yaratıcısı. Kullanıcılar slaytları mobil cihazlarda hazırlayabiliyor ve bunları küçük ekrana uyarlayabiliyor); bunları video, harita ve sosyal medya paylaşımlarıyla birleştirebiliyor ve canlı URL’ler ile paylaşabiliyor. Kurucu Ortak ve CEO Melanie Perkins, Sunumlara insanların online ortamda beklediği interaktifliği katmak istiyoruz” diyor. Sonbaharda çıkarılan yeni bir girişim aracı, şirketlerin (rengi, yazı karakterini ve logoları kendileri kontrol ederek) kendi şablonlarını yaratmalarına imkân sağlıyor. Böylelikle markanın kimliği tüm çalışanlar arasında korunabiliyor. Bugün Canva’nın paralı ürünlerini 1 milyondan fazla kişi kullanıyor ve her hafta 1 milyonun üzerinde sunum yaratılıyor.

FOTOĞRAF DAMIAN BENNETT

ŞİMDİKİ ZAMAN
Canva’nın Kurucu Ortağı ve CEO’su Melanie Perkins, “İnsanların kendilerini bireysel olarak ifade edemediği anlar, zaman kaybı” diyor.

 

09 – Roblox

OYUN SEKTÖRÜNDE “OYNAMAK” İÇİN

Dünya çapında 100 milyonun üzerinde aktif kullanıcı, Roblox oyun platformunda her ay 1 milyar saatten fazla zaman geçirerek Jailbreak ve MeepCity gibi oyunlar oynuyor, kendi oyunlarını geliştiriyor. şirketin kurucusu ve CEO’su David Baszucki’ye göre “Bu, içeriğin işin yerleşmesini sağlamak ile alakalı bir şey.” Geçen yıl şirket, 2 milyonu aşkın geliştiricisi için yeni araçlar çıkardı. Bu araçlar arasında farklı dillerde oyun isimleri yayınlamayı sağlayan bir çeviri özelliği ve sunucu başına 800 kişinin aynı anda oyun oynamasına olanak yaratan bir üst versiyon da vardı. 2019’da 100 milyon dolar gelir elde eden (2018’de 70 milyon dolardı) yaratıcılar, sanal ürünler ve diğer oyun yükseltici yazılımlar satarak para kazanıyor. Baszucki, “Biz araçları yapıyoruz. Asıl yaratıcı dahi olanlar, oyun geliştiricilerimiz” diyor.

10 – Zipline

EN ÖNEMLİ ÜRÜNLERİ -HIZLI- TAŞIMAK İÇİN

Tıbbi malzemeleri uzun mesafelerde taşıma konusunda uzman olan, insansız hava aracı (iHA; “drone”) ile taşımaların öncüsü Zipline’ın ülke çapındaki ilk ağını yaratması yaklaşık 3 yıl sürdü. San Francisco merkezli şirket, 2016 yılında girdiği Ruanda’da, başkent Kigali’den diğer bölgelere kan temininin yüzde 75’ini yürütüyor.

Zipline, Mayıs 2019’da Gana pazarına da girerek bir yıldan kısa sürede 12 milyon kişiye hizmet veren 2 bin hastaneye ulaştı. şirketin kurucularından ve CEO’su Keller Rinaudo, “Sivil havacılık kuruluşuyla çalışma, kamu sağlık arz zinciriyle entegrasyon kurma, dağıtım merkezleri yaratma ve (iHA’larla) bakım konusunda bilgi sahibiydik” diyor.

Zipline aynı zamanda kendi donanımını, elektronik havacılık ürünlerini ve uçuş-kontrol algoritmalarını geliştirerek teknolojisini kendisi yenileyebiliyor (2019 sonunda yeni bir iHA modeli çıkardı.) şirket şimdi bilgisini dünya çapında uyguluyor: Bu yıl içinde Filipinler pazarına girecek ve Novant Health’in tıbbi malzemelerini Kuzey Carolina’daki kırsal bölgelere ulaştırmaya başladı. Gana’daki ağı ise şöyle işliyor:

Bratislav Milenkovic (Roblox)

1. Dağıtım Merkezi

Zipline’ın Gana’daki üç dağıtım merkezinin her biri yaklaşık 24 kişi istihdam ediyor. 30 iHA’dan oluşan bir filoyu işletiyor ve aralarında kan ürünleri ile aşıların da bulunduğu 150 farklı tıbbi malzemeyi taşıyor (Dördüncü merkez yapım aşamasında.) Bir hastaneden SMS ya da WhatsApp mesajı yoluyla sipariş geldiğinde, merkezdeki personel ürünleri paketleyerek (her iHA 1,8 kilograma kadar yük taşıyabiliyor) uçuş operatörlerine teslim ediyor. Onlar ise aracı hazırlamaktan, tedarik kutusunu yerleştirmekten, kanatları ve yeniden şarj edilebilen pilleri karbon-fiber gövdeye yerleştirmekten sorumlu.

2. Uçuş

Her pakete, gideceği hedefi gösteren bir QR kod veriliyor (şirketin uçuş rotaları önceden Gana’nın sivil havacılık otoritesi tarafından onaylanıyor.) Zipline operatörleri, iHA’ya nereye gideceğini söyleyen kodu tarıyor ve kutuyu araca yerleştiriyor. Fırlatıcı sistem iHA’yı gökyüzüne gönderiyor. Zipline’ın en son modeli toplam 160 km uçabiliyor ve saatte 128 km hızla gidebiliyor. Bir dizi otomatik bildirim ile hastane iHA’nın varış zamanına dair bilgilendiriliyor.

3. Teslimat

Gana’da sipariş ile teslimat arasındaki ortalama süre 30-40 dakika. iHA hastaneye yaklaştığında alçalıyor (fakat yere iniş yapmıyor) ve aracın kapıları açılarak tıbbi malzeme paraşüt ile aşağıya gönderiliyor.

4. Dönüş

Dağıtım merkezine geri dönen iHA’yı 4,5 metre yükseklikteki teller kuyruğundan yakalıyor ve güvenli şekilde yere indiriyor. Daha sonra araç yeni uçuşu için hazırlanıyor.

11 – KaiOS Technologies

AKILLI TELEFON PAZARININ GİZLİ OYUNCUSU OLMAK İÇİN

KaiOS, adını muhtemelen duymadığınız en popüler mobil işletim sistemi. Tam anlamıyla gelişmiş akıllı telefonlar için yazılım tasarlamak yerine, Hong Kong merkezli KaiOS (Kios diye okunuyor) “akıllı özelliğe sahip telefon” adını verdiği ürünlere dönük çalışmalarıyla dünya çapında 150 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı. iPhone ve Samsung Galaxy modellerinden daha cesur gözüken ve fiyatı 15 dolara kadar inebilen bu cihazlarda YouTube, Google Maps, Facebook, WhatsApp ve KaiOS mağazasında bulunan başka uygulamalar çalışıyor. KaiOS’un (Android’den sonra iki numaralı mobil platform olduğu) Hindistan, Endonezya, Ruanda ve Nijerya’daki başarısı, ABD’deki dev şirketlerin de ilgisini çekti. Daha önce 22 milyon dolar yatırım yapan Google, şirketin B Serisi ürünleri için 50 milyon dolar daha koydu. Disney, çizgi karakterlerinin KaiOS telefonlarındaki oyunlar, duvar kağıdı ve e-kitaplarda yer alması için bir anlaşma yaptı. “Bu, en büyük şirketlerin birçoğunun 1 milyar kullanıcıya daha ulaşması için anahtar strateji” diyen CEO Sebastien Codeville, şöyle devam ediyor: “Bugün onlara ulaşmalarının tek yolu KaiOS, çünkü bu kullanıcıların akıllı telefon almaya parası yetmiyor.”

12 – Beyond Meat

ET ALTERNATİFLERİNİ POPÜLERLEŞTİRMEK İÇİN

Fabrikada üretilen ete ilgi artarken Beyond Meat bu yolda başı çekiyor. Küresel ölçekte ulaştığı 67 bin restoran arasında Kasım ayında “Beyond Breakfast Sausage” satmaya başlayan 9 bin Dunkin’s de bulunuyor. Şirketin test ettiği ürünleri arasında Subway için “köfte”, KFC için “kızarmış tavuk” ve McDonald’s için “PLT burger” yer alıyor ve bu, dünyanın en büyük beş “fast-food” zincirinden üçüyle birlikte çalışmak anlamına geliyor. CEO Ethan Brown, “Bu küresel zincirlere ne istediklerini soruyoruz ve onlar için platformumuzda farklı ürün hatları yaratıyoruz” diyor. Şirket perakende alanında amiral gemisi “Beyond Burger” ürününü sığır eti yağını taklit etmek üzere kakao yağı ekleyerek yeniledi. Beyond Meat’in büyüme hızı yüzde 253 ve geçen sonbaharda yılın ilk çeyreğinde 92 milyon dolar kâr elde ettiğini açıkladı.

FOTOĞRAF AKIRA KAWAHATA

13 – Bravado

MARKAYA DÖNÜŞEN MÜZİK GRUPLARI İÇİN

Billie Eilish, Mart 2019’da “When We All Fall Asleep, Where Do We Go?” adlı şarkısını ilk kez söylediğinde, Z jenerasyonu hayran kitlesi, dijital albümdeki kapüşonlu “sweatshirt”leri, şortları ve ayakkabı bağcıklarını satın almak üzere hücum etti. Satışlarını patlattıkları albümün “Billboard Hot 200” listesine girmesini sağladılar.

Ancak Eilish’in yanı sıra, Justin Bieber ve Blackpink gibi düzinelerce sanatçıyla çalışan Universal Music Group’un mağazacılık bölümünün CEO’su Matt Vlasic, bu anı eşyalarını, albüm satışlarını patlatmanın ötesinde bir araç olarak değerlendiriyor. “Eskiden insanlar CD ya da plak satın alırdı. Biz onlara fiziksel bir şey sunmak istiyoruz” diyor. Hayranların bu maddi bağlantıyı sağlayabilmesi için Bravado tişörtten kaykaya kadar sanatçıların kendilerinin kullandığı ürünlerden tasarımlar üretiyor ve satıyor. Ayrıca, Ariana Grande x H&M koleksiyonunda olduğu gibi ürün işbirliklerini koordine ediyor. Hatta sanatçı temalı “pop-up”lar hazırlıyor. örneğin birinde Rolling Stones’un yakın dönemdeki “No Filter” turu için ikonik dil logosundan deri ceketlere ve Laduree makaronlarına kadar her tür ürün satılıyordu.

Yazar: Fast Company Türkiye

©Fast Company Dergisi, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş. tarafından Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uygun şekilde yayınlanmaktadır. Fast Company’nin isim hakkı ABD’de Mansueto Ventures’a, Türkiye’de Fast Dergi Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. Dergide yayınlanan yazı, tablo, fotoğraf ve görsellerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Melinda Gates: Çeşitliliğe neden odaklandım?

COVID-19 İş yerinde neleri değiştirecek?